Enternasyonal Forum  

Go Back   Enternasyonal Forum > DEVRİMCİ TEORİ > Türkiye Solu

Türkiye Solu Türkiye’de “sol”un geçmişinin, bugününün ve geleceğinin tartışılacağı bölüm

Cevapla
 
Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10 Ekim 2018, 12:31   #1
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,554
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart kim!! amerikancı

yazıma başlamadan önce emperyalizm ve anti-emperyalizm konusuna değinmek isterim..

emperyalizm.: kelime anlamı olarak imparatorluk ile aynıdır.. yani., başka halkların yaşam alanlarına el koyan(ilhak)., kendine bağımlı kılan(muavenet-manda-sömürge) büyük yayılmacı merkezi devletlere emperyal devletler denirdi.. özcesi.: başka topraklarada egemen olan büyük devlet(imparatorluk) ..
bu tanım daha sonrada kullanıldı ama koşullar değişmişti geçmişteki gibi değildi ama kullanıldı.. tıpkı proletarya tanımı gibi.. proletarya.: geçmişin özgür yurttaşı ama mülksüz kentli anlamında sınıfsal bir tanımdı yani emekçi-işçi içeriği yoktu.. emekçi-işçi olan köle-serf sınıfı idi.. 19.b yy. da işçi-emekçi tanımı prolaterya olarak bilindi ama tarihsel akışa göre sınıf tanımı kökeni olarak yanlıştı.. tıpkı emperyalizm tanımını devletle açıklamak gibi..

sınıflı-mülkiyetçi sistem bir ileri aşamaya geçtiğinde(kapitaliz m denilen aşama) artık devletler üstü güç odakları oluşmaya başlamıştı..henüz sosyal-siyasal-askeri ve ekonomik kurumsal yapıları yoktu ama ilerde onlar da(bm-ımf-nato-opec-vs.) yaratıldı.. artık.. emperyalizm devletler üzerinden değil., küresel sermaye odakları tarafından idare edilir hale geldi ama ne yazıkki bazıları!! hala devletler üzerinden tanımlama yapıp analiz-tespitlerde bulunuyor.. oysa daha 1600 lerde bile yayılmacılığın arkasında mali sermayeler vardı.. devletleri savaştıran ve savaşan her iki tarafa yatırım yapan da aynı güç odağı(mali sermaye) idi..

kısaca.; emperyalizm sınıflı-mülkiyetçi sistemin vardığı en son aşamada küresel egemenlik işleyişidir.. bu işleyiş içinde devletlerin rolü kurumsal varlıklar olarak geçerlidir.. eskisi gibi ilhak ettiğin ya da egemen olduğun başka topraklar ve devletler üzerinde resmi merkezi yetkili tapu kaydın yok.. var olan tapu küresel tapu-kadostro dairesine göre işlevseldir.. boşalt dediler mi boşaltırsın.. devret dediler mi devredersin.. el koy dediler mi? el koyabilirsin.. direnirsin ama küresel konseptlere bağlı olarak direnir kaybeder ya da kazanırsın.. bu da bağlı olduğun küresel konseptin kazanıp-kazanamadığına bağlıdır.. sen başarsan bile geçerli olmaz.. anlayacağınız emparyalizm devletler üzerinden tanımlanamaz.. tanımlanır ise nazi almanyası., mussolini iyalyası ve japonya yıkıldıktan sonra yeni sömürge olduğunu iddia etmek zorundasın.. nasıl kurtulmuş!!., kurtuluş savaşı hikayeleri gibi hikaye yazmak zorunda kalırsın..
ki... yazımın konusu da bu hikayeleri servis eden ve yiyenlerle ilgili...
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10 Ekim 2018, 13:09   #2
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,554
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart menderes amerikancı ama kemal-ismet-çakmak değil..

gündem "karışsın" ya.. birileri ismet inönü ve amerikan bayrağı fotoğrafı servis etmiş.. vay efendim ismete bu yapılır mı?.. öyle ya.. kemal işin atası ise ismet de atanın devamı.. ya da milli şef(duçe-başbuğ).. devletçi solcularımız durur mu!! hemen atlamışlar.. asıl amerikancı kim diye kemalizmi!! savunma çabası içindeler..

Amerikancılık sağın uzmanlık alanıdır çok doğru.. ama uzmanlık alanı dışında bırakılan sol tanımına bakmak gerekir.. örneğin kemal-ismet yani chp sol ise amerikancılık!! noktasında onlar ultra uzman.. yok sol değil ise cümleye itirazım yok..
başlık.. birgün gazetesinden bir köşe yazısından.. içeriğine bakalım..

Erdoğan bununla da yetinmeyerek yıllardır başvurduğu yöntemi tedavüle sokarak 2. Cumhurbaşkanı ve CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’nün ABD ile Türkiye bayraklarının olduğu bir fotoğrafı kamuoyuyla paylaştı. ABD ile yakın ilişkileri sadece CHP ile ilişkilendirdi. Türkiye’yi ‘Küçük Amerika’ yapma hayaliyle yola çıkan Adnan Mendereslerden, 6. Filo’yu kıble yapıp namaz kılan İslamcılardan hiç söz etmedi. Tarihi emperyalizmle ilişkilerden ibaret olan Türk sağının ABD severliğini ‘unutan’ ya da kitlesine ‘unutturmak isteyen’ Erdoğan’ın söz konusu hamlesini yakın tarih araştırmalarıyla bilinen Araştırmacı yazar Sinan Meydan ile akademisyen Sinan Yıldırmaz ile konuştuk.

sinan meydan abi ne? demiş..
Şimdi 2. Dünya Savaşı döneminde İnönü’nün yaptıklarını tartışırsınız eleştirirsiniz bu ayrı ama siz o dönemin konjonktürünü dikkate almadan bir adım atarsanız buna çarpıtma deniyor. Türkiye’nin o dönemki koşullar nedeniyle attığı adımlar; eleştirinin ötesinde karalamak, linç etmek üzere kurgulanıyor. Bunun arka planında cumhuriyetle olan kavga var. Cumhuriyete olan düşmanlık var. Alelade basit bir kandırma değil Yeni Türkiye’ye özgü bir çarpıtma var.
klasik merdi kıpti taktiği.. sor bakalım neden yaptık.. dönemin konjoktürü gereği.. iyi de aynı gerekçe diğerleri içinde geçerli değil mi?.. "dönemin koşulları-konjöktür..

neymiş dönemin konjoktürü!!!
2. dünya savaşı.. pardon paylaşım savaşı bitmiş.. galip emperyalist devletler dünyayı paylaşıyor ve yeniden dizayn ediyor.. ve bunu artık kurumsallaşarak yapıyor.. işte birleşmiş milletler budur.. inönü san firansiskoya paylaşımda pay alacak etkili-yetkili bağımsız devlet başkanı olarak mı? gidiyor yoksa ben orta doğuda size acentalık yaparım diye mi?..
b-alık hafızalara anımsatayım.. o tarihten sonra sscb karşıtlığı olarak başlayan soğuk savaşın en önemli ileri karakolu t.c. oluyor.. eh karakolun güçlendirilmesi gerekmez mi?.. marşal yardımları dedikleri de budur.. menderes mi kabul etti.. durun öncesi var..
sivas kongresini anımsayın.. kıng-crane heyeti bölgeyi dolaştı general harbour özel olarak anadoluyu dolaştı.. ve gayrı resmi olsun(tıpkı ımf yerine danışman şirketi gibi) diye bir gazeteci kongreye katıldı başkası da yok.. üstelik basın gibide değil.. öneriler iletildi o da gerekli yerlere iletti.. kısaca tıpkı lavrens gibi biri..
neyseki abd kongresi masraflı ve gerekli değil zaten bu haliyle istenilen oldu gerekcesiyle mandayı red etti ama asıl olarak ermeni konusunu da ret etti zaten ardından., aynı tarihlerde t.c. ortaya çıktı..
yok kemal karşı imiş.. nutukta yokmuş.. yok mektup ondan habersizmiş.. miş de miş..

kısaca.; ortada bir aMERİKANCILIK VARSA BUNUN İLK ADIMINI ATANLAR BELLİ.. İSMET AMERİKAN MUHİPLERİ DERNEĞİNDEN DEĞİL Mİ? .. amerikanın a harfini küçük yazınca konjoktür gereği demenin bir anlamı yok.. yiyen salaklar için geçerlidir..

geriye kalan işlerin tamamlanması işi menderese ve sağcılara kaldı.. sahte solcular ilerde gerekliydi.. çünkü solun başını sürekli chp tutacaktı.. ortanın solu hikayesi de aynı dönemlerin işidir.. kadrocularla karıştırmayın.. kadrocular enver konsepti virüsü taşıdığı için sıkıntılıydı..
demem o ki., t.c. kuruluşundan itibaren amerikancıdır.. ama bunu söylemek sıkıntılıdır.. çünkü t.c. gibi tüm yeni sömürge yapılar devletlerin değil., küresel konseptlerin yaratımıdır ve küresel konseptlerin egemenliği altındadır.. yoksa bir zamanların amerikancısı saddam anti-amerikancı olur.. bir zamanların amerikan yaratımı işid anti amerikancı olur..
tıpkı sağın.; geçmişteki amerikancılığına göre şimdiki anti amerikanclığı yada solun şimdiki anti amerikancılığı ama zamanında amerikancı olması gibi.. HEPSİ DÖNEMİN KONJÖKTÜRÜ GEREĞİDİR..

elbette eski günler geride kaldı.. yalanların ömrü de tükendi.. olsun.. kıvırtmaya devam ederiz..
Şimdi 2. Dünya Savaşı döneminde İnönü’nün yaptıklarını tartışırsınız eleştirirsiniz bu ayrı ama siz o dönemin konjonktürünü dikkate almadan bir adım atarsanız buna çarpıtma deniyor. Türkiye’nin o dönemki koşullar nedeniyle attığı adımlar; eleştirinin ötesinde karalamak, linç etmek üzere kurgulanıyor.
len zibidi.. tartışmamıza-eleştirmemize allah razı olsun izin verdin de.. eleştiriler ne? bakıyormusun.. atılan adımlar sayesinde amerikancılık başladı diyenlere yanıtın koşullar mı?.. sağın da yanıtı aynı..koşullar..
bu kıvırtmadan sonra.. amaçları belli cumhuriyet düşmanlığı diyor da.. bahsedilen cumhuriyet zaten muz cumhuriyeti.. nesine dost olalım.. haliyle karşı olacağız.. asıl anti-emperyalist tutum budur..
birileri kapıyı açmış sen içeride olanlara laf ediyorsun..

daha akıllısı var..
Amerikancılaşma 2. Dünya Savaşı’nın sonuna doğru başlıyor. O dönem, solcular dışında; CHP ile başlayan süreçte neredeyse herkes Amerikancılığı savunmuştur. Sağın Amerika karşıtlığı söz konusu olamaz. 1960’ların başına kadar Amerikancılık Türk siyasetinde geçer akçeydi. Bunu not etmek lazım. Demokrat Parti ise bu Amerikancılığın kurumsal hale gelmesi anlamını taşır.
aslında çok güzel ve doğru bir açıklama ama kişiyi tanımıyorum.. 1960 lara kadar diyor.. devamı yok.. 60 lardan sonraki anti-amerikancılık da sakat ve sıkıntılı.. bu konuda düşüncesi ne? bilmediğimden bu kadarı için doğrudur diyor bırakıyorum..

emperyalizmi t.c. tapulu arazisi içinde sadece anti amerikancılık ile sürekli işletmek sakat bir anlayıştır.. küresel işleyişi es geçmektir.. perinçek kadar kimse anti-amerikancı olamaz ama MI-6 elemanıdır.. bu duruşu asıl işlevini perdelemek amaçlıdır..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:54.

Forum Bilgileri Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright 2008 - 2016
Tema Düzenleme : Enternasyonal Forum

EnternasyonalForum.net sitemizde, forum kullanıcıları 5651 sayılı kanun'un ilgili maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı bazlı herhangi bir durumdan enternasyonalforum.net sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimlerde bulunmak için info@enternasyonalforum.net adresi ile iletişime geçebilirsiniz bu çerçevede, enternasyonalforum.net yönetimi en geç 10 iş günü içerisinde dönüş yapacaktır.