Enternasyonal Forum  

Go Back   Enternasyonal Forum > SINIF MÜCADELESİ VE SOSYALİZM > Sosyalizm

Sosyalizm Sosyalizm hakkında herşey

Cevapla
 
Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01.12.2009, 23:32   #1 (permalink)
Aktif Üye
 
düşünsel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 1,451
Teşekkürler: 1,349
597 Mesajına 930 Kere Teşekkür Edildi
Standart Antonio Gramsci ve Hegemonya Kavramı

Marksist düşünürlerden olan Antonio Gramsci Louis Althusser gibi, salt ekonomik alt yapı üzerine yoğunlaşarak yapılan analizlerin, üst yapının işleyişini, ideolojinin etki boyutunu tam olarak açılayamayacağından, hareketle, üst yapıkurumlarının görece özerkliğini gündeme getirmiştir. Devletin zora dayalı iktidarını vurgulamak yerine, ikincil konumdakilerin sisteme olan rızasını sürekli biçimde kazanılmasını ve yeniden kazanılmasını içeren ‘hegemonya’ kavramı üzerinde durmuştur. Alt ve üst yapının bütünü anlamına gelen “tarihsel blok”, hem toplumsal üretim ilişkilerini hem de üstyapının karmaşık bütününü yansıtır. Bir sınıfın, toplumun tümü üzerindeki siyasal ve kültürel hegemonyası olarak nitelenen sivil toplum, Gramsci’nin ‘tarihsel blok’unun düşünsel ve etik boyutudur. Sivil toplumun kuşattığı alan ideolojinin alanıdır. Devlet ve ekonomi arasındaki tüm aracı kurumlar bu kavramla somutlaşır. Örneğin, özel televizyon, kilise, aile, anaokulu gibi. Bunlar bireyleri egemen iktidara baskıdan çok rıza ile bağlayan hegemonik aygıtlardır. Gramsci’nin hegemonyasında baskı ve onay sentez haline dönüşmüştür.

Bu bağlamda yaratılan duygu, kendi kaderini tayin ediyor konumda olmaktır. İdeolojiden farkı, ideolojinin dayatılabilir olmasıdır. Hegemonya ise ideolojiyi de kapsayan ancak ona indirgenemeyen daha geniş bir kategoridir. Bir egemen sınıf kendi iktidarı için gerekli rızayı ideolojik araçlar ile sağlayabilir. Hegemonya ise ekonomik olmaktan çok, siyasi bir biçim alabilir. İdeolojinin Althusser’in belirttiği gibi kendisini gizleyerek işlemesi, doğallaşması ve otomatikleşmesi, Gramsci’ye göre ortak duyu haline getirilir. Hegemonya ile ideoloji kavramı genişlemiş, zenginleşmiş ve soyut olan ideoloji kavramına maddi bir yapı ve siyasi kesinlik kazandırmıştır. Louis Althusser de bu bağlamda ideolojiyi miras almıştır. Her ikisi de Batılı kapitalist toplumlarda, toplumsal iktidarın, iktidarını baskıcı olmayan araçlarla sürdürmesinde ideolojinin önemini vurgularlar. Egemen iktidarın, kendi yönetimi için hâkimiyeti altındaki insanların rızasını sağlamak amacıyla başvurduğu pratik stratejiler alanı olan hegamonya sadece kapitalizme özgü değildir. Her siyasi yönetim biçimi için geçerlidir. Ancak kapitalist toplumlarda rıza ve baskı arasındaki denge birinciden yana kaymaktadır. Şiddete başvurulduğunda ise devlet ideolojik güvenirliğini açıkça yitirmektedir. İktidar doğallaşmış ve toplumsal yaşamın içine yayılmıştır. Kapitalist toplumlarda her birey kendi çıkarları peşinde koşan görünüşte özerk bireyler olduğundan siyasi denetimin kurulması için yönetilenlerin, söz konusu düşünceyi içselleştirmeleri, kendilerinin kılmaları ve her yere taşımaları gerekir.


Temel hegemonyacı stratejilerden birisi, ortak duyunun inşasıdır ve işleyişi gizlidir. Örneğin, toplumda suçluların cezalandırılması gereken kişiler olduğu, bu bireylerin zayıf kişilikli ve günahkar oldukları, ortak duyudur. Suçluluğun bireysel değil, toplumsal nedenlerden kaynaklandığı anlamı engellenmiş olur. Bu ortak duyu alt sınıflar tarafından da kabul edildiği sürece, Gramsci’ye göre, hegemonya işlemektedir. Gösterilen rıza bir anlık bile olsa, bu hegemonyanın zaferidir.

Althusser’in Devletin İdeolojik Aygıtlarından olan ve Gramsci’ye göre kapitalist toplumlarda çoğunluğun rızasını sağlamaya yardımcı olan üst yapıkurumlarının başında medya gelir.İdeolojik gereç başlığı altında sunduğu bu sorunsal, egemen sınıfın ideolojiyi nasıl organize ettiğini belirtmek için ortaya konmuştur. Diğerleri ise, eğitim, hukuk, aile, kilise, sendika gibi sivil toplum kuruluşlarıdır. Gündelik etkinlikler ile kültürün ayrılmaz bir parçası olduğuna gönderme yaparlar. Gramsci, mimariyi de ideolojik yapının sınırlarına alır. Buna göre, cadde, alan isimleri ideolojik gereç başlığında tartışılabilir. İdeoloji Gramsci’ye göre insan eylemlerinin düzenleyicisidir ve insanın toplum içerisindeki konumu bağlamında, toplumsal çelişkiler hakkında bilgi veren bir yapıya sahiptir. İdeoloji, Gramsci için Althusser’de de olduğu gibi, maddi içerik taşıyarak; sanattan siyasete, hukuktan eğitime kadar tüm yaşama ilişkin bir dünya kavrayışının eseridir.

Hegemonyanın yaratılması, Althusser’in ideolojisinde de söz konusu olduğu gibi, özneleri oluşturmaya yönelik bir pratiktir. Hegemonya içerisinde özne kurulur ve ideoloji bu özne için vardır. Öznenin kendi bilincini geliştirmesi ne kadar engellenirse hegemonya o ölçüde zafer kazanır. İktidardaki sınıfın ideolojisini ve sınıf egemenliğini özneler için yeniden üretirken, daima ekonomik sınıfın maddi çıkarlarını ve dünya görüşünü ifade eder.Hâkim sınıf hegemonyasını ideoloji aracılığı ile işleyerek sınıfların rızasını alır.

Egemen iktidar, inceden inceye oldukça kapsamlı bir biçimde gündelik tüm etkinliklere kültürü yayar ve özneye kendiliğini kurma alanı bırakmamaya çalışır. Anaokullarından cenazeye kadar toplumsal oluşumu ele geçirir. Bu bağlamda Gramsci, modern toplumlarda fabrikaları işgal etmek ve devlete karşı çıkmanın yeterli olmadığını, geniş tanımı içinde ele aldığı “kültür”e karşı mücadele verilmesi gerektiğini savunur. Çünkü yönetici sınıfın iktidarı sadece maddi değil, aynı zamanda manevidir. Bu karşı-hegemonya siyasi, dinsel ve ritüel pratikleri içerir.

Gramsci, bilimin de bir üst yapı, bir ideoloji olduğunu savunur. Buna göre, bilim adamlarının tüm çabalarına karşın, bilim çıplak, nesnel bilgi olamaz. Her zaman bir ideoloji tarafından çepeçevre sarılır. Hegemonya sorunsalında onu sistematik düşünce olmaktan kurtaran Gramsci, sürekli yeniden üretilen bir pratik olmasını sağlamıştır. Bununla birlikte, kapitalizmin yalnızca bir üretim sistemi olmadığını bütünsel bir toplumsal yaşam biçimi olduğunu ortaya koymuştur. Althusser’in ideolojiye atfettiği anlama benzer şekilde hegemonya kavramını üreten Gramsci, sistematik bir ideoloji kavramı geliştirmemiştir.


İdeolojinin hegemonya mücadelesi içindeki tarihsel blok açısından özel önemini vurgulamıştır. Ona göre ideolojinin var oluş temeli maddidir. Tarihsel blok hegemonya mücadelesi içinde kitlelerin rızasını ancak ideoloji ile kazanır. Yani hegemonya mücadelesi ideolojik bir mücadeledir. Her iki düşünür de ideolojinin yanlış bilinç olarak ele alınmasını reddeder. İdeolojinin pratik olduğundan hareketle, maddi süreçlerine vurgu yaparlar. Üstyapı öğesi olarak ideoloji söz konusudur.

Kısaca, Gramsci de Althusser’de olduğu gibi, insan aklının yaratıcı ve dönüştürücü rolünü yadsımaz. İdealizmin özne kavramını eleştirerek yalnızca fikirlere indirgenmenin yanlışlığını belirtir. Akıl etkindir. Eylemli, etkin, bilinçli insan felsefelerinin temelinde bulunmaktadır. Ancak insan kategorisi, Althusser’de de olduğu gibi soyut bir kategori değil, eyleyen somut insandır.

Alıntı

Saygı ve dostlukla
düşünsel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
antonio, gramsci, hegemonya, kavrami


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sosyal şovenizm kavramı veda Öneriler ve Eleştiriler 1 06.06.2009 13:02
Kürt Sorununda ''Etnik Irkçılık'' Kavramı Devrimci enternasyonalist Makaleler 0 18.05.2009 18:23
Mol Kavramı Deniz Kimya 0 19.12.2008 15:44

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:59.

Forum Bilgileri Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

Copyright 2008 - 2012
Tema Düzenleme : Enternasyonal Forum

Bir forum sitesi olan Enternasyonal Forum sitemizde, forum kullanıcıları 5651 sayılı kanun'un ilgili maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı bazlı herhangi bir durumdan enternasyonalforum.net sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimlerde bulunmak için info@enternasyonalforum.net adresi ile iletişime geçebilirsiniz bu çerçevede, enternasyonalforum.net yönetimi en geç 10 iş günü içerisinde dönüş yapacaktır.