Enternasyonal Forum  

Go Back   Enternasyonal Forum > DEVRİMCİ TEORİ > Türkiye Solu

Türkiye Solu Türkiye’de “sol”un geçmişinin, bugününün ve geleceğinin tartışılacağı bölüm

Cevapla
 
Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22 Mart 2013, 12:19   #1
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,554
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart dhkp-c ve analizi

GİRİŞ
ankarada yapılan eylemi., hedefler ve biçim olarak analiz ettim.. ve bu analizleri özellikle eylemi yapan örgütün açıklamaları temelinde yapmaya çalıştım.. özellikle politik içeriğini ve sonuçlarını da yine örgütün açıklamaları temelli yapmaya çalıştım..
ankarada patlayan bomba ve "bomba" analizler..


eleştirilerin., yıkıcı amaçlı olmaması için., kendi algılarımız temelinde değil., eleştirdiğimiz tarafın kendi duruşu temelinde yaklaşmak gerekir.. yani., niyet okumayı en sona bırakmak gerekir..

bu anlamda.; eylemi yapan örgütün silahlı mücadeleyi temel aldığını unutmamak gerekir..
* silahlı mücadeleyi yanlış bulmak ve bu anlamda eleştirmek., eylem üzerinden değil., çizgi üzerinden yapılır.. haliyle., eleştirilerde., eylemin politik sonuçlarından çok., bu çizginin yarattığı genel sonuçlardan yola çıkılır..
* silahlı mücadeleyi doğru bulup., eylemi eleştirmek de olasıdır..
bu sefer de eylem üzerinden eleştiri yapılır.. eylem.; "o aşamada" zaman-mekan-biçim ve yarattığı sonuçları ile sınırlı eleştirilir..

benim eleştirim.. eylem üzerinden olmadı.. çünkü., silahlı mücadeleyi savunan bir örgütün., en azından üzerine gelinen politik şiddete bu tür eylemlerle yanıt vermesini doğal buluyorum..
bu anlamda., silahlı mücadeleyi yanlış buluyorsam.. direk çizgisel eleştiri yapardım.. ama.,çizgisel eleştiri yaptım.. eylemi zaman-mekan ve politik amaç anlamında da eleştirmedim.. eylemi bunu yapan örgütün duruşu ve çizgisi temelinde ele alıp eleştirdim.. bu çelişik bir durum olarak görülebilinir.. ama değil..


ben.; bu örgütün., eylemi kendi çizgisi temelinde yapmadığını., üstelik çoktan çizgisel terk yaşadığını ve eylemin yapılışının içeriğinin çok farklı olduğunu iddia ettim..

şu soruları sordum.. ve kendimce de değil.. örgütün söylemleri ve süreçteki konumuna göre yanıtladım..


__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22 Mart 2013, 12:42   #2
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,554
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart dhkp nedir?!




1- 1994 tarihinde partileşen bu örgüt çizgisel duruşuna göre pass sürecini başlatmış demektir.. takriben 19 yıldır., bu süreçde pass çizgisinin hangi aşamasında.
dhkp.; 1994 öncesinde., yine çizgisel anlayışına göre parti olamamış iken., gerilla savaşı veren birimler kurmuştu.. pass anlayışına göre.. bu şehir gerillasını geliştirme-kır gerillasını yaratma aşamasına denk düşer.
kır gerillasının varlığı., öncü savaşının başlamış olduğunu gösterir ki.. bu da partisiz olmaz.. olsa idi.. thkp thkko ile aynı çizgide olurdu..

yani.; dhkp., daha ds döneminde çizgisel bir sapma yaşadı..
ya yarattığı örgüt., parti niteliğinde olmasına karşın partileştirmedi.. yada kır gerillası girişimi niteliksel aşamaya uygun olmayan bir varlıktı.. ikinci iddiam yanlış ise., birinci iddiam ciddi ithamlara zemin açar.. yok., birinci iddiam yanlış ise., ikinci iddiam doğrudur.. bu örgüt politik değil., hamaset ve gösteri hareketi..

dhkp'nin kendi varlığına dayanarak., şunu demek istiyorum..
1977 dy-bildirge sürecini partileşme süreci olarak kabül eden., ama bu yapının bu süreci thkp çizgisinde işletmeyeceğini oyaladığını(oportüni zm) iddia ederek bu yapıdan., 1978 de ayrılıp., ds tanımı ile ayrı bir partileşme süreci başlatan., bu örgüt.. 16 senede partileşememekle hangi çizgiyi savunduğunu iddia ediyor.. yada bu 16 yıl süren partileşmeyi hangi özeleştiri ile izah ediyor..
ve ek olarak., bu süreç içinde partili mücadele özelliği ve niteliği taşıyan yapılaşmalar yaratıp., işletirken.. neden? parti kararı almadı soruyorum..

bırakalım beni.. yada bu örgüte artniyetle!! yaklaşan eleştirileri.. bu örgütü olumlayanlar., bu soruların yanıtlarını bu örgütde bulabildi mi?
* 16 yıl gibi uzun süren bir partileşmenin uzama nedenleri konusunda açıklamalar yok.. tersine kesiksiz başarılı bir direnme süreci tanımlaması var..
12 eylül gerekçe de edilmiyor.. 12 eylüle karşı direnebildiklerini iddia ederlerken., 80'li yılların ilk yarısında., bekaa'da konuşlanmışlardı.. ikinci yarısında ise gerilla yapıları vardı..
bunlar., süreçlerinde ayakta kalma iddiaları için doğru verilerdir.. ama parti ilanını yapmamaları noktasında., soru işaretleridir..
ds(1980-88) sürecinde., var olan konumuna göre ve de thkp çizgisine göre partiyi ilan etmeliydi.. çünkü., thkp ds'nin o aşamadaki konumunun çok gerisindeyken bunu yaptı.. zaten açık savaş ilanı parti ile yapıldı..
* parti kararı ilan edildiğinde(1994)., geçmiş döneminden daha geri bir konumdaydı.. demekki., partileşme kararı gelişmenin aşamasına göre yapılmadı nedeni başka idi..

bilindiği gibi., parti kararı alınması aşamasında., ds., ciddi bir iç sorun yaşamış ve ciddi operasyonlara maruz kalmıştı.. yani en zayıf aşamasında partileşme kararı aldı..

ben.; bu kararın., politik süreç gelişimi içi,nde ve çizgisel anlayışla değil., kitle manüplesi amaçlı olduğunu bu verilere dayanarak iddia ediyorum.. yine öncesi gerilla faliyetlerini de aynı zeminde eleştiriyorum.. yaşamın pratiksel sonucu da bunu ispatlıyor..
dhkp.; hem ds niteliğinin altına düşmüş hem de ds sürecinde yarattığı gerilla yapıları "dağılmıştır"..

partileşme.; bir örgütün bir üst aşamaya geçeceği ilanıdır.. yada geçtiği iddiasıdır.. yaşam bunların hiç birisini ispatlamadı., tersiniispatladı.. ama bu konuda ne özeleştiri var ne de sorgulayan var..,

bu konum ve karakter nereye evrilir???
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22 Mart 2013, 14:19   #3
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,554
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart dhkp-c nedir -2

2- 1994 yılı baz alınırsa., bu parti.; öncü savaşını başlatmış demektir.. bu anlamda., aradan geçen yıllar(19 yıl) sonra pass çizgisinin hangi aşamasındadır..
bunu bilmesi ve tarif etmesi gerekir.. ki., buna göre eleştiriye tabi tutalım..

dhkp.; bu konuda., bir "tarif" yapamamaktadır.. çünkü., ne thkp çizgisine ne de ds dönemine uygun bir çizgisel-pratiksel konumdadır.. bambaşka bir çizgide ve pratik içindedir..

1994 yılında partileşme kararı alan ds., dhkp-c olmuştur.. öncesi sürecin analizi bir yana., partileştikten sonrası süreç analizi daha önemlidir..

dhkp-c.; thkp devamı olduğu iddiasındadır. bu iddia., hem çizgisel hem de politik stratejik pratik olarak buraya denk düşmelidir..

dhkp-c olarak tarih sahnesine çıkan ds hareketi artık bir politik partidir.. hareket olma aşamalarındaki politik ve toplumsal sorumluluklarını aşan bir duruşu ve pratiği olmak zorundadır..

dhkp.;1994 yılından itibaren., pass temelinde., öncü savaşı aşamasını işleten bir politik hareket demektir..

1994 partileşme kararı baz alındığında., dhkp pass sürecini başlatmış demektir.. geçen 16 yılda da bu passsürecinin hangiaşamasındadır belirtmesigerekir..v e her bir aşamadaki pratiğini de açıklamak ve sorgulamaya açmak zorundadır..

dhkp.; ateşkes ilan etmiş mi? dir.. bilindiği kadarıyla buna yanıt.; hayır olmalıdır.. ama ilan etmiş gibi "yazmak"tadır..
Kimse terör demagojisi yapmasın. Yıllarca sustuk. Tek bir eylem yapmadık
bu sözler., 2012 haziran ayında söylenmiştir.. 1994 yılında partileşen ve pass sürecini başlatan bir örgüt bu cümleyi kurduğunda., şunu açıklamak zorundadır..

1994 ylından sonra., 2012 yılında., ne? zaman ve niçin?., Yıllarca sustuk. Tek bir eylem yapmadık diyorsunuz..
1- ateşkes mi? ilan ettiniz.. ettiyseniz hangi? tarihte ilan ettiniz ve neden? ettiniz..
2- gücünüz yoktu susmak zorunda mı? kaldınız ve eylem yapamadınız
bu soruların yanıtı dhkp'de yok.. yoksa bu bir örgüt için şaibedir.. sormayan ahmak-lümpen yada oportünist bir politik takipçidir..

dhkp.; 2012'ye kadar., tarihi belli olmayan bir aşamada susuyor ve tek bir eylem yapmıyor.. NEDEN?? bunu açıklamıyor ama cümlede var..
Kimse terör demagojisi yapmasın.demek ki., bu aralarda" eylem yaptıklarında., terör diyecekler diye yapmamışlar.. yada., bu "aralarda"., silahlı mücadele(eylemi) koşulları ortadan kalkmış..
silahlı mücadeleyitemelalmış birörgüt.; birilerinin terör eylemi demagojisine göre eylem yapmaz.. yapacağı eylemin terör mü? değil mi? olacağına dair., kendi çzigisine göre karar verir..

susmak bile anlamlı bir söylemdir.. bir karardır.. neden? sustunuz.. bir beklentiniz mi? vardı.. "o aşamalarda" yapılan işler demokratik mi? idi.. de hem sustunuz.. hem de bir tek eylem yapmadınız..
bunun izahı yoktur.. aslında yapılmış ise vardır.. tartışılır ama., savaşçı bir örgüt iddiası olan., izahını yapmadan., bu cümleleri kuruyor ise., bunun bir izahı vardır.. birileri elini tutmuş., birileri böyle buyurmuş.. çizgisi dışında böyle davranılması "istenmiş"..
bu çok ağır biritham olmaktadır.. ama açıklamasına bakarsak ve izah da yoksa bu ithamı yapmaya herkesin hakkı vardır..

hangi tarihler arasında susmuş ve bir tek eylem yapmamış.. belli değil..gerekçesi ise çok açık.. bu cümleyi kurdukları haziran ayından öncesinde kürdistanda ciddi birsavaş durumu vardı.. yani en azından., "yıllarca" söylemini., 2012 mart-haziran ayı arası olarak ele alsak bile bu aşamada bir savaş sürüyor.. ama dhkp susuyor ve bir tek eylem yapmıyor..

şimdi soruyorum..
2012 mart-haziran arasında bir savaş varken., dhkp., NEDEN? SUSTU ve NEDEN BİR TEK EYLEM YAPMADI..
ve NEDEN? bu aşamada TERÖR DEMAGOJİSİ yapılacak olsun.. örneğin.; pkk., bu aşamada., susmaz ve eylem yaparken terör demagojisine mi? neden oluyordu..
*ve neden., 2012 haziran ayında bu "suskunluğunu" ve bir tek eylem yapmama kararını bozuyor..

bu durum!! cümleler., bu örgüt için elli şaibe elli sorgulama gerekliliğidir.. yapmayanlar için söyleyeceklerim de bellidir..

kısaca.; dhkp., thkp devamı iddiasında ise o çizgiyi takip etmek zorundadır.. yada bazı zeminleri eleştiye tabi tutup., temelinde aynı ama bazı noktalarında farklı olmasını izah etmelidir..

dhkp bunların hiç birisini yapmamıştır.. yapmadığı gibi., çok farklı bir zemine doğru "yürüyüş" içindedir..

öncelikle bunu ispatlayayım.. bu anlamda.,sokma akıl ve üç kuruşluk yalan yanlış bilgilerle hareket eden "kafa"lara bir faydam olsun..


__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…

Konu suat tarafından (22 Mart 2013 Saat 14:24 ) değiştirilmiştir. Sebep: * şişaretli bölümdekicümle eklendi.. o sırada silinmiş sonradan ekledim özür dilerim
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22 Mart 2013, 15:46   #4
Banned
 
hortis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28 Temmuz 2009
Mesajlar: 350
Teşekkürler: 14
53 Mesajına 58 Kere Teşekkür Edildi
Standart

Alıntı:
suat Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
1994 tarihinde partileşen bu örgüt çizgisel duruşuna göre pass sürecini başlatmış demektir.. takriben 19 yıldır., bu süreçde pass çizgisinin hangi aşamasında dhkp.; 1994 öncesinde., yine çizgisel anlayışına göre parti olamamış iken., gerilla savaşı veren birimler kurmuştu.. pass anlayışına göre.. bu şehir gerillasını geliştirme-kır gerillasını yaratma aşamasına denk düşer. kır gerillasının varlığı., öncü savaşının başlamış olduğunu gösterir ki.. bu da partisiz olmaz.. olsa idi.. thkp thkko ile aynı çizgide olurdu..
Bu cümlelerde maddî hata var. Öncü savaşı ve PASS'ın aşamalarına göre ilk aşama "şehir gerillasının kurulması", ikinci aşama ise "şehir gerillasının geliştirilmesi, kır gerillasının kurulması" idi. Dolayısıyla şehir gerillasının başlaması, öncü savaşının başladığını gösterir. Kır gerillasının yaratılması ise öncü savaşının geliştiğini, başarıyla ikinci aşamaya geçildiğini gösterir.

DS ise, parti bile değilken, öncü savaşı verdiğini iddia ediyordu ve daha sonra, iç bölünme ve içsavaşını yaşadıktan sonraki süreçte ani bir kararla parti olduğunu iddia ettikten sonra, bir parti gibi öncü savaşı vermekten çok uzak kalmıştır. Dolayısıyla parti değilken, daha etkindi ve parti oluverdikten sonra etkinliği azalmıştır denebilir.

DHKP, bir ara kır gerillasını da başlatır gibi yapmıştı. Ege dağlarında gerilla oluşturmayı denemiş ve bu girişimi, oradaki gençlerin çatışmada ölümüyle ve yenilgiyle sonuçlanmıştır. DHKP'nin bu girişimi, Ege Bölgesi gibi nispeten zengin bir bölgede kır gerillası oluşturmayı denediği için de eleştirilmişti.

Esasen öncü savaşı anlayışı, içinde çelişkiler barındırmaktadır. Türkiye'de Kürdistan dışında kır gerillasını yaşatmak hayaldir. Günümüzün teknolojik koşullarında şehir gerillasını yaşatmak da çok güçtür. Dahası, silahlı eylemin hedefi ile eylemlerin amacı olan kitlenin kendisi aynıdır. Silahlı propaganda ve öncü savaşının çıkış noktası emperyalizmin gizli işgali iddiası idi. Hedeflerin de yabancı güçler olacağı inanışı vardı. THKP ile THKO'nun eylemleri yabancılardı. Elrom, Ünye Radar Üssü, ABD'li askerler gibi... Banka soygunları ayrıdır.

Ancak gizli işgal esprisi fazlasıyla havada durmaktadır. Ortada bilinen kapitalist sistem ve buna uygun biçimlenmiş bir devlet mekanizması vardır. Hedef olma durumunda zarar görecek olan ise devrimin amacı olan halk kitlelerine mensup insanlardır. Bu da devrimci mücadelenin amacı olan kitlelerin uzak durmadan da öte, eylemcilere olumsuz tepkiyle yaklaşmasına neden olmuştur.

Siyasî gerçekler silahla açıklama amacı ters tepmiş, eylemlerin açıklamaya çalıştığı siyasî gerçeklerin açıklanması bir tarafa tam tersi bir işlevle, "terör", "tedhiş" vb söylemlerle siyasî gerçeklerin karartılmasına neden olmuştur.

Masalsı bir halk bütünlüğü kurgusu üzerine inşa edilen öncü savaşı ve halk savaşı teorisi özellikle metropollerde halkın çeşitli bölümlere, çıkar gruplarına ayrılmış ve kısmen düzenle eklemlenmiş olduğu gerçeği karşısında iflas etmiştir.

PEk çok kez darbe alıp yenilmiş DHKP, yenilgilerden dersler çıkaracağına şimdi yeniden belini doğrultmaya ve ufak tefek silahlı eylemler yaparak siyasî ve askerî olarak var olduğunu göstermeye çalışıyor. Ama eski düzeyin çok altında. Hem askerî olarak çok altında hem de politik olarak. Siyasî gerçekleri açıklamanın bir aracı olarak silahlı propagandaya pek de uygun değil. Örgüt açıklamasında "yıllarca sustuk, tek eylem yapmadık" denmesi bile örgütün şimdiki yönetici kadrosunun siyasî bilinç düzeyinin çok yetersiz olduğunu gösterir. "Öncü savaşından vaz mı geçmişler yoksa?" diye düşündüren bir açıklama. Gerçekten de, vaz mı geçmişler ki yıllarca susmuşlar ve şimdi artık dayanamayıp yeniden başlamışlar? Son operasyonlar olmasa yine susmaya devam mı edeceklerdi?

Son eylemlerin zamanlaması ister istemez akla provakasyon kuşkusu getiriyor. Tam da bu zamanda... Barışın güçlü bir umut hâline geldiği, silahların geri çekilmesinin açıklanacağı bir zamanda...
hortis isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22 Mart 2013, 15:55   #5
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,554
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart thkp çizgisi ve dhkp çizgisi

öncelikle parti olmadan pass sürecinin işletilemeyeceğini belirteyim.. bu konuda mahir'den alıntı yapmaya gerek duymuyorum.. bu ifadeleri çok açık ve nettir..
daha çok., silahlı mücadele ile ilgili alıntılar yapacağım.. çünkü.; thkp ve pass çizgisinde var olduğunu iddia eden dhkp'nin bu iddiası ile ilgisi olmadığını açıklayacağım..

Devrimimiz, Halk Savaşı ile zafere erişecektir. Ancak daha önce belirttiğimiz gibi, içinde yaşadığımız tarihsel durum ve ülkemizin özelliklerinden dolayı, Halk Savaşı Öncü Savaşı aşamasından geçecektir.
Politikleşmiş Askeri Savaş Stratejisi'nin ışığında devrimci rota şöyle bir çizgi izleyecektir:
1. aşama: Şehir gerillasını yaratma
2. aşama: Şehir gerillasını geliştirme,
Kır gerillasını yaratma ve kuvvet gösterisi.
Bu iki aşamada, savaşın, psikolojik yıpratma yönü ağır basacaktır.
3. aşama: Şehir gerillasını yaygınlaştırma,
Kır gerillasını geliştirme
4. aşama ise, Kır gerillasını yaygınlaştırma aşamalarıdır.

Neden şehir gerillası ile gerilla savaşına başlandı?
Savaşa, şehir gerillası ile başlamamızın sebebi ikilidir.
A) Objektif nedenler:
a) Savaşçı bir örgütün varlığını kitlelere duyurmanın şehirlerde daha olanaklı olması.
Çünkü, propaganda ve kamuoyunda tanınma olanakları açısından başlangıçta şehir, kıra nazaran daha avantajlıydı.
b) Küçük-burjuva anlamda da olsa, Dev-Genç'in büyük şehirlerde yürüttüğü devrimci şiddet hareketleri ve de, kitle eylemleri, daha sert ve üst düzeyde silahlı eylemlerin yadırganmayacağı uygun bir ortam yaratmıştı.
B) Subjektif Neden:
Silahlı propagandaya hazırlık döneminde işleri gevşek olarak ele almamızdan, hem de, silaha sarılmakta geç kalmamızdan dolayı, kır gerillası için gerekli teçhizat, tecrübe, mühimmat gibi maddi ve manevi ön koşullardan yoksunduk.
İşte bu objektif ve subjektif şartlardan dolayı partimiz, gerilla savaşına şehir gerillası ile başlamıştır.
Bundan böyle partimiz daha önce tespit edilen bu rotayı izleyecektir. (Uzun bir faaliyetsizlik döneminden sonra)

devrimci-sol(DS).; dy-bildirge süreci içinde olanların yaratımıdır.. bu sürecin temel amacı., "partileşme"dir. . thkp pratiğindeki partileşme sürecine eleştiriel yada onu tamamlayan bir önerme iddiasıdır..
yani., yeterli hazırlıkların yapılabildiği bir süreç içinde parti yaratma amaçlıdır..
mahir şöyle der..
Silahlı propagandaya hazırlık döneminde işleri gevşek olarak ele almamızdan, hem de, silaha sarılmakta geç kalmamızdan dolayı, kır gerillası için gerekli teçhizat, tecrübe, mühimmat gibi maddi ve manevi ön koşullardan yoksunduk.
burada., iki özeleştiri zemini vardır..

birincisi.; silahlı propagandaya hazırlık dönemine ilişkindir.. bunun bir diğer anlamı partileşme dönemidir.. bu süreçte yeterli düzeyde yoğunlaşamadık demektedir.. yani., savaşçı bir parti kuruldu dediğinde., şehir gerillası gibi kır gerilla başlangıcında olmalı diyor..
ama buna hazırlanamadık özeleştirisini veriyor..
ikincisi.; silaha sarılmakta geç kalmamızdan cümlesidir.. bu daha anlamlıdır.. bir örgüt., silaha sarılmakta geç kalıyorsa bunun nedeni iç zaaflar ve net olamamaktan kaynaklıdır.. thkp iç sorunları da biliniyor..

bu duruş tutarlıdır..ahlaklıd ır.. sürece başlarken., eksik ve zaaflarını biliyor saklamıyor.. konumuna göre süreci başlatıyor..

Bundan böyle partimiz daha önce tespit edilen bu rotayı izleyecektir.
ds ne yaptı.. 16 yıl bekledi.. ama ne için bekledi.. hem silaha sarıldı hem kır gerillası oldu.. bir türlü parti olamadı.. bunu da izah etmedi..
bu 16 yıllık sürecinde., kimse., mücadele etmediğini iddia edemez.. eksiği-hatasını söyleyebilir ama mücadele etmediğini söyleyemez..
bende söylemiyorum.. ama soruyorum..

NEDEN? partileşmediniz.. kırda gerilla birimi oluşturacak kadar yetkinleşen bir hareket., çizgisigereğineden partileşmez..
bu sorulması gereken ilk soru..

mahir çayan izah ediyor ve ekliyor.. (Uzun bir faaliyetsizlik döneminden sonra).. bilindiği gibi süreci başlatıyor..ama uzun dediği süre., yıl bile değil.. ds süreci 16 yıl.. üstelik "eksiklikleri" de thkp'ye göre hiç yok.. fazlası var..

2. aşama: Şehir gerillasını geliştirme,
Kır gerillasını yaratma ve kuvvet gösterisi.
Bu iki aşamada, savaşın, psikolojik yıpratma yönü ağır basacaktır.

bu., bahsi geçen özellikler., ds sürecinde mevcut.. ama parti yok.. 1994 sonrası parti var ama bu özellikler yok.. bunu., ne açıklayan var ne de sorgulayan.. arsızca hamaset yapan bir örgüt ve sürüsü var..


ds., en azından., ilk çıkışı ile thkp devamcısı iddiasında idi ve buna uygun örgütlenme-mücadele çizgisinde idi.. ama süreç ilerledikçe bu çizgiden uzaklaştı.. tıpkı., alternatifi olduğu dy gibi partileşme ve buna uygun mevzilenme aşamasına adım atmadı.. dikkat edin.. atamadı demiyorum.. atmadı.. militanları ve kitleyi 16 yılı böyle oyaladı..

neden? oyaladı..neden? adım atmadı.. bu sorular halen ortada duruyor..

dahası var.. 16 yıllık yanıtlanmamış soruları aslında yanıtlayan birsüreci de var.. bu da.; dhkp sürecidir..









__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22 Mart 2013, 16:11   #6
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,554
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart

ds süreci., dy karşısında pozisyon alma ile 16 yl sürdü.. 1978 ilk ayrılık dönemi balık hafızasından dolayı es geçilebiliniyor.. ayrılık aşamasında ayrı bir örgüt olmaktan çok., istanbul merkezli bir grubun dy içinde yarı tasfiyeye uğratılmasına tepki idi.. elbette bu iddiam tartışmaya açıktır.. verilerle işlenmelidir.. bunu işledim.. bu yazının konusu bu değil.. kendi algılarımı değil., örgütün kendi söylemlerini temel alarak devam edeceğim..

dy oportünizmi thkp çizgisini red etmektedir.. dy oportünizmi partileşme süreci adı altında hareketi oyalamaktadır.. savaşçı bir parti kurmaya niyeti yoktur.. dönemin adı ile cephecileri revizyonizme sürüklemektedir..
diyerek., ayrılmışlar ama 16 yıl partileşememişlerdir .. 16 yıl dy mücadele pratiğinden bir çıta üstünde bir pratikleri dışında gelişmeleri olmamıştır..

araya giren 12 eylül darbesi bir gerekçe olabilir.. buna pek itiraz edilemez.. ama sonrası süreç ile ilgili yine bir çok yanıtlanmamış sorular ortada durmaktadır..

özellikle niyazi dönemi(1984-90) denilen atağa geçme döneminde., ds., 78 kadar olmasa da 12 eylüle rağmen o döneme yakın bir süreç yaratmıştır..
ne? oldu ise., bu aşamadan sonra olmuştur..


__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22 Mart 2013, 17:03   #7
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,554
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart

niyazi aydın.. dersim kürdü bir devrimci.. 1991 operasyonlarında Niyazi Aydın, İbrahim Erdoğan, İbrahim İlçi katledildi..
1992., Sinan kukul Arif ve Şadan Öngel katledildi.. sabahat karataş katledildi..
1993 bedri yağan ve menekşe meral katledildi..
kısaca 1990-94 arasında., ds ciddi bir operasyon yaşadı.. 78'den beri süregelen ve 12 eylü lkesintisine rağmen ayakta kalıp atağa geçme çabasında olan bir örgüte ciddi bir operasyon yapıldı..
operasyonlara hamasi analizlerle yaklaşılmamalıdır.. çatıştılar-direndiler-katledildiler.. doğru.. ama bu operasyon sadece fiziki imha ile ilgili değildir.. eş zamanlı başlayan ve birikmiş istibarat üzerinden işletilen bir operasyondur..

örgüt içinde yaşanan ayrışma gerekçe gösteriliyor.. elbette etkisi vardır.. ama bu bile net ortaya konulmamıştır.. ayrılık konusunda başı çeken bedri yağan önce devrim şehidi olarak kabül edilmiş., sonra hain ilan edilmiştir.. ve tüm operasyonlar bu iç çatışmaya bağlanmıştır.. karşılıklı ithamlar ortalığa saçılmıştır..

ds merkezine göre., bedri yağan ve grubu bu operasyonlara neden olmuştur.. sonradan bedrici olarak tanımlananlar da aynı şekilde dursun karataş'ı itham etmiştir..

bu gelişmelerden sonra., ds dhkp olarak partileşme kararı almıştır..
burada ilk dikkati çeken şey.. parti ismidir.. thkp gibi başındaki türkiye tanımı çıkartılmış., yerine bir devleti yada etnisiteyi anımsatan türkiye yerine devrimci tanımı konmuştur.. bunun da nedenleri açıklanmamıştır..
thkp'nin başındaki türkiye tanımının yanlışı ne? idi..ki., yerine devrimci gibi geneli içeren bir tanım geldi..
bunun yanıtı çeşitli şekillerde verilebilinir.. burada değinmeyeceğim.. çünkü kendi açıklamalarını baz alarak analiz yapacağım demiştim..

thkp yerine dhkp olmanın mutlaka bir nedeni vardır.. dhkp'nin sonrasındaki duruşlarından ve argümanlarından bu çıkartılabilinir.. ama karşınıza tersi bir durum çıkar..

vatan., vatanseverlik., bayrak., bağımsız türkiye., bu vatan bizim vs. argümanları ile thkp'nin başında türkiye çelişmez.. ama bunun yerine gelen devrimci tanımı ile çelişmese de soru sorulabilinir..

dhkp'nin., bu argümanları öne çıkartmaya başlaması ile kürt özgürlük hareketine karşı mevzilenmesi paraleldir.. ben buraya da değinmeyeceğim..

bir hareket.; parti olduktan sonra ne yapmalı? dır., ama ne? yaptı buna değineceğim..

thkp devamı iddiasında ise.;
ilk adımda.,
1. aşama: Şehir gerillasını yaratma
bu aşamayı yaratmış olması gerekir.. 1994 baz alınırsa., partiolmadan öncesindeki ds sürecinde bu aşamayı geçtim..
2. aşama: Şehir gerillasını geliştirme,
Kır gerillasını yaratma ve kuvvet gösterisi.

aşamasında idi.. beğenilsin beğenilmesin.. şehir gerillası yapısı vardı ve kırda gerilla birlikleri de vardı.. ama parti değildi..


parti oluşu 1994.. yıl 2012 aradan., 18 yıl geçmiş.. vardığı aşama NE? ..
Yıllarca sustuk. Tek bir eylem yapmadık
açıklamaları bu..
1994 baz alınırsa., hangi tarihte sustukları ve bir tek eylem yapmama kararı aldıkları tarih belli olmasa da., yıllarca dediklerine göre., en az., 2 yıl olsa gerek..
ds iken., 2. aşamayı tanımlayan konumda olan bir hareketin hala parti olmaması bir yana., parti olduktan sonra bu aşamanın gerisine düşmesini kim? açıklayacak.. yada kendileri nasıl? açıklıyor..

savaşçı bir parti., demekki bu arada bir ateşkes ilan etmiş.. etmekle kalmamış., var olan gerilla birliklerini de tasfiye etmiş..

dhkp şunu söyleyememektedir.. kürt özgürlük mücadelesinin gelişmesi karşısında sistemin pozisyonuna göre pozisyon almaktadır..

kürt özgürlük hareketi savaşırken., susmakta tek bireylemyapmamakta., kürt özgürlük hareketi barış dedğinde ise aksine konuşmakta ve eylem yapmaktadır..

konuşması., kürt özgürlük hareketine karşı eylemlerinin gerekçesi de aynı..
bu benim hüsnü kuruntum olabilir..ama sorulan sorular., benim algılarımın değil., kendi açıklamalarının içinden çıkmadır..

devam edecek.............. ..............










__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22 Mart 2013, 17:34   #8
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,554
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart hortis'e yanıt

Bu cümlelerde maddî hata var. Öncü savaşı ve PASS'ın aşamalarına göre ilk aşama "şehir gerillasının kurulması", ikinci aşama ise "şehir gerillasının geliştirilmesi, kır gerillasının kurulması" idi. Dolayısıyla şehir gerillasının başlaması, öncü savaşının başladığını gösterir. Kır gerillasının yaratılması ise öncü savaşının geliştiğini, başarıyla ikinci aşamaya geçildiğini gösterir.
hortis arkadaş..
önce benim ifadelerim ile ilgili yanlışına değineyim..

yine çizgisel anlayışına göre parti olamamış iken., gerilla savaşı veren birimler kurmuştu.. pass anlayışına göre.. bu şehir gerillasını geliştirme-kır gerillasını yaratma aşamasına denk düşer. kır gerillasının varlığı., öncü savaşının başlamış olduğunu gösterir ki.. bu da partisiz olmaz.. olsa idi.. thkp thkko ile aynı çizgide olurdu..
burada bahsedilen., ds'nin bulunduğu konumdur.. yani.,şehir gerillam ve kır gerillam var diyorsan.. sen öncü savaşının 2. aşamasına geçtin demektir..
kır gerillasının varlığı., öncü savaşının başlamış olduğunu gösterir ki.. bu da partisiz olmaz
heleki kır gerillası kurmuşsan öncü savaşına çoktan başlamışsın anlamında vurgudur.. yani., 2. aşamaya geçmişsin bile ama partin yok diyorum..
şehir gerillasının başlaması, öncü savaşının başladığını gösterir. Kır gerillasının yaratılması ise öncü savaşının geliştiğini, başarıyla ikinci aşamaya geçildiğini gösterir.
yani ben de bunu iddia ediyorum.. birinciyi aşmış., başarıyla ikinci aşamaya geçmişsin ama parti yok..

geleyim öncü savaşı tarifi!ne..
Esasen öncü savaşı anlayışı, içinde çelişkiler barındırmaktadır. Türkiye'de Kürdistan dışında kır gerillasını yaşatmak hayaldir. Günümüzün teknolojik koşullarında şehir gerillasını yaşatmak da çok güçtür
bunlar., senin düşüncelerindir..
kürdistan dışında kır gerillası yaratmanın olanaksızlığı tartışılır.. ama tokat kırsalında bu var.. üstelik kürt tabanı yokken var.. ayrıca., karadeniz dağlarında 80 sonrası konuşlanmalar oldu.. başarısızlığın nedeni., coğrafi koşullar değil., gerilla yapılaşması ve örgütsel yapı eksik-zaafları ile bağlantılıdır..
elbette bu tartışılır.. ama sen kesin konuşuyorsun.. bu yanlıştır.. pratiksel ispatı vardır..
kaldıki., ts mücadele anlayışında kürdistan dağları ayrımı yoktur.. o dağlara yaslanıp., batıya akabilirsin.. amanosdan., egeye kadar toros sinsilesi coğrafi olarak olanaklıdır.. aynı şekildekaradenize açılmak da..

şehir gerillacılığı için teknoloji dezavantaj olduğu kadar., becerebilirsen avantajdır da..

ayrıca., her coğrafi yapının her kentsel yapının kır-şehir gerilla yapılanması ve mücadele biçimlerifarklı olabilir.. ama olmaz da değildir..

yine., gerillasavaşının en önemli özelliği örgütsel yapılanma kadar., alanlardaki kitle bağlarıdır da., yanidenizde balık olmak ile gölde balık., derede balık olmak farklıdır ama., olanaklıdır..

ve...; gerilla savaşı., kitlelerin kendisi için savaşana kadar önemi vardır.. bu aşamaya gelindiğinde., gerilla savaşı savunmadan öteye geçmez.. başat değildir..

ayrıca., bu sayfadaki konu içeriği de bu değildir.. dhkp nedir? ne değildir? budur..
yanlış anlama.., bu konuya değinmemelisin demiyorum.. ben bu konuyu ayrı başlık altında tartışmayı yeğlerim demek istiyorum..

Son eylemlerin zamanlaması ister istemez akla provakasyon kuşkusu getiriyor. Tam da bu zamanda... Barışın güçlü bir umut hâline geldiği, silahların geri çekilmesinin açıklanacağı bir zamanda...
bu tarz bir tespitsel eleştiriyi doğru bulmuyorum.. tespiti yanlış bulduğumu demiyorum.. ama.,bu barış sürecini gerekçe gösterip., bir örgütün eylemine karşı çıkmanın.,öznel eleştiri olduğunu söylüyorum.. doğru da olsa bir anlamı olmaz..

derinlere inmek gerekir.. bir örgüt.,ben silahlı mücadele veriyorum diyorsa., bir başka politik hareketin barış sürecine dahil olma zorunluluğu yoktur.. en fazla.,süreci baltalamayacak birpozisyon almaya çalışır..
ama.,bu barışın teslimiyet olduğunu söylüyorsa.; barışı baltalayan eylem yapması bile doğaldır.. kendi içinde tutarlıdır.. hem silahlı mücadeleyi savunmayan., hem savaş bitsin diyen ve bu barışı destekleyen., ama bu barışı teslimiyet., "satış" olarak sunan anlayış oportünist ahlaksızdır..

dhkp bunu da yapmıyor.. yani savaşan birörgüt olarak itiraz da etmiyor.. ben bu çelişkiye değiniyor.. içeriğinin daha tehlikeli olduğunu ima ediyorum.. bunun zeminlerine değinmeye çalışıyorum.. bunu yaparken de., ahlaklı ve adaletli olmaya çalışıyorum.. kendi söylemleri ve pratiksel konumları üzerinden bunu ispata çalışıyorum..

herkesin de böyle yapması gerekir.. daha yapıcı olur.. ama., bazı gerçeklikleriatlayıp ., ne şiş yansın ne kebab anlayışı ile bu olmaz.. kaba saldırı da olmaz.. kaba savunu da..







__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26 Mart 2013, 02:34   #9
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,554
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart

ds-dhkp hareketi nezdinde., 1994 bir miladtır.. bu tarihte partileşme kararı alınmıştır..
özellikle., yaşanan iç yarılma ve sistem operasyonları ile sarsılan hareket., partileşme kararı ile bu süreci aşmaya çalışmıştır..
elbette bu benim düşüncemdir.. önemli olan kendileri ne diyorlar..dı..

12 Eylül'le birlikte hareketimiz de bir yenilgi süreci ya
şadı, ama bu yenilgi boyutları ve yarattığı sonuçlar itibarıyla solun geneldeki yenilgisiyle bir tutulamaz.
Bir defa hareketimiz solun içine dü
şğü ideolojik bunalıma yuvarlanmadı, örgütsel yok oluş noktasına gelmedi; en önemlisi de, uzunca bir süre alt düzeyde sürse de gücü oranında mücadeleyi sürdürmekten vazgeçmedi, direniş hattını korumayı başardı. Bugün sol ile kıyaslandığında daha olumlu bir konumda olmamızın temel nedeni budur (dava dosyası II.. sy 13.. 1993 haziran yayınları)
görüldüğü gibi.,partileşmeden önceki(1993) yılında 12 eylül değerlendirmeleri bu.. yenildik ama "onlar" gibi yenilmedik..
yani., olumsuzu baz alıp kendini kendini olumlama..

ideolojik bunalıma yuvarlanmamışlar!!.. yani aynı çizgiye sadığız diyorlar.. başkaca yenilip de sadık olanlar vardı.. dy bile uzun süre çizgisel red ilan etmedi.. bu yeterli bir açıklama değildir..
örgütsel yok oluş noktasına gelmedi
asıl açıklama bu noktada olmalıdır.. örgütsel yok oluşnoktasına başkaları da gelemdiama hepsigibids kurmaylarının tümü tutsakdı.. yine bir çok hareket "içerde-örgütlü" idi.. ds de aynı idi..
demekki bu da yetmiyor..
uzunca bir süre alt düzeyde sürse de gücü oranında mücadeleyi sürdürmekten vazgeçmedi,
1980 ve 1985 arasında ds'nin diğerlerinden farklı eylemleri bilinmiyor.. ben bilmiyorum..
yine kendileri söylesin..
nitekim "'83 De
ğerlendirmesi"nde pek çok konuya parmak basmamıza rağmen,bunların hayata geçirilmesinde aynı becerinin gösterilmemesi nedeniyle, birçok konuda yerimizde saymaya devam ettik
....
'83 de
ğerlendirmesinin yapıldığı dönemde (bu değerlendirme '82 yazında yapılmış, '83 başında yayınlanmıştır) hareketimiz, yediği darbelerin etkisiyle eski gücünden çok şeyler kaybetmiş durumdaydı. (sy14)


kısaca., yenildik ama "onlar" gibi yenilmedik deselerde., kendi anlatımları bu iddialarını yalanlamaktadır..
'83 de
ğerlendirmesinde geçmiş hata, eksik ve zaaflar ortaya konurken,
esas olarak, ciddi bir yeralt
ı örgütünün yaratılması ve buna bağlı olarak örgütsel şekillenmedeki yetersizlik, kadroların politik ve askeri eğitimindeki yetersizlik, denetim ve disiplinin sağlanamaması, örgüt ruhunun zayıflığı vb. noktalar üzerinde durulmuş ve bunların aşılması gerektiğine işaret edilmişti.

Bu tespitlere herkes katılıyordu; ama hayatın içinde, değerlendirmede ortaya koyulan hata, eksik ve zaafları aşma konusunda örgüt bilinci ve davranışlarının nasıl şekilleneceği belli değildi. Örgüt yönetimi, beceri gerektiren bir işti; başka deyişle bir sanattı. Yanılgıları görebilme ve tespit edebilme ne denli önemli olursa olsun, tek başına bir anlam ifade etmiyordu. Önemli olan, koşulların zorluğuna boyun eğmeden çıkarılan dersler ışığında pratiğe müdahale etme becerisini gösterebilmekti. Ancak bu yapılamadı. (sy 14)

değerlendirme.,1983 de yapılıyor ve aradan 10 sene geçiyor.. söylenen şey yine aynı..
Bugün geriye dönüp bakt
ığımızda, '83 değerlendirmesinde ortaya konan ve aşılması gereken hata, eksik ve zaaflar konusunda, alınan örgütsel kararlara rağmen adım atılmadığı, objektif bir olgudur. (sy 15)
ds hareketi., 10 sene içinde hiçbirşey yap-a-madık diyor..


1983 de.; "yapmalıyız biz onlar" gibi yenilmedik dedikleri sözleri 1993 de tekrarlamaktan başkaca birşey yapmamışlar..

Bask
ı koşullarının ağırlığı altında henüz kendini bütünüyle ifade edebilmekten uzak bu potansiyeli örgütlemek ve devrime kanalize etmek, başka bir deyişle halka sahip çıkacağı devrimci
bir alternatif sunmak, daha fazla zaman yitirilmeden ba
şarılması gereken temel görev durumundadır.
Temel sorun, kitleler aç
ısından bir çözümün öncülüğünü
yapacak güçte bir devrimci hareketin bir an önce yarat
ılması ve halka gerekli güvenin verilmesidir. (dava dosyası II.. sy 10.. 1993 haziran yayınları)

"durum" değerlendirmesi.,198 3 de ne? ise., 1993'de de aynı.. yani oportünistçe..
ama., aynı tarihlerde kürt milliyetçileri de demiyorlardı..
Yine bugün Kürt ulusal hareketinin geldi
ği boyut, oligarşiyi alabildiğine rahatsız etmekte, bu gelişme oligarşi nezdinde olduğu kadar halk kitleleri nezdinde de geniş etkiler yaratmaktadır. Kürt ulusal hareketinin gücü ve konumu, yeni politikalar üretilmesine ve uygulamasına da neden olmaktadır (aynı yer sy 12)


1993 yılında yapılan değerlendirme sanki 1983 yılına geri dönülmüş gibi..
'83 de
ğerlendirmesinde yapılan tespitleri hayata geçirmeyi
amaçlayan yeni bir in
şa sürecini başlatmayı olanaklı kılmıyordu. Örgütsel yeniden inşa, kiminle, nasıl yapılacaktı? Bu sorunun bir yanıydı; diğer yanı, direniş hattının ne pahasına olursa olsun korunması gerektiğiydi. Örgütsel yeniden inşa, direnişi sürdürürken yapılmak zorundaydı; ki bu da sahip olduğumuz güç ve olanaklarla mümkün değildi. Ve yine bu süreçte hareketimiz, ileri politik taktikleri ve mücadele biçimlerini hayata geçirebilecek, faşizmin programını bozabilecek bir güç olmaktan hayli uzak durumdaydı.

Cezaevleri direni
şinin bu süreçte, ülke genelinde süren direnişin merkezi haline geldiğini söylemek hiç de yanlış değildir.
Ancak bu tablo '84 A
ğustos'unda devrimci Kürt yurtsever hareketin atılımı ile değişmeye başlamıştır. Giderek boyutlanan Kürt ulusal hareketi '85'lerden itibaren öne çıkmış, faşizme karşı mücadelede belirleyici ve en etkin güç haline gelmiştir. (sy16)
bu tespiti yapan birpolitik hareket bu gelişen direniş ile ortaklaşmanın zeminlerini yaratır.. oysaki., ne 1982 deki fkbdc ne katılmışlar ne de bu sözlerin yazıldığı tarihe kadar ilişkilenmişlerdir..
zaten alıntıdaki anlatımın içinde "sezeniş" sırıtmaktadır..
Cezaevleri direnişinin bu süreçte, ülke genelinde süren direnişin merkezi haline geldiğini söylemek hiç de yanlış değildir.
ama bu güzide içerde devrim yapma sürecini kürtler baltalıyor..
Ancak bu tablo '84 Ağustos'unda devrimci Kürt yurtsever hareketin atılımı ile değişmeye başlamıştır.
doğrudur.. ds sürekli içerde merkezi direnişler "yaratırken"., kürt ulusal hareketi dağlarda yaratıyordu..

bu tarihlerde ds ricat kararı almıştır.. yani 2011 de yıllarca sustuk tek bir eylem yapmadık dedikleri gibi şimdi es geçseler de böyle bir kararları vardır..
altta kendi sözleri..
'86 ba
şında ricatla ilgili çıkan yazıda durumumuz şöyle tanımlanmıştı:

"
Şu anki sübjektif durumumuz, kitlelerin taleplerine sahip çıkmaya, siyasi gerçekleri açıklama kampanyasını örgütlemeye, emekçi kitlelerde
devrimci ruh halini yaratmaya ve yükseltmeye elveri
şli değil. Ancak şimdiki sübjektif durumumuza uygun düşen devrimci taktikle (ricatla) enerjik fiili önlemler alarak en kısa sürede yaralarımızı sarmış ve silahlı eylemi sürdürebilecek örgütsel organizasyonumuzu tamamlamış, olacağız. Bu anlamda ricat taktiğimiz silahlı savaşı sürdürmenin sübjektif koşullarının yaratılmasına hizmet edecektir."
(Devrimci Taktiğimiz: Ricat" yazısı) (sy 19)

kürt ulusalhareketi!! ., oligarşiyi alabildiğine rahatsız etmekte, bu gelişme oligarşi nezdinde olduğu kadar halk kitleleri nezdinde de geniş etkiler yaratmaktadır.
ama bu devrimciler!! bu tarihlerde ricat kararı alıyor.. şimdide utanmadan., savaştık hiç durmadık hikayeleri "yazıyor"lar..

.... devam edecek......





__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26 Mart 2013, 23:33   #10
denizheval
 
denizheval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Yine bugün Kürt ulusal hareketinin geldi
ği boyut, oligarşiyi alabildiğine rahatsız etmekte, bu gelişme oligarşi nezdinde olduğu kadar halk kitleleri nezdinde de geniş etkiler yaratmaktadır. Kürt ulusal hareketinin gücü ve konumu, yeni politikalar üretilmesine ve uygulamasına da neden olmaktadır

Ben hep buna vurgu yaptim, bu yukaridaki tesbiti yapan Devrimci Sol ile günümüzdeki Sosyal $öven DHKP"nin hicbir ortak noktasi kalmamistir.
Bu degisim, yörüngesinden cikma 1998 yilinda baslamistir diyorum.
Kurtulus Dergisinden Vatan Dergi ismine gecisle bu cürüme baslamistir.

Gelninen nokta is Dehset vericidir. Son cikis ve eylemleride karanlik odaklarin belirledigi ve yönlendirdigi hedeflerdir. Yayin organlarini okuyorum, Cephe Devlete degilde AKP"ye düsman bir Grup izlenimi aliyorum.

En son Bildirilerinde Tayyibe yönelik bol küfürlü ve hakaretli aciklamalarindaki apolitik agresiflik inanilmaz.
Tayyip ve AKP eksenli bir durusun Aydinliktan, TKP"den, CHP"den farklari nelerdir?
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
yaşananların bir de sosyo-psikolik analizi suat Bilim 4 01 Ekim 2012 11:06
birgün gazetesi chp analizleri yazı dizisi analizi suat Politik Gündem 17 15 Mart 2012 22:36
Dhkp-c BORAN Partiler ve Demokratik Kitle Örgütleri 12 05 Haziran 2011 04:04
Ahmet türk’e saldırının politik-“anatomik” analizi. suat Politik Gündem 45 21 Nisan 2010 02:44
Dhkp-c Karanlık Melek Partiler ve Demokratik Kitle Örgütleri 0 29 Nisan 2009 21:04

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:25.

Forum Bilgileri Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright 2008 - 2016
Tema Düzenleme : Enternasyonal Forum

EnternasyonalForum.net sitemizde, forum kullanıcıları 5651 sayılı kanun'un ilgili maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı bazlı herhangi bir durumdan enternasyonalforum.net sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimlerde bulunmak için info@enternasyonalforum.net adresi ile iletişime geçebilirsiniz bu çerçevede, enternasyonalforum.net yönetimi en geç 10 iş günü içerisinde dönüş yapacaktır.