Enternasyonal Forum  

Go Back   Enternasyonal Forum > DEVRİMCİ TEORİ > Türkiye Solu

Türkiye Solu Türkiye’de “sol”un geçmişinin, bugününün ve geleceğinin tartışılacağı bölüm

Cevapla
 
Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10 Kasım 2018, 13:01   #1
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,554
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart mustafa kemal olmasaydı!!!!!

Mustafa Kemal olmasaydı…
kemal-i okuyan başlık atmış.. bizde olmasaydı!! sorusuna yanıt arayalım..

geçmiş bir tarihsel süreç analiz edilirken olsaydı-etseydi gibi düşünce yürütümleri yapılabilinir.. ama.. bir marksist bunu yapar mı?..
tarihsel ilerlemeye tarihin diyalektiği derler.. tarihin diyalektiğini belirleyen nesnel güç "üretici güçlerdir".. üretici güçlerin geldiği aşamaya göre ortaya çıkan dinamikler var olan üst yapıyı değişime zorlar ve tarih illaki bu değişimi yapacak dinamikleri harekete geçirir..
eme o ki., burada şahıslar değil., tarihsel ilerleme belirleyicidir ve şahısların beceremediğini illaki bir başkası becerir.. buradaki olmaz ise olmaz olan şahıslar değil., üretici güçlerin geldiği aşama ve yarattığı dinamiklerdir.. bu saatten sonra illaki olur..

ama bu zibidi mustafa kemal olmasaydı diyerek marksist temelden uzaklaşmakla kalmıyor., yaşanmış tarihi de yalan aktarıyor..

1919’da Anadolu’da kişilerin, liderlerin önemini azaltacak yaygınlıkta bir halk hareketi yoktu. Birinci Dünya Savaşı yoksul köylü yığınlarını fazlasıyla yormuş, hırpalamıştı. Galip devletlere karşı kıt kaynaklarla sürdürülecek bir silahlı mücadeleye halkın ikna edilmesi için kararlılık gösteren birileri gerekiyordu.

“Bir şeyler yapmak gerek” diye düşünen asker-sivil bürokrasi de kararsızdı, her kafadan bir ses çıkıyordu. Bu dağınıklıktan başarı çıkması mümkün değildi, kabul edecekleri ya da boyun eğecekleri bir otoritenin kararlılığına ihtiyaç duyuyorlardı.

Direnişin önde gelen kadroları içinde kimse “batı” dünyasıyla ölümüne bir savaşa, kalıcı bir düşmanlığa, o dünyadan kopmaya niyetli değildi. Ancak emperyalist ülkeler; özellikle İngiltere ve Fransa ve de uzaktaki ABD’nin masaya ancak ve ancak karşılarında kararlı bir güç gördüklerinde oturacağı açıktı.

1919 da diye başlıyor.. çünkü 1919 da mustafa kemal samsuna "çıktı" ya..

öncelikle 1919 tarihine ve samsuna çıkış olayına bakalım..
mustafa kemal ingilizlerin izni ile padişahın fermanı ile görevli olarak anadoluya geçiyor..
9. ordu müfettişliği yani olağan hal üstü bölge valisi.. amaç ne?.. bölgedeki isyan hareketlerini bastırmak..
işte zurnanın zırt dediği yer burası..

1918 mondros ateş kesi sonrası anadolu ve trakyada bir dizi cemiyetler kuruluyor.. aynı zamanda bir çok çeteler(kuvva-i seyyare) kuruluyor ve bu çeteler cemiyetlere dolaylı bağlı.. bu yapılanmaların arkasında ittihat terakki ve kontrgerilla örgütü teşkilatı mahsusa var.. sonradan tarihe efe olarak yazılanların hemen hepsi aski başçavuş ve sarı edip efe üst teğmen.. arkalarında kuşcubaşı eşref ve ethemin abisi var.. bu anlattıklarım.; 1918 mondros ateş kes öncesi başlayan ve bu aşamada resmileşen yapılaşmalar..
bu işler ola gelirken mustafa kemal nerede?..

mustafa kemal pera palasda ve ingilizlerden görev bekliyor.. aradan hemen hemen 1 sene geçiyor ve mustafa kemale görev veriliyor.. görevi ne?.. bu saydığın yapılaşmalara müdahale etmek..

şimdi.. utanmadan bu yapılaşmaların mimarı-önderi kemal demek nedir?..
hadi bunu resmi tarih nutuk atarak yazar!! da size ne? oluyor..

olmasaydı imiş!!!!!!!!
ulan i.t. olanları es geçip., olmayan üzerinden olmasaydı demenin adı ahmaklık değil i.t.liktir..

hızını alamayan bu i.t. sovyet devrimi için de kemal olmasaydı diyor..
Mustafa Kemal olmasaydı… Anadolu’daki hareket, Sovyet Rusya için yaşamsal önemdeki Kafkasya’da gerçekçi ve “devrimci” bir politika değil, yayılmacı, tutarsız ve maceracı bir politikayı zorlar, Bolşeviklerle karşı karşıya gelir, İngiltere’nin kucağına düşer, Sovyetleri de çok riskli bir sürecin içine çekerdi.
kafkasyada ingilizler faliyet içinde.. ve bu faliyetlerini 1921 ticaret anlaşması ile kesiyorlar.. ankaranın kamali ne? yapıyor..örneğin boğazlar konusunda ingilterenin yanında yer alıyor..
hadi anadolu için bu hikayeyei yazdın ve i.t. ekim devrimi 1917 de olmuş., yürüyor.. ortada ne ankara var ne kemal.. bir de olmasaydı demez mi?..

Mustafa Kemal olmasaydı…

Tarihe böyle yaklaşmak çoğu kez yanıltıcıdır, biliyorum ama her 10 Kasım’da sola bulaşık liberalizmin “Mustafa Kemal’e saygı duymak komünistlere mi kaldı” vıdı vıdısından bıktığım için bunları yazıyorum.

Mustafa Kemal olmasaydı, işler karışırdı, tahmin edilemeyecek kadar karışırdı.

karışsa ne? olabilirdi?.. üretici güçlerin geldiği aşamaya göre yazacaksak.. tarihin tekerleği geriye mi? dönerdi..
Mustafa Kemal olmasaydı, boşluğu “daha geri” unsurların dolduracağı aşikardı. Bugün “Mustafa Kemal olmasaydı” diyenlerin dedeleri…
yaa.. olmasaydı padişahlık gelir-miş.. şimdiki gibi..
sanırım.. üretici güçler tezi bunlara göre anlamsız ama kemal çok anlamlı.. sovyet devriminin olmasını sağlayacak kadar önemli..

ne diyeyim.. daha ağır hakaretler yazsam nafile.. asıl sorun bu i.t. kontralar değil., bunları dinleyen ve itiraz etmeyen riyakarlar..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11 Kasım 2018, 12:18   #2
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,554
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart nasyonalist soldan ata incileri

Atatürkçülük bir dünya görüşü, bir politik duruş olmaktan çıkıyor, bir hissiyata, burukluğun ve küskünlüğün damgasını vurduğu bir romantizme, “geçmiş güzel günlere özlem”e, yani nostaljiye dönüşüyor.

https://www.birgun.net/haber-detay/a...ak-236398.html
evet.. atatürkçülük!!! bir dünya görüşü, yani ideoloji.. bir politik duruş ideolojik örgütsel yapı ve süreç olmaktan çıkartılı-yor-muş!!.. fatih yaşlı böyle buyurmuş..

atatürkçülük nasıl? bir dünya görüşü., yani ideoloji.. komünist mi?... burjuva mı? ya da bunların liberal ya da tutucu kesimi m?.. wc.. wc.. yaşlı fatih belirtmemiş.. tarihte belirtmemiş.. mustafa kemal ölene kadar atatürkçü ne birideoloji ne de bir örgütsel yapı vardı.. haa.. kadro harekatı desek., o da tkp dönmelerinden çıkma idi ve kemal ile bağlantılı değildi.. hatta inönü bu ne lan dedi kemal benim ideolojim-örgütüm demedi.. zaten iki parti kurma girişimi oldu inönü ikisini de tasfiye etti..kemal ne? oluyor len demedi..
siz şakamısınız..
elbette değiller..

Laik ve özgür Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 80’inci yıldönümünde tüm yurtta anıldı
tüm yurt dediği türkiye cumhuriyeti yurdu/vatanı oluyor da.. aşağıdaki ne?! oluyor..
SELANİK’TE DUYGU DOLU TÖREN
Bir tören de Atatürk’ün Yunanistan’ın Selanik kentinde dünyaya geldiği evde düzenlendi. Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi akınının yaşandığı anmada gözyaşları döküldü.


siz bir şey anladınız mı?.. tamam atatürk tüm yurtta(t.c.) anılmış.. selanik ne?! oluyor.. bu yurdun bir parçası mı?.. üstelik türkiyeden akın akın gidilmiş.. başka da bir yer adı yok.. neden? selanik.. atatürk burada doğdu da ondan desek doğum günü kutlanmıyor..
selanik birsimgedir.. devşirme-dönme bir devletin sahipleri anlamında bir temsiliyet tanımıdır.. beyaz türkler dediklerimiz oluyor..

alıntı birgün gazetesi yazan da sosyalist!!!..

benim için mahsuru yok.. "çalışın".. nasyonalizm bayrağı altında toplanın.. türkiye solu sizlerden temizlensin.. ama sorun bu değil., bu duruma ahmakça veya riyakarca bakanlarda..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11 Kasım 2018, 19:02   #3
Aktif Üye
 
Özgür Yaşam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17 Eylül 2015
Mesajlar: 60
Teşekkürler: 256
10 Mesajına 13 Kere Teşekkür Edildi
Standart

Uzun süredir suskundum malum okumak zor iş fakat anlamsız bir şekilde her yerde her tarafta mustafa kemale bu kadar sahiplenilmesi iki üç bir şeyler yazmama neden oldu.. çevremdeki tırşıkçıları sözde solcuları geçtim ezilen kürt halkından bile paylaşım yapıp anan ona minnettar olduğunu söyleyenler var.
Aslında toplumsal baskı yüzünden anıyorlar bunu da çok iyi biliyorum. farklı görünmeme onlardan kopmama amacı var. maalesef buna alevi toplumu da dahil. maşallahları var herkesten önce koşuyorlar..
Herhlde ezilenlerin sorunu biraz da bu.. en faşistinden bile önce sahiplenme çabası.
Dediğin gibi suat abi belkide böylesi daha iyidir.. saflar belli oluyor. gittikçe netleşiyor.. netleşsin bakalım..
Özgür Yaşam isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17 Kasım 2018, 14:22   #4
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,554
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart imam osurursa cemaat ne? yapar..

türkiye solunun en büyük eksikliği hatta zaafı.; kronik "damar" bozukluğu ve "uzman hekim"(önder) olarak gördüklerinin aslında ne? olduklarını görmemedir..
kronik "damar" bozukluğu.: sol dediğimizde ortada tarihsel bir tanımlama eksikliği olduğunu sürekli belirtiyorum.. fransız parlamentosunda solda oturan burjuvayı temel almak ilk sapmadır.. ikinci önemli sapma burjuvayı temel alıp sol tanımını yapmakla kalmayıp., sahiplendikleri temel ideoloji marksizmi sürekli bu burjuva değerler üzerinden okumak., tanımlamak ve yaşam pratiğine sokmaktır..

marks.; burjuva devrimi dedi.. ilerleme dedi.. dedi de ilelebet demedi.. tarihsel sürecin belirli bir aşamasına kadar nesnel(diyalektik) işleyiş dedi.. marksist ve bir de leninistsiniz.. lenin artık burjuva ilericiliği tarihsel misyonunu bırakmıştır(barut tükenmesi) dedi.. ama ortada olmayan burjuvazi üzerinden t.c. devrimi yazıyor yetmiyor hala sahipleniyorsunuz..

kemal_i okuyan demiş ya.. mustafa kemal olmasaydı.. sscb bile olmaz-mış.. olsa da ayakta duramaz-mış.. imam osurdu.. ya cemaat.:
kemal anadolu komünistlerine çok acımasız davrandı. görebildiğim kadarıyla komünistler kuruluşun bir unsuru olmak istiyorlardı, ankara meclisine yıkıcı bir muhalefetleri yoktu, lakin eleştirileri vardı.
kemal komünistlere acımasız davranmış.. neden?.. açıklıyor mu?..hayır..yaptı ama bir sor neden yaptı der gibi..
kurulan cumhuriyetin sürecine bakan neden? olduğunu görür.. kuruluş amacı belli.. sovyet devrimine set olmak.. ama bu cemaat.. sı..yor..
bolşeviklik o zaman ilgi de görüyordu. MK komünistleri mücadelenin içinde bir yere koyabilir, o kadrolardan faydalanabilir, sovyet rusyayla daha samimi ilişkiler kurabilir, daha sosyalizan bir türkiye bırakabilirdi. bu kadrolar da cumhuriyet devrimlerini sürükleyebilirdi diye düşünüyorum.

sosyalizan!!! ne? demekse.., sosylizmtrak gibi demek istiyor..
bu üstün zekalıya sorsak.. sınıf nedir? ne? iş yapar.. bilmez ise veya t.c. kurucularını bir sınıfa dahil edemez ise., bu kafa-lar haliyle böyle ...çar...
burjuva devrimi diyeceksin.; bu burjuva komünistleren faydalanacak ve kurulan burjuva devlete sosyalist renk katacak..
burjuva değil., devrimci küçük burjuva diyeceksin.; tamam burada istediğini uydurabilirsin..

21. yy. dayız.. kapitalizmin geldiği aşama belli.. lafa geldimi., kapitalizmin tarihsel süreci bitti., krizler başladı dersin.. ama hala bitmeyen bir burjuva devrimlerine sahip çıkmayı ve feodaliteye dönme korkusunu işlersin.. siz ne? ayaksınız..

belli.. burjuva solusunuz.. da t.c. burjuva sınıfı devleti mi?.. yoksa aristokrat sınıfı devleti mi?.. bence siz.; burjuva sınıflarının bir konseptinin "kadro"susunuz.. kadro hareketi de böyle idi.. soldan devşirmelerden oluşmuştu..

bir de "!!!" akıl satmaz mı!!..

tabii her şey olup bittikten sonra bunları söylemek fantezi gibi. bu beyin cimnastiğini yapmak aslında "bugün neden bu hale geldik?" sorusunun cevaplarını sorguluyor. eğer kemal okuyan böyle bir yazı yazıyorsa bu konuya da deyinmeliydi. aynen fantezi..
"bugün neden bu hale geldik?" diye sormak amaçlı diyor ve ekliyor.. kemal okuyan böyle bir yazı yazıyorsa bu konuya da deyinmeliydi. değiniyor.. bütün yazılarında değiniyor ve sen bu noktada kraldan fazla kralcısın.. da.. ne imamını okumayı biliyor., ne de kendi yazdıklarından bi habersin..

o boşluğu devrim cephesinde doldurabilecek başka güç olduğu çok tartışmalıdır. 1920’de partimiz Türkiye Komünist Fırkası bu etkiye ve olanaklara sahip değildi. Yerel direniş odaklarının, Çerkes kardeşlerin, Ankara’da Meclis’in solcularının omuzları da bu tarihsel sorumluluğu kaldıramazdı.
neden bu hale geldiğimizi açıklamış.. kemalin yaptıklarını yapmayı becerecek allahın kulu yok-muş.. sonrasında da olmayı becerememiş ki.,
Mustafa Kemal olmasaydı, boşluğu “daha geri” unsurların dolduracağı aşikardı. Bugün “Mustafa Kemal olmasaydı” diyenlerin dedeleri…
karşı devrimciler!! tarihsel süreci geriye döndürmeyi!! başarmış..

hadi.. burjuva devrimi anlamında işi tek kişiye bağladın.. getti kemal.. işler bozuldu dedin.. ne tarihsel süreç., ne alt yapı diye bir şey yok., es geçtin.. de.. komünistlere ne oldu..
mustafa suphiler katledildi bu sayede becerme kapasitesi tartışması orada kaldı.. ya sonrası.. aradan kaç yıl geçti.. bu "memlekette" lenin demişti artık sosyalist devrim zmanı haydi yapalım diyen ve bunu başarma yoılunda ilerleyen de mi? olmadı.. olmadı ki.. sonuç bu diyorsun..

ne? yapalım.. bi kemal daha yaratalım mı?.. ne dersin.. komünistlerden hayır yok ya.. kemal olmadan sosyalizan bir şey de olmuyor..

dalga geçmiyorum.. bu çağda ve bu aşamada hala getti kemal biz bittik.. olana sahip çıkalım ağlaşmaları yerine işçi sınıfı devrimini nasıl beceririz işlerine kafa yormayan-lar.. ya komünizm ve komünist olmak nedir bilmeyen bir ahmak ya da devletin kontrasıdır....
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Marksistlerin Mustafa Kemal'e bakışı... türkiye solunun kemalizmi ele alışı ve kemalizmin gerçekleri Özgür Yaşam Türkiye Solu 4 06 Ekim 2015 15:16
Mustafa Kemal "Kendiliğinden" 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmışmış aykut Serbest/Özgür Kürsü 20 23 Mayıs 2012 21:29
Ya PKK Olmasaydı? Amed_Dersim Makaleler 0 08 Eylül 2009 09:02
Mıllı mücadele’nın başlangıcında mustafa kemal, ıttıhat düşünsel Makaleler 8 07 Temmuz 2009 02:45
Mustafa Kemal ATATÜRK (1881-1938) Emanet Biyografi 15 17 Haziran 2009 23:51

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:01.

Forum Bilgileri Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright 2008 - 2016
Tema Düzenleme : Enternasyonal Forum

EnternasyonalForum.net sitemizde, forum kullanıcıları 5651 sayılı kanun'un ilgili maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı bazlı herhangi bir durumdan enternasyonalforum.net sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimlerde bulunmak için info@enternasyonalforum.net adresi ile iletişime geçebilirsiniz bu çerçevede, enternasyonalforum.net yönetimi en geç 10 iş günü içerisinde dönüş yapacaktır.