Enternasyonal Forum  

Go Back   Enternasyonal Forum > SİYASET > Politik Gündem

Politik Gündem Siyasi konuları okuyabilir ve fikirlerinizi beyan edebilirsiniz...

Cevapla
 
Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03 Temmuz 2018, 12:06   #1
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,527
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart yeni süreç ve "sol" kontra faliyetler analizleri.

24 haziran seçim darbesi ile 1960 darbesi ve 12 eylül darbesi belirli noktalarda ortaklık taşıyor..
60 darbesi.; "çok partili" sisteme geçiş sonrası ortaya çıkan yeni bir iktidar tarzına karşı eski vesayetçilerin ve türk-iye solunun destek sunduğu bir darbe olmaktan çok., küresel kapitalist düzenin geldiği aşamaya denk düşecek bir toplumsal yapı oluşturma olayıdır.. dikkat edilsin., 60 darbesinden sonra ne çok partili!! t.c. sistemi değişti ne de kanlı indirilen türkiye sağının merkez partisi tasfiye edildi.. geçiş hükümetleri sonrasında., 1965 s.h.ürgüplü başbakanlığı ve demirel ile devam etti..

60 darbesine "devrimci anlam yüklemek aslında sistemin toplum mühendisliği olayıdır.. işletilmeyen demokratik!! anayasada komünizm hala yasak.. sendikal faliyetler hala kısıtlı ve denetimli.. bu arada.; 60 darbesinin hiç dile getirilmeyen iki önemli faliyeti vardır.. birincisi.; ordudaki tasfiyeler.. ama nazikçe olmuştur.. tasfiye edilenler devlet dairelerine ve fabrikalara dolgun maaşla yerleştirilmiştir.. tasfiye edilenlerin hemen hemen tümü., t.c. ilk dönem paradıgmasına(kemali zm-ulusalcılık-milli solculuk) inanmış kişilerdir.. ikincisi.; kürtlerin toplama kampına alınması ve orada ürkütülmesidir.. ürkenler adalet partisine yönelmiştir..
kısaca.; 60 darbesi ile bu topraklarda sağ ve merkez sağ ideolojik-politik bir toplumsal taban yaratılmıştır.. aynı dönemlerde bu ilerici darbe sürecinde amerikalı eğitimciler!! kasabalara kadar yayılmıştır.. 70 sonrası pıtırak gibi ortaya çıkan tabandan kontra sağ elemanlar ve kitleler bunların eseridir..

70 darbesi.; aslında tam anlamı ile darbe değildir.. yani ne 60 darbesine ne de 80 darbesine benzer., daha çok ara düzenleme ayar çekme işidir.. 70 darbesi.; asıl olarak 60 darbesi nedeniyle ortaya çıkan "ayrık otlarını"(radikal solu) temizleme işleridir..
özellikle küresel 68 rüzgarından etkilenen ve bu anlamda eksik-yanlış-zaaflı ideolojik formasyonlara sahip olsalar dahi devleti hedefe almış ilk komünist çıkışlardır.. bu anlamda çok tehlikeli idiler..

bu tehlike 70 darbesi ile giderilemedi aksine topluma daha bir yayıldı.. üstelik oldukça kanlı(idamlar-katledilmeler) yaşanmasına karşın., toplumdaki etkisini kıramadılar.. bir yandan "solcu" chp/karaoğlan ve radikal olmayan solculuk işlemeleri., diğer yandan 60 darbesi sonrası hazırlanmış sağ kontra saldırılara rağmen 68 kuşağı 78 kuşağı olarak daha bir güçlü ve kitlesel yayılmaya başladı..

solun geliştiği her yerde özgürlük arayışları da çeşitlenir.. kürt özgürlük mücadelesi de bu rüzgaradan feyz ve güç alarak sahneye çıktı..
ama.. türkiye solu bu tarihsel rüzgarı yakalayıp., doğruya-ileriye atılmak yerine abeslerle iştigaller ederek heba etti.. işte bu anlamda kontra şefler bu tasfiyenin baş taşeron mimarlarındandır diyorum.. 12 eylül-80 darbesi artık sürece tam ve etkin müdahale etme olayıdır..

toplumsal travma etkileri bir yana türkiye solunun tasfiyede değil., höşmelim edilmesi çok önemli bir başarıdır.. bu sayede zamanında solun alanları olan gecekondu ve işçi alanlarına sağ ve gericilik yerleşti.. bunda solun darbeye karşı direnememesi ve gerek karakolda gerek ise içerde yarattıkları olumsuzluklar çok etkilidir..

artık kırmızı çizgiler belli idi.. buna uyan türkiye solu yaşar., uymayan saldırılara uğrayacaktı..
1- silahlı mücadele ve radikal demokratik mücadele yasak.. 2- kürtlerden uzak duracak hatta toplumun önünde bir set olacak., kürt halkı ile diğer ezilen-yok sayılan halkların., ezilen sınıfların ortaklaşmasını engelleyeceksiniz..

bu zimmen anlaşma 12 eylülün ilk iki yılında bitirildi.. geçmişin silahlı mücadele örgütlerinin kalanları bizzat örgütler tarafından tasfiye edildi(dev-yol., tdkp., kurtuluş.,.. kurulan fkbdc dağıtıldı.. bu tasfiyeye direnenler ise içerden ve dışardan müdahalelerle ya etkisiz hale getirildi ya da kontralaştırıldı.. dev-sol ve tkp-ml gibi..
not.: mlsp-b., eylem birliği., acilciler., tdy vs gibi örgütler 12 eylül öncesi ciddi darbeler almıştı..

toparlarsam.;
12 eylül sonrasında sistem nezdinde süreç başarılı olmuş., türkiye solu diizaynı tamamlanmış idi.. özalizm ile sürecin ikinci aşamasına geçildi ama.. 1984 ile başlayan kürt özgürlük mücadelesi sürecin böyle devam ettirilemeyeceğini kısa zamanda gösterdi..
elbette bu arada bölgede de önemli değişim süreçleri başlatılmıştı.. yani t.c. süreci aslında küresel sürecin bölge içindeki önemli bir ayağı idi..
kürt özgürlük hareketinin başarısında bu süreci bütünsel olarak doğru okuması ve doğru müdahil olmasının payı büyüktür..

90 lı yıllara gelinirken.; iki zeminde iki farklı gelişmeler yaşanıyordu..
türkiye solunun bu yeni gelişmelerden "olumsuz" etkilenmemesi için.; özalizm "serbestlik" ortamı yarattı.. 1984 atılımından hemen sonra özal affı çıkartıldı ve içeride keskinleşmesinler diye höşmelim edilenler dışarıya salındı.. yurt dışında bulunan tkp-tip elemanları üzerinden başlayan bu "demokrasi" rüzgarı içinde tbkp kuruldu.. 78 sürecinin radikal solu kuruçeşme toplantıları üzerinden toparlanarak demokratik!! alanla sınırlı yapılaşmalara yöneltildi.. bu arada bir "af" daha çıktı bu sefer şefler de dışarıya salındı..
ama.. yine de bir sıkıntı vardı..

kürt özgürlük hareketi gelişmeleri izliyor ve sürekli pozisyon değişiklikleri ve paradıgmasal değişimler yaratıyordu.. 1990 hep süreci başlatıldı.. barış süreci ele alındı..vs. vs.
kuruçeşme toplantılarından bsp çıktı.. katılmayanlar ki., amaçlı-bilinçlidir.. gbkpg(geleceği birlikte kuralım parti girişimi) ayrı kulvarda idiler çünkü yarın kürtlerle! birleşme olacaktı ve bu anlamda engellemeleri gerekiyordu.. işte sıkıntı dediğim budur..

küresel konseptler arası çatışmalar da yoğunlaşmış., bölgede belirtileri ortaya çıkmıştı.. bu anlamda özalın yer aldığı konsept savaş-kaos olmadan süreci işletme konseptiolunca özal tasfiye edildi..

özalın tasfiyesi.. orduda simgesel tasfiye-suikast derken bir çeşit darbe ile iktidara kontra derinler geldi.. susurluk çetesi olarak tanımlanan bu ekip.; direk kürt özgürlük mücadelesine çok kanlı ve kontra faliyetlerle yöneldi.. bu çeteye yine solcu!! chp den destek geldi.. erdal inönü ve sonrası destekler..
aynı dönemde türkiye solu içinde tartışmalar başladı.. kürt hareketi!! dışında kalalım-kalmayalım..

bilindiği gibi.. kirli savaş sürecive artık bu kadar yeter denilip., bu çetenin kısmen tasfiyesi başladı
ama.. bu arada türkiye solu içi tartışmalarda netleşti.. kürt halkının yanında olmaya sistem ile ilişkilenme-emperyalizm ile işbirliği yaftaları takılıyor., ayrı kalmaya çalışılıyordu..
hep sürecinde ilginçtir.; katılım yapanlar genelde chp-ml ler olurken., türkiye solunun eski radikalleri kuruçeşmeden su doldurmaya çalışıyor yada ayrı duruyordu.. baktılar ki., hep dizayn edilemeyecek., ayrıldılar.. kalanlar geleceğin enternasyonalistleri oldu.. yine chp(o zamanki ismi başka ama ben chp diyorum).; içindeki kürtleri tasfiye etti.. tasfiyeye devlet de katıldı.. kurulan bsp içinde hadep ile ortaklaşma eğilimleri yükselince., yanda!! bekleyen gbkpg(aslında kontra dy) ile birleşme kararı çıktı.. bu çok önemlidir.. geçmişin kurtuluş ahreketi bu noktada suçludur.. bu birleşme olmamalıydı.. zaten kısa süre içinde dağdan gelenler bağdakileri kovdular.. kovulanlar yine ayrı dururken yine kürt "sorunu" üzerinden ayrışma yaşadı.. bu zaten bir "gelenek" oldu.. son kemalist-"k"p ayrışmalarının kökeninde de bu vardır..

kısaca..
7 haziran seçimleri öncesi başlayan hdk/hdp süreci ve seçimlerle ortaklaşma rüzgarı güçlendi.. ama devlet yine müdahale etti ve kontra solun da desteğiile kasım seçimleriile nefes aldı..
türkiye solunun nasyonalistleri sürecin akışı içinde erken deşifre olmak zorunda kaldılar.. yani sürece kontra olarak açık müdahaleler yapmak zorunda kaldılar..

sürekli kürt halkının mücadelesini., kazanımlarını karalamak., ya chp yi adres göstermek ya da "sınıf" adına ayrı durmayı işaret etmek.. işleri! hep bu zeminde oldu..

şimdi yeni bir süreç başlıyor.. aslında eskinin devamıdır.. tıpkı mülkiyetçi sistem ve uygarlık gibi.. komünal yaşamın çürütülmesi ile başlayan bu süreç bir bütündür.. önce iktidar/hegemonya ve devamında mülkiyet özelleşmesi ve birikimleri.. kapitalizm ilerici değildi.. sadece komünal yaşamın çürütülmesiile başlayan bir "yürüyüşün" geldiği aşamadır.. genetik olarak aynıdır.. yeni süreç de bu anlamda aynıdır.. osmanlının dağıtılması gerekiyordu., dağıtıldı ve yerine t.c. kuruldu.. süreç içinde ne gerekiyorsa denk düşen işler yapıldı.. ara sıra eski yöntem ve araçları yeniden işler hale getirildi ama bu zorunluluktandı..

- toplumsal yapı ağırlıklı merkez sağ olarak var olacak..
- toplumsal muhalefet asla ortaklaşmayacak., parçalı kalacak..
- komünist muhalafet merkeze bağlı kalacak.. toplumun ezilen çeşitli katmanları ile ilgilenmeyecek-ilişkilenmeyecek..
- toplumsal mücadeleye dar bakılacak., asla bölge bütünlüğünde bir paradıgma-proğram olmayacak.. ayrıca radikal de olunmayacak..

bu bölümde kabaca geçmişi ele aldım aslında ayrıntılı verilerle araştırılmalıdır..çü nkü yeni süreç içinde geçmişte yapılanlardan farklı şeyler olmayacak..

sistem için.,yeni süreç içinde en önemli handikap.; kürt özgürlük mücadelesi ile ortaklaşmak ve enternasyonalist bir anlayışın yeşermesi-yayılmasıdır.. bu anlamda seçim öncesi başlayan işlevsellikler seçim sonrası hızlanmaya başladı..
hdp bu anlamda hedefe alındı.. hdp yi hedefe alan sadece süleyman soylu(prototip anlamında aldım) değildir.. araştırın türk-iye solu nasyonalistleri de destek sunan tarzları artırmaya başladı.. bu sayfada bunlara değineceğim..

ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE.; TOPLUMSAL MUHALEFETİ ORTAKLAŞTIRAN VE BU ZEMİNDE RADİKAL DEMOKRAT BİR DURUŞ SERGİLEYEBİLEN VE EN ÖNEMLİSİ DEVLET-VATAN KAVRAMLARININ ETKİSİNDEN KURTULABİLEN VE TOPLUMU DA KURTARABİLEN BİR TARZDA BAŞARILI OLABİLİRİZ..
TERSİ.; SİSTEME OBJEKTİF(AHMAKÇA) YADA SUBJEKTİF(KONTRA) DESTEK OLACAKTIR..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03 Temmuz 2018, 12:39   #2
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,527
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart

yalnızca Said değil, Dersim’e kadar bütün isyanlar modern bir olgu olan ulusun ve modern bir siyasi-ideolojik-kültürel akım olan milliyetçiliğin öncesine aittirler. İsyanlarda milliyetçilik değil İslamcılık veya (Aleviler söz konusu olduğunda) bölgecilik ön plandadır. Bu özellikler, hareketin sınıf kimliğini ele verir. “İsyanlar” dönemi feodal karakterdedir.
partinin adı komünist.. sorsan kendisi de komünist.. ama zihniyete bak..

modern bir olgu olan ulusun ve modern bir siyasi-ideolojik-kültürel akım olan milliyetçiliğin
ulus modern bir olgu.. milliyetçilik siyasi-ideolojik htta kültürel olarak modern bir olgu..iş kürtlere geldi mi? hepsi etnik anlayış ve gericilik-emperyalizm işbirlikçiliği.. şaşırmayın.. bu devşirme-dönme i.t.atalarının genetiğini taşıyor.. devlet olacak ki., devletin tanımladığı bir ulus-milliyetçilik olacak ki., bu devşirme-dönmeler bir toplumsal tabana sahip olabilsin.. devletin dışındaki her ulus-milliyet gericilik oluyor..
kürt isyanlarında milliyetçilik değil islamcılık varmış.. öyle ya..ermeni "isyanlarında" da hristiyanlık vardı.. bilmez değil.. ama i.t.ya işini yapıyor.. 1923 mübadelesi modernleşme adına ulus-milliyet mübadelesi mi?.. gelenler türk mü? yoksa sadece islamım dediği için mi?.. aslında dönme-devşirme olduğundan mı?.. gönderilenlerin hepsi türk olmadığı için mi? hristiyan türkler neden yollandı.. ya da net olarak türk olanlar(batı trakya-vs) neden mübadele dışında tutuldu da.. çoğunluğu yahudi dönme olarak bilinen selanik ve çevresi alındı.. ve t.c. içinde en iyi yerler verildi..
soramaz.. soramaz.. haliyle söyleyemez.. kendine komünist dese de aslında devşirme-dönme bir cematin sol zemindeki işlevsel kontrasıdır.. genetik kardeşi islamcı milliyetçi zeminlerde yer alır ama ilişkilidirler.. ortak dili kullanır., ortak amaca hizmet ederler..

süleyman soylu ile bu soysuzun durdukları zemin çok farklı ama amaçları aynıdır..

Said isyanı 1919-23 atılımına karşı gerici ve feodal bir dirençtir. Çıkarları Türkiye toplumunu modernize eden Kemalist devrime karşıttır. Kapitalist cumhuriyet bir tarihsel ilerlemeydi ve merkezileşme olmadan yaşanamazdı.
sahi mi??.. tarihi emin oktaydan nutuktan okumuş..

seyh said isyanı 1925 de oldu.. 2 ay sürdü.. ankara-anadolu hareketine itiraz edilmiyor.. halifelik kaldırılıyor itiraz yok.. cumhuriyet ilan ediliyor itiraz yok.. 1918 de berzenci isyanı var katılan yok., ama gericilik-islam amaçlı imiş.. acaba kimi padişah yapmayı düşündüler..

toplumu modernize eden kemalizm.. !!!!!!! toplumu modernize edecek komünist olmayınca ataları bu işi yapıyor.. kapitalist cumhuriyet tarihsel ilerleme.. aferin bunu de çiğerimi ye..
tarihsel ilerleme..!! marksizmin temel taşı.. cumhuriyeti kimler kurmuş., kimleri tasfiye etmiş., kimleri eziyor.. önemli değil.. kapitalist ya!! ilerleme.. kapitalizm merkezileşme olmadan yaşayamaz-mış.. işte bir doğru dedi gerisi yalan uydurma.. amerika merkezileşmeden ilerledi.. isviçre keza öyle.. almanya her merkezileştiğinde(bi smark-hitler çuvalladı ama merkezileşmeyi terk etti ilerledi..
geri zekalı desem değil.. merkezileşmek.; hegemonya işleyiş biçimidir.. kapitalist üretim başkadır.. üretimin merkezileşmesi başkadır iktidarın merkezileşmesi başkadır.. oz aman bekleyin.. ki. yaptığınız bu.. kapitalizm küresel olarak merkezileşsin., ortada işçilerle patronlar kalsın tarih ilerlesin komünizm zaten tarihsel olarak kendiliğinden gelecek.. bekleyin..(üçün birini alırsınız)

utanmasa tek devlet tek millet tek iktidar diyerek tek tek basaraktan ideoloji yazacak.. yeni sürece denk düşen bir zihniyet söylemi..

daha açık ifadeleri altta..
Geçerken, HDP’de sosyalistlik icra edeceğini sananlara, hâlâ halkların kardeşliğinden dem vuranlara bir not düşmem gerekmiyor. Düşecekleri kadar düşmüş durumdalar. Sadece Said karışığı kafalarını ve kalemlerini Marksizme bulaştırmasınlar, yeter.
halkların kardeşliği dersen ve hdp ile ortaklaşırsan.. gericisin..

Sivas’ta ve her yerde Sünni şeriat tarafından yok edilmeye çalışılmış Alevi hareketinin bir dizi kesimi de HDP’cidir. Şimdi şeriatçı ayaklanmacılar için gözyaşı döküyorlar mı?
aleviler hdp yi terk edin chp ye gidin(ilerici kapitalizm ya) az biraz da bize gelin..

Dördüncü skandal HDP ile ilişkisini sosyalizm, devrim ve kardeşlik kavramlarıyla açıklayan solcuları ilgilendirir.
sosyalizm-devrim ve kardeşlik hdp ile olmaz..
bu hdp neymiş be.. süleyman soylu terörist derken aslında iltifat ediyor.. bu i.t. kadar akıllı değil.. en azından deniz-mahir-ibo da teröristti

daha bu bir şey değil.. bu kontra atak daha da artacak izleyin..

alıntı..
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/ayd...kandali-241753
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09 Temmuz 2018, 12:08   #3
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,527
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart "devrimcilik bu yüzden ‘iyi, güzel ve ahlaki’ bir tercihtir."

"devrimcilik bu yüzden ‘iyi, güzel ve ahlaki’ bir tercihtir." demiş!!! melih pekdemir.. ve doğru söylemiş ama eksik söylemiş... devrimcilik tercihinin içinde iyiyi-güzeli ve ahlakı taşıdığı kesin.. hatta eksik saymış., vicdan çok daha önemli.. ne kadar az ise olan ahlak ve iyi-güzel de o kadar eksik ya da samimiyetsizdir.. vicdanlı kişi iyiye-güzele yönelir., arar ve arınır..
demem o ki.; her devrimciliğe yönelen bu sayılan gerekçelerle yönelmez.. çıkar., tesadüf., etkilenme vs. ile yönelenler de vardır ve kısa sürede aslına rücu eder.. çünkü özünde vicdani eksiklik vardır.. olmasa ne sebeple olur ise olsun., vicdanı bu tercihini gerçek zeminleri ile buluşturur ve kalıcı olur..

örneğin melih pekdemir.; thkp sempatizanlığı ile "yol"a çıktı.. thkp nedir? belli.. sonra bu.: iyi-güzel ve ahlaklı oluşumu yeniden örgütleyeceğiz diyerek., dy sürecine başladı.. başladı da ne? oldu..

12 eylül darbesi ile birlikte başladığı zeminleri terk etti.. devlete yamuldu.. üstelik sanki başladığı zeminleri hala savunuyor-muş! gibi yaparak.. hani bir ermeni-bir rum-bir çerkez-arnavud-gürcü-laz-çingene., ilkokuldan başlar ya... "türk"üm doğruyum!!.. daha ilk başta yalan söyler.. türk değil iken türküm der ve ardından gelen doğruyum artık hikayedir.. zorla söyletiliyordur ve itiraz etmez kabullenir.. işte vicdandaki ilk çürüme ile birlikte ahlaktaki ilk yamulma böyle başlar.. cenaze namazı ile gömülmeyen bir tek komünist söyleyin.. çok azdır.. giderken bile işimiz yalan-numara-samimiyetsizlik.. hadi birileri biz inanıyoruz bu görevleri yapmak istiyoruz desin.. yapsın da ama kişiyi rahat bırakın denilmez.. yetmez en keskin pozlardaki örgüt(dhkp).. lideri(dursun karataş) için mevlüt okutur..

hayatımız yalan ama sorsan halkımız kalkınız bizi takip ediniz.. neden!! takip edeyim.. hayatınız yalan.. ettim de ne? oldu.. ne yarattınız da sahiplenmedik.. kendi yarattıklarınızı önce sizler terk ettiniz demezler mi?.. thkp dediniz geldiniz ödp oldunuz.. baştan tkp-tip-tsip içinde kalsaydınız ya.. ne? değişti.. demokrasi mi? geldi..

kürdara azadi derdiniz şimdi kürtler ihanetçi demeye başladınız.. hadi melih pekdemir gibi imam yamakları bu işin tetikçisi de sizler nesiniz???..
bu i.t. yeni sürece uygun sol içinden kontralık yapıyor.. görevini yapıyor.. sorgulama diye bir şey var.. yani vicdan var.. ahlak var.. da... nerde?????

Elbette sosyalistler ezilenlerle ve dolayısıyla ezilen Kürt halkıyla birlikte olmadığında zaten sosyalist olamazlar; ama bu başka bir şeydir, Kürt siyasi örgütlenmesi çatısı altına girmek başka bir şeydir.
doğru.. ikisi ayrı şeyler..örneğin silahlı mücadeleyi savunursun ama legal-demokrasi mücadelesi ile sınırlı parti/hareketlerle ilişkilenirsin de.. gidip., chp gibi bir parti içinde yuvalanmazsın.. zamanında revizyonist-pasifist dediklerinle örtaklaşmazsın.. ne? oldu.. 70 li yılların pasivistleri radikal mi? oldu.. yoksa... sizler mi? pasifist oldunuz.. o zaman söyleyin.. 70 li yıllarda "halt" yemişiz.. bunlar haklı imiş deyin.. yoook... geçmişin mirasını yiyerek geçmişi nereye sürüklediğinizin üstünü örtün siz ve en acısı taban denilen ahmaklar sürüsü sorgulamasın.. haliyle örgütlediğiniz taban.; ya salak ya da sizin gibiler..

demagoji ile söz başladı ve "hutbenin mevzusuna" geldi....
Kaldı ki Kürt siyasi örgütlenmesi Türkiye partisi olmak yerine Ortadoğu bağlamında emperyalizme karşıtlık bakımından (ABD lehine) epey makas açmış durumdadır.
kürt siyasi örgütlenmesi!!!! yeter be?? bu i.t. kontra bunları diyebilir ama sizde vicdan-ahlak yok mu?... hdp kürt siyasi örgütlenmesi mi? yoksa bileşenlerden oluşan bir parti mi?.. bileşenler hdp içindeki kürt siyasi hareketine tabi kalıyor eleştirisi yap.. tartışırız ama hdp kürt siyasi hareketi demek.; sistemin hdp=terörist demesi ile aynıdır.. hatta soldan kodlama olayıdır.. makam ayrı., kelimeler farklı ama aynı türküyü söyleyen "yurttan" sesler korosu..
bilerek ve ısrarla söylüyorlar.. hdp kürt partisi!!!.. çünkü sistem buyurdu.. hdp yi dışlayacak pozisyon alın.. yeni süreç içinde bu önemli..
daha önemlisi..
Kaldı ki Kürt siyasi örgütlenmesi Türkiye partisi olmak yerine Ortadoğu bağlamında emperyalizme karşıtlık bakımından (ABD lehine) epey makas açmış durumdadır.
be ahlaksız-adi- i.t. .. kürt siyasi hareketi diyorsan haliyle t.c. sınırlarında kalmayacak orta doğuyu kapsayacak.. öyle ya.. türkiye partisi olma denilince anladığınız ya da kodladığınız şey belli.. türk olmak.. hdp bir türlü türk olamadı!!!
ayrıca.. orta doğu devrimi kavramı ne hdp ile başladı ne de kürt siyasi hareketleri ile.. öncesinde bunu dillendiren ve kürt siyaseti olmayan hareketler de vardı..

Ortadoğu bağlamında emperyalizme karşıtlık bakımından (ABD lehine) epey makas açmış durumdadır. açıkça.. hdp emperyalizmin işbirlikçisi diyor.. ne bağlamda!!.. türkiyeyi bölme bağlamında.. türkiye abd ye bağımlı değil ya bağımlı yapılacak.. sanki perinçek yazmış..

emperyalizme karşıtlık.; emperyalizmin böldüğü osmanlı vatanından emperyalizmin lozan ile yarattığı t.c. yi kabullen ama emperyalizme karşı ol.. vatan!!! neresi???.. şimdiki t.c. ise neden? ve öncesi de neden? vatan değil.. bu sorular çok mu? karmaşık.. yanıtları net değil mi?.. yoksa "taş"kafanız mı? almıyor..
rusya ile ilişkili olanlar emperyalist işbirlikçisi değil., abd ile olanlar işbirlikçi..


sonuç...
HDP’nin mecburi Kürt eksenine ve Ortadoğu çizgisine tabi olmayan sol çevrelerin oluşturacağı birleşik halk muhalefeti yolunda yürümekten başka çare yoktur. Ve bu yolda yürürken elbette faşizme karşı yine CHP ve HDP kitlesiyle yoldaşlıktan başka da çare yoktur.

bu i.t. bi ton yazı yazmış.. chp ile ilgili emperyalizm anlatımı var mı? chp ile ilgili türkçülük anlatımı var mı?..yok.. ama hdp hem kürt hemi de abd işbirlikçisi ama yoldaşça ilişki!!! kuracaklar-mış..
ne diyeyim.. bu yazıyı sorgulamadan okuyan ahmaklara mı kızayım yoksa ne ahmağı aleni ahlaksız aynı genden gelme i.t.ler mi? diyeyim..
i.t. aleni chp goygoyculuğu yapıyor..

"tabana"!! diyor ki..
birleşik halk muhalefeti yolunda yürümekten başka çare yoktur. bu keskin işaret aslında., hdp den uzak durun başka çare yoktur kodlamaları sonrası geliyor ve devam ediyor.. Ve bu yolda yürürken elbette faşizme karşı yine CHP ve HDP kitlesiyle yoldaşlıktan başka da çare yoktur.
amaaa.. "bağımsız" örgütlenmemizi yapsak dahi.. chp ile yoldaşlık yapmak da zorundayız diyor.. bu yoldaşlıkta hdp yok.. sen kürt partiside.. sen türkiye ile ilgili değil de.. emperyalist işbirlikçisi de.. sonra chp yanında hdp yoldaşlığını ekle.. çok mu kurnazsın..
..

yeni sürecin hazırlıkları içinde bu tür yazılar daha da artacaktır ve bu artışlar giderek düşmanca açıklamalara hatta yaşamda düşmanca pratiklere de dönüşecektir.. bekleyin görün.. ama uyumayın..


alıntı...
https://www.birgun.net/haber-detay/g...ek-222453.html
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22 Temmuz 2018, 16:22   #4
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,527
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart imam konuştu ya artık cemaat sıçar

oğuzhan müftüoğlu sık yazmaz.. yazdığında düğmeye basılmış demektir.. artık gerisi gelir..
görünen o ki., türkiye solu içindeki bu kontralara yeni süreçde düşen görev artık başladı.. hdp nin türkiye sol hareketler içinden açıkça dışlanması gerekiyor.. elbette içindeki sosyalistlerin de.. imam yazmadan sistemli hareket başlamayacaktı..

24 Haziran’dan sonra başlık bu.. sonrane! olacak-mış.. bakalım..

Devrimcilik her zaman zordur. Şimdi önümüzde birçok yönden farklılıklar taşıyan ve daha zor bir mücadele dönemi olacak bu cümlenin benzerini yıl 1977 devrimci "yol" bildirgesinde okumuştum.. yazan yine müftüoğlu idi.. thkp yenilgisinden sonra yeni süreç için söyleniyordu.. üstelik.; thkp yi red edenler karşısında aynen devam ettireceğiz iddiası ile... gelinen yer ödp...
68 sonrası 70 li yıllarda varılacak yer örnek olarak., tip-tkp değil thkp idi ama gelinen yer tip-tkp..
kızıldereden sonra derlerdi ya.. aynen böyle..

şimdi bu imamın aruz vezni ile yazılmış yazısını çözümleyelim........ ....

Ben tersine, aslında bugün yukarda anlattığım şekilde parlamento dışı birleşik bir toplumsal muhalefet hareketinin geliştirilip büyütülmesine meclisin kendisinin de daha çok ihtiyacının olduğunu düşünüyorum. Memleketin asıl ihtiyacı da bence bu. (13 Mayıs 2018, BirGün Pazar) klasik.. 24 haziran seçimlerinden hemen önce demiştim diyor..
pardon.. sanmayın devrimci mücadeleden bahsedecek.. laflarının adresi toplumsal mücadele değil., hdp den uzak durun kodlamasıdır.. ötesinde daima chp ye çalıştılar..
HDP’nin barajı geçmesiyle her şeyin kolayca halledeceği şeklinde bir aşırı iyimserlik yaratılmasının da doğru olmadığını söylemek istiyorum. aleni hdp ye oy vermeyin diyor ama boykot da demediler..hdp ye oy yok boykot yok geriye ne! kaldı.. chp..

yetmiyor sistem ağzı ile kodlama yapıyor..
7 Haziran sonrasında olanlar ortada. Başta tüm muhalefet partileri olmak üzere, ders alınmışsa ne ala…
ne! oldu.. sistem hdp üzerine ve kürt illerine saldırdı., provakasyonlar ve kontra eylemler yaptı., özgürlük hareketinin üstüne attı.. bu kontra da aynısını ima ediyor..

ve ağzından bakla çıkıyor..
bu sistem, sadece bir rejim veya sistem değişikliğinden ibaret bir şey değil; laik eğitim sistemi başta olmak üzere, Cumhuriyet’in bütün kazanımlarını ortadan kaldırarak devletin niteliğini İslami bir statüye kavuşturma yönünde önemli bir adım olarak gündeme geliyor.
o zaman "ne yapmalı"..
menşevikler., 1905 "devriminin kazanımlarına sahip çıkıp., burjuva ile gerici çarlığa yüklenelim dedi.. lenin ne? dedi.. bırakın burjuva kazanımlarını iktidara yürüyün dedi.. imam ne! diyor.. iktidara yürüyün mü? yoksa kaybedilen kazanımlara sahiplenin mi?..

Ben tersine, aslında bugün yukarda anlattığım şekilde parlamento dışı birleşik bir toplumsal muhalefet hareketinin geliştirilip büyütülmesine meclisin kendisinin de daha çok ihtiyacının olduğunu düşünüyorum. Memleketin asıl ihtiyacı da bence bu.
sözler yuvarlak.. sokağa çağırıyor.. eskiden de yapmıştı.. seçimleri boykot edin direniş komitelerinde birleşin... ama o zamanlar eklerdi.. direniş komiteleri arkasında güçlü silahlı bir güç olmaz ise olmaz.. o yüzden halk savunma güçleri anlamında silahlı direniş birlikleri örgütlenmesi de öneriliyordu..
sen seçimleri boykot etme.. silahlı mücadeleye terör de.. legal parti merkezin olsun.. onu da sistem partisi chp ye bağla.. bu sözler.; yumurtalar tavaya.. bu sözler havaya işleri oluyor..

asıl kodlama şöyle..

* HDP’nin barajı geçmesiyle her şeyin kolayca halledeceği şeklinde bir aşırı iyimserlik yaratılmasının da doğru olmadığını söylemek istiyorum.
* diğer yanda (aslında ne yanda olduklarına herhalde kendileri de karar veremeyen) CHP, bir de HDP…
* Son seçimler öncesinde HDP’nin barajı aşmasıyla AKP’nin mecliste geriletilebileceği konusunda belki kasıtlı olarak abartılarak yaratılan beklentiler gerçekleşmedi,

kasıtlı yaratılan beklenti..!!! kim-ler yaratmış acaba.. abd emperyalizmi olsa gerek..

bu kontra faliyetler bitmeyecek.. chp içinde kaynayan kazandan tavuk çıkmaz çıksa çıksa civciv çıkar ama kaynama nedeninden biri de hdp dışlanması ve hdp ye yönelim eğilimleridir.. aynı eğilim chp dışında dolaşan sol-demokrat kesimlerde de var..

unutmayın.. 70 li yıllarda halk.. arkasında silahlı mücadele verme iddiası olan ve direnen legal hareketlere yöneliyordu.. her bitişin., yıkılışın ve yılgınlığın bir de çıkışı vardır.. yeter ki tutacağı dal daima hazırda olsun..

işte bu kontralar bu dalı kırmak istiyorlar..



imamın yazısının linki
https://www.birgun.net/haber-detay/2...ra-224249.html


not..
bir sorun yaşandı.. yazı böyle açıldı ama asıl eklemek istediğim altta.. imam konuştu ya demiştim.. kampanya da aynı zamanda başlatıldı..
“Şimdi ne yapılmalı?” sorusu, muhalefetin içine sürüklendiği krize ilişkin bir tartışma olmanın ötesinde; içine girilen dönemde, parlamentonun etkisizleştirildiği ve gücün merkezileştiği bu sistemde “Mücadele nasıl ilerleyecek?” sorusuna da yanıt aramak anlamına gelecek. “Sol, ‘karşı mahalleye, onun diliyle seslenmediği için mi’ başarılı olamıyor? Kimlikler, din ve milliyetçilikler etrafında şekillenen siyaset ekseni nasıl değiştirilebilir? Sol nasıl toplumsal bir güç haline gelebilir?” gibi pek çok soruya BirGün Pazar sayfalarında birlikte yanıt aramaya çalışacağız.

Taner Timur’un geçtiğimiz hafta yayınlanan ‘Alternatifsizl ik ve Muhalefetin Yanlışları’ yazısı bu tartışmaya bir giriş niteliği taşıyordu. Tartışmayı bu hafta da Oğuzhan Müftüoğlu, İlhan Cihaner ve Sungur Savran’ın yazılarıyla sürdürdük. Siz de görüşlerinizi bizimle paylaşarak bu tartışmaya katkı verebilirsiniz. Katkılarınızı fikir.pazar@gmail.co m adresine mail atabilirsiniz.
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…

Konu suat tarafından (22 Temmuz 2018 Saat 16:26 ) değiştirilmiştir. Sebep: not eklendi
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30 Temmuz 2018, 11:33   #5
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,527
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart eski muhabbetin sonu ve yeni versiyonun akıbeti

melih pekdemir yazmış!!
Sol hareketin toplumsal gücü ve desteği yeterli değildir. Bunu hep bildik. Ama mazeret değil, tespit. Öyleyse bundan sonrası önemlidir. Ve mücadele uzun soluklu bir mücadeledir.

Merhaba devrim aydınlığı, ey eski dostum / İşte yine seninle sohbete geldim...

diyor..
diyor da.. İşte yine seninle sohbete geldim eski sohpet nasıl bitti de "yeni"den "yeni" sohpet ne olabilir ve akıbeti eskisi gibi olacak mı?..

eski sohpeti iyi bilirim.. thkp gibi savaşçı bir parti kurulacak ve pass ile dhi kurulacaktı!!!!!!! bir türlü parti kurulamadı ve geliyorum diyen darbeye direnilmedi... sonrası malum.. legalizm ve ulusalcılık ile thkp derin dondurucuya tıkıldı.. arada bir rakı masası mezesi olarak çıkarıldı..

o dönemlerde.. yani eski sohpette.; savaşçı parti ile olmaz.. önce kitleleri örgütleyecek bir parti ve cumhuriyetin modernleşme sürecinin chp üzerinden tamamlanması gerekir.. sizin tarzınız fokoculuktur., provakasyondur diyenlere sağlı sollu aparkartlarla yanıt veriyorlardı.. evren baba düdük çaldı şimdi o dövdükleri ile kankalar ve aynı sohpetteler..
anlayacağınız.. melih pekdemir arabayı devirenlerden ama utanmadan yeni sohpet diyor.. eskisinin nasıl ve nerede bitirrildiğini bizzat bilenlerdenim.. o yüzden bak işine kontra diyorum.. ama geçmişin yoldaşları bu i.t. lerle aynı zeminde ulumayı tercih ettiler.. yani çürüdüler..

bu i.t. nin derdi aynı.. daha doğrusu görevi belli..
Peki sessizliğin sesindeki fısıltılar muhalefet kuyusunda yankılanıp duracak mı? CHP ve HDP dâhil toplumsal muhalefetin geneli hakkında geçerlidir:
devletin kurucu partisi chp ile hdp yi yan yana koyuyor.. ideolojik bakıştır bazıları için anlarım da chp yi muhalefet olarak görmeyi anlayamam.. derdi belli.. hdp muhalafet değil!!!..
senin devrimci!! muhalafetin hdp muhalefetinin kaçta kaçı baskı yaşıyor bir bak.. be utanmaz kontra..


alıntı
https://www.birgun.net/haber-detay/s...si-225157.html
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…

Konu suat tarafından (30 Temmuz 2018 Saat 11:35 ) değiştirilmiştir. Sebep: link eklendi
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
nasyonalist sol ve "hazımsızlık" mı? yoksa kontra faliyet mi? suat Türkiye Solu 0 27 Haziran 2018 12:13
dhkp ve profesyonel kontra ve diğer gönülü kontra faliyetler suat Makaleler 12 09 Mart 2016 19:19
sistem cephesinden "süreç" analizleri suat Politik Gündem 6 18 Şubat 2013 14:08
çifte standart ve "sol"un gerici-ileri analizleri suat Eylem ve Mitingler 2 18 Nisan 2011 23:37
burjuva ekonomisinin "solcu" analizleri!! suat Makaleler 1 13 Nisan 2011 19:35

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:37.

Forum Bilgileri Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright 2008 - 2016
Tema Düzenleme : Enternasyonal Forum

EnternasyonalForum.net sitemizde, forum kullanıcıları 5651 sayılı kanun'un ilgili maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı bazlı herhangi bir durumdan enternasyonalforum.net sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimlerde bulunmak için info@enternasyonalforum.net adresi ile iletişime geçebilirsiniz bu çerçevede, enternasyonalforum.net yönetimi en geç 10 iş günü içerisinde dönüş yapacaktır.