Enternasyonal Forum  

Go Back   Enternasyonal Forum > ENTERNASYONAL FORUM > Serbest/Özgür Kürsü

Serbest/Özgür Kürsü Forum'da mevcut olan kategorilere uymadığını düşündüğünüz paylaşımları burada yapabilirsiniz.

Cevapla
 
Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02 Aralık 2017, 21:53   #1
Aktif Üye
 
Marinaleda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16 Eylül 2014
Mesajlar: 776
Teşekkürler: 187
140 Mesajına 165 Kere Teşekkür Edildi
Standart Chavezci harekete ilişkin geçmiş düşüncelerime ilişkin özeleştirimdir.

kapitalist modernite "sol" aklı genelde aklımıza istemesek de girer...onu çürütür ve bozabilir...bazen önümüzde gerçekleşene karşı yanlış değerlendirmeler yapmana neden olabilir...bunu belirleyen olgulardan biri tabii ki devrimci hareketlerin mevcut süreçte gerçekleşene ilişkin yorumlarıdır...

Chavez meselesi bu noktada önemli bir örnektir....ulusalcı olanı olmayanının sahiplendiği...ve dahi silahlı mücadele savunucusu olanın dahi "ilerici" hükümet olarak selamladığı bir hareketti Chavista hareketi...

İnsanın tabii zamanla kabul etmiyor...TC de ordu içinden "devrim" bekleyen bir anlayışı eleştirirsin...burju va devletini koruyan kollayan orduya binbir türlü eleştiri getrirsin...ve devlet ayrı biz ayrıyız dersin ama...asker kökenli üstelik "bolivarcı" üstelik "darbeci" bir subayı desteklersin...bunu kabul etmek en azından benim için çok kolay olmamıştı...

Venezuela da gerçekleşenleri...ko mün-kooperatif gelişmelerinin...işç i kontrolü deneyimlerini vesaire sahiplendiğin için...Chavista hareketinin de bu noktada bir farklılığının olduğunu zanneder...askeri kökeninden ziyade bu kısma takılı kaldığın için ayrı bir anlam yüklemeye başlarsın...

fakat bu tarz yönelimler özünde ideolojik-politik bir eleştiriyi beraberinde getirmeyen...önünde gerçekleşeni görmeyen...duygusal tepkilerdir...gerçek te öyle olmayan bir meseleyi kendi kafanda sanki öyleymiş gibi boyamaktan başka bir şey değildir...


Bolivar...Criollo kökenli bir asker...sorsan "ilericiliği" İspanyol sömürgeciliğine karşı çıkmak...ama karşı çıkış bir ulusal topluluk adına değil...haliyle sömürgecilik meselesine ilişkin değil...bir Tupac Amaru değil...bir Hidalgo...bir Morales değil....kölecilik karşıtı diyei fade edilir ama kendi iktidarında köleliği kaldırmış değil...yerli toplumun haklarını savunuyor denilir ama bilindiği üzere yerli tribünü kaldırarak komünal toprakları özelleştirmeye açmış birisi....kısacası Bolivar oportünist kişiliği ve yaptıklarıyla dahi ideolojik bir kişilik değil...


Marks bunun farkında olarak Bolivarı eleştirmiş...Haiti lideri Toussaint Louverture nin bir karikatürü demiş...aynı lider de özünde Napolyon karikatürü...

Marks Bolivarı eleştirmiş...Latin Amerikalı Marksistler buna rağmen Bolivarı sahiplenir...ve Marks Bolivar konusunda hatalıydı...bilmiyor du-karşıt propaganda vardı vesaire denir ama...sonuçta yorumları görmezden gelinir...


Marks Bolivar konusunda haklı..kendisi askeri bir iktidar amaçlı savaş verdi ve kendi beyliklerini-diktatörlüğünü kurdu....bunu yaparken feodal egemenlik ve tasnifler(criollo toprak sahibi) kesimlere dayanarak bunu yaptı...geleceğin Caudillolarının dayandığı geleneği yarattı...amaçladığı Büyük Kolombiya bir işgalcinin isminden alıyordu adını...

şimdi bütün bunlar Marks-izm nezdinde de eleştiri gerektiren konulardır...Marks Bolivarı "ilerici" ve "anti sömürgeci" diye sahiplenmedi...zira Bolivar ne anti sömürgeciydi ne de bir burjuva demokratı...fakat misal Jose Marti öyleydi...gerçek bir liberaldi-bir burjuva demokratıydı...bu noktada Jose Marti sahiplenmesi Marksizm nezdinde anlamlıdır...


Marksizm burjuva devrimini-aydınlanmasını sahipleniyor ama...bunu yaparken ulusal temellerde ve gerekçelerle değil kendi paradigmasına göre yapıyor...

misal Türkiye devleti nezdinde...Osmanlı paşalarının idaresinde...Osmanlı artığı bir diktatörlük olan Cumhuriyet...feodal olduğu iddia edilen Osmanlı dan nasıl farklı olabilir ki...demekki bu sürecin başlangıcı Osmanlı da var...var olan değişimleri görmeden-yok sayarak...bu süreci TC kuruluşundan başlatmak ulusalcı zihnin ürünüdür

bizi ümmetten vatandaşlığa getirdi...Bunun en önemli örneğini Osmanlı yapmıştır...asıl Ümmetçilik örneği olan mübadeleler...dini ulusallaştırmalar(Di yanet)...müslüman olmayanların kamu görevinden "postlanması"...amel e taburları-varlık vergileri...ırkçılık ve askeri-işgal tehcir-sömürgecilik...


kısacası anlatmak istediğim mesele Marksizm nezdinde sahiplenilenin belli bir iktidar-devlet kalıbı nezdinde sahiplenmek...

Osmanlı artığı cumhuriyetin katliamları anlatılırken...siz önünüzdeki ilericiliğe bakın diyenler...bu katliamı-sömürgeciliği meşru-yapılması zorunlu bir iş olarak gösteriyorlar...sank i bahsi geçen kesimler burjuva-demokratik değişimlere karşı...fakat bu kesimler gerçekleşenlerin yeterli olmadığını ve iktidarın üzerinde yükseldiği zeminin aslında bu değişimlerin yadsınması içerdiği ifade ediyorlar ve buna itiraz ediyorlar...


işte Bolivar meselesi de böyle bir meseledir...

Bolivar gibiler olmasa ve Hispanik-Latin Amerika İspanyol egemenliğinde kalsa ne olacak...küçük venedik(venezuela) desen ne fark eder...büyük kolombiya desen ne fark eder...ispanyol eyaleti desen ne fark eder...

ben size farkı anlatayım...bu yapay ulus devletler varken dahi...misal İspanyol anarşist-sendikalistler...Küb a da Arjantin de faaliyet yürütürlerdi...İspan yol iç savaşı sonunda yenilen cumhuriyetçi-komünist ve anarşist kesimler bu bölgelere sığındılar bu bölgelerde faaliyetlerine devam ettiler...

bu ulus-devletler varken dahi Latin Amerika kıtasındaki komünist-anarşist hareketler anakara(İspanya) ile bağlantılıydılar...

yerli toplumu temel almayan bu yapay latin devletleri yerine İspanyol egemenliğine bağlı birleşik bir Latin Amerika olsa daha kötü mü olurdu....bu devletler varken dahi oradan oraya yer değiştiren ve devrimci faaliyete girişen insanlar vardı...Che yoldaş gibi...


uzattım ama bunları belirtmede fayda görüyorum...

Chavez meselesine gelince...Chavez işte yukarıda anlattığım ve eleştirdiğim ulusalcı zeminlere sahip biridir...asker kökenli olması ve darbeci zeminlerden gelmesi aslında bütünsel olarak eleştirilmesi gereken bir konu...

kurduğu parti PSUV ordu destekçisi-sahiplenicisi bir partidir...Maduro karşıtı eylemlerde Amerikan yanlısı faşist-sağ muhalefetin şiddetini eleştirirlerken aynı haltı yiyen Venezuela polisine sahiplenmeler dizen aynı parti...sonuçta bu polis ve bu ordunun temeli bellidir koruduğu düzen de...

Marksist politik anlayışın...proleter diktatörlüğe ancak devrimle ulaşılacağı görüşü de gayet geçerli sebeplere dayanır...zira işçilerin öz yönetim organlarının devletsizliğe gidişte bir devlete ihtiyaç duyacağı görüşü bu organların devleti denetlemesi-kurması temelinde sahiplenilir...

Fakat sınıfsal niteliği değişmemiş bir rejime ve gerçekleşenlere "devrim" demek Marksizmi red etmek demektir...üstelik Bolivarcı gibi saçma sapan bir tabir kullanılırak yapılıyor bu...

Bolivar neciydi...sosyalist mi...liberal mi....bolivarcı sosyalizm ne demektir...sosyalist olmayan bolivarı "kızıla" boyamaktan başka....

kurdukları komünlerin adaylarının seçime girmelerini engelleyen...kurdukl arı komünlere rağmen yerel yöneticilerin bu komünlerin "üstünde" onlara müdahale ettiği...bürokratik işleyişe karşı hareketin kendisinden insanların da mücadele ettiği bu süreçte temel meselemiz ideolojiktir...

Mesele Maduro dur...mesele yerel yöneticilerdir diyerek bu süreci baştan atabilirsiniz...Chav ezi sahiplenir...sözleri ni sahiplenirsiniz ama iktidarı boyunca edinilenlerin geldiği süreci yarattığını unutursunuz...

mesele kişilerle ilgili değildir ideolojiktir...Venez uela yı yarı-sömürge yarı feodal bir ülke olarak gören bir Maoistin Chavez iktidarına "sosyal faşist" demesi anlamlıdır...zira savaşacağı ülkenin sınıfsal doğasına ilişkin yorumu bu dur...

yapacağımız yorumları Venezuela özelinde yapmak lazım...Venezuela da olanı TC de görsek ne tepki veririz bunu da düşünmek önemlidir...ayrı-özel konumları da göz önünde bulundurmak da keza önemlidir...

geçmişte içime sindiremeyip yaptığım Chavista sahiplenmelerini bugün doğru bulmadığımı ifade etmek istiyorum...evet bu bir özeleştiridir zira Chavista hareketlerine vermemiz gereken tepki bu hareketlerin karşı-devrimci niteliğini ortaya koymakla olabilir...bu hareket ne Latin Amerika devrimci geleneğini(silahlı mücadele) temsil etmekte ne de ezilen halklarını....

Chavista hareketi ulusalcı-sol bir harekettir...bugünki TC deki aynı tür hareketlerin Latin Amerika temsilidir...
__________________
İnsanlık her zaman sosyalist idealler taşımış, ancak demokrasiye dayandırılmadığı için egemen sistemlere ve sömürücü sınıflara daha fazla itaat sağlatan bir konuma düşmekten kurtulamamıştır. İnsanlık tarihinin kendisi, komünal yaşamın ancak demokratik duruşla gerçekleşeceğinin kanıtıdır. Komünal demokratik duruşun çağdaş değerlerle yeniden yaratılması sosyalizmin yeniden yükselen değer haline getirilmesidir.


SOSYALİZMDE ISRAR İNSAN OLMAKTA ISRARDIR
Marinaleda isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler
suat (03 Aralık 2017)
Alt 08 Aralık 2017, 16:14   #2
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,381
Teşekkürler: 1,277
2,509 Mesajına 3,501 Kere Teşekkür Edildi
Standart

bolivarcılık ve latin amerikadaki “çeşitleri”.: 20.yy. ile birlikte toplumsal mücadele süreçlerine ve tarihine ulusal kurtuluş mücadeleleri kavramı girdi.. m.ö. den önce bile var olan işgalcilik/sömürgecilik karşıtı mücadeleler., m(marks).ö. olduğu için ve marksın teorik yapısında yer almadığı için dikkate alınmadı.. marks döneminde(m.s.) de dikkate alınmadı çünkü., marks kapitalizmin ilerlemesi ve burjuva devrimleri ile ilgileniyordu.. 20.yy.ilebirlikte (lenin)L.S. dönemi başladı ve ulusal kurtuluş adı altında bu konu ile ilgilenilmeye başlandı.. leninci!! Ulusal kurtuluşculuk., maocu., ho chi minh ci., fidelci olarak çeşitlendi.. bu arada.. marksın bu noktadaki düşünceleri halı altına itildi..
marks bolivar için ne? Demiş!! Es geçildi.. bolivar geçmişin devrimci “yol göstericisi/önderi” sayılırken neredeyse komünist yapıldı.. çünkü.; anti-sömürgecilik=sosyali stlik olarak tanımlandı.. oysa anti-sömürgecilik başkadır., anti-kapitalistlik başkadır.. hatta her anti-sömürgeci ulusal kurtuluşcu da değildir.. yani.. bir toplumun(yerel halk-etnisite) özgürlüğü anlamına gelmez.. amerika ingiltere sömürgeciliğine karşı savaştı ama savaşanların kendileri işgalci idi.. tıpkı bolivar gibi..

sapla samanın karıştırılması ne cahillikten ne de sap nedir? saman nedir? Bilmemezlikten idi.. bir kesim.; ki., bunlar samimi olanlardır.. gerçekten baskıdan ve işgalden kurtulmak amaçlı hareket edenlerdi.. diğer bir özellikleri ise.; özgürleşmeyi kapitalizmden kurtulmakla birlikte düşünmeleriydi.. bu anlamda çağın etkin ideolojisi ve örneği olan lenin-izm ve sscb merkezli bilinç kodlaması altında bilinçlendiler.. ne bu bilinçlerinin marks ile bağlantısını merak ettiler ne de oluşan bilinçlerini yaşam pratikleri aldıkları sonuçlar ve gördükleri sonuçlar temelinde sorguladılar.. böylece.. kapitalist modernite solu., 1800 lerden(19.yy.) sonra bir daha galip geldi.. ve 21.yy. içinde kapitalizme hizmet ederek samimi olanları da zehirledi..

sonuç.:
bu gerçeklikler çözümlenemiyor.. teşhir dilemiyor.. 17 ekim.. çin-vietnam-küba-vs. bir çok yaşanmış toplumsal mücadele örnekleri vardıkları olumsuz sonuçlara rağmen., başlangıçlarındaki değerler kullanılarak bu kapitalist aklın sürmesine hizmet amaçlı kullanılıyor..
konumuz olan bolivarcılık örneği gibi..
cromwell., ropepiyer-danton., garibaldi.. lenin ve 1917 ye milad-örnek olabilir mi?.. bolivar fidel-che vs. gibi latin amerika devrimcilerine önder-örnek olabilir mi?.. ama oluyor.. zaten asıl sorun burada ama sonuç olarak burada.. sorunun ana kaynakları daha derindedir..

siz.. hiç.. ropespiyerin kendine öncesi çağdaki imparatorları önder-örnek aldığını duydunuz mu?.. ya da feodalist devrim köleci toplum devrimine göre ilericidir ve bizim öncülümüzdür onların devrimleri üzerinde var olup başarılı olduk dediklerini duydunuz mu? Aksine., öncesi sistem-toplum anlamında kesin ret üzerinden yeni bir sistem ve yeni bir toplumsal yapı sundular.. asla öncesinin üzerinden yükseleceğiz.. öncesi olmaz ise olmaz demediler.. sadece.. öncesi sistemin işlerine gelen yanlarını kullandılar.. marksizm ise tam tersini yaptı.. savunduğu ve olmasını istediği sistem ve toplumu.. öncesi toplumun olmasına-başarısına bağladı.. marksistler.; istedikleri kadar kapitalizm karşıtıyız desinler.. kapitalizm sistem olarak egemen olmadan., topluma kendi uygarlığını yedirmeden gelişemez., başarılı olamazdı.. varlığını bir önceki, topluma bağlayarak yürümedi.. ama marksizm yürüdü.. kapitalizm sürecini tamamlamadan sosyalizm gelmeyeceğine göre., kapitalizmin yani burjuvanın yükselişine itiraz edilemez.. ve en önemlisi.; hiçbir egemenlik egemenliğini tarihin ilerlemesi bunu istedi gerekçesi ile savaşmadan terk etmez., hiçbir mazlum da bu egemenliğe varlığından itibaren itiraz etmeden özgürleşemez..

bolivar olmasaydı!!!!!!
İspanyol işgali/sömürgeciliği devam ederdi.. edebilirdi.. etmeyebilirdi.. etmez ise yerine başka bir işgalci gelirdi.. ilk işgali sorgulamayan., itiraz etmeyen sonraki işgallere sadece işgalci ve biçimini beğenme noktasında itiraz edebilir.. bolivar olayı da budur.. amerika “bağımsızlığı” da budur.. t.c. olayı da budur..

Türkiye solu.; osmanlıya sadece geri!! sistem anlamında itiraz eder.. osmanlının sömürgeci/işgalci yanına itiraz etmez.. koşullar denk düşse idi ya da savaştan daha az mağlubiyet ile çıksa idi.. şimdi bölgede var olan bir çok ulus devlet ortada olmayacaktı.. ya da sınırları şimdiki gibi olmayacaktı.. ne yazık ki., bir işgalciyi “bölen-parçalayan” bir başka işgalcilerin lütfettiği sınırları vatan sayıyorlar.. bolivar bu noktada farklı değildi..
Marks bolivar’ı eleştirmiş..
Kimse marksı bu noktada dikkate almıyor ve bolivar kıymetli şahsiyet sayılıyor.. marksın şarlatan-korkak-vs. dediği biri önder kabul ediliyor ve edenler marksist.. bu nasıl bir aymazlık ya da şarlatanlıktır.. ama marksın anarşist önderler için dedikleri dikkate alınıyor.. üstelik bu önderlikler m-l lerin sahiplendiği tüm değerlere hiçbir katkıları yokken sahipleniyor.. 1 mayıs-8 mart-paris komünü vs..

Yani..mesele ahlak meselesidir..
Yoksa.. marksın görüşleri doğrudur., eksiktir., yanlıştır tartışılır ama kendi temel tezleri üzerinden tartışılır.. eleştirenlerin görüşleri de aynı biçimde tartışmaya açıktır..
Bu anlamda ben konunun ahlaki yanına değineceğim..
Aşağıda bir yazı var.. çok anlamlı.. yazı.. 2004 yılında yayınlanmış 2007 aralık ayında perinçekci teori dergisinde servis edilmiş.. neden!!!??? ..

MARKSİZM VE BOLİVARCILIK
Andre Scheer TEORİ DERGİSİ ŞUBAT 2007 – SAYI: 205
Yazı Marxistische Blaetter dergisinde Haziran 2004 sayısında yayımlanmıştır. Almancadan Sadık Usta çevirdi. Ara başlıkları biz koyduk.

https://www.google.com.tr/url?sa=t&r...OXzVN_PKwQxZeC
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08 Aralık 2017, 16:40   #3
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,381
Teşekkürler: 1,277
2,509 Mesajına 3,501 Kere Teşekkür Edildi
Standart genetik kardeşlerin abisi

bir önceki bölümde sunduğum linkte aydınlıkçılar "açıklama" yapıyor.. tamam marks bolivarı eleştirmiş ama bir sorun neden
marksı birisi yanıltmış..
Marks’ı bu mektubu yazmaya iten neden de Amerikalı bir yayıncı olan Dana’nın, “Yeni Amerikan Ansiklopedisi” için yazdığı “Bolivar y Ponte” başlıklı makalesiydi. Ne var ki Marks sonradan “sanırım üslubum biraz aşırıya kaçtı” diyerek, geri adım atacaktı.4


Şimdi bu tarihsel arka planı dikkate alarak şu soruyu sorabiliriz: Marksistler Bolivarcılığı kendi stratejilerinin bir parçası haline getireceklerse, ya da Marksizmle Bolivarcılık arasında bir bağ kuracaklarsa, hangi Bolivarcılığı esas almalıdırlar? Ya da bugün Venezüella’da devam eden ve “Bolivarcı Devrim” olarak nitelendirilen süreçte Bolivar’ın tezlerinin hangi analizlerini esas almalıyız?
yaniiii!! mevzu aslında bu.. hangi? bolivarcılık.. ya da hangi? kemalistlik..

aydınlıkcılar çakalın önde gideni.. akıllı "yazarlar" işi şansa bırakmıyor.. şimdiki gençlik araştırmaz eskiler zaten hiç araştırmaz.. diyerek sallarsın ama biri çıkar bak böyle bir gerçek var deyiverir.. tedbir alıyorlar.. marks dedi ama bir sorun neden? dedi.. biri yanıltmış!!!!!

aydınlıkçılar usta ama çırakları salak.. kemalist-kp demek istedim..
kemalist-kp.. bolivarcı chavez'e mektup yazıyor..Değerli Yoldaş Chávez, diye başlıyor.. mektup 211 yılında yazılıyor ve iktidarda akp var..
Öncelikle Türkiye Komünist Partisi’nin devrimci Venezuela yönetiminin uluslararası alandaki aktif siyasetini ve bunun bir parçası olarak Türkiye Cumhuriyeti’yle olan ilişkilerini geliştirme çabalarını olumlayarak yaklaştığını bilmenizi isteriz.
yoldaş chavez t.c. cumhuriyeti ile ilişkiler geliştiriyor "komünistler"!! olumluyor.. t.c. dedikleri sanki akp iktidarı dışında bir şey.. chavez yoldaş!! akp yi bolivarcı yapıyor galiba.. zaten 6 sene sonra oldular..

Türkiye basınında ziyaretle ilgili çıkan haberlerden hareketle, görüşmelere konu olan bazı başlıklar üzerine sizinle görüşlerimizi paylaşmanın yararlı olacağına inanıyor, bu mektubu bu nedenle kaleme alıyoruz. Türkiye’de büyük basının tekelci ve iktidar yanlısı tutumu göz önünde bulundurulursa, yayımlanan haberlerin gerçeği ne ölçüde yansıttığına emin olmamız mümkün değil. Bu açıdan yanlış herhangi bir veri üzerinden hareket etmemiz durumunda, bizi uyaracağınızı ve düzelteceğinizi ümit ediyoruz. şaka gibiler.. sistem medyasında çıkacak haberler üzerine eleştiri yaparsak bizi düzeltin diyor..

sakın bu kadarla kalıyorlar sanmayın.. daha beter ifadeleri var..
Türkiye basınına yansıyan haberlerden, ki bunların bazılarının kaynağı bizzat Bakan Taner Yıldız’dır, Venezuela’daki konut açığının karşılanması amacıyla T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi’ne (TOKİ) hükümetiniz adına bir teklifte bulunduğunuzu öğrendik. Türkiye basınında çıkan haberlerde bu teklifin 2 milyon konutluk açığın kapatılması amacıyla yapıldığı ifade edilmekte, karşılığında ise petrol verilmesi önerilmektedir. Öncelikle hükümetinizin Venezuela halkının ihtiyaçlarını en uygun biçimde karşılamak amacıyla Türk müteahhitleri konut açığını kapatmaya davet etmesinden herhangi bir hoşnutsuzluk duymadığımızı bildirmek isteriz. Endişemiz, emekçi halkınızın çıkarları doğrultusunda atmak istediğiniz bu adımın, Türkiye’deki sermaye çevreleri ve iktidar partisi tarafından istismar edilmesiyle ilişkilidir.

salakmısınız... komedyenmisiniz.. nesiniz.. t.c. inşaat sermayesini bırak toki dediğin şey zaten t.c. devletinin inşaat sermayesine bal-kaymak sunma yeri olduğunu unuttunuz mu.. t.c. içinde yazarken toki tu kaka chavez anlaşırken melek..
chavez bana bina yapın ben size petrolvereyim demiş... de kafanız çalışmıyor mu? venezuellada inşattan anlayan kimse yok mu?.. yoksa chavez petrolü satacak yer bulamadı bu çareye mi?başvuruyor da.. hani bir sürü anti abd ci devletler vardı.. örneğin rusya..

istismar aderlerse imiş.. t.c. devletinden(toki) hiç şüphesi yok.. etmezler ama olur ya ağaoğlu kelek yaparsa..

yok böyle bir şey.. ciddi yazı yazsam yazıya yazık..


bir de..
Türk müteahhitleri demez mi?.. öyle ya t.c. içinde bir türk var bir de türk var.. kürtler zaten oyun bozan..
faşistsiniz diyoruz itiraz ediyorsunuz.. salak diyorum kendim itiraz ediyorum.. salak değil faşist ve çakalsınız..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
özgürlük mücadelesi sürecine ilişkin genel bir değerlendirme suat Politik Gündem 7 Dün 22:46
KÖH ve Zazalara ilişkin soru??? Marinaleda Kürt Tarihi 2 26 Ocak 2016 18:39
sosyalistforum ve sürece ilişkin duruşu üzerine suat Serbest/Özgür Kürsü 3 04 Mart 2013 00:13
KCK sürece ilişkin tutumunu açıklayacak! Ciwan Güncel Haberler 7 29 Ocak 2010 17:46
Karayılan: ABD'ye ilişkin yeni değerlendirmeye gidebiliriz İŞÇİ Politik Gündem 6 25 Şubat 2009 18:04

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:11.

Forum Bilgileri Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright 2008 - 2016
Tema Düzenleme : Enternasyonal Forum

EnternasyonalForum.net sitemizde, forum kullanıcıları 5651 sayılı kanun'un ilgili maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı bazlı herhangi bir durumdan enternasyonalforum.net sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimlerde bulunmak için info@enternasyonalforum.net adresi ile iletişime geçebilirsiniz bu çerçevede, enternasyonalforum.net yönetimi en geç 10 iş günü içerisinde dönüş yapacaktır.