Enternasyonal Forum  

Go Back   Enternasyonal Forum > SİYASET > Politik Gündem

Politik Gündem Siyasi konuları okuyabilir ve fikirlerinizi beyan edebilirsiniz...

Cevapla
 
Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04 Temmuz 2018, 11:44   #1
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,519
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart sf ve bir tartışma konusu

toplumsal algı.: tarihin derinliklerin beri gelen bir iradi toplum mühendisliği olayıdır.. iktidar zihniyetinin içinde yer alır ve iktidarlaşmanın en önemli bir ayağıdır.. görüntü öyle bile olsa hiç bir zaman sadece kılıç ile iktidar olunamamış., olunsa da uzun süreli olamamıştır.. illaki toplumsal bir kabul-taban olayı şarttır.. bu kabul.; korku üzerinden başlasa bile zamanla zihniyetsel bağlanma yani kodlanma olarak son bulur ve asıl iktidar ve kalıcılığı burada başlar..

iktidarlaşmada doğru tarz seçimi ve uygulamalarda zamanlama becerisi.: zor ile başlayan bir iktidarlaşma., öncelikle bu zoru kabule evirmeye çalışır.. bunu sürekli kılacak en önemli araç.; kurumsallaşmadır ama.. kurumsallaşma yaratmadan önce kurumsal yapının kabulünü sağlaması gerekir.. ilk dönemlerde en uygun kodlama hanedan ve kutsallığı idi.. hanedan denilince akla kabile içindeki oba gelmelidir yada geniş aile/sülale diyeyim.. bir şekilde veya zor ile başlayan bu nüvesel sınıflaşma zamanla kurumsallaşır..ak budun kara budun ayrımı budur..
özellikle zanaatkar aileler/sülaleler/toplumlar korumaya(himaye) alınır.. yine çiftçi topluluklar da böyledir.. çünkü bu iki toplumsal yapı şiddet üzerinden örgütlenmez., örgütlendiğinde yaşamsal-üretimsel faliyetleri sekteye uğrar.. en fazla çoluk çocuk-yaşlı-genç., kadın-erkek savaşmayı öğrenerek yaşamda öz savunma yaratırlar ama düzenli askeri yapılar karşısında fazlaca başarılı olamazlar.. çepni denilen yörük/türkmen aşiretleri böyle idi.. en son fatih bunları kullanmayı seçti ve pontus/karadeniz işgali sonrasında burada ve egede rum-yerleşik türkmen ahali arasına yerleştirdi.. çoğu zamanla sunnileşti.. ordulu ve kıvırcık denilenler bunlardır..

daha sonra hanedan yetmeyince ya da rakip hanedanlar çoğalınca., ortaya din olarak iktidarlaşma çıktı.. din ve askeri kurumlaşma böylece yaşama girdi ve toplumsal kabul olarak netleşti.. bu kurumsallaşmalar bir araya toplandı ve devlet denilen organizasyona dönüştü..ve artık ne dine ne de toplumsal hukuka(hanedan) gerek kaldı..

devlet.; iktidarlaşma sürecinin geldiği en üst aşama oldu ve artık devlet üzerinden yeni bir iktidarlaşma süreci başladı.. devlete bir teba gerekli idi onu da uluslaşma olarak lanse ettiler ama bu uluslaşmanın tarihin akışı içinden gelen kabile-aşiret ile ilgisi yoktur., onun deforme edilip., iktidarlaşmaya uygun hale getirilmesidir..

laiklik.: tanım ve işlevselliğine bakıldığında herkese yarayacak bir aspirin gibidir ama aslında devlet anlamında önemli bir olgudur..
hiç bir devlet din dışı kalmamıştır.. en laik denilen devlet bile birdini ya da bir dinin mezhebini mutlaka merkezine almıştır.. ama belirgin ama örtülü..
devlet bir sınıfın iktidarıdır.: yanlış.. devlet bir sınıfın değil., egemenliğin iktidarıdır.. bu anlamda bir kaç sınıfın ortak iktidarı da olabilir., sadece birinin iktidar olduğu dönemleri de olabilir ama devlet hiç birinin değil., egemenliğindir.. batı uygarlığının da kök saydığı irani dilde olan mülk tanımı hem devleti hem de mülkiyeti tanımlar..

ne yazık ki., toplumsal muhalefetin mülkiyetsizliği savunan kesimi(siz sol değin ben komünist diyeyim) 1700lerle birlikte aydınlanma sürecinin kodlaması etkisinde kaldı ve devleti tam çözümleyemedi.. bir sınıfın elinde olana ama toplum için bir süre gerekliolan aygıt(kurumlar bütünü) olarak gördü.. ortaya çıkışını tarihselilerlemenin nesnelliği olarak görürsen., varlığının jkalkmasını da aynı nesnelliğe bağlarsın.. oysa devlet.; tarihsel ilerlemenin nesnelliği değil., mülkiyetin iradi yaratımıdır.. tıpkı sermaye gibi.. sermaye birikimi/mülkiyet tarihin nesnel zorunluluğu değildir..

olacak iş mi?....
önce iyi olanı(mülkiyetsiz-iktidarsız komünal yaşam) yarat., sonra kötüyü(mülkiyet-iktidar) etkin kılarak daha iyiyi(modern!! komünizm) bekle..

bunları yazdım.. aslında yazacak daha çok şey var ama bunlarla yetinmek zorundayım.. bunlar anlaşılmadan., toplumsal kodlamaları ve bu kodlamalar içindeki kontraları anlayabilmek olası değildir..

t.c. sisteminde yeni bir süreç başlıyor.. ama bakıyorum., genelde abesle iştigal yapılıyor..
bu anlamda sosyalistforum içindeki bir tartışmaya buradan müdahil olacağım.. iki ayrı başlık içinde tartışma var ama bana göre iki tartışma birbiri ile iç içe..

link..
https://www.sosyalistforum3.net/show...ewpost&t=83156

https://www.sosyalistforum3.net/show...ewpost&t=64731
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04 Temmuz 2018, 12:39   #2
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,519
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart

mazino mahlaslı bir katılımcı.,; t.c. üzerinden bir devlet profili çiziyor.. kurumsal ve topluma kabul anlamında veriler sunuyor.. hepsi doğrudur.. eksik varsa eklenir.. ama yanıt veren i.seçil katılımcının yanıtı dikkatimi çekti..

Bunun birde Anadolu ya gelmeden Horasan bölümü var, Türklerin. Türkler ilk devlet gibi olmayı Abbasilerden öğreniyor Abbasi devletinin güvenliğini yani bekçiliğini Türkler yapıyor Devlet olmayı da Emevilerden öğreniyor.Bu günkü idolojileri en çok Emevilere yakın.
bahsettiği türkler!! osmanlı ise yanlış.. selcuklu ise yine yanlış.. evet.. özellikle emeviler devletleşme noktasında önemli bir olgudur.. ama bu sadece islamın devletleşmesi anlamındadır ki., bu işler emevilerle başlamamıştır.. medine süreci içinde başlamış., mekke ye dönüşile iradi süreç aşama kaydetmiştir.. örneğin ganimetlerden bir payın merkeze verilmesi zorunluluğu.. kabileler yerine dini hiyerarşinin gelmesi ve atamalar.. vs.. emeviler aslında o coğrafyada ilk ulus devlet sürecini başlattılar.. ama öncesinden roma dan akıl aldılar.. romalı-slave ayrımı gibi arap-mevali ayrımı yapılması..

Hz. Peygamber’in, “Cennet üç kişinin özlemi içindedir: Ali, Ammar ve Selman.” hadisini zikretmiştir. Böylece Hz. Peygamber tarafından, Arap olmayan Selman, hür olan Ali ve hür kategorisinde sayılmayan Ammar bir tutulmuştur. Bu durumda Hz. Peygamber’in mevaliye yönelik ayrımcı bir uygulamasının olmadığı görülmektedir. islam tarihi sitesinden alıntı
hadis aslında bir gerçeğin örtülürken açıklanması olayıdır.. hadisler tartışılır ama doğru ise.; islama göre herkes allahın eşit kulu değil ki., bu ayrım cennette kabul sırasında da geçerli.. eh cennette de ona göre koltuk verilecek sanırım.. kimine pamuk., kimine odun kimine taş..

t.c. nin şimdiki anlayışının emevilere yakın olarak tespit edilmesi de kodlamanın sonucudur.. oysa ilgisi yok.. t.c. türk derken çakmalardan bahseder., emeviler ise., gerçek araplardan.. t.c. içinde ise "ne mutlu "türküm" diyen ile demeyen ayrımı vardır.. buradaki türk devlet anlamındadır.. emevilerde ise arap etnisitesi anlamındadır.. dğerlerine o-şu-bu demez toptan mevali der.. t.c. ise.; türküm demeyeni neyse o olarak da kabul etmez., hatta vatandaş bile saymaz., yok hükmündedir..

neden itiraz ediyorum.. devleti çözümleyememiş..

Hangi gurup çeşitli taktiklerle devleti ele geçirdiğinde işi çok kolaylaşıyor. Hazır devletin kutsallığına inandırılmış bir halk var karşılarında.Sermayesi korkak bir ülke, sınıf kavgası eksik ve geç öğrenilmiş. Komünisti devlet gibi düşünen, halkı menfaatçi oyunu bile satıyor.
elbette devlet üzerinde iktidar olan daima 5-0 öndedir.. ama bu yeterli olsa idi seçimlere gerek kalmazdı.. ayrıca.; devleti kutsal sayan bir toplumsal çoğunluk yok.. olsa idi.; menderes yerine devleti kuran chp iktidarda kalırdı..menderese yönelimin en önemli nedeni chp üzerinden devletin onaylamadığı güç gibi sunulmasıdır.. aynı şeyi özal ve akp de yaşadık.. akp tabanının devlet sevgisi akp iktidar olgusundandır.. devletten değil..
yine.; sınıf mücadelesi bilinci üst düzeyde olan vs. vs. olan avrupada devrim mevrim bile olmadı.. korkak denilen toplum osmanlı da ve hatta ankara(1918-25) sürecinde sürekli isyan etti.. şüralar kurdu.. edenlerin hepsi de yerli ve milli türklerdi..

demem oki.,devletiçözümley ememiş i.seçil..haliyle..

Acaba diyorum biz yıllardır boşuna mı çabaladık bu halkı ikna edeceğiz diye Acaba diyorum Blangua haklımı idi biz boşuna mı Marks okuduk.
gibi bir absürtlüğe düşersin..

1960 Darbesini yapanlara Blanguist diyorlardı ama onlarda devleti elinde tutamadılar.
Bir şeyleri ya biz anlayamıyoruz ya anlaşılmaz bir şeyler var.
onlara blanquist diyen yoktu.. küçük burjuva devrimcileri diyen türk solu vardı ve lenin den gelen küçük burjuva devrimcilerine blanquist deme kodlaması i.seçil de vuku bulmuş.. 60 darbesini yapanlar küresel sistemin çocuklarıydı.. ne natodan ayrılındı ne de abd itiraz etti..

kısaca..
Doğru yanlış karışmış araştırmayı tembelliğe tercih eden bir halk Bu durumda Nazımın da dediği gibi kabahatin büyüğü bizde.

aynen doğru.. bence buradan başlayın..

bu yanlış zemin ve duruş haliyle başkaca zeminlerde yanlış analiz-tespitlere neden oluyor..
Cumhuriyet tarihinin en lüzumsuz partisi. Bir de sözde oklarından biri İnkılapçılık(devrimc ilik) imiş. Bu partide devrimciliğin D'si bile yok. Devrimci duruş yok. Duruş bile yok. Bu partiden devrimci bir atak bekleyenlerden değilim ama en azından AKP-MHP rejimini zorlayacak bir girişim beklentim vardı. O bile olmadı aksine şüpheli seçimi resmen meşru kıldılar. Ancak AKP'yi kınasınlar. mazino

Logosundaki hiçbir okun anlamında tutarlı ol(a)maması bir yana, kendisinden beklenen sadece laik olmayı ve kamudaki yobazlaşmayla mücadele etmeyi bile becerebilse en az %30 kemik oyu olur.
Halkçı desen değil, milliyetçi desen tam değil, olsa bile oradan ekmek kalmaz oraya; cumhuriyetçi desen değil, en azından E. İnönü'den beri değil; devletçi desen şimdiye kadarki özelleştirmelerin hiçbirine engel olamadığı gibi bazılarına da ortak; inkılapçılık desen yine değil.
Sosyal demokrat olmayı bırak demokrat falan da değil. Ki kendi içinde bile beceremiyor bunu.
kazcynski

yazılanlara önemli bir itirazım olduğundan değil.. sadece ne devleti ne de chp yi anlayamamış olduklarını görüyorum.. chp bir devlet kurumu gibidir.. gibi fazla öyledir.. ilk başlarda vali-kaymakam il ve ilçe başkanıydı.. bu anlamda.; chp faşist de oldu(1930-40) chp solcu da oldu(ecevit-erdal-vs).. yani hangi aşamada ne gerekiyor ise o lur ve o anlamda ilevler yapar.. taban mı? işte kodlanmış dediklerim bunlardır.. sınıfcı solcularımız(chp-ml) da dahil..

CHP nasıl bir partidir gibi soru hiç bir anlam taşımaz.
Soru şu olmalı AKP nasıl bir partidir ?
Çünkü bu gün bu ülke Türk ü Kürd ü ile CHP nin etkisi altında değil AKP nin etkisi kan damarlarımıza kadar girmiş evimizin içi bile gözetlenir durumda.
i.seçil..
ne güzel!! diyor.. bırakın chp mi.. akp ye bakın.. yahu.. akp de farklı mı?.. yaratanlar belli.. üzerinde oynayanlar belli.. yeri gelir.; eski vesayeti yıkacak demokrasi havarisi olur., yeri gelir kürtlere azadi der.. ama yeri gelir.; hitleri aratır ve kürt düşmanlığında mhp yi "sol"lar.. perinçek örneği gibi.. hatta eski dy yeni ödp gibi..

sıkıntı burada.. ve bu sıkıntı absürtlüğü aşan ve sistem kodlamalarına denk düşen tespitlere dönüşüyor..

Ama Ben soruya cevap vereyim CHP .HDP baraj altında kalmasın diye kendi seçmenlerini HDP ye oy vermeye çağıran bir partidir. Elbette HDP nin baraj altında kalmasından memnuniyet duyanlar olacak bunlar CHP nin bu davranışından nefret edebili.
hayır..bunu dillendirenler kontra yazarlardır.. oy veren oldu ama bunlar zaten chp kuyruğundaki solculardı.. korkudan verelim diyenler ile vicdanından diyenleri toplasan %2 yapmaz.. ki.. vicdan üzerinden verenler aslında gönlü hjdp de olanlardır.. ve ayrılmayacaklar(hdp becerebilir ise)..

uzatmayayım..
kodlanmış kafalar.. ne kadar birikimli olsa ne kadar iyi niyetli olsa dhi en fazla mezarlığa giden yolda taş görevi görürler..

köylü-lümpen ama halk içgüdüsü taşıyan birisi en doğrru sözleri söylemiş..benim doğru dediğime bakmayın.. didiklayin sorgulayın.. daha rahat içselleştireceksiniz ..
kürt köylüsü dindardır.. ilkel milliyetçi ve feodaldir.. AMA.... özgürlük hareketi.; kadın partisiyiz diyen ibne-lezlere kucak açan.. kadınları özgürleştiren dini inacı olmayan., KÜRT DEVLETİ İSTEMİYORUM DİYEN., vs. vs. olmasına karşın.. bu kesimlerin sıkı sıkıya bağlandığı bir harekettir.. NEDEN???..


HDP Sayın Öcalan'ın sistemi çok daha zora sokarak sonunu çabuklaştırmak için kurulmasını istediği "düzen" karşıtı, devlete cepheden bakanların birleştiği birlik-parti-örgüttür.
Zaman zaman sistemle entgre olmuş halleri de sizleri yanıltmasın, "düzen" karşıtı hukuku kendi hukuku olarak benimsemiştir.
Sistem içinde, sistemin olanaklarıyla,sistem dışı, sisteme karşı savaşmanın zafere gitmenin adıdır HDP.
Daha kansız, burunları kanatmadan Truva'yı zaptetmenin adıdır.

Her ne kadar neden; Helena’yı kaçırmak olmasa da bu iş beledir.
HDP iç kale kapısına kadar gidebilmiş (Viyana kuşatmasını hatırla) savaşçılar topluluğudur.

Kıytırık Soylu bile işin farkında ama İ.Seçil halen sepetteki elmalarla armutlardan bütün çıkarmaya çalışıyor.
ape che


not...
konuya müdahil oldum.. çünkü önümüzdeki süreç çok önemli.. buradaki bir diğer önemli olayı da alttaki linkte işliyorum..
yeni süreç ve "sol" kontra faliyetler analizleri.
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt Dün, 11:54   #3
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,519
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart KİM BUNLAR? .. sosyalistforum.. konuyu açan ibocu

sf de açılan bir konuilgimiçekti..kon u bu sayfadaki konu ile bağlantılı.. konuyu açan ibocu mahlaslı kişi önemli bir soru sormuş.. KİM BUNLAR?

⚫1. Türkiye siyasetine yön veren gizli el kim? İnce Muharerrem'in seçim akşamı buhar olması ve 1 gün sonra ortaya çıkması, Akşener'in ortalıktan kaybolması, referandumda oyları çalan ve Kıl Kemâl'e YSK önüne gelirseniz çatışma çıkar diyen güç kim?
🔴2. Bahçeli nasıl oluyorda Erdoğan'a küfrederken bir anda onunla dost oldu? Açılım nasıl buz dolabına girdi? Ergenekon'un savcısıyım diyenler, neden çark etti? ABD dostu ve BOP eşbaşkanı nasıl oldu da, Rusya dostu oldu? Nasıl oldu da "ölümüne oylara sahip çıkacağız" derken, "adam kazandı" dendi?
⚫3. Daha oy çuvalları seçim kurullarında açılmamışken Yavşak İnce'nin 180 derece dönüşünü anlayabilen var mıdır? "Beni jiletle YSK'dan kazıyamazsınız" diyen FAŞİGE Meral'in o akşam ki suskunluğuna anlam verebilen var mı? O gece neler oldu da lider GEÇİNENLER limon gibi sapsarı kesiliverdi?
🔴4. HAFIZ nasıl oluyor da LEGÂL VE EDİLGEN muhalefeti hizaya sokabiliyor? Nerede, o YSK önüne gidecek 50 bin avukat diye; hiç kimse neden sormuyor? KERDOĞON kazanınca TOPAL DOĞU neden seviniyor? HAFIZ kimlerle ortaklık yapıyor? Sözüm ona, Halkın iradesine kimler el koyuyor?
⚫5. FETTOŞCU Darbeyi herkes bildiği halde neden TAMAMI salağa yatıyor? Darbe neden Allah tarafından bir lütuf yapılıyor? Milletin meclisi denen yerde, darbe komisyonuna, Fidan ve Akar neden ifade vermiyor? Darbe gerçekleri neden araştırılmıyor? Araştıranlar neden hapse atılıyor? Neden olan biten İNSANLARDAN gizleniyor?
🔴6. Hulusi Akar nasıl oluyor da; siyasi bir aday olan Abdullah Gül'ün tepesine helikopterle iniveriyor? Her Parti'ye adamını sokan bu ekip kim? KERDOĞAN'a destek verenler kimler? Seçimden 1 hafta önce hafız'a yüzde 52 alacak diyen pervasızlar bu cesareti nereden buluyor?
⚫7. Kimse bana bunları hafız tek başına yapıyor demesin. Boğazına kadar Yolsuzluk ve suça batmış bir iktidar derinlerin desteği olmadan bunu ASLA yapamaz. SAHTE KABADAYI MUHARREM'i limon rengine çeviren, HAFIZ ASLA olamaz. Bu profesyonel bir ekip! GERÇEKTEN kim bunlar?
🔴8. MEMLEKET'in yönünü Avrupa'dan, Ortadoğu bataklığına sürükleyen, bu ekip hepimize seçim sonuçlarını zorla kabul ettiriyor. Ülkede nefes alan herkes bu seçimlerin ve zarların hileli olduğunu biliyor. Ama asla sorgulamaya izin VERİLMİYOR. VATANDAŞ farklı şeylerle oyalanıyor.
⚫9. Hiçbir seçim çalışması yapmayan MHP; TEŞKİLATININ yarısı dağılan MHP, itibarsız ve güvensiz hale gelen MHP, EN ÖNEMLİ KADROLARI AYRILAN MHP nasıl oluyorda,HİÇ BİR ZAMAN OY ALAMAYACAĞI BÖLGELER'de oy patlaması yaşıyor? Bahçeli "bizim mecliste denetleme görevimiz var" diyor. Bahçeli, kimin adına; kimi denetleyecek? Bahçeli'yi koltuğunda tutan bu irade kim?
🔴10. AKP'nin ilk 2 döneminde deşifre olan ve köşeye sıkışan derin devlet yeniden ve güçlenerek hortladı. AH-KAH-PE'nin zaaflarından da istifade ederek yönetim şeklini HAFIZ'ın eliyle değiştiriverdiler. Çiller'li, Ağar'lı, Peker'li 90'lara geri dönüldü. 90'lı yılların güç merkezi şuan iktidarın EN ÖNEMLİ VE EN GÜÇLÜ ORTAĞI.
⚫11. AH-KAH-PE'nin zafer dediği şey aslında Pirus zaferidir. Sahi ONLARI 2008'de kapatmak isteyen kimlerdi? Cumhuriyet gazetesine bomba atanlar kimlerdi? Faili meçhullere, misyoner cinayetlerine imza atanlar kimlerdi? Ülkeyi o dönem karıştıran derinlerle AH-KAH-PE şuan ortaklık yapmıyor mu?
🔴12. 15 Temmuz'u kim planlamışsa, ELEBAŞILARI'nın kim ortaya çıkmasını engelliyorsa, ortaya çıkarmaya çalışanları kim ispiyonluyorsa, kim Avrasyacılık oynuyorsa, bu olağanüstü gelişmelerin arkasında da onlar vardır. Devlet kendi emelleri için tamirata ve tadilata GİRMİŞ DURUMDADIR.
⚫13. BU Filmin sonu nerede biter bilemem ama; geçici suç ortaklığı bir dönem sonra güç savaşı ile yerini hesaplaşmaya bırakacak ve oy çalınmayan, hukukun ve demokrasinin olduğu, kardeşliğin, eğitimin, bilimin, üretimin hakim olacağı bir ülke yaratmak için sormaya sorgulamaya devam ETMELİYİZ.


bu sıralamayı ben.. tarihsel olarak eskiye götüreyim..
* osmanlı.. devlet olmadan önce ., daha konya-selçuklu devletinin uç beyliği iken.; bu akıncı uç beyliği bölgede etkili olan şeyh edebali'nin kızını alarak., aşiretinin sınırlı-dar askeri gücünü dinsel ve geniş askeri güç ile büyütmüştür.. şeyhine bağlı bu askeri güçler.; aşiretlerden kopan ya da yarı özerk olan akınlarla varlığını idame eden güçlerdir.. osmanlı beyliği etrafında özerk ama bağlı olarak askeri güce dönüşmüşlerdi.. bu yeni ortaya çıkan gücün bizans karşısındaki başarılarını gören ve aynı zamanda bu akıncıların yağmalarına maruz kalan yerel bizans tekfurları/beylerinin bir kısmı ya kız vererek ya da müslüman/alevi olarak bu güce katılım yapmışlardır.. ilk ve en önemlileri gazi evrenos., gazi mihail., karamürsel., konuralp gibileridir.. yine bu beylerle birlikte egemenlikleri altındaki kentlerdeki eşraf ve bazı köyler de müslüman olmuştur..
yıl daha 1300 ler..
osmanlı daha devlet olmadan aşiret beyliği iken ilk derin devlet böyle oluşmuştur..
KİM BUNLAR? sorusunun o tarihlerdeki yanıtı bu derin devlettir.. zaten bu aşamadan sonra asla bir türk kökenli bey eşinin çocuğu bey yada padişah olamamıştır.. orhan bey ilk derin devlet beyidir.. ,
resmi tarihte edebalinin kızı olarak sunulur ama yalandır..
https://www.yeniakit.com.tr/kimdir/Malhun_H%C3%A2tun
edebalinin kızının adı bala hatundur ve bu yanlışlık bilerek yapılır.. düzeltme ise ikinci yalandır.. mala hun hatun olarak anlatılır ve selçuklu veziri(ömer abdülaziz) kızı olarak sunulur ki., bu da yalandır..

demem o ki.; ilk derin devlet bu dönmelerden oluşur ama ilk dönemlerde türkmen aşiret-akıncı ve beylik güçleri de etkindir.. derin devlet içi ilk çatışmalar bu zeminde yaşanır ve 1. murat zamanında başlatılan pençik sistemi yani acemi oğlan ocağı sistemi ile esirlerden oluşan bir askeri güç yaratılır.. böylece devşirmelerin eli güçlenir.. sonradan 1. murat ile birlikte bu işler esirler dışında sistemli olarak toplama ile devam eder.. bu aşamada artık iki alan için devşirme toplanır ki., bu toplamalarda gönüllü gelenler de vardır.. birinci alan askeri ikinci alan enderundur.. artık., devlet idaresi ve askeri alanlarda devşirme-dönmeler etkili olur.. bu noktada ayakta kalan son türkmen gücü çandarlı halil paşa tasfiyesi ile biter..
bu aşamadan sonra devşirme-dönmeler arasında iktidar çatışmaları başlar.. bunu da doğu-batı yanlıları olarak tasnifleyebiliriz.. şimdiki natocu-avrasyacı gibi..

* osmanlı devlet olduktan sonra ve geliştikten sonra.; devlet yapısındaki devşirme-dönme iktidar biçiminde ilk kutuplaşmalar batı yanlısı doğu yanlısı olarak ortaya çıkar.. aslında bunun diğer adı da devşirme/dönmelerin bir kısmı yerel güçler ile devşirme-dönmelerin bir kısmının ilişkili olduğu dışardan(batılı/avrupalı) güçler arası çatışma demek doğrudur.. ermeni ve bazı rum-yahudi eşraf/sermaye yerel güçler olarak doğucudurlar., yahudi-rum ve çok az ermeni eşraf/sermaye de batıcıdır.. yahudilerin bir avantajı da 1600 lerden sonra ortaya çıkan sebatayist denilen dönmelerdir.. bu sonrası aşamadır..
hürrem sultan dönemi safiye sultan dönemi vs. yani kadınlarla anlatılan dönemler bu çatışmaların en yoğun yaşandığı dönemlerdir.. zamanla hanedan/saltanat etkili değil temsili bir güç olarak varlık gösterir.. asıl güç.; devlet içindeki bu askeri-siyasi devşirme-dönme yapılardır.. bunlara konsept diyorum..

* 1800 lere kadar süren bu sistem.; batıcı yahudi-rum sermayelerinin yereli temsil eden başta ermeni ve az da olsa rum ve yahudi sermayelerini tasfiye süreci ile birlikte yeni bir dönemin başlangıcı olur..
osmanlı içinde özellikle yahudi dönmeler/sebateyistler çok etkili olmuştur.. bunlara ek olarak devşirmelerden gelen kesimler de etkili olmuştur.. devşirme-dönmelerle ilişki olamayan ermeni-rum-yahudi yerel sermayeler bu devşirme-dönme güç tarafından devlet eli ile tasfiye edilir.. yahudi-rum tasfiyesi kansız olur.. zaten bunlar yereli ayakta tutan eşraftır ve çok güçlü sermayeler değildir.. ya ikna edilir ya da ekonomik alanda sıfırlanır.. zor olan ermeni sermayesidir.. hem güçlüdür hem de yerelde özellikle zanaat alanında rumlardan fazla etkili üretim güçleridir.. ve en önemlisi tarihsel-yerleşik ve ilişkili ve örgütlü toplumsal tabanları vardır..
jön türkler ya da yeni osmanlıcılar olayı asıl olarak yahudi dönmelerin önderliğinde ve batılı devşirme-dönme diğer kesimlerden oluşan bir siyasi-sosyal-ekonomik harekettir.. ilk zamanlar bu harekete diğer güçler de katılmıştı.. osmanlının modernleşeceği ön görüsü ile destek sunmuşlardı.. ama işin "derininde" kazın ayağı başka idi..
-vaka-i hayriye nedir derinliği ile araştırın.. -mithat paşa ve benzer yenilenmecileri de derinliği ile araştırın karşı çıkanlara gerici diyerek konuyu anlayamazsınız.. tasfiye edilenler.; kendilerine kalana sarılmak zorundadırlar.. ancak bu şekilde direneceklerini sanırlar.. tıpkı şimdiki gibi.. gericilik!! karşısında kalan kemalizm!!..

* 1908 ile iktidara adım atan ittihat terakki dikkatle incelenmelidir.. bu haretin başlardaki yeni osmanlıcılar-jön türkler ile ilişkisi vardır ama kesinlikle çok başkadır.. yani.; osmanlının modernleşmesi hareketi içinde var olan ve giderek kendi konseptleri doğrultusunda gelişen ve hareketi ele geçiren bir virüs olmuşlardır.. günümüze kadar akan ve bu sefer kendi içinde tasfiyeler yaşatan bu hareketin sosyal-siyasal-ekonomik karaktersel yapısı yahudi dönmeler/sebateyistler ve batıcı devşirme-dönmelerden oluşur..

* ittihat terakki ve teşkilatı mahsusa derin devleti temsil eder ama aslında bu iki tanım bu anlamda gerçek temsiliyet değildir.. bu hareketin içinde ayrıca bir derin yapı vardır ve kökü ingilterededir.. diğerleri dönemsel ittifaklar ya da birilerinin tasfiyesi için zorunlu ittifaklardır.. ana derin yapı hep 18 yaşında ve ayaktadır..
osmanlıyı savaşa sokan ve almanya ile ittifak yaptıran yine bu derin güçtür.. ama ne almancıdır ne de osmanlı vatanseveri.. tıpkı napolyona yürü koçum diyenler gibi.. ya da hitlere..

1. dünya savaşında almanya bu anlamda bu derin yapıya direnen güç olarak ortaya çıkmıştır ve bu yüzden yahudi jırımı yaşanmıştır.. bunu da rezervistler ve siyonistler çatışması olarak araştırın..
bu arada belirteyim.. işin sosyal-toplumsal yanını es geçmeyelim diye etnik-dinsel tanım ve yapılar üzerinden yazıyorum ama siz bunu asılolarak mali oligarşi ve bu küresel oligarşik yapı dışında kalan diğer sermaye grupları olarak anlayın.. siyaset/iktidar ve sermaye/ekonomi.; illaki toplumsal yapılar ve bu yapılar üzerinden yaratılan siyasi güçler ve proğramlar ile hegemonyasını sürdürebilir.. yoksa tek başına para bir işe yaramaz., kılıç parayı kapar.. kılıcı satın alman ya da kılıç tutacak güç yaratman gerekir.. buradaki kılıç.; toplumsal güç anlamındadır..

* cumhuriyeti kuranlar kimler?.. kuruluş sürecinde tasfiye edilenler kimler?.. ve neden tasfiye edildiler.. vs. bu sorulara resmi ve yalan(lafta muhalif tarih) tarih üzerinden yanıt arayan., egemenlerin aklı ile hareket eder..

daha 1918 de anadolu-trakyada., hatta asya ve orta doğuda askeri(kuvvai milli) ve siyasi(cemiyetler) güç kuruluşları yaratan ekip yerine bu işlerde geride olanlar cumhuriyetin kurucusu ve sahibi olarak görünüyor ise bu işte bir gariplik vardır..
bu işlerin başında olanlar kimlerdi? ve kimler? kimlere dayanıp bu etkili ekibi ve neden? tasfiye etti.. bu soruların da doğru yanıtlarını bulan ibocu nun sorduğu sorunun yanıtını doğru verir..

yoksa...
kadrocuların peşinde dolaşır., ecevit peşinde dolaşır., kılıçtaroğlu ve ince peşinde dolaşır sonra çarşafa dolanırsınız.. hoş aynı şekilde akp demokrasisi peşinde dolaşıp da çarşafa dolananlar da oldu..
özalizm işlerken birden özal tasfiye oldu ve yerine birileri geldi ama onlar da tasfiye oldu yerine birleri geldi.. sonra akp izm başlatıldı ama bu sefer tam tasfiye yerine çevrelendi..
demem o ki.; özellikle 17 aralık ve sonrasındaki 15 temmuz "darbesi"nden sonra artık akp/tayyip iktidar demiyorum.. zaten asıl anlamı ile değildi.. bu anlamda iktidarı kim? mi aldı..

benim aldığım duyuma göre, devletin istihbarat birimleri bu noktada çok ciddi çalışıyorlar. “Söz konusu tarikat yerli ve milli mi?” diye bakıyorlar.

Türkiye’deki bütün tarikat ve cemaatler masadadır.

Devletin sahibi devlet olacak. Hiçbir tarikat, cemaat, siyasi akım ve ideoloji artık devletin sahibi olmayacak. Eğer, tarikat - cemaat yapısı devletin içerisine sızmayı hedef alıyorsa, belli bakanlıkları ve yerleri kendi adamlarıyla doldurmayı esas alıyorsa, yeni devlet paradigmasının buna izin vereceğini düşünmüyorum.

https://www.haberturk.com/diger-cema...amalar-2060167

ben.. kaç yıl önce yazmıştım.. artık cemaatler üzerinden siyaset ve toplumsal yapılaşma olmayacak.. tasfiye edilecekler.. cemaat derken dini cemaatleri demiyorum.. din ya da başka şey altında var olan osmanlıdan beri gelen gruplardan bahsediyorum.. artık siyaset üzerinden gruplaşmalar yaratılacak ve toplum bu gruplar üzerinden siyasi alanda kullanılacak.. sermaye sahipleri de bu anlamda zorunlu bu yeni düzene adapte olacak.. çünkü tepede para(mali oligarşik yapı) ve altta konumlarına göre sıralamaya giren sermayeler olacak..

nevzat çiçek kimdir?.. bu güne kadar ne görüntüsü veriyordu.. araştırın ve şimdiki sözlerine bakın.. hiç denk düşüyor mu?.. çünkü derin devlet devreye girdi..

geleyim türkiye soluna..
bu yeni süreç içinde geçmişte olduğu gibi bazı gruplara yabanarak var olan., ya kontradır ya da salak..






https://www.sosyalistforum3.net/show...ewpost&t=83177
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 6 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 6 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Abes bir tartışma : Dil meselesi ya da kürtçe Temel Demirer Makaleler 0 09 Kasım 2010 22:32
özerklik konusu hayriözşen Politik Gündem 2 09 Ağustos 2010 12:37
İsim Konusu BABİL Politik Gündem 2 23 Ağustos 2009 14:25
Tartışma ve Sansür Kemal Tahir Üyelerden Duyurular 27 23 Haziran 2009 02:48
Din Konusu Hakkında Enternasyonal Forum Yönetimden Duyurular 3 15 Ocak 2009 03:28

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:36.

Forum Bilgileri Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright 2008 - 2016
Tema Düzenleme : Enternasyonal Forum

EnternasyonalForum.net sitemizde, forum kullanıcıları 5651 sayılı kanun'un ilgili maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı bazlı herhangi bir durumdan enternasyonalforum.net sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimlerde bulunmak için info@enternasyonalforum.net adresi ile iletişime geçebilirsiniz bu çerçevede, enternasyonalforum.net yönetimi en geç 10 iş günü içerisinde dönüş yapacaktır.