Enternasyonal Forum  

Go Back   Enternasyonal Forum > SİYASET > Politik Gündem

Politik Gündem Siyasi konuları okuyabilir ve fikirlerinizi beyan edebilirsiniz...

Cevapla
 
Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03 Temmuz 2018, 13:06   #1
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,550
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart yeni süreç ve "sol" kontra faliyetler analizleri.

24 haziran seçim darbesi ile 1960 darbesi ve 12 eylül darbesi belirli noktalarda ortaklık taşıyor..
60 darbesi.; "çok partili" sisteme geçiş sonrası ortaya çıkan yeni bir iktidar tarzına karşı eski vesayetçilerin ve türk-iye solunun destek sunduğu bir darbe olmaktan çok., küresel kapitalist düzenin geldiği aşamaya denk düşecek bir toplumsal yapı oluşturma olayıdır.. dikkat edilsin., 60 darbesinden sonra ne çok partili!! t.c. sistemi değişti ne de kanlı indirilen türkiye sağının merkez partisi tasfiye edildi.. geçiş hükümetleri sonrasında., 1965 s.h.ürgüplü başbakanlığı ve demirel ile devam etti..

60 darbesine "devrimci anlam yüklemek aslında sistemin toplum mühendisliği olayıdır.. işletilmeyen demokratik!! anayasada komünizm hala yasak.. sendikal faliyetler hala kısıtlı ve denetimli.. bu arada.; 60 darbesinin hiç dile getirilmeyen iki önemli faliyeti vardır.. birincisi.; ordudaki tasfiyeler.. ama nazikçe olmuştur.. tasfiye edilenler devlet dairelerine ve fabrikalara dolgun maaşla yerleştirilmiştir.. tasfiye edilenlerin hemen hemen tümü., t.c. ilk dönem paradıgmasına(kemali zm-ulusalcılık-milli solculuk) inanmış kişilerdir.. ikincisi.; kürtlerin toplama kampına alınması ve orada ürkütülmesidir.. ürkenler adalet partisine yönelmiştir..
kısaca.; 60 darbesi ile bu topraklarda sağ ve merkez sağ ideolojik-politik bir toplumsal taban yaratılmıştır.. aynı dönemlerde bu ilerici darbe sürecinde amerikalı eğitimciler!! kasabalara kadar yayılmıştır.. 70 sonrası pıtırak gibi ortaya çıkan tabandan kontra sağ elemanlar ve kitleler bunların eseridir..

70 darbesi.; aslında tam anlamı ile darbe değildir.. yani ne 60 darbesine ne de 80 darbesine benzer., daha çok ara düzenleme ayar çekme işidir.. 70 darbesi.; asıl olarak 60 darbesi nedeniyle ortaya çıkan "ayrık otlarını"(radikal solu) temizleme işleridir..
özellikle küresel 68 rüzgarından etkilenen ve bu anlamda eksik-yanlış-zaaflı ideolojik formasyonlara sahip olsalar dahi devleti hedefe almış ilk komünist çıkışlardır.. bu anlamda çok tehlikeli idiler..

bu tehlike 70 darbesi ile giderilemedi aksine topluma daha bir yayıldı.. üstelik oldukça kanlı(idamlar-katledilmeler) yaşanmasına karşın., toplumdaki etkisini kıramadılar.. bir yandan "solcu" chp/karaoğlan ve radikal olmayan solculuk işlemeleri., diğer yandan 60 darbesi sonrası hazırlanmış sağ kontra saldırılara rağmen 68 kuşağı 78 kuşağı olarak daha bir güçlü ve kitlesel yayılmaya başladı..

solun geliştiği her yerde özgürlük arayışları da çeşitlenir.. kürt özgürlük mücadelesi de bu rüzgaradan feyz ve güç alarak sahneye çıktı..
ama.. türkiye solu bu tarihsel rüzgarı yakalayıp., doğruya-ileriye atılmak yerine abeslerle iştigaller ederek heba etti.. işte bu anlamda kontra şefler bu tasfiyenin baş taşeron mimarlarındandır diyorum.. 12 eylül-80 darbesi artık sürece tam ve etkin müdahale etme olayıdır..

toplumsal travma etkileri bir yana türkiye solunun tasfiyede değil., höşmelim edilmesi çok önemli bir başarıdır.. bu sayede zamanında solun alanları olan gecekondu ve işçi alanlarına sağ ve gericilik yerleşti.. bunda solun darbeye karşı direnememesi ve gerek karakolda gerek ise içerde yarattıkları olumsuzluklar çok etkilidir..

artık kırmızı çizgiler belli idi.. buna uyan türkiye solu yaşar., uymayan saldırılara uğrayacaktı..
1- silahlı mücadele ve radikal demokratik mücadele yasak.. 2- kürtlerden uzak duracak hatta toplumun önünde bir set olacak., kürt halkı ile diğer ezilen-yok sayılan halkların., ezilen sınıfların ortaklaşmasını engelleyeceksiniz..

bu zimmen anlaşma 12 eylülün ilk iki yılında bitirildi.. geçmişin silahlı mücadele örgütlerinin kalanları bizzat örgütler tarafından tasfiye edildi(dev-yol., tdkp., kurtuluş.,.. kurulan fkbdc dağıtıldı.. bu tasfiyeye direnenler ise içerden ve dışardan müdahalelerle ya etkisiz hale getirildi ya da kontralaştırıldı.. dev-sol ve tkp-ml gibi..
not.: mlsp-b., eylem birliği., acilciler., tdy vs gibi örgütler 12 eylül öncesi ciddi darbeler almıştı..

toparlarsam.;
12 eylül sonrasında sistem nezdinde süreç başarılı olmuş., türkiye solu diizaynı tamamlanmış idi.. özalizm ile sürecin ikinci aşamasına geçildi ama.. 1984 ile başlayan kürt özgürlük mücadelesi sürecin böyle devam ettirilemeyeceğini kısa zamanda gösterdi..
elbette bu arada bölgede de önemli değişim süreçleri başlatılmıştı.. yani t.c. süreci aslında küresel sürecin bölge içindeki önemli bir ayağı idi..
kürt özgürlük hareketinin başarısında bu süreci bütünsel olarak doğru okuması ve doğru müdahil olmasının payı büyüktür..

90 lı yıllara gelinirken.; iki zeminde iki farklı gelişmeler yaşanıyordu..
türkiye solunun bu yeni gelişmelerden "olumsuz" etkilenmemesi için.; özalizm "serbestlik" ortamı yarattı.. 1984 atılımından hemen sonra özal affı çıkartıldı ve içeride keskinleşmesinler diye höşmelim edilenler dışarıya salındı.. yurt dışında bulunan tkp-tip elemanları üzerinden başlayan bu "demokrasi" rüzgarı içinde tbkp kuruldu.. 78 sürecinin radikal solu kuruçeşme toplantıları üzerinden toparlanarak demokratik!! alanla sınırlı yapılaşmalara yöneltildi.. bu arada bir "af" daha çıktı bu sefer şefler de dışarıya salındı..
ama.. yine de bir sıkıntı vardı..

kürt özgürlük hareketi gelişmeleri izliyor ve sürekli pozisyon değişiklikleri ve paradıgmasal değişimler yaratıyordu.. 1990 hep süreci başlatıldı.. barış süreci ele alındı..vs. vs.
kuruçeşme toplantılarından bsp çıktı.. katılmayanlar ki., amaçlı-bilinçlidir.. gbkpg(geleceği birlikte kuralım parti girişimi) ayrı kulvarda idiler çünkü yarın kürtlerle! birleşme olacaktı ve bu anlamda engellemeleri gerekiyordu.. işte sıkıntı dediğim budur..

küresel konseptler arası çatışmalar da yoğunlaşmış., bölgede belirtileri ortaya çıkmıştı.. bu anlamda özalın yer aldığı konsept savaş-kaos olmadan süreci işletme konseptiolunca özal tasfiye edildi..

özalın tasfiyesi.. orduda simgesel tasfiye-suikast derken bir çeşit darbe ile iktidara kontra derinler geldi.. susurluk çetesi olarak tanımlanan bu ekip.; direk kürt özgürlük mücadelesine çok kanlı ve kontra faliyetlerle yöneldi.. bu çeteye yine solcu!! chp den destek geldi.. erdal inönü ve sonrası destekler..
aynı dönemde türkiye solu içinde tartışmalar başladı.. kürt hareketi!! dışında kalalım-kalmayalım..

bilindiği gibi.. kirli savaş sürecive artık bu kadar yeter denilip., bu çetenin kısmen tasfiyesi başladı
ama.. bu arada türkiye solu içi tartışmalarda netleşti.. kürt halkının yanında olmaya sistem ile ilişkilenme-emperyalizm ile işbirliği yaftaları takılıyor., ayrı kalmaya çalışılıyordu..
hep sürecinde ilginçtir.; katılım yapanlar genelde chp-ml ler olurken., türkiye solunun eski radikalleri kuruçeşmeden su doldurmaya çalışıyor yada ayrı duruyordu.. baktılar ki., hep dizayn edilemeyecek., ayrıldılar.. kalanlar geleceğin enternasyonalistleri oldu.. yine chp(o zamanki ismi başka ama ben chp diyorum).; içindeki kürtleri tasfiye etti.. tasfiyeye devlet de katıldı.. kurulan bsp içinde hadep ile ortaklaşma eğilimleri yükselince., yanda!! bekleyen gbkpg(aslında kontra dy) ile birleşme kararı çıktı.. bu çok önemlidir.. geçmişin kurtuluş ahreketi bu noktada suçludur.. bu birleşme olmamalıydı.. zaten kısa süre içinde dağdan gelenler bağdakileri kovdular.. kovulanlar yine ayrı dururken yine kürt "sorunu" üzerinden ayrışma yaşadı.. bu zaten bir "gelenek" oldu.. son kemalist-"k"p ayrışmalarının kökeninde de bu vardır..

kısaca..
7 haziran seçimleri öncesi başlayan hdk/hdp süreci ve seçimlerle ortaklaşma rüzgarı güçlendi.. ama devlet yine müdahale etti ve kontra solun da desteğiile kasım seçimleriile nefes aldı..
türkiye solunun nasyonalistleri sürecin akışı içinde erken deşifre olmak zorunda kaldılar.. yani sürece kontra olarak açık müdahaleler yapmak zorunda kaldılar..

sürekli kürt halkının mücadelesini., kazanımlarını karalamak., ya chp yi adres göstermek ya da "sınıf" adına ayrı durmayı işaret etmek.. işleri! hep bu zeminde oldu..

şimdi yeni bir süreç başlıyor.. aslında eskinin devamıdır.. tıpkı mülkiyetçi sistem ve uygarlık gibi.. komünal yaşamın çürütülmesi ile başlayan bu süreç bir bütündür.. önce iktidar/hegemonya ve devamında mülkiyet özelleşmesi ve birikimleri.. kapitalizm ilerici değildi.. sadece komünal yaşamın çürütülmesiile başlayan bir "yürüyüşün" geldiği aşamadır.. genetik olarak aynıdır.. yeni süreç de bu anlamda aynıdır.. osmanlının dağıtılması gerekiyordu., dağıtıldı ve yerine t.c. kuruldu.. süreç içinde ne gerekiyorsa denk düşen işler yapıldı.. ara sıra eski yöntem ve araçları yeniden işler hale getirildi ama bu zorunluluktandı..

- toplumsal yapı ağırlıklı merkez sağ olarak var olacak..
- toplumsal muhalefet asla ortaklaşmayacak., parçalı kalacak..
- komünist muhalafet merkeze bağlı kalacak.. toplumun ezilen çeşitli katmanları ile ilgilenmeyecek-ilişkilenmeyecek..
- toplumsal mücadeleye dar bakılacak., asla bölge bütünlüğünde bir paradıgma-proğram olmayacak.. ayrıca radikal de olunmayacak..

bu bölümde kabaca geçmişi ele aldım aslında ayrıntılı verilerle araştırılmalıdır..çü nkü yeni süreç içinde geçmişte yapılanlardan farklı şeyler olmayacak..

sistem için.,yeni süreç içinde en önemli handikap.; kürt özgürlük mücadelesi ile ortaklaşmak ve enternasyonalist bir anlayışın yeşermesi-yayılmasıdır.. bu anlamda seçim öncesi başlayan işlevsellikler seçim sonrası hızlanmaya başladı..
hdp bu anlamda hedefe alındı.. hdp yi hedefe alan sadece süleyman soylu(prototip anlamında aldım) değildir.. araştırın türk-iye solu nasyonalistleri de destek sunan tarzları artırmaya başladı.. bu sayfada bunlara değineceğim..

ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE.; TOPLUMSAL MUHALEFETİ ORTAKLAŞTIRAN VE BU ZEMİNDE RADİKAL DEMOKRAT BİR DURUŞ SERGİLEYEBİLEN VE EN ÖNEMLİSİ DEVLET-VATAN KAVRAMLARININ ETKİSİNDEN KURTULABİLEN VE TOPLUMU DA KURTARABİLEN BİR TARZDA BAŞARILI OLABİLİRİZ..
TERSİ.; SİSTEME OBJEKTİF(AHMAKÇA) YADA SUBJEKTİF(KONTRA) DESTEK OLACAKTIR..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03 Temmuz 2018, 13:39   #2
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,550
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart

yalnızca Said değil, Dersim’e kadar bütün isyanlar modern bir olgu olan ulusun ve modern bir siyasi-ideolojik-kültürel akım olan milliyetçiliğin öncesine aittirler. İsyanlarda milliyetçilik değil İslamcılık veya (Aleviler söz konusu olduğunda) bölgecilik ön plandadır. Bu özellikler, hareketin sınıf kimliğini ele verir. “İsyanlar” dönemi feodal karakterdedir.
partinin adı komünist.. sorsan kendisi de komünist.. ama zihniyete bak..

modern bir olgu olan ulusun ve modern bir siyasi-ideolojik-kültürel akım olan milliyetçiliğin
ulus modern bir olgu.. milliyetçilik siyasi-ideolojik htta kültürel olarak modern bir olgu..iş kürtlere geldi mi? hepsi etnik anlayış ve gericilik-emperyalizm işbirlikçiliği.. şaşırmayın.. bu devşirme-dönme i.t.atalarının genetiğini taşıyor.. devlet olacak ki., devletin tanımladığı bir ulus-milliyetçilik olacak ki., bu devşirme-dönmeler bir toplumsal tabana sahip olabilsin.. devletin dışındaki her ulus-milliyet gericilik oluyor..
kürt isyanlarında milliyetçilik değil islamcılık varmış.. öyle ya..ermeni "isyanlarında" da hristiyanlık vardı.. bilmez değil.. ama i.t.ya işini yapıyor.. 1923 mübadelesi modernleşme adına ulus-milliyet mübadelesi mi?.. gelenler türk mü? yoksa sadece islamım dediği için mi?.. aslında dönme-devşirme olduğundan mı?.. gönderilenlerin hepsi türk olmadığı için mi? hristiyan türkler neden yollandı.. ya da net olarak türk olanlar(batı trakya-vs) neden mübadele dışında tutuldu da.. çoğunluğu yahudi dönme olarak bilinen selanik ve çevresi alındı.. ve t.c. içinde en iyi yerler verildi..
soramaz.. soramaz.. haliyle söyleyemez.. kendine komünist dese de aslında devşirme-dönme bir cematin sol zemindeki işlevsel kontrasıdır.. genetik kardeşi islamcı milliyetçi zeminlerde yer alır ama ilişkilidirler.. ortak dili kullanır., ortak amaca hizmet ederler..

süleyman soylu ile bu soysuzun durdukları zemin çok farklı ama amaçları aynıdır..

Said isyanı 1919-23 atılımına karşı gerici ve feodal bir dirençtir. Çıkarları Türkiye toplumunu modernize eden Kemalist devrime karşıttır. Kapitalist cumhuriyet bir tarihsel ilerlemeydi ve merkezileşme olmadan yaşanamazdı.
sahi mi??.. tarihi emin oktaydan nutuktan okumuş..

seyh said isyanı 1925 de oldu.. 2 ay sürdü.. ankara-anadolu hareketine itiraz edilmiyor.. halifelik kaldırılıyor itiraz yok.. cumhuriyet ilan ediliyor itiraz yok.. 1918 de berzenci isyanı var katılan yok., ama gericilik-islam amaçlı imiş.. acaba kimi padişah yapmayı düşündüler..

toplumu modernize eden kemalizm.. !!!!!!! toplumu modernize edecek komünist olmayınca ataları bu işi yapıyor.. kapitalist cumhuriyet tarihsel ilerleme.. aferin bunu de çiğerimi ye..
tarihsel ilerleme..!! marksizmin temel taşı.. cumhuriyeti kimler kurmuş., kimleri tasfiye etmiş., kimleri eziyor.. önemli değil.. kapitalist ya!! ilerleme.. kapitalizm merkezileşme olmadan yaşayamaz-mış.. işte bir doğru dedi gerisi yalan uydurma.. amerika merkezileşmeden ilerledi.. isviçre keza öyle.. almanya her merkezileştiğinde(bi smark-hitler çuvalladı ama merkezileşmeyi terk etti ilerledi..
geri zekalı desem değil.. merkezileşmek.; hegemonya işleyiş biçimidir.. kapitalist üretim başkadır.. üretimin merkezileşmesi başkadır iktidarın merkezileşmesi başkadır.. oz aman bekleyin.. ki. yaptığınız bu.. kapitalizm küresel olarak merkezileşsin., ortada işçilerle patronlar kalsın tarih ilerlesin komünizm zaten tarihsel olarak kendiliğinden gelecek.. bekleyin..(üçün birini alırsınız)

utanmasa tek devlet tek millet tek iktidar diyerek tek tek basaraktan ideoloji yazacak.. yeni sürece denk düşen bir zihniyet söylemi..

daha açık ifadeleri altta..
Geçerken, HDP’de sosyalistlik icra edeceğini sananlara, hâlâ halkların kardeşliğinden dem vuranlara bir not düşmem gerekmiyor. Düşecekleri kadar düşmüş durumdalar. Sadece Said karışığı kafalarını ve kalemlerini Marksizme bulaştırmasınlar, yeter.
halkların kardeşliği dersen ve hdp ile ortaklaşırsan.. gericisin..

Sivas’ta ve her yerde Sünni şeriat tarafından yok edilmeye çalışılmış Alevi hareketinin bir dizi kesimi de HDP’cidir. Şimdi şeriatçı ayaklanmacılar için gözyaşı döküyorlar mı?
aleviler hdp yi terk edin chp ye gidin(ilerici kapitalizm ya) az biraz da bize gelin..

Dördüncü skandal HDP ile ilişkisini sosyalizm, devrim ve kardeşlik kavramlarıyla açıklayan solcuları ilgilendirir.
sosyalizm-devrim ve kardeşlik hdp ile olmaz..
bu hdp neymiş be.. süleyman soylu terörist derken aslında iltifat ediyor.. bu i.t. kadar akıllı değil.. en azından deniz-mahir-ibo da teröristti

daha bu bir şey değil.. bu kontra atak daha da artacak izleyin..

alıntı..
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/ayd...kandali-241753
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09 Temmuz 2018, 13:08   #3
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,550
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart "devrimcilik bu yüzden ‘iyi, güzel ve ahlaki’ bir tercihtir."

"devrimcilik bu yüzden ‘iyi, güzel ve ahlaki’ bir tercihtir." demiş!!! melih pekdemir.. ve doğru söylemiş ama eksik söylemiş... devrimcilik tercihinin içinde iyiyi-güzeli ve ahlakı taşıdığı kesin.. hatta eksik saymış., vicdan çok daha önemli.. ne kadar az ise olan ahlak ve iyi-güzel de o kadar eksik ya da samimiyetsizdir.. vicdanlı kişi iyiye-güzele yönelir., arar ve arınır..
demem o ki.; her devrimciliğe yönelen bu sayılan gerekçelerle yönelmez.. çıkar., tesadüf., etkilenme vs. ile yönelenler de vardır ve kısa sürede aslına rücu eder.. çünkü özünde vicdani eksiklik vardır.. olmasa ne sebeple olur ise olsun., vicdanı bu tercihini gerçek zeminleri ile buluşturur ve kalıcı olur..

örneğin melih pekdemir.; thkp sempatizanlığı ile "yol"a çıktı.. thkp nedir? belli.. sonra bu.: iyi-güzel ve ahlaklı oluşumu yeniden örgütleyeceğiz diyerek., dy sürecine başladı.. başladı da ne? oldu..

12 eylül darbesi ile birlikte başladığı zeminleri terk etti.. devlete yamuldu.. üstelik sanki başladığı zeminleri hala savunuyor-muş! gibi yaparak.. hani bir ermeni-bir rum-bir çerkez-arnavud-gürcü-laz-çingene., ilkokuldan başlar ya... "türk"üm doğruyum!!.. daha ilk başta yalan söyler.. türk değil iken türküm der ve ardından gelen doğruyum artık hikayedir.. zorla söyletiliyordur ve itiraz etmez kabullenir.. işte vicdandaki ilk çürüme ile birlikte ahlaktaki ilk yamulma böyle başlar.. cenaze namazı ile gömülmeyen bir tek komünist söyleyin.. çok azdır.. giderken bile işimiz yalan-numara-samimiyetsizlik.. hadi birileri biz inanıyoruz bu görevleri yapmak istiyoruz desin.. yapsın da ama kişiyi rahat bırakın denilmez.. yetmez en keskin pozlardaki örgüt(dhkp).. lideri(dursun karataş) için mevlüt okutur..

hayatımız yalan ama sorsan halkımız kalkınız bizi takip ediniz.. neden!! takip edeyim.. hayatınız yalan.. ettim de ne? oldu.. ne yarattınız da sahiplenmedik.. kendi yarattıklarınızı önce sizler terk ettiniz demezler mi?.. thkp dediniz geldiniz ödp oldunuz.. baştan tkp-tip-tsip içinde kalsaydınız ya.. ne? değişti.. demokrasi mi? geldi..

kürdara azadi derdiniz şimdi kürtler ihanetçi demeye başladınız.. hadi melih pekdemir gibi imam yamakları bu işin tetikçisi de sizler nesiniz???..
bu i.t. yeni sürece uygun sol içinden kontralık yapıyor.. görevini yapıyor.. sorgulama diye bir şey var.. yani vicdan var.. ahlak var.. da... nerde?????

Elbette sosyalistler ezilenlerle ve dolayısıyla ezilen Kürt halkıyla birlikte olmadığında zaten sosyalist olamazlar; ama bu başka bir şeydir, Kürt siyasi örgütlenmesi çatısı altına girmek başka bir şeydir.
doğru.. ikisi ayrı şeyler..örneğin silahlı mücadeleyi savunursun ama legal-demokrasi mücadelesi ile sınırlı parti/hareketlerle ilişkilenirsin de.. gidip., chp gibi bir parti içinde yuvalanmazsın.. zamanında revizyonist-pasifist dediklerinle örtaklaşmazsın.. ne? oldu.. 70 li yılların pasivistleri radikal mi? oldu.. yoksa... sizler mi? pasifist oldunuz.. o zaman söyleyin.. 70 li yıllarda "halt" yemişiz.. bunlar haklı imiş deyin.. yoook... geçmişin mirasını yiyerek geçmişi nereye sürüklediğinizin üstünü örtün siz ve en acısı taban denilen ahmaklar sürüsü sorgulamasın.. haliyle örgütlediğiniz taban.; ya salak ya da sizin gibiler..

demagoji ile söz başladı ve "hutbenin mevzusuna" geldi....
Kaldı ki Kürt siyasi örgütlenmesi Türkiye partisi olmak yerine Ortadoğu bağlamında emperyalizme karşıtlık bakımından (ABD lehine) epey makas açmış durumdadır.
kürt siyasi örgütlenmesi!!!! yeter be?? bu i.t. kontra bunları diyebilir ama sizde vicdan-ahlak yok mu?... hdp kürt siyasi örgütlenmesi mi? yoksa bileşenlerden oluşan bir parti mi?.. bileşenler hdp içindeki kürt siyasi hareketine tabi kalıyor eleştirisi yap.. tartışırız ama hdp kürt siyasi hareketi demek.; sistemin hdp=terörist demesi ile aynıdır.. hatta soldan kodlama olayıdır.. makam ayrı., kelimeler farklı ama aynı türküyü söyleyen "yurttan" sesler korosu..
bilerek ve ısrarla söylüyorlar.. hdp kürt partisi!!!.. çünkü sistem buyurdu.. hdp yi dışlayacak pozisyon alın.. yeni süreç içinde bu önemli..
daha önemlisi..
Kaldı ki Kürt siyasi örgütlenmesi Türkiye partisi olmak yerine Ortadoğu bağlamında emperyalizme karşıtlık bakımından (ABD lehine) epey makas açmış durumdadır.
be ahlaksız-adi- i.t. .. kürt siyasi hareketi diyorsan haliyle t.c. sınırlarında kalmayacak orta doğuyu kapsayacak.. öyle ya.. türkiye partisi olma denilince anladığınız ya da kodladığınız şey belli.. türk olmak.. hdp bir türlü türk olamadı!!!
ayrıca.. orta doğu devrimi kavramı ne hdp ile başladı ne de kürt siyasi hareketleri ile.. öncesinde bunu dillendiren ve kürt siyaseti olmayan hareketler de vardı..

Ortadoğu bağlamında emperyalizme karşıtlık bakımından (ABD lehine) epey makas açmış durumdadır. açıkça.. hdp emperyalizmin işbirlikçisi diyor.. ne bağlamda!!.. türkiyeyi bölme bağlamında.. türkiye abd ye bağımlı değil ya bağımlı yapılacak.. sanki perinçek yazmış..

emperyalizme karşıtlık.; emperyalizmin böldüğü osmanlı vatanından emperyalizmin lozan ile yarattığı t.c. yi kabullen ama emperyalizme karşı ol.. vatan!!! neresi???.. şimdiki t.c. ise neden? ve öncesi de neden? vatan değil.. bu sorular çok mu? karmaşık.. yanıtları net değil mi?.. yoksa "taş"kafanız mı? almıyor..
rusya ile ilişkili olanlar emperyalist işbirlikçisi değil., abd ile olanlar işbirlikçi..


sonuç...
HDP’nin mecburi Kürt eksenine ve Ortadoğu çizgisine tabi olmayan sol çevrelerin oluşturacağı birleşik halk muhalefeti yolunda yürümekten başka çare yoktur. Ve bu yolda yürürken elbette faşizme karşı yine CHP ve HDP kitlesiyle yoldaşlıktan başka da çare yoktur.

bu i.t. bi ton yazı yazmış.. chp ile ilgili emperyalizm anlatımı var mı? chp ile ilgili türkçülük anlatımı var mı?..yok.. ama hdp hem kürt hemi de abd işbirlikçisi ama yoldaşça ilişki!!! kuracaklar-mış..
ne diyeyim.. bu yazıyı sorgulamadan okuyan ahmaklara mı kızayım yoksa ne ahmağı aleni ahlaksız aynı genden gelme i.t.ler mi? diyeyim..
i.t. aleni chp goygoyculuğu yapıyor..

"tabana"!! diyor ki..
birleşik halk muhalefeti yolunda yürümekten başka çare yoktur. bu keskin işaret aslında., hdp den uzak durun başka çare yoktur kodlamaları sonrası geliyor ve devam ediyor.. Ve bu yolda yürürken elbette faşizme karşı yine CHP ve HDP kitlesiyle yoldaşlıktan başka da çare yoktur.
amaaa.. "bağımsız" örgütlenmemizi yapsak dahi.. chp ile yoldaşlık yapmak da zorundayız diyor.. bu yoldaşlıkta hdp yok.. sen kürt partiside.. sen türkiye ile ilgili değil de.. emperyalist işbirlikçisi de.. sonra chp yanında hdp yoldaşlığını ekle.. çok mu kurnazsın..
..

yeni sürecin hazırlıkları içinde bu tür yazılar daha da artacaktır ve bu artışlar giderek düşmanca açıklamalara hatta yaşamda düşmanca pratiklere de dönüşecektir.. bekleyin görün.. ama uyumayın..


alıntı...
https://www.birgun.net/haber-detay/g...ek-222453.html
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22 Temmuz 2018, 17:22   #4
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,550
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart imam konuştu ya artık cemaat sıçar

oğuzhan müftüoğlu sık yazmaz.. yazdığında düğmeye basılmış demektir.. artık gerisi gelir..
görünen o ki., türkiye solu içindeki bu kontralara yeni süreçde düşen görev artık başladı.. hdp nin türkiye sol hareketler içinden açıkça dışlanması gerekiyor.. elbette içindeki sosyalistlerin de.. imam yazmadan sistemli hareket başlamayacaktı..

24 Haziran’dan sonra başlık bu.. sonrane! olacak-mış.. bakalım..

Devrimcilik her zaman zordur. Şimdi önümüzde birçok yönden farklılıklar taşıyan ve daha zor bir mücadele dönemi olacak bu cümlenin benzerini yıl 1977 devrimci "yol" bildirgesinde okumuştum.. yazan yine müftüoğlu idi.. thkp yenilgisinden sonra yeni süreç için söyleniyordu.. üstelik.; thkp yi red edenler karşısında aynen devam ettireceğiz iddiası ile... gelinen yer ödp...
68 sonrası 70 li yıllarda varılacak yer örnek olarak., tip-tkp değil thkp idi ama gelinen yer tip-tkp..
kızıldereden sonra derlerdi ya.. aynen böyle..

şimdi bu imamın aruz vezni ile yazılmış yazısını çözümleyelim........ ....

Ben tersine, aslında bugün yukarda anlattığım şekilde parlamento dışı birleşik bir toplumsal muhalefet hareketinin geliştirilip büyütülmesine meclisin kendisinin de daha çok ihtiyacının olduğunu düşünüyorum. Memleketin asıl ihtiyacı da bence bu. (13 Mayıs 2018, BirGün Pazar) klasik.. 24 haziran seçimlerinden hemen önce demiştim diyor..
pardon.. sanmayın devrimci mücadeleden bahsedecek.. laflarının adresi toplumsal mücadele değil., hdp den uzak durun kodlamasıdır.. ötesinde daima chp ye çalıştılar..
HDP’nin barajı geçmesiyle her şeyin kolayca halledeceği şeklinde bir aşırı iyimserlik yaratılmasının da doğru olmadığını söylemek istiyorum. aleni hdp ye oy vermeyin diyor ama boykot da demediler..hdp ye oy yok boykot yok geriye ne! kaldı.. chp..

yetmiyor sistem ağzı ile kodlama yapıyor..
7 Haziran sonrasında olanlar ortada. Başta tüm muhalefet partileri olmak üzere, ders alınmışsa ne ala…
ne! oldu.. sistem hdp üzerine ve kürt illerine saldırdı., provakasyonlar ve kontra eylemler yaptı., özgürlük hareketinin üstüne attı.. bu kontra da aynısını ima ediyor..

ve ağzından bakla çıkıyor..
bu sistem, sadece bir rejim veya sistem değişikliğinden ibaret bir şey değil; laik eğitim sistemi başta olmak üzere, Cumhuriyet’in bütün kazanımlarını ortadan kaldırarak devletin niteliğini İslami bir statüye kavuşturma yönünde önemli bir adım olarak gündeme geliyor.
o zaman "ne yapmalı"..
menşevikler., 1905 "devriminin kazanımlarına sahip çıkıp., burjuva ile gerici çarlığa yüklenelim dedi.. lenin ne? dedi.. bırakın burjuva kazanımlarını iktidara yürüyün dedi.. imam ne! diyor.. iktidara yürüyün mü? yoksa kaybedilen kazanımlara sahiplenin mi?..

Ben tersine, aslında bugün yukarda anlattığım şekilde parlamento dışı birleşik bir toplumsal muhalefet hareketinin geliştirilip büyütülmesine meclisin kendisinin de daha çok ihtiyacının olduğunu düşünüyorum. Memleketin asıl ihtiyacı da bence bu.
sözler yuvarlak.. sokağa çağırıyor.. eskiden de yapmıştı.. seçimleri boykot edin direniş komitelerinde birleşin... ama o zamanlar eklerdi.. direniş komiteleri arkasında güçlü silahlı bir güç olmaz ise olmaz.. o yüzden halk savunma güçleri anlamında silahlı direniş birlikleri örgütlenmesi de öneriliyordu..
sen seçimleri boykot etme.. silahlı mücadeleye terör de.. legal parti merkezin olsun.. onu da sistem partisi chp ye bağla.. bu sözler.; yumurtalar tavaya.. bu sözler havaya işleri oluyor..

asıl kodlama şöyle..

* HDP’nin barajı geçmesiyle her şeyin kolayca halledeceği şeklinde bir aşırı iyimserlik yaratılmasının da doğru olmadığını söylemek istiyorum.
* diğer yanda (aslında ne yanda olduklarına herhalde kendileri de karar veremeyen) CHP, bir de HDP…
* Son seçimler öncesinde HDP’nin barajı aşmasıyla AKP’nin mecliste geriletilebileceği konusunda belki kasıtlı olarak abartılarak yaratılan beklentiler gerçekleşmedi,

kasıtlı yaratılan beklenti..!!! kim-ler yaratmış acaba.. abd emperyalizmi olsa gerek..

bu kontra faliyetler bitmeyecek.. chp içinde kaynayan kazandan tavuk çıkmaz çıksa çıksa civciv çıkar ama kaynama nedeninden biri de hdp dışlanması ve hdp ye yönelim eğilimleridir.. aynı eğilim chp dışında dolaşan sol-demokrat kesimlerde de var..

unutmayın.. 70 li yıllarda halk.. arkasında silahlı mücadele verme iddiası olan ve direnen legal hareketlere yöneliyordu.. her bitişin., yıkılışın ve yılgınlığın bir de çıkışı vardır.. yeter ki tutacağı dal daima hazırda olsun..

işte bu kontralar bu dalı kırmak istiyorlar..



imamın yazısının linki
https://www.birgun.net/haber-detay/2...ra-224249.html


not..
bir sorun yaşandı.. yazı böyle açıldı ama asıl eklemek istediğim altta.. imam konuştu ya demiştim.. kampanya da aynı zamanda başlatıldı..
“Şimdi ne yapılmalı?” sorusu, muhalefetin içine sürüklendiği krize ilişkin bir tartışma olmanın ötesinde; içine girilen dönemde, parlamentonun etkisizleştirildiği ve gücün merkezileştiği bu sistemde “Mücadele nasıl ilerleyecek?” sorusuna da yanıt aramak anlamına gelecek. “Sol, ‘karşı mahalleye, onun diliyle seslenmediği için mi’ başarılı olamıyor? Kimlikler, din ve milliyetçilikler etrafında şekillenen siyaset ekseni nasıl değiştirilebilir? Sol nasıl toplumsal bir güç haline gelebilir?” gibi pek çok soruya BirGün Pazar sayfalarında birlikte yanıt aramaya çalışacağız.

Taner Timur’un geçtiğimiz hafta yayınlanan ‘Alternatifsizl ik ve Muhalefetin Yanlışları’ yazısı bu tartışmaya bir giriş niteliği taşıyordu. Tartışmayı bu hafta da Oğuzhan Müftüoğlu, İlhan Cihaner ve Sungur Savran’ın yazılarıyla sürdürdük. Siz de görüşlerinizi bizimle paylaşarak bu tartışmaya katkı verebilirsiniz. Katkılarınızı fikir.pazar@gmail.co m adresine mail atabilirsiniz.
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…

Konu suat tarafından (22 Temmuz 2018 Saat 17:26 ) değiştirilmiştir. Sebep: not eklendi
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30 Temmuz 2018, 12:33   #5
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,550
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart eski muhabbetin sonu ve yeni versiyonun akıbeti

melih pekdemir yazmış!!
Sol hareketin toplumsal gücü ve desteği yeterli değildir. Bunu hep bildik. Ama mazeret değil, tespit. Öyleyse bundan sonrası önemlidir. Ve mücadele uzun soluklu bir mücadeledir.

Merhaba devrim aydınlığı, ey eski dostum / İşte yine seninle sohbete geldim...

diyor..
diyor da.. İşte yine seninle sohbete geldim eski sohpet nasıl bitti de "yeni"den "yeni" sohpet ne olabilir ve akıbeti eskisi gibi olacak mı?..

eski sohpeti iyi bilirim.. thkp gibi savaşçı bir parti kurulacak ve pass ile dhi kurulacaktı!!!!!!! bir türlü parti kurulamadı ve geliyorum diyen darbeye direnilmedi... sonrası malum.. legalizm ve ulusalcılık ile thkp derin dondurucuya tıkıldı.. arada bir rakı masası mezesi olarak çıkarıldı..

o dönemlerde.. yani eski sohpette.; savaşçı parti ile olmaz.. önce kitleleri örgütleyecek bir parti ve cumhuriyetin modernleşme sürecinin chp üzerinden tamamlanması gerekir.. sizin tarzınız fokoculuktur., provakasyondur diyenlere sağlı sollu aparkartlarla yanıt veriyorlardı.. evren baba düdük çaldı şimdi o dövdükleri ile kankalar ve aynı sohpetteler..
anlayacağınız.. melih pekdemir arabayı devirenlerden ama utanmadan yeni sohpet diyor.. eskisinin nasıl ve nerede bitirrildiğini bizzat bilenlerdenim.. o yüzden bak işine kontra diyorum.. ama geçmişin yoldaşları bu i.t. lerle aynı zeminde ulumayı tercih ettiler.. yani çürüdüler..

bu i.t. nin derdi aynı.. daha doğrusu görevi belli..
Peki sessizliğin sesindeki fısıltılar muhalefet kuyusunda yankılanıp duracak mı? CHP ve HDP dâhil toplumsal muhalefetin geneli hakkında geçerlidir:
devletin kurucu partisi chp ile hdp yi yan yana koyuyor.. ideolojik bakıştır bazıları için anlarım da chp yi muhalefet olarak görmeyi anlayamam.. derdi belli.. hdp muhalafet değil!!!..
senin devrimci!! muhalafetin hdp muhalefetinin kaçta kaçı baskı yaşıyor bir bak.. be utanmaz kontra..


alıntı
https://www.birgun.net/haber-detay/s...si-225157.html
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…

Konu suat tarafından (30 Temmuz 2018 Saat 12:35 ) değiştirilmiştir. Sebep: link eklendi
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Ekim 2018, 13:30   #6
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,550
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart güncelleme

- toplumsal yapı ağırlıklı merkez sağ olarak var olacak..
- toplumsal muhalefet asla ortaklaşmayacak., parçalı kalacak..
- komünist muhalafet merkeze bağlı kalacak.. toplumun ezilen çeşitli katmanları ile ilgilenmeyecek-ilişkilenmeyecek..
- toplumsal mücadeleye dar bakılacak., asla bölge bütünlüğünde bir paradıgma-proğram olmayacak.. ayrıca radikal de olunmayacak..

bu bölümde kabaca geçmişi ele aldım aslında ayrıntılı verilerle araştırılmalıdır..çü nkü yeni süreç içinde geçmişte yapılanlardan farklı şeyler olmayacak..

sistem için.,yeni süreç içinde en önemli handikap.; kürt özgürlük mücadelesi ile ortaklaşmak ve enternasyonalist bir anlayışın yeşermesi-yayılmasıdır.. bu anlamda seçim öncesi başlayan işlevsellikler seçim sonrası hızlanmaya başladı..
hdp bu anlamda hedefe alındı.. hdp yi hedefe alan sadece süleyman soylu(prototip anlamında aldım) değildir.. araştırın türk-iye solu nasyonalistleri de destek sunan tarzları artırmaya başladı.. bu sayfada bunlara değineceğim..

ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE.; TOPLUMSAL MUHALEFETİ ORTAKLAŞTIRAN VE BU ZEMİNDE RADİKAL DEMOKRAT BİR DURUŞ SERGİLEYEBİLEN VE EN ÖNEMLİSİ DEVLET-VATAN KAVRAMLARININ ETKİSİNDEN KURTULABİLEN VE TOPLUMU DA KURTARABİLEN BİR TARZDA BAŞARILI OLABİLİRİZ..
TERSİ.; SİSTEME OBJEKTİF(AHMAKÇA) YADA SUBJEKTİF(KONTRA) DESTEK OLACAKTIR..


süreç ilerledikçe., süreç içindeki nasyonalist sol netleşmek zorunda kalıyor.. yani kontra dili ve pratiği açığa çıkıyor..
"yeni" sürecin.; ekonomik düzenleme ve kayyum aşaması tamamlanıyor ve hemen yan ıbaşında sosyal-siyasi kayyum aşaması başlıyor.. bu aşamada nasyonalist sola önemli görevler düşüyor.. işe başladılar bile..

önceki yazılarımda verdiğim örneklere devam edeceğim..
Milliyetçilik yordu azıcık açılım mı şey etsek… demagojik başlığı ile kemal'i okuyan yazmış..
Konuşulan, Erdoğan’ın ABD ile ilişkileri düzeltmek için türlü hesaplar yaparken, hem azıcık “özgürlükçü” takılacağı hem de Kürt sorununda sadece “terörle mücadele”nin dilini kullanmaktan vazgeçeceğiydi.

Ant tartışması bu açıdan Erdoğan’a istediği fırsatı verdi. Grup toplantısında MHP ile polemik yaparken “Türkçülük yaparsanız, Kürt vatandaşlarımızın da Kürtçülük yapma hakkı doğar” diyerek bir fasılayı daha kapattı. Ve ne ilginçtir aynı gün HDP’den hükümete “masaya oturalım” çağrısı geldi.

Masaya otururlar, oturmazlar, bu yanıtını kısa sürede alabileceğimiz bir şey değil. Bildiğimiz o sofralardan, hayırlı bir şey çıkmayacağıdır.

dilime itiraz edilir ama başkaca ifade tarzı yok.. bunlar i.t. .. bunlar çakal.. ve ahlaksız..
ant tartışmasına komünist!! olarak katılım yapıyorlar.. ant ırkçı mı? ant doğru mu? konusuna girmeden ant "sorunu" üzerinden ırkçılık savunması yapıyorlar..

çakal ya.. konu ant ama konuyu akp-hdp ilişkisine bağlı ele alıyor..akp ant konusunu hdp ile yakınlaşmak amaçlı yapmış.. üstelik hdp-chp utangaç yakınlaşmasını bozmak amaçlı yapmış.. Böylece utangaç adımlarla dolaylı bir ittifak için temaslara başlayan CHP ile HDP’ye daha hemen işin başında “benimle dans edemezsiniz” demiş oluyor, muhalefet cephesinin arasına antla giriyor. ... Ant hamlesinin zamanlaması bu açıdan anlamlıdır ve “beni yok sayarak bu ülkeyi yönetemezsin” demekte olan HDP’yi illa ki etkilemiştir. Herkesin gönlünde bir Erdoğan yatıyor!
derdi belli.. chp.. hdp ile ittifak yapmamalı ama dolaylı!! ittifajk yapmalı diyor..yani kendilerinin yaptığı gibi.. aday çıkart ama resmiüye sayın kadar oy alma chp ye tatava etme oy ver..
hdp nin chpile dolaylı'' bir ittifak yapmayacağı belli.. ya proğramlı ilkeli bir ortak muhalefet ittifakı yapılır ya da herkes kendi yoluna gider.. gerçi şimdiki hdp yapısı bu kendiilkesine ne kadar sağlam yapışıyor tartışılır o ayrı.. şu iki "tip"li aday olayı gibi.. hdp zaten bir ittifak partisi proğram-ilkeler etrafında bir ittifak.. hdp varken tip parlamento vitrininde olsun "hikayesi" nedir!!.. hdp den chp için aynı tarz bekleniliyor-zorlanıyor..
bu i.t. çakalı işi daha da "derinleştiriyor "..

hdp.. akp ile masaya oturacak..
çağrı bu değil.. çağrı devlete ve haliyle devlette kim iktidar ise muhatap o.. ama bu i.t. neler "yazıyor"..
Bugün barış tecrit altında. Sayın Öcalan'a uygulanan tecrit bitmeden barış konusunda adım atmak mümkün değil. Şimdi bir kez daha dile getiriyoruz. Gelin masaya oturalım. Muhatabı bellidir. Başka muhataplar arayarak bu sorunu çözemezsiniz. Gelin bu tecrite son verin. .. "Şimdi bir kez daha dile getiriyoruz. Ya bir masaya oturacaksınız muhatabıyla, ya savaşa devam edeceksiniz. Bu iktidarın tercihi savaştır. Biz de onlara masa mesafesini öneriyoruz. Gelin bu masaya oturun. Biz katkı vermeye hazırız. Geçmişte olduğu gibi yine katkı vermeye hazırız. Muhatabı bellidir. Bu muhatabı yok sayarak başka muhataplar arayarak çözüm üretemezsiniz"
açıklama bu.. her bir nasyonalist merkez kendince cımbızlamış ama ifade açık ve net..
muhatap öcalan.. masaya oturacak olanalar belli.. devlet-iktidar ve pkk ifade açık.. ya savaşacaksın ya barış yapacaksın diyor.. hdp mi? savaşıyor.. ama bu i.t.neler "yazıyor"..

bunlar savaş konseptine sol!!dan dahil olanlardır.. ant meselesine yaklaşımları da aynı.. demagojik..

ant ırkçı mı? değil mi?.. bunu net koymuyorlar.. ant karşıtlığı cumhuriyete karşı olmanın adıymış.. bu demagojidir.. saray da demagoji yapıyor..her yerde ırkçı-tekçi söylem ama ant konusunda değil.. aslında farkları yok.. ant bunlar için genetik yapılarına bir malzeme..
fatih yaşlı bir yazısında bu ant konusunda fazla tepinmenin anlamı yok demişama neden? konusunda ırkçı yanına değinmemiş.. yani kıvırtmış..
Koalisyon ortakları arasındaki “andımız” tartışmasına da buradan bakmamız gerekir. MHP, “andımız”a Cumhuriyet ve Atatürk adına değil, şoven milliyetçilik anlayışı nedeniyle sahip çıkmaktadır. AKP ise milliyetçiliği reddettiği için değil, Cumhuriyet’in bir sembolü olarak gördüğü için “andımız”ı kaldırmıştır ve geri getirmeyi de düşünmemektedir.
diyor ve ekliyor.. Dolayısıyla durum açıktır. Türkiye’de rejim değişmiş, din dersleri anaokulu düzeyinde zorunlu hale gelmiş, küçücük kız çocukları türbana sokulmuş, tüm okullar imam-hatipleşmiş, tarikat ve cemaatler eğitimi ele geçirmiştir. Bu nedenle çözüm artık şekilsel olamaz, bu nedenle çözüm artık çocuklara anlamını bilmedikleri bir metni her sabah okutmak olamaz. Çözüm yeni bir Cumhuriyet’te, Cumhuriyet’in kazanımlarını daha ileriye taşımayı amaçlayan bir toplumsal düzenin kurulmasındadır. Bu hem çocuklarımıza hem de katledilen onlarca aydınımıza borcumuzdur.
anlamı bilinmeyen!!!!! .. çok komik.. anlamını fatih yaşlı bilmeyebilir ama ilkokul çocuğu bile anlar..
türküm.. bunu anlamak zor mu?.. resmen ermeni-rum-yahudi olan ve evde kürt-laz-gürcü-çerkes-abaza-arnavud-boşnak-vs. olan her çocuk sabahları türküm diyor.. yetmiyor varlığını türklüğe armağan ediyor.. fatih zibidisi gericik diyor ama ırkçılık diyemiyor.. neymiş..andımıza karşı olanların derdi cumhuriyet imiş.. merdi kıpti hesabı andımız aslında cumhuriyetimizin türkçü-ırkçı karakterinin ifadesidir demiş oluyor..
anlamını bilmiyorlarmış.. i.t. sen bu anlamla bu şekli aldın ya..

geleyim "hutbenin asıl mevzusuna"..

mhp-akp ittifak çatırdaması aslınsa sürecin geldiği aşamanın zorunlu bir hareketidir..
sağ-sol nasyonalizm yeni bir çizgide ortaklaşacak.. bu çizgi geçmiş mhp çakma türkçülük altında değil.,devlet-cumhuriyet tanımı altında olacak.. yani artık etnik tanım olmayacak ya da bu tanım vatandaşlık olarak işlenecek.. bu anlamda chp ilk basamak olarak elde tutulacak.. yerel seçimlerde chp şemsiyesi altına girilecek.. bu da sol versiyon olacak.. sağ şemsiye henüz net değil.. ama mhp olmayacağı kesin.. bence iyi partide olmayabilir.. anap-akp çıkışları gibi yeni bir çıkış olabilir ama bu daha ilerki aşamalara denk düşecek.. sistem her zaman ilk düzenlemeyi sol üzerinde dene ve yapar..çünkü en kolayı budur.. sağ zemini daha uzun vadeli ve dikkatli yapar.. çünkü sistemin asıl toplumsal tabanı sağ zemindir.. sol zeminde boz-yap işleri kolaydır.. olmadı ezer geçersin.. bu yüzden sistemler daima sol içinde bir sağ damarı sağlam bırakırlar.. yani ezerken bu damarı ezmezler.. maya kalsın isterler..

yerel seçimleri önemsemiyorum..sonra sı önemli.. elbette bu sonrayı seçime giden aşama netleştirecek..
şu çok kesin.. yerel seçimlerde hdp yalnızlaştırılacak.. bu yolla ürkütülen bazı kesimlerinin akp ye bazı kesimlerinin de chp ye yönelmesine çalışılacak..chp kazandığı bazı belediyelerde "sol"culara kadro ve alan açacak.. akp de tırşıkçı kürtlere..

bu anlamda ben .. şahsi olarak.. asla chp ye oy vermeyeceğim.. benim 1 oyuma kalmış bile olsa vermeyeceğim.. benim için önemli olan proğramı-ilkeleri belli olan bir toplumsal muhalefettir.. içinde cumhuriyetçiler-kemalistler., islamcılar vs.de olabilir.. kıstas herkese eşit bir demokratik proğram.. şunu da belirteyim bu bahsettğim proğram reformisttir asla devrimci değildir ama gereklidir.. ama temel amaç değildir..

konu ettiğim bu i.t.ler bu işin yakınında bile değildir ve kontradırlar..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09 Kasım 2018, 12:46   #7
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,550
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart "sol"da ortalık kızışıyor.. kılıçlar çekildi..

önümüzdeki süreç.; sosyal-siyasal kayyum süreci olacaktır demiştim.. "devlet" bahçeli çıkışları ile start verildi ve süreç hızla işliyor..

yeni sürecin en önemli zemini siyasal alanda yeni yapılaşmaların yaratımıdır.. bu konuya girmeden önce yaratılan toplumsal karakter ve yapısından söz etmek gerekir.. şimdiye kadar., nitelik noktasında zayıf ve zaaflı da olsa var olan siyasi yapılaşmalar ideolojik yan olarak ön plandaydı..

mevzilenmeler şöyle idi.: bir tarafta.; sol adında tkp'den chp ye ve ek olarak tip'e kadar sol bir versiyon.. diğer tarafta.; sağ adında türkçü-türk islamcı ve islamcı yapılaşmalar..

t.c. kuruluşundan soğuk savaş(1950) dönemine kadar.; laik görünümlü türkçü devletçi bir siyasi yapı başat ve etken idi.. yani.. tam bir faşist ulus devlet formatı.. "muhalefet" olarak da islamcı görünümlü sağ kesim rezerve edildi.. soğuk savaş süreci ile bu format değiştirildi.. türkçü laik görünümlü faşist siyasi yapı nasyonalist sol olarak değişim yaşarken., islamcı görünümlü siyasi"muhalif" yapı kendi içinde ayrıştırıldı..
liberal karakter taşıyan ama islamcı ve türkçü muhafakazar anlayışlar başat ve etkin oldu.. bu yapı içindeki radikal kesimler yine muhalefette bırakıldı ve sıkı denetim altına alındı..
bu süreç 68 aşamasına kadar düzgün işledi ama 68-70 arasındaki sol radikal çıkışlar hesapları bozdu..

chp denetimi altında ve chp ile ilişkili marksist(tkp) işleyişine eklenen milli sol tip formatı 68 radikal çıkışı ile örselendi.. ilk defa devlete direk karşı olan siyasi yapılar ortaya çıktı..
tarihsel çıkışları doğru ve anlamlı idi ama ideolojik zeminleri hala zaaflı ve geçmişin virüslerini taşıyordu.. dönüştürülemeyecekle ri anlaşılınca kanlı tasfiyeler yaşandı..
bu tasfiyelerde kullanılan sağ yapılar devletin de desteği ile artık başat ve yoğunluklu toplumsal siyasi temsilci haline getirildiler..
yine de 68 çıkışının ideolojik ve duygusal yanını yok edemediler., toplumsal yaşamda bu çıkış hızla ve yaygın olarak taraftar buldu..

ne yazık ki.. bu anlamlı ve değerli çıkışı 78 kuşağı beklenildiği gibi alıp götüremedi.. neden? ayrı bir tartışma konusu ama ister beceremedi ister kontralar yüzünden başarılamadı diyelim sonuç olarak 80 darbesi ile sosyal-siyasi olarak tasfiye edildi..
yani... 68 de başarılamayan başarıldı ve yine 1950-60 formatına dönüşüldü..

bu "dönüştürme" süreci uzun sürdü.. çünkü darbeden kısa süre sonra ortaya çıkan kürt halk özgürlük hareketi ve başarıları bu dönüşümü örseledi., zorladı üstelik karşı alternatifini de yarattı..
bu yüzden... egemenler ve kontraları için.; ana hedef kürt halk özgürlük hareketi ve kürt devrimcileri dahil tüm devrimcilerin yarattığı özgürlük hareketi-mücadelesi anlayışı başat düşman oldu..

önümüzdeki sürecin nasyonalist sol yaratımında bu özgürlükçü zihniyet bir "sorun" oldu.. bu yüzden nasyonalistlerin dilinde illaki bu zeminde bir eleştiri!! bir dokundurma ve saldırı eksik olmuyor.. konu ne olursa olsun illaki bu zemine değiniliyor..

Bir an için dünyada “sol” başlığı altına alabileceğimiz rejimleri, iktidarları, hareket ve mücadeleleri yok sayalım. Hatta solun/sosyalizmin/sosyal demokrasinin insanlığa kazandırdıklarını da yok sayalım. Barınma hakkını, emekçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesini, parasız eğitimi, sağlık hakkını, sosyal güvenlik ve insan haklarını, çevre mücadelesini; özetle insanca bir yaşam için, solun yüz yıllardır büyük bedeller ödeyerek insanlığa armağan ettiği tüm “kazanımları” olmamış sayalım.

birgün gazetesinde ilhan cihaner yazısına böyle başlıyor.. dile dikkat edin.. solun/sosyalizmin/sosyal demokrasinin sol diyor ve ekliyor.. sosyalizmin ve sosyal demokrasinin.. sanki 3 adet siyasi zemin sayıyor..
sol dediği ne?.. geneli mi?.. öyle ise ayrıca sosyalizm ve sosyal demokrasi dediği ne? oluyor.. sol değil mi?.. sosyalizm dediği belli.; tkp-ödp-vb. .. sosyal demokrasi dediği kendisinde de içinde olduğu chp de.. sol hangisi.. işte burası anlamlı.. bir ifade hatası., lüzumsuz tanım kullanma olayı değil..
türkiye solunun nasyonalistleri anlamında sosyalizm derken., yanına sosyal dempkrasi olarak chp'yi eklerken., itirazlar olur diye ayrıca sol tanımını da ekliyor.. gerektiğinde buraya ip.sizleri sap.sızları ekleyecek..
peki hdp nerede?
hdp diye birşey yok.. kürt diye bir şey var.. "solumuz" sağ olsun bu kodlamayı başarılı kıldı.. böylece sol tanımında chp ye yer var.. ip.size., sap.sıza yer var ama kürtlere yer yok..

önce.. derdi ne? anlayalım.. “Sağ sol kalmadı!”
başlık bu ya.. sağ sol kalmamış., iç içe geçmiş..
İşte kenti yağmalayan “solcu” belediye başkanları; göçmen ve sığınmacı karşıtı “devrimci” başkanlar; emperyalizmle flört eden “özgürlük hareketleri”; bağımsızlığı, anti-emperyalizmi, dayanışmayı, laikliği, barışı, sınıfı telaffuz dahi edemeyen sosyal demokratlar…
bu "şahsın" özgürlük hareketi dediği kesim zaten soldan sayılmıyor ki?.. ama bunlar sol değil hatta özgürlük hareketi bile değil diyor..

"neyse".. gerçekleri ney-miş? ne? olmuş..
Bir başka çelişki ortaya çıkıyor; toplumsal muhalefetin ana gövdesini oluşturan partilerin yöneticileri sağa doğru giderken, üye tabanlarında ahlaki ve siyasi onam halen “sol ve sol değerler” üzerinden gerçekleşiyor. Dünyada da ABD dahil, yabana atılmayacak bir sol/sosyalist direniş ve arayış sürüyor. Esasen neredeyse tüm iddiaları ile iflas ettiği savunucuları tarafından bile dillendirilen sisteme karşı yabana atılmayacak olanaklar açılmış durumda.
sağa dönenler kim?.. yazmamış.. yazısının başlangıcında solun yüz yıllardır büyük bedeller ödeyerek insanlığa armağan ettiği tüm “kazanımları” olmamış sayalım. bu cümle var.. yüz yıl değil., yüz yıllardır dediğine göre en az bir 2 yüzyıl öncesi kasdediliyor.. bu da 1700 lerin sonuna denk düşer de bu dönemlerde sol(sadece marksizmler ya) nerede?.. bahsettiği burjuva devrimcileri!! olsa gerek.. yine de kazanımlara bakalım..

1848 ayaklanmaları.. sol değil.. paris komünü sol değil.. 8 mart sol değil.. bu saydıklarımın tümünün yaratıcıları anarşistler-blanquistler.. markssizm adına yapılan bir tek 17 ekim var.. bu da yüzyılları bırak yüzyıl öncesinde bile tam denk düşmüyor.. çünkü iç savaş 1922-23 de bitti ve reel sosyalizm süreci ancak başladı.. arada olan diğerleri.; çin-vietnam ve latin amerika devrimleri uzun süre sol sayılmadı.. ulusal kurtuluş sayıldı..
bahsettiği aleni burjuva "aydınlanmaları" ..

Ülkemiz özelinde de toplumsal muhalefetin kontrolünü elinde bulunduran bu sahte sola ve teslimiyetçi yaklaşımlara değerlerimizi kurban etmeyip, her siyasi kavşakta ısrarla bunun kavgasını vereceğiz!
bu son hamasi cümleisne "değer" biçelim ve sathe sola giydielim de.. kardeş.. sen nerede oynuyorsun diye sormak gerekir.. sanki tkp-ödp içinde de.. chp içindesin ve sosyalizm adına ahkam kesmekle kalmıyor., merkez olarak., hakiki sol olarak çağrı yapıyorsun.. sen şaka mısın..

elbette şaka değil., görevli..

aynı anda başka yazılar da var.. konu ile bağlantılı..
"Sen yönetemiyorsun, benim genel başkanlık konusunda bir hazırlığım olduğunu biliyorsun. Bu eften püften gerekçeyle beni disipline sevk edemeyeceğini biliyorsun" diyen Yılmaz, "Beni şeytanlaştırmaya çalışıyorsun. CHP değerlerini sonuna kadar savunmak zorundayız. Öztürk Yılmaz partiden defolsun gitsin istiyorsun, beni rakip olarak görüyorsun" ifadelerini kullandı.
bu höyküren adam chp ardahan vekili hem öztürk hem de yılmaz adlı şahıs..

hem solhaber hem de birgün haber!! yapmış.. tesadüf mü?..
http://haber.sol.org.tr/turkiye/ihra...eceksin-250516
https://www.birgun.net/haber-detay/c...ol-236244.html

yine solhaber sayfasında korkut boratav "hoca" yazmış.. itiraf gibi..
1968 başındayız ve Türkiye’de farklı renklerde sol yükselmektedir. Düşün hayatında “sol Kemalizm” (Avcıoğlu akımı) ile önceki kuşaktan (“eski tüfek”) Marksistler örnek verilebilir. Örgütlenmede ise parlamenter demokraside, sendikalarda TİP, gençlik, öğrenci hareketleri içinde Dev-Genç sayılabilir.
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/kor...vietnam-250489

sol kemalizm !!! .. örnek mi?..
Deniz Gezmiş ve arkadaşları tarafından başlatılan 19 Mayıs Samsun-Ankara yürüyüşünün amacını açıklayan bildiriye göz atalım: “1919’da başlayan Mustafa Kemal devrimi kendisinden sonra gelen yöneticiler tarafından amacından saptırılmış, yozlaştırılmıştır. Bugün Türkiye’miz dünyada ilk antiemperyalist ve antikapitalist devrimi gerçekleştiren Mustafa Kemal’e rağmen yabancıların desteklediği karşı devrimcilerin etki alanına girmiştir. Biz Mustafa Kemal gençliği olarak, saptırılan devrimi rayına oturtmaya azimliyiz, kararlıyız. Bugün başlayan yürüyüşün amacı budur.” bu zibidilerin deniz gezmiş anlayışı bu.. kemalizm.. deniz dağa yürümüş.. geç.. gerilla ordusu(thko) kurmuş geç.. kimseyi vurdu mu?!!.. dağda ebe gümeci toplama amaçlı kurulan tek gerilla ordusu olsa gerek..

toparlarsam..
siyasi-sosyal kayyum iş başında..
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, "CHP ezanın Arapça okunmasına karşı olmadı olmayacak. Durduk yere söylenmiş söz değildir, arkasında kim varsa ortaya çıkacaktır" dedi.
demek ki.. bazı güç odakları atakda ve çatışma var.. daha çok yaşanacak.. türkiye solu yeniden dizayn sürecinde son aşamaya geliyor.. bu çatışmaların sonrasında ittifaklar süreci başlayacak.. aynı şey akp içinde de yaşanacak.. bekleyin görün..




ilhan cihaner alıntısı
https://www.birgun.net/haber-detay/s...di-236207.html
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12 Kasım 2018, 15:18   #8
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,550
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart devlet buyurdu.. kıvırtmayın açık saldırın

yeni süreç analizlerimi ve gelişmeleri yazmış bu anlamda türkiye solunun nasyonalist kesimnin kontra faliyetlerinin artacağını açık taraflaşmaların yaşanacağını belirtmiştim..
"sağolsun"! melih pekdemir iddialarıma destek sunuyor..

Geçen hafta ilginç bir haber manşetlere çıktı ve hemen indi: ABD, PKK yöneticileri Murat Karayılan, Cemil Bayık ve Duran Kalkan’ın başına 12 milyon dolar ödül koymuştu.
Bu haber adeta kara mizah üslubuyla değerlendirildi haklı olarak. Kandil Dağı’nın koordinatlarını yayınlayıp “hadi verin 12 milyon doları” diyenler vardı. Saray’dan ve AKP’den bile “yemezler” mealinde bir tepki geldi. Bu konu tam tavsamıştı ki Erdoğan, cumartesi günü Atatürk’ü anma programında konuşurken, ne alaka dedirtecek şekilde, “Görünürde Kandil’deki PKK’yı terör örgütü ilan edip ödül koyanların arka planda aynı teröristlerle nasıl iş tuttuklarını çok iyi biliyoruz” deyiverdi. Bu ifade de Trump’la yapacağı görüşme öncesinde ‘flaş’ bir mesaj verdiği şeklinde yorumlandı.

Oysa bu yılın şubat ayında ABD Savunma Bakanı James Mattis “YPG’yi PKK’ye karşı savaştırabilecekleri ni” dahi söylemişti. Şubat ayında ben de bu köşede sormuştum: “Barzani bile sıkıntı yarattığına göre, ABD yanında sımsıkı duran yeni tür bir KDP’ye ihtiyaç duyabilir, bu durumda ‘YPG’yi PKK’ye karşı savaştırabilecekleri ni’ söylerken, PKK’nin yerine (KDP kıvamında) bir PYD’nin öne çıkarılmasını mı düşünmektedir? PKK’nin eski dönemden kalma üst yöneticileri engel olarak görülebilir, ama hemen elinin altındaki YPG zaten ABD kara ordusu diye tanımlanmıyor mu? Yani Kürt siyasi hareketi ‘Ortadoğulaştıkça’ epey sürpriz gelişmeler de yaşanabilir.”

öncelikle ortadoğulaşma "lafına" değineyim.. 68 kuşağından beri var olan orta doğu devrim sürecine ilgi hatta katılım bilinir.. her ne kadar milli devrim zihniyetinden dolayı orta doğu devrim süreci ile türkiye devrim süreci bağlaşıktır denilmiş olmasa da., ilişkilenme bu karakterdeydi.. 70 li yıllarda orta doğu devrimi ile ideolojik-sosyolojik bağ kurma düşünceleri başlamış ve sonrasında derinlemesine tezler ortaya atılmıştır.. orta doğu devrimci çemberi tanımı gibi..
melih kontrasının burada bahsettiği ya da kodladığı diyeyim.; batılılaşmak yerine gericileşmek anlamında "ortadoğulaşmak" diyor.. bahsettiği hareketin ana öznesikürt halkı ve bu halk t.c. içinde de yoğun nüfusa sahip.. orta doğu diye ayırdığı bölgede de..
hoş.. t.c. sınırlarını emperyalist proje lozana göre düşünen bu zibidiler için., hakkarinin bir ötesi., ceylan pnarın bir ötesi., antakyanın bir ötesi orta doğu oluyor.. neye? göre dersek., batılaşmaya ve batının bahşettiği sınırlara göre..

halklar açısından da baksak garabet bir durum..
t.c. içindeki arap halkını avrupalı sayalım da diğerlerini ortadoğulaşmışlar mı? sayalım.. keza kürtler de aynı.. hadi ne arabı ne kürdü hepsi türk diyelim de ürkler avrupalı mı?.. orta doğuda bir sürü var.. asyadakilere ne diyelim.. hoş.. balkanlarda., doğu avrupada bir sürü avrupalı türk var.. hem de kaç bin yıl önce gitmişler.. gerçi onlara türk demiyoruz.. sadece t.c. envanterindeki üstelik türk olmayıp., "ne mutlu türküm diyen"lere diyoruz..
işte kafa bu desem değil.. her boku biliyor ama kontra ya.. demagoji yapıyor..

geleyim asıl iddiaya.. pyd ile pkk çatışacak-mış.. bunu amerikalı biri diyor desem neyse de kendisi de ben söylemiştim(Şubat ayında ben de bu köşede sormuştum: “Barzani bile sıkıntı yarattığına göre, ABD yanında sımsıkı duran yeni tür bir KDP’ye ihtiyaç duyabilir, bu durumda ‘YPG’yi PKK’ye karşı savaştırabilecekleri ni’ söylerken,) diyor..
böyle bir şeyi t.c. bile dillendirmiyor.. ama bu i.t. yapıyor.. ne? diyeyim.. kontra it.


Şimdi bakıyoruz da belki sürpriz demek de gereksizdir. Bilenler bilir, 1978’de kurulan PKK oldukça pragmatik bir siyasi hat izlemiştir. 1990’larda Sovyetler çökünce derhal amblemindeki orak çekici çıkarmış, 1999’da Öcalan’ın yakalanmasıyla ve “savaşı durdurun” talimatı üzerine adını KADEK olarak değiştirmiştir. Aynı yıllarda ABD’nin Irak işgali ve Büyük Ortadoğu Projesi gündeme gelmiş, Kongre Gel kurulmuş, İslami tonlara da sahip KADEK yerine PKK adının tekrar kullanılmaya başlanmasıyla birlikte PÇDK (Irak), PJAK (İran) ve PYD (Suriye) bileşenleri de ortaya çıkmıştır.

Öcalan’ın konfederalizm tezleri doğrultusunda KCK (Kürdistan Topluluklar Birliği) işte bu dört örgütün de aynı çatı altına gelmesiyle oluşmuştur. 2011 ‘Arap Baharı’, Rojava’da ‘Kürt Baharı’na dönüşmüş, sonrasında IŞİD vahşetine karşı ‘seküler’ PYD/YPG öne çıkarılmıştır.

diyelim haklı.. PKK oldukça pragmatik bir siyasi hat izlemiştir.
ama prağmatik dediğinde iddialarına denk düşmüyor.. çünkü.; pkk 1990 lardan itibaren kürt halk özgürlüğü mücadelesini salt ulusal zeminden çıkarıp., toplumsal özgürleşme çizgisine getirmiştir.. kürt ulus devlet çizgisini terk etmiştir.. bu mu? prağmatist olmak.. başladığın zemin kürt ulus devlet hedefi ve kürtlerin en büyük hayali ama "parağmatist" pkk bu hayalden uzaklaşıyor ve ne? yapıyor.. kadın özgürleşmesi tüm halkların ortaklaşması ve asla bir kürt ulus devlet talep etmeme.. melih iti kürt halkını seküler avrupalı aydınlanmacı kadın haklarını temel alan devlet istemeyen bir halk mı? sanıyor da değişime prağmatizm diyor..

verdiği örnek bayraktan orak çekiç çıkartmak..
yani marksizmi terk ve reel sosyalizmler eleştirisi.. böyle yapınca kürt halkı vay be?? pkk komünist değilmiş diyecekler he mi?.. kadın özgürleşmesini es geçecekler., diğer dinler ve halklarla ilgili duruşlarını es geçecekler., komünist olmasın da diyecekler..!!!!
tamam böyledir diyelim.. ya size ne demeli.. thkp çizgisini terk etmek., kemalizm ve cumhuriyet sahiplenmeleri., silahlı mücadeleye tu kaka demeler prağmatizm değil de ne?.. bırakalım 68 thkp'sini 77 devrimci yol çıkışından bu yana nereye evrildiniz.. pardon döndünüz..
pkk marksizmi ve reel sosyalizmi eleştiriyor.. bu dürüst ve açık tavır.. buna dayanıp bu tespitleri yapın eyvallah ama önce kendinize bakın..


Bunları hatırlatmak şart. Elbette geçmişte de gelecekte de geçerli, işin abc’si olan siyasetler vardır. İşin abc’si nedir? Kürtler özgür olsun, kendi kaderlerini tayin etsin, demokratik talepleri sahiplenilsin, Kürt hareketi emperyalizme darbe vurduğu ölçüde desteklensin.

Peki ABD, lider kadrosunun başına ödül koyunca, Ortadoğu Kürt siyaseti hemen antiemperyalist bir kimlik kazanıyor mu? Bakın, Yeni Özgür Politika gazetesinde birkaç gün önce “ABD ne yapmak istiyor?” başlığıyla ve Zeki Akıl imzasıyla şunlar söyleniyordu: “Ortadoğu sahasına bakıldığında PKK ve öncüleri batının savunduğu değerlere en yakın hareket olduğu görülecektir. … Türklerle ne zaman bir pazarlık olsa en fazla masaya sürülen kart Kürt kartı oluyor. ABD Kürtler sayesinde Suriye’de DAİŞ’le savaşabildi. … ABD Kürtlere düşmanlık yaparak… birlikte operasyon yaptığı YPG ve QSD güçleriyle ilişkilerini de sürdüremez. PKK’yi tasfiye … ABD’yi Ortadoğu’da rahatlatmayacaktır.”

Lakin “ABD’yi Ortadoğu’da rahatlatmak” ne demektir veya ABD’yi neden rahatlatmalı ki?

Şunu demek istiyorum, asla Kürt siyaseti neylerse güzel eyler denilmesin. Sırf HDP bileşeni olayım da ayakta kalayım deyip solculuk adına Kürt hareketinin Ortadoğulaşması düzleminde ABD siyasetleriyle pazarlığına güzellemeler yapılmasın.

Bu tür şeyler solculuğu çirkinleştirir çünkü
…

asıl önemli olan koyulaştırdığım son sözleridir.. aleni düşmanlık tanımı yapıyor.. pkk yi geçtim.. hdp üzerinde de yapılıyor ve hdp sadece kürtlerden!! oluşmuyor.. zaten bileşenler diyerek düşmanlığını kürtlerle birlikte diğer marksistlere ve devrimcilere de yöneltiyor..

bu kişi itin önde gidenidir.. 74 lü yıllardan beri dev-genç/dy hareketi içindeki kontradır..

ne yazık ki.. bu it gibileri bir hayli fazla ve üst kadro konumundalar.. benim asıl dikkat çektiğim bu itler değil bunlara sessiz kalanlardır.. asıl suçlu sessiz kalanlardır..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
nasyonalist sol ve "hazımsızlık" mı? yoksa kontra faliyet mi? suat Türkiye Solu 0 27 Haziran 2018 13:13
dhkp ve profesyonel kontra ve diğer gönülü kontra faliyetler suat Makaleler 12 09 Mart 2016 20:19
sistem cephesinden "süreç" analizleri suat Politik Gündem 6 18 Şubat 2013 15:08
çifte standart ve "sol"un gerici-ileri analizleri suat Eylem ve Mitingler 2 19 Nisan 2011 00:37
burjuva ekonomisinin "solcu" analizleri!! suat Makaleler 1 13 Nisan 2011 20:35

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:46.

Forum Bilgileri Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright 2008 - 2016
Tema Düzenleme : Enternasyonal Forum

EnternasyonalForum.net sitemizde, forum kullanıcıları 5651 sayılı kanun'un ilgili maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı bazlı herhangi bir durumdan enternasyonalforum.net sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimlerde bulunmak için info@enternasyonalforum.net adresi ile iletişime geçebilirsiniz bu çerçevede, enternasyonalforum.net yönetimi en geç 10 iş günü içerisinde dönüş yapacaktır.