Enternasyonal Forum  

Go Back   Enternasyonal Forum > SİYASET > Politik Portre

Cevapla
 
Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 19 Aralık 2016, 11:45   #1
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,346
Teşekkürler: 1,275
2,506 Mesajına 3,498 Kere Teşekkür Edildi
Standart melih -perinçek- pekdemir

devrimci yol hareketi..
thkp taraftarlarının başlattığı bir hareket.. yine thkp geleneğinden gelenler içinde thkp çizgisini aynen kabul ettiğini ve devam ettirmek istediğini iddia edenlerin hareketi..

devrimci gençlik dergisi ile başlandı ve resmen 1977-bildirge(partileşme süreci) ile hareket ilan edildi.. derginin adı devrimci yol olduğu için hareketin adı da oldu..
bu hareket silahlı mücadeleyi(pass) savunuyordu.. yani gerilla savaşını.. gerilla savaşı kaçınılmaz olarak., görev başındaki emekçiler ve halk çocuklarına karşı sürdürülecekti..
devrimci yol partileşme sürecini de silahlı mücadele temelinde işleteceğini iddia ediyordu.. yani., bu süreç içinde de görev başındaki emekçiler ve halk çocukları ile çatışacaklardı..

1980 darbesine kadar devrimci yol bu iddia ve mücadele tarzı ile iştigal etti.. darbeden sonra vernel ile yumuşatıldı.. 70 li yıllardaki iddialar unutuldu., rakı masası mezesi oldu.. olmakla kalmadı.. silahlı mücadele verenler tu kaka ilan edildi.. heleki bunlar kürt ise tu kakadan öte düşman ilan edildi..

melih Pekdemir.. bu hareketin en üstteki zibidilerinden biri.. dergide gerilla savaşı-mücadele üzerinde ahkam kesen biri.. tkp-tip-vs. gibi silahlı mücadele karşıtı olanlara ateş eden biri..
işte.. ne oldu ise 12 eylülden sonra oldu.. bu zibidinin dili değişti.. duruşu değişti.. geçmişi unuttu.. bana göre geçmişinde de aynı boktu..

şimdi perinçek olmuş yazıyor..
http://www.birgun.net/haber-detay/va...ik-140034.html

Bombardımanlar, bombalar, canlı bombalar… Ama sonuç hep cansız masum silahsız siviller...
konuya böyle başlıyor.. bombardıman dediği devletin kentleri yani halkı bombalaması oluyor.. devlet ben teröristleri bombalıyorum diyor.. tıpkı esad rejimi gibi.. bu zibidi esad bombardımanlarını savunuyor ama devletin bombardımanını eleştiriyor!!.. eleştiriyor ama!!! PKK diyor ki “ama onlar da şu şehri yıktılar, o bodrumda gençleri yaktılar, bu mahalleyi bombaladılar, sivilleri katlettiler. Madem öyle işte böyle…”
pkk'nin böyle bir şey demediği biliniyor.. pkk'nin sivillere dönük eylemleri yok.. kayıp olursa özeleştiri veriyor..
bu zibidi devletin ağzı ile konuşuyor.. Hayır, hiç kimse “PKK ile TAK ayrı” demesin. TAK bir takiyye örgütüdür. TAK tarafından yapılanlardan PKK sorumludur ve TAK için söylenenler PKK’ye söylenmelidir. diyor ve ekliyor..
Sol güçlere düşen görevlerden birisi de budur, bunu söylemektir.

bu sözler az buz şeyler değil.. buradaki düşman ilanını görmek gerekir.. ve sadece tak ve pkk düşman ilan edilmiyor..
demokrasi düşmanı, emek düşmanı ve özgürlük düşmanı TAK lanetlenmelidir. pkk ile tak aynıdır diyorsan.. çakallık yapmayacak dürüst olacaksın.. öyle ya.. pkk ile tak aynı değil mi!!! demokrasi düşmanı, emek düşmanı ve özgürlük düşmanı PKK lanetlenmelidir diyeceksin..

hatta hdp için de aynı şeyleri söyleyeceksin..
Demek ki HDP sadece faşist linç çetelerinin değil, TAK’ın da hedefidir. Tıpkı ÖDP vb. gibi… tak'ın hedefinde hdp yok.. ödp de yok.. olsaydı söylerlerdi.. bu zibidi burada çakallık yapıyor..
aslında.. hdp ile pkk aynı haliyle tak ile de aynı diyor.. bu zihniyetini açık ifade etmiyor ama saklayamıyor..
Ama her şeye rağmen Birleşik Haziran Hareketi ve ÖDP faşizme karşı birliktelikte inisiyatif almaktan vazgeçmeyecektir. Nitekim “Söz Bitti Ama Ölüm Bitmedi!” başlıklı son ÖDP açıklaması da böyledir:
bu cümlenin Türkçe mealini yapalım..

ama her şeye rağmen kiminle birlikte insiyatif almaktan vazgeçmeyeceksiniz.. buradaki her şeye rağmen vurgusundaki her şey!! nedir..
bahsedilen hdp.. her şeye rağmen dediği ise hdp ile pkk bağlantısı iddiası..

BU İT.. ALENİ HDP DÜŞMANLIĞINI KÖRÜKLÜYOR.. İAMAM OSURURSA CEMAAT SIÇARMIŞ.. İMAM VUR DEDİĞİNDE CEMAAT ÖLDÜRÜRMÜŞ..

Pekdemir iti.. istediği kadar birlikte insiyatif alacağız desin.. her şeye rağmen vurgusu buna engeldir.. çünkü.. her şeye rağmen vurgusu hdp= tak-pkk anlamındadır..

devlet(chp-akp-vs) aynı şeyi söylüyor.. hdp parlamentoda biz sadece terör örgütü(halk düşmanları Pekdemir sözleri) ile ilişkisini koparmayanlara karşıyız..

MELİH PEKDEMİR YEDİSİNDE(74-80) NE İSE YETMİŞİNDE DE(80 SONRASI) AYNI İDİ.. YANİ., DEVLETİN KONTRASI İ.T. GELENEĞİNDEN GELMEDİR..


__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler
Özgür Yaşam (19 Aralık 2016)
Alt 02 Ocak 2017, 17:19   #2
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,346
Teşekkürler: 1,275
2,506 Mesajına 3,498 Kere Teşekkür Edildi
Standart

Darbelenen Türkiye bu başlık altında Pekdemir yazmış....

http://www.birgun.net/haber-detay/da...ye-141582.html

öncelikle başlığa bakalım.. çünkü., bilinçli seçilmiş ve anlamlı bir başlık..
bir şeyin darbelenmesi.; literatürde bozmak., yıkmak amaçlı hırpalanması., yüklenilmesi., üzerinde oynanması anlamındadır..
darbelenen türkiye olduğuna göre birileri bu sistemi bozmak-yıkmak amaçlı darbeliyor.. elbette bu olumlu amaç anlamında da kullanılabilir..

devrimcilerin darbeleri ile sistem sarsılıyor.. bunu devrimciler kullanır.. tersi olarak da., komünistler/dış güçler yıkmak için ülkemizi darbeliyor gibi de kullanılır..
komünistler olumlu amaç olarak darbeleme derken., sistem yanlıları olumsuz amaç anlamında darbeleme der..
melih Pekdemir hangi anlamda kullanıyor ve koruduğu sistem ne?...


Her gün yeni bir katliamla tekrarlanan gündeme sıkışmamak ve aklımızı toparlamak için darbeler tarihindeki son kırılmaya odaklanmak faydalı olabilir. diyor.. odaklanalım bakalım..

Evet, şu son darbelerin öncekilerle ortak ve farklı yönleri nelerdir? 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997, 27 Nisan 2007, 15 Temmuz 2016

burada saymadığı darbe girişimleri de var.. madem 27 nisan e-muhturayı saydın darbe değildi ama saydın.. 15 temmuz darbe idi ama başarısız oldu saydın da.. .. talat aydemir başarısız darbesini ve haziran seçimleri sonrası kasım seçimleri darbesini de saymak gerekmez mi?..

neyse.. Pekdemir "aklı" ile davam edelim.. Pekdemir imamı(Müftüoğlu) gibi aruz vezni ile yazar.. dikkatlice okuyalım..
bazı kodlamaları görelim..

27 Mayıs, tarih kitaplarına ilk darbe olması ve yeni Anayasası ile bir ‘nispi demokratik ortamın’ sağlanması özelliğiyle geçti.
dikkat edin..sol darbe demiyor ama faşist darbe de demiyor.. tarihe olumlu yanıyla geçiyor.. elbette bu tespit sosyal faşist Pekdemir için doğal bir tespit ama toplama kampındaki kürtler için öyle mi?.. yada ilk sözleri natoya bağlıyız olurken de demokratik mi?.. pardon nispi anlamda..
ardından gelen darbelere direk faşist diyor..
12 Mart faşist darbesi .......Faşizm maskesini çıkarmıştı. Bu dönemde 27 Mayıs Anayasası da budandı. dikkat çekeyim.. faşist maske derken milli birlikçileri kastetmiyor..
12 Eylül hem 12 Mart’ın yarım bıraktıklarının devamı hem 24 Ocak kararlarının tamamlanması olarak yaşandı. Yeni Anayasası dönemin ruhunu yaşattı, faşizm daha da kurumsallaşmıştı. mahirin., kurumsal yada sömürge tipi faşizm tespitini anımsayın.. Pekdemir burada da kurnazlık yapıyor.. daha da kurumsallaşmış.!!! az kurumsal faşizmden daha da kurumsallaşan faşizme geçmişiz.. kurumsal/sömürge tipi faşizmin açık ve kapalı konumları tezlerine ne oldu.. Pekdemir mahiri çoktan yok etti..

Her üç darbedeki ABD rolüne gelince: 27 Mayıs darbesi, Alparslan Türkeş tarafından radyodan ilan edilirken ‘NATO’ya ve CENTO’ya bağlılığın’ da altı çizildi. ama kurumsal faşizm değil., nispi demokrasi getirildi abd tarafından..

Özellikle 27 Nisan ‘geri-tepmesi’ gösterdi ki devlete ve topluma, artık ‘laik’ değil de ‘dindar’ mühendislerin elinde bir ‘makine’ muamelesi uygulanacaktı. Postmodern darbe 28 Şubat balans ayarıydı, e-muhtıralı 27 Nisan rot ayarı olmaya yeltendi, ama sonunda bu makineye rektifiyeyi yapan AKP oldu. Neo-liberal düzen ancak bu rektifiye sayesinde çalışabilirdi.
sanırım demek istiyor ki.. bu aşamaya kadar abd laik mühendislerle(siz Kemalistler anlayın) toplumu "idare" etmeyi tercih ederken., bu saatten sonra., ‘dindar’ mühendislerin elinde bir ‘makine’ muamelesi uygulanacaktı.
işte darbelenen şey laik devlet ve "toplumu" oluyor..

ve en son cümle ama ne cümle bilmece gibi..
Bildiğimiz tek şey tarihsel örüntünün (şablonun) kökten bozulmuş olduğu. Demek ki Direniş de ortaya çıkan yeni örüntüye göre şekillenecek

tarihsel örüntünün (şablonun) kökten bozulmuş olduğu derken ne demek istedi!!.. anahtar kelime tarihsel örüntü..
örüntü.: olaylar.,olgular., nesnelerin düzenli bir biçimde birbirini takip eden birikimler üzerinden gelişmesi ve bir sistem oluşturması süreci..

konumuz türkiye ise.; türkiye sistemi laik bir cumhuriyet olarak örülürken darbelenerek kökten bozuluyor.. yerine dinci-gerici-neo liberal bir sistem örülüyor.. desem yanlış mı?..
Pekdemir aynen bunu diyor.. thkp den bozma ve mutasyonla ödp olma bu zibidilerin laik-cumhuriyetçiliği bilinir.. haliyle önlerine koydukları "vazife" de bunu korumak olacaktır..
Demek ki Direniş de ortaya çıkan yeni örüntüye göre şekillenecek… yani laik cumhuriyet örüntüsünün kökten bozanlara karşı direniş..

Pekdemir., bilumum sosyal faşist ve şöven solcu! ve kemalistlere sesleniyor..

gazası mübarek olsun..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28 Ağustos 2017, 10:11   #3
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,346
Teşekkürler: 1,275
2,506 Mesajına 3,498 Kere Teşekkür Edildi
Standart

melih perinçek bir "yazı yazmış".. başlık.. HDP bildirisi hakkında


HDP Parti Meclisi uzun süredir devam eden ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ sonrası 9 maddelik bildiri yayınladı. Bu bildiri henüz pek tartışılmadı ama...
.. evet.. o meşhur ama.. ve devam ediyor..
abdulkadir selvi yazısını baz alarak., aslında onaylayarak.. tespitini de kendi tespiti olarak sunuyor..
“HDP’nin güçlü olduğu yerlerde oyları azalmasına rağmen gücünü korudu. Böylece bölgede bir kimlik ifade edildi. Bölge, HDP’yi hâlâ kendi kimliğinin bir ifadesi olarak görüyor.” (a.selvi)
bölge!! de bir kimlik varlığı ve ifadesi sanki hdp ile başladı.. bölge!! de kürt teali cemiyeti varlığı.. kdp varlığı.. yoktu.. en önemlisi bu çakalların ahmakça yazarak ahmaklara hitap etme olayıdır.. bölge!! de kürt halkı temsilci olarak hdp yi değil., dbp yi kabul eder ki.. bu aynı zamanda açıklanmış bir temsiliyet olayıdır.. yani hdp değildir..
yine.. bu çakallar bilmez değildir.. hdp ermeni kimliğini de temsil eder.. türk kimliğini de

öyle çakalca yazıyorki.. eleştiriye yanıtı var.. Bölge, HDP’yi hâlâ kendi kimliğinin bir ifadesi olarak görüyor. aynen doğru.. yazı a.selvi nin yazısı olduğu için bölge diyor ama melih çakalı da kürt siyaseti diyerek hdp yi kürt partisi yaparak "faliyeti" tamamlıyor..
evet doğru "bölge" kürt halkı hdp yi kendi kimliklerini temsil edebildiğine inanıyor.. ama süryani ve ermeni halkı içinde de böyle gören var.. kadın ve diğer ezilmiş kesimler için de aynı.. bu başkadır.. Böylece bölgede bir kimlik ifade edildi. bu başkadır..

a. selvi hdp ile "bölge"de bir kürt kimliği ortaya çıktı derken melih.. hdp kürt siyaseti diyerek pası tamamlıyor..

devam ediyor..
Devamında, işte tam da son HDP bildirisiyle bağlantı kurabileceğimiz şeyleri söylüyordu: “2017 sonbaharında ne görülecek? PKK, Suriye ve Irak’taki kazanımlarını kalıcı hale getirmek istiyor. Hem Suriye’deki durumu hem PKK ile mücadelenin geldiği aşamayı görmeden adım atılamaz. Sonbahardaki tabloya göre HDP’lilerin durumu yeniden değerlendirilebilir. Gelişmelerin seyri olumlu olursa önleri açılabilir ya da tam tersi olabilir.” Selvi’nin tespitleri işte böyleydi.
selvi nin tespitleri "böyle" de senin tespitlerin farklı mı?..

hutbenin mevzusuna gelelim..
Suriye ve Irak’ta ise emperyalizme karşı ulusal kurtuluş savaşı veren bir Kürt siyaseti yok. Çok başka bir oluşum var. bu cümleyi aynı biçimde ben de kullanırım.. yan.. bunların kürt siyaseti dediği özgürlük hareketi hedeflerinde suriye ve ırak da ulus devlet amaçlı bir ulusal kurtuluş mantalitesi yok.. çok başka bir oluşum var..

bu kontradan ayrıldığım yer bu çok başka bir oluşum konusudur.. melih ahlaki yapısından dolayı çakalca ifade eder.. HDP bildirisindeki ilk dört madde konusunda Türkiye’nin devrimcileri olarak emperyalizme karşı mücadele çağrısı yapmaktan başka seçeneğimiz düşünülemez. "kürt siyaseti" yani pkk emperyalist maşası ve kürt ulus devleti projesi ile "vatanları" bölecek.. diyor..

“ABD ve Rusya başta olmak üzere küresel ve bölgesel alt emperyal hevesli güçlerin bölge halklarının iradesi dışında bir çözümü ve ulus devlet statükoculuğunu dayatmaları” eleştiriliyor. bildiriden alıntı yapmış ama alıntıdaki önemli vurguyu ele almak yerine ypg-abd ilişkilerine değinmemiş diyerek önemini es geçiyor..
siyaset içinde olan biri özgürlük hareketinin ulus devlet konusundaki açık-net duruşunu bilir.. takiye diyebilirsin ama bilirsin.. o zaman başlarsın bu takiyedir aslında abd üzerinden bir ulus devlet hedefleri var diyerek teşhir edersin.. ama bu ahlaki duruş yerine çakallık yapıyorsan demek ki sorun takiye olayı değil.. sensin..


Bildirisinden de görüldüğü üzere HDP öncelikle ve ağırlıkla Türkiye dinamiklerinden çok Ortadoğu dinamikleri üzerinden siyaset yapmaya yöneldi. Doğrudur, yanlıştır; bunu tartışmayacağım, ama durum böyle…


bu tespite!! dikkat edin.. aynısını hbdh den ayrılıyoruz diyen ve aslında yarılma yaşayan tkp ml de kemalist kp de benzer bir çoklarında görebilirsiniz.. forumda işlediğim bir konu ile bağlantılıdır..
ordu-sol ve umutlar

ve şu cümlesi de bu bağlantının yeni bir ayrışma ve ittifak arayışlarını açıklar..

Türkiye ‘parçasında’ sonuç beklemiyorlar yani… Kürtlerin Ortadoğu’da ‘ulusal birlik’ stratejisi ile Türkiye’de emekçi sınıfların ‘birleşik muhalefeti’ stratejisi örtüşmüyor. Türkiye sosyalistlerinin ‘ulusal birlik’ gibi bir sevdaları zaten olamaz. HDP bildirisindeki ilk dört madde konusunda Türkiye’nin devrimcileri olarak emperyalizme karşı mücadele çağrısı yapmaktan başka seçeneğimiz düşünülemez. Sonraki dört madde için HDP, ‘Türkiyeli’ muhaliflerin yanında durmayı tercih ederse, işimiz elbette kolaylaşır.


Türkiye sosyalistlerinin ‘ulusal birlik’ gibi bir sevdaları zaten olamaz
gerçekten mi!!!!!!! elbette.. bunların ulusal birlikten anladıkları vatan/devlet tapulu arazisindeki envanter ulusçuluğu olduğu için halklar dediklerinde bu envanterin ezilenlerini anlarlar.. ezilen bir etnik kimliği anlamazlar.. lenin demiş ama olsun lenin bu konuda oportünistti biz neden olmayalım derler..

konu melih "portresi" ama yazının güncelle bağlantısına değineyim.. türkiye solunun dizaynı bir türlü yapılamıyor.. çünkü.; türkiye solu asıl olarak cemaat/konsept zeminlerinde varlık sürüyor.. (bu zeminden kopanlar zaten türkiye solu değil., enternasyonalist sol.. t.c. iktidarı hedefleri olması bu farklılaşmayı değiştirmez.. enternasyonalist bir sol(m-l olanlar anlamında) bulunduğu devlet/vatan içinde iktidarı hedeflerken sınırlara bakmaz., etkin olacağı sınırlara göre hareket eder.. devrim sürecinde bu sınırlar daralabilir., genişleyebilir de..)

nasyonalist sol devlet/vatan üzerinden ideolojik formasyon işletir çünkü cemaat/konsept duruşları ideoloji değil., var olan sistemdeki konumları anlamında ideolojiyi yaratırlar ki., buna da ideoloji denilemez.. keşke nasyonalist bir sol olsa.. istese de istemese de bir kimlik üzerinden hareket edecek ve mali oligarşinin ya da küresel muhaliflerinin devlet/vatan sınırları dışında bir duruş sergilemek zorunda kalacaklardı.. haliyle zamanla ya faşistleşecek(hegemo nyacı) ya da demokratik ulusculuk çizgisine gelecektir..

ne yazık ki.. türkiye solunun büyük bir kısmı bu cemaat/konsept kontra liderlerinin etkisinde.. bu yüzden ayrışma ve ittifakları bu zemindedir.. ideolojik değildir.. melih bu anlamda kendi cephesinde bir "ayak"tır.. yakında kokusu çıkar..


alıntı
http://www.birgun.net/haber-detay/hd...da-176772.html
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18 Eylül 2017, 15:21   #4
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,346
Teşekkürler: 1,275
2,506 Mesajına 3,498 Kere Teşekkür Edildi
Standart dervişin fikrinin zikri

Kürt hareketini kitleselleştiren ağırlıkla siyasileşen kadınlardı, şimdi Türkiye’nin batısı da kadın direnişini çoğaltıyor.
vay be.. melih perin çekneler diyor.. anca fark etmiş.. "kürt hareketi" kadın özgürleşmesinde başarılı.. hatta bu zibidinin dili ile bakarsak.. bir hayli seküler ve aydınlanmacı.. şaşırmayın.. övdüğü falan yok başka bir demagoji için doğruyu ifade ediyor..

Kürt kadınlar mecburdu, çünkü feodal ortamdaydılar ve kazanmaları gereken, kazanacakları hakları vardı, siyasileşenler bu konuda önemli bir mesafe aldılar.
unutmayın bir kenara yazın.. mecburmuşlar.. yani hareketin başarısı değil., mecburiyetten.. feodal ortamda olmasalar siyasileşmeyecekler. . ama ...
Türk kadınlar ise uzun yıllardır kazanılmış haklarıyla yaşıyorlardı. O haklar ellerinden alınınca şimdi önce “stikhiinyi” bir patlama içindeler. Öyleyse şunu söylemek iddialı bir laf değil: Şeriatçı faşizmin yıkılmasında ağırlıklı rolü kadınlar oynayacaklar.

ama.. türk kadınları!!! mecbur değilmiş.. çünkü güllük gülüstanlık içinde yaşıyorlarmış.. feodal ortam yokmuş.. siyasileşmemişler de ne olmuşlar..
her ne iseler şimdi shikintihy varmış.. artık siyasileşmeleri gerekiyormuş da kürt erkeklerini geçtim.. türk erkekleri shikintihy olmadan önce ne bok yaparlarmış.. onlar da türk kadınları gibi siyasileşmemişlerden miymiş.. miş

işin komik(bilimsel sosyalist) ifade yanları bir tarafa.. melih derviş fikrini zikrediyor.. bir tarafta kürt kadınları.. batı olduğu gibi türk kadını.. ermeni yok.. rum yok.. gürcü-laz-boşnak-arnavud abaza-çerkez-v diğerleri yok.. hepsi türk.. diğer taraf kürt..

melih perinçek derken boş konuşmuyorum değil mi?
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
melih pekdemir ve chp suat Türkiye Solu 4 04 Nisan 2016 17:04
bulaşma melih pekdemir küfreder suat Makaleler 0 30 Ocak 2012 22:49
melih pekdemir ne dedi! ama demedi! suat Makaleler 5 09 Ağustos 2011 02:39
melih pekdemir'den şövenizm kılıfı suat Politik Gündem 1 19 Nisan 2011 01:27
roj baş melih pekdemir!! suat Politik Portre 2 29 Aralık 2010 17:19

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:38.

Forum Bilgileri Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright 2008 - 2016
Tema Düzenleme : Enternasyonal Forum

EnternasyonalForum.net sitemizde, forum kullanıcıları 5651 sayılı kanun'un ilgili maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı bazlı herhangi bir durumdan enternasyonalforum.net sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimlerde bulunmak için info@enternasyonalforum.net adresi ile iletişime geçebilirsiniz bu çerçevede, enternasyonalforum.net yönetimi en geç 10 iş günü içerisinde dönüş yapacaktır.