Enternasyonal Forum  

Go Back   Enternasyonal Forum > SİYASET > Politik Gündem

Politik Gündem Siyasi konuları okuyabilir ve fikirlerinizi beyan edebilirsiniz...

Cevapla
 
Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Ocak 2018, 13:44   #1
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,527
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart afrin harekatı!! ve analizi

t.c. güçlerinin afrini işgale girişmesi basit anlamı ile ele alınırsa., genelde.. 1- kürt özgürlük mücadelesine bir müdahale olarak 2- emperyalist paylaşımda abd-rusya rekabeti ve t.c. Rusya yanlısı olma olayı olarak.. görülür.. ama .. bu tespitler hem eksik kalır hem de asıl hedefleri-amaçları gizler..

peki.. sence..afrine sefer!! ne? zaman olur diyorsanız.. küresel iki ana konsept arasında ortak bir çıkar oluşur ise olur.. ortak çıkar belli..bölgede yükselmiş olan alternatif çözüm konsepti.; halkların demokratik konfederasyonu ve öz savunma yapılaşmaları.. işte bu ortak düşmanları ama.... şimdilik hepsi bir şekilde ilişkili kalmak zorunda..

bu sözlerim ile.. mesela!!.. t.c. afrine sefer başlatacak.. ben oturup., yapar mı? yapmaz mı? düşünmem.. yapması için onu dürten bir küresel konsept varsa., boku yese bile yapar.. ya da sıkıştıran konsepti terk edip yapma diyene yapışmaya çalışır.. bu da afrin de değil., t.c. içinde ciddi bir çatışmanın habercisidir..
anlayacağınız... küresel hangi konsept afrine sefer gerekli diyo ronu araştırmak gerekir ki.. savaş-kaos konsepti bile t.c. ye dayanıp bölgede bir savaş başlatacak kadar salak değildir.. varsa suriye içinde ve rusyada-çin ve iranda bu projeye fiilen katılacak gücü. o zaman başlatır..ama yok ki.. olsun diye uğraşıyor.. bu işlerini belirli bir aşamaya getirmeden başlatmaz
.. bu sözlerimi birleşik ele alıp., afrin harekatının başlamış olduğu gerçekliğine gelirsem..

t.c. afrin “fethine” başladığına göre.; küresel iki ana konsept arasında ortak bir çıkar oluşmuş demektir.. elbette bu ortak çıkar., ortak hedef anlamı taşımayabilir şu da olabilir.; yeni bir sürece başlayabilmek için gerekli ortak hamle..
bilindiği gibi.. bölgede emperyal konseptler pata durumuna düştü.. bunu Rusya-abd rekabeti olarak görmüyorum.. konsept olarak görüyorum..
sürecin başlangıcındaki bölgenin yeniden dizaynı operasyonunda tüm konseptler ortak tespit içindeydi.. yani yeniden dizayn zorunlu.. ama süreç başladığında., mali oligarşi kaos-savaş anlamında başarılı oldu.. karşıtları bölgenin eski düzeninin çatışmasız ama reformlarla yeniden dizaynı noktasında başarısız kaldı..
Suriye “sevdalısı” Rusya ilk etapda sahiplenmedi çünkü kendi içinde konsept iktidar savaşı veriyordu ve gelecekteki Suriye noktasında kararsızdı.. sadece esad rejimini desteklemenin anlamsızlığının farkındaydı..
Aşağı yukarı 20 yıllık bir süreç sonrasında ortaya çıkan gelişmeler evdeki hesapları altüst etti..

.... devam edecek....
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29 Ocak 2018, 13:50   #2
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,527
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart devamı 2

1-Sürecin dizaynı için desteklenen selefi güçler hedeflerin dışına taştı ve bölgeyi denetimsiz ve istenmeyen tarzda kaosa soktu.. bu anlamda bu güçlerin tasfiyesi zorunlu hale geldi.. bu da bir çeşit ortak amaç oldu.. ama.. selefi güçler yerele dayalı idi ve ciddi bir dış maddi-sosyal desteğe sahipti.. en önemlisi.; tasfiye edilirken yerine gelecekler noktasında konseptler arası ortak zeminler(araç-amaç-sistem) yoktu..

Daiş tasfiyesinde en önemli güç kürt askeri gücü oldu ama bir farkla bu güç süreç içinde diğer halkları da ittifak haline getirirken öz yönetim ve öz savunma yapılaşmaları ile etkin güçler haline sokabildi.. böylece bölgede emperyal konseptler dışında bir üçüncü konsept tercihi haline gelebildi..
Daiş tasfiyesi sürecinde emperyal güçler bekledi.. özellikle kobane direnişi zafere yaklaşınca devreye girildi sürecin dışında kalmamak istediler.. şu aşamada daiş artık etkin değil., araç malzeme haline dönüştü..

dikkat edilir ise bölge küresel aktör araçları olarak abd ve Rusya ve yerel aktör araçları olarak iran-suriye daiş tasfiyesinde atıl duruyorlar.. oysa.; geçici de olsa ortak bir harekat ile daiş tamamen temizlenebilirdi.. işte “sorun” burada devreye giriyor..

2-daiş sonrası bölge dizaynı ve konseptlerin konumu ve yerel güçlerin konumu..
Sürecin geçen bölümünün günümüz aşamasına bakarsak.; bölge ilk operasyondaki konumundan daha beter belirsizlikler taşıyor.. küresel konseptlerin hiç birisi kendi hedeflerine tam varabilmiş değil., üstelik yarın yapacakları noktasında emin değiller..
Mali oligarşi konsepti beklentilerinin çok gerisinde.. sürekli kaos-savaş ile süreci götüremeyeceğinin farkında.. karşıt konseptler ise., savaş-kaos işleyişini engelleme noktasında başından beri etkisizdiler halen etkisizler..

Bu anlamda ara notlar düşersem…
Mali oligarşinin küresel alandaki işleri tamamlanmış değil.. ne ab sürecini tam örseleyebildi ve istediği formata sokabildi.. ne de abd içinde tam etkinlik kazanabildi.. saray çetesi-ergenekon gibi trump çetesi ile süreci idare edemez.. bu iki ekip iktidar anlamında dengesizliklerin dengesi üzerinde oturuyor.. en önemlisi Rusya üzerinde mali oligarşi gücü halen yetersiz konumda.. operasyon bile yapamıyor.. kısaca.; malioligarşi şimdilik kaos-savaş işleyişi ile süreç içinde etkinlikler kurabiliyor ama bu durum dengesizlik taşıyor.. karşıt konseptlerin konumu da aynı ve daha kötü..
Tamamlarsam.. her biri yeni bir süreç için bu ön aşamayı yaşamak*-yaratmak zorundaydılar..

3- küresel konseptlerin karşısında halkların alternatifinin olması..
Küresel konseptler atak yapabilmek için bu alternatifi bir şekilde elimine etmek ya da bir biçimde kendi lehlerinde ilişkilendirmek zorunda.. bu ilişkilenmelerde abd rusyaya nazaran daha önde olsa da bu durum mali oligarşinin istediği şey değildir.. o yüzden abd poltikaları oynaktır.. yani iki zıt konsept aynı zamanda bu ilişki içinde oldukları için birbirlerini örseleyen tavırlar yaratıyor.. yine ortak sıkıntıları bu desteklerin alternatif konseptin gücünü artırıyor olmasıdır..
Rusya bu gücün dışında-karşısında olamıyor ama tam da ilişkilenemiyor.. Suriye-iran ortaklığının klasik rejim yapısından dolayı var olan uniter-tekçi yapıyı değiştirecek olan bu güç ile tam ilişkilenemiyor ki., zaten bu güç Suriye içinde bir konfederasyon oluşumunda Suriye rejimi ile anlaşırsa ne abd ne de Rusya yani küresel konseptler etkin olamayacak.. bu yaratılan şey bölgeye yayılacak..
Ne demiştim..
peki.. sence..afrine sefer!! ne? zaman olur diyorsanız.. küresel iki ana konsept arasında ortak bir çıkar oluşur ise olur.. ortak çıkar belli..bölgede yükselmiş olan alternatif çözüm konsepti.; halkların demokratik konfederasyonu ve öz savunma yapılaşmaları..
görülen o ki.. bu oluşmuş.. yine görülen o ki.. bu uzlaşma dengesiz bir uzlaşma.. sonuca bakarak anında değişebilecek bir uzlaşma.. t.c. tek başına meydana salındı.. abd nin “şimdilk” ben karışmayacağım demesi ve rusyanın suriyeyi zorlayarak hava sahasının açılması ve daiş türevi güçlerden devşirilen milis güçleri(öso) afrin operasyonunun başarısı için yeterli değil..

*afrin kobaneye göre daha güçlü bir direniş olanaklarına sahip.. gerek arazi yapısı gerek ise kış koşulları ve yerel askeri güç olarak daha güçlü..
* suriyenin sessiz kalması afrinin Suriye bütünlüğünde sayılmasını örseliyor.. bana ait dediğin alana dışarıdan senin izninle harekat yapılıyor ise yarın burası Suriye bütünlüğündedir diyemezsin.. üstelik hava harekatına müdahale ederiz dediğin halde etmedin..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29 Ocak 2018, 13:51   #3
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,527
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart devamı 3

*sonuç üzerinden çıkar elde etme konusu.;
1-t.c. başarı olsa.; bölgede kalacak mı? Yoksa esad rejimine devredecek mi?.. kalırsa Rusya-suriye ittifakı sarsılır ve orada yeni bir sorun çıkar.. abd anında t.c. ile anlaşıp bu operasyonları esad rejimine döndürmesi olasılık değil kesindir.. kimse t.c. zafer elde eder ise artık tamamen Rusya yanında yer alır ve afrini esad rejimine verir demesin bu eşyanın(t.c.) tabiatına aykırıdır... unutulmasın İskenderun/sancak suriyeye aitti oldu bitti ile Hatay oldu.. afrin bu oldu bittinin kalan bölümüdür..

2-t.c. başarısız olma ihtimali geliştikçe.; sınır yakınında da olsa belirli bir alanda kalıp., başarısızlığını örtmek amaçlı hava saldırılarını artırmak zorunda.. bu durum t.c. nezdinde uluslar arası sorun demektir.. yine içerde sorun demektir.. aynı zamanda esad rejimi açısından da sorun demektir ki.. korumak için adım atmadığın alanda yetki hakkı isteyemezsin.. bu durum abd nezdinde çok şey değiştirmez ama var olan ilişkilerini zedeler.. tuysa ise tamamen ilişki kaybı yaşar.. en önemlisi.; kobane sonrası bir afrin zaferi üçüncü alternatifin bir çıta daha yükselmesi demektir ki.. suriyenin geleceğinde en en etkili güç anlamına gelirken., abd-rusya etkisi zayıflar..

3-t.c. başarısı-başarısızlığı netleşmeden harekatı “bir şekilde” sonlandırmak ya da “aracıları” devreye sokmak.; ilk 10 gün bu noktaya gelineceğinin habercisidir.. sanırım soçi ve sdg tavrı bekleniyor.. bu bekleyiş.; hem Rusya hem abd nezdinde geçerli “bir bilinmeyen”.. “bir şekilde” sonlandırma olayı ilk olmayacak.. Fırat kalkanı da yüksek ses ve yüksek hedeflerle başladı ama nasıl bitti biliniyor..

Sonuç…
Görünen o ki.. afrin kantonu direnmekte kararlı.. yani ne Rusya ne de abd nezdinde bir dayatmaya razı değil.. suriyeyi müdahil olmaya çağırması anlamlı bir diplomatik dildir.. ya Suriye bütünlüğü anlamında müdahilol ya da yarın bir söz söyleme hakkın olmayacak deniliyor.. hal böyle olunca.; Rusya Suriye yeni sistemi üzerinden yeniden anlaşmaya gitmeye çalışabilir ama bu durum t.c. ile olan ilişkilerini sarsar.. zaten yakında hava saldırıları karşısında bir duruş sergilemek zorunda kalacak.. çünkü hava saldırıları olmaz ise t.c. başarısızlığı garantiler.. devam eder azarsa yine sıkıntıya girer.. sanırım soçi sonrası azaltıp çözüm bekleyebilir.. ya da artırabilir..

Abd.; her türlü kazanan olma fırsatını değerlendiriyor.. gördünüz Rusya satıyor.. ben orada yokum ama olduğum yerlerle ilgili türkiyeyi uyardım diyor.. sanırım Kürtleri ayrılma hakkını kullanmaya zorlayacak ki.. bu gelişme üçüncü alternatif dediğim şeyin sarsılması demektir.. Barzani yanlısı kesimlerin ve tırşıkcıların afrine desteğini dinliyorum bu tarz işleniyor.. devletleşme..

Gelişmeler nereye evrilir… elbette tartışmaya açıktır ve her düşüncenin olasılık oranı vardır.. aslında bölgenin yaratım süreci(Lozan) ve Kürtlerin bu süreçdeki yerleri-gelişimleri vs. ele alınmadan yapılan analizlere gerçeklere yaklaşmak yerine manüplelere yaklaşmak demektir..
Bu anlamda bu konuya dönerek devam edeceğim..

.................... ...... *****
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07 Şubat 2018, 10:46   #4
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,527
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart biraz akıl satayım..

Gelişmeler nereye evrilir… elbette tartışmaya açıktır ve her düşüncenin olasılık oranı vardır.. aslında bölgenin yaratım süreci(Lozan) ve Kürtlerin bu süreçdeki yerleri-gelişimleri vs. ele alınmadan yapılan analizlere gerçeklere yaklaşmak yerine manüplelere yaklaşmak demektir..
Bu anlamda bu konuya dönerek devam edeceğim..


sürekli belirtiyorum.. yine belirteceğim.. bölgedeki gelişmelere devletler üzerinden bakmak yanıltır.. petrol savaşı olarak bakmak yanıltır.. etnik-dinsel çatışma olarak bakmak yanıltır.. tüm bu yanılgıların temelinde ulus devlet formatı etkisi., yanlış emperyalizm tanımı vardır..

bir etnisiteye/ulusa/halka/millete dayalı devlet ayrıdır., devlet üzerinden bir ulus/halk/millet tanımı başkadır..

fransız ulusu diye ne bir etnisite ne bir halk vardır.. köken olarak bir germen hanedanına dayanır.. etnisite aranıyor ise bu germen etnisitesidir ama bahsedilen bu değildir.. açık ve net olarak bir devletin tanımıdır..
aynı şekilde ingiliz ulusu diye ne bir etnisite ne de bir halk vardır.. köken olarak bir etnisitenin bir kolunun bir mezhebine dayanır.. germenlerin sakson kolunun angilikan mezhebinin tanımıdır.. bir bölgesel kilise/cemaat adıdır.. ingiliz ulusu açık ve net olarak bir devletin tanımıdır..

hanedan dışında bölge üzerinden yaratılmış ulus tanımları da vardır.. azerbaycan gibi..

alman ulusu diye bir etnisite vardır.. ama bu tanım bile kendini bir devlet ile sınırlar.. avusturya belçika da alman etnisitesindendir ama alman ulusu olarak tanımlanmaz.. devletin tapulu arazi konumuna göre tanımlanır..

alman ulusu tanımı gibi etnisiteye bağlı olarak görülen türk ulusu tanımı aslında fransız ulusu tanımı gibidir.. görünürde etnisite adı taşır ama tanımsal içerik olarak bir etnisite değil., devlet ve envanterindeki insan olarak tanımlanır.. kendine türk diyen ya da demek zorunda olan anlamındadır.. tıpkı., yahudiliğin bir kökene(etnisiteye) bağlı olmadan din halini almış olan hıristiyan/isevi mezhebi gibi..

toparlarsam..
hepsi öz olarak bir devlete bağlı yaratılmış ulus tanımlarıdır.. gerisi bu tanımı topluma yedirme anlamında çeşitlilik-farklılık taşır..
ek olarak.: vatan/yurd tanımları da aynıdır.. köken olarak.; bir topluluğun/etnik., ortak yaşam alanları anlamını taşır ama geldiği aşamada aldığı içerik farklıdır.. bir devletin resmi ya da iddia edilen tapulu arazisi olarak anlam alır.. daralır ya da genişler bu sırada topluma yedirecek-kabullendirilecek içerikler ve anlamlar yüklenir.. hikayele yazılır..

osmanlı.; bir devlet bir hanedan ama bir türlü bir ulus olamadı.. özellikle 1700 ler sonrası osmanlı ulusu anlamında çabalar oldu ise bir türlü fransa örneği başarılamadı.. türklüğe dayalı almanya örneği de başarılamadı., zaten böyle bir amaç kuruluşundan itibaren yoktu ve egemenlik nezdinde olmaması gerekiyordu.. osmanlı ulusu çok dinli-etnisiteli olarak var olabilme koşullarına sahip değildi.. bu anlamda müslümanlık/ümmetcilik altında yaratılmaya çalışıldı.. bu proje osmanlı sınırlarında sorun yarattı.. ayrıca., müslüman olup osmanlı egemenliği/işgali altında kalmak istemeyen asıl müslüman-arap halkının tavrı da başarısızlığın nedenidir..

kısaca.. hiç birisi tutmadı.. gerek osmanlı yapısından gerek ise batının projelerine ters düştüğünden başarılamadı..

osmanlı ulusu başarılamadı ama osmanlı vatanı belirli oranda/sınırlarda başarılı oldu.. namık kemal vatan yahut silistre derken amaç buydu..
i.t. iktidarı ile başlayan osmanlı vatanı tanımlanması bizzat i.t. içinde yarılmalara neden oldu.. bu vatanın sınırları ne? olacaktı..
kimisi.; tüm islam alemi dedi.. kimisi islam-türk alemi dedi.. kimisi de.; özellikle savaşın bitimi ile birlikte anlaşabildiğimiz kadarı dedi.. bu son konsept başarılı oldu..

bu son konsept aslında küresel bir konseptin projesi olduğu için başarılı oldu ve diğerlerini tasfiye edebildi.. diğer konseptlerin küresel konsept desteği yoktu.. içerdeki gücü ise sadece devlete dayandığı için 1918-23 arasında ortada devlet kalmayınca ve iç yarılmalar derinleşince ve bazı tasfiyeler olunca eridi..

ortaya çıkan aslında çıkartılan t.c. devleti vatan sayıldı.. oysa misak*ımilli üzerinden bakıldığında ortaya çıkan bu vatan(t.c.) tanımının ne etnik/halk sosyal tanımsal kökeni ne de devlet olarak bir kökeni vardı.. 1930 lar ve sonrasında vatan-ulus tanımları topluma yedirilmeye başlandı.. bu yedirme olayı zor ve manüple üzerinden ikna ile olageldi..
t.c. egemenliği devşirme-dönme ve hanedan ikilisi osmanlı egemenliğinden hanedan çıkartılarak devam ettiği için., ya fransa tarzı bir devlet ulusu yaratılacaktı yada almanya-fransa karışımı bir devlet ulusu tarzı yaratılacaktı..

fransız usulü için osmanlı tanımı kullanılırsa sorunlar yaşanacağı için., almanya tarzı ile harmanlandı ve ortaya etnisite isimli ama o etnisiteye dayanmayan bir devlet ulusu yaratıldı..

"ne mutlu türküm diyene".. bu çok önemli bir cümledir.. öyle sıradan bir ajitasyon değildir..
ne mutlu derken mutsuz olma ihtimali gösteriliyor.. yani bu devletin altında mutlu olmak ya da olmamak sana bağlı.. bunun için ne? yapman gerektiği de belirtiliyor.. türküm dersen.. mutlu olursun., demez isen mutsuz.. gerçekten de türküm demeyenler mutsuz edildi..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12 Şubat 2018, 11:14   #5
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,527
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart akıl satmaya devam..

"ne mutlu türküm diyene".. bu çok önemli bir cümledir.. öyle sıradan bir ajitasyon değildir..
ne mutlu derken mutsuz olma ihtimali gösteriliyor.. yani bu devletin altında mutlu olmak ya da olmamak sana bağlı.. bunun için ne? yapman gerektiği de belirtiliyor.. türküm dersen.. mutlu olursun., demez isen mutsuz.. gerçekten de türküm demeyenler mutsuz edildi..


"mutlu" olmak zorunda olanların büyük kısmı bu "mutlu" olma pozisyonuna girdi.. evde(kendi sosyal alanında) kendisi ama sosyal-siyasal alanda "türk" oldu.. türk olduğunun ispatı da devlet-bayrak sevgisi-biatı ile ispatlanıyor.. ama.. her kesim böylesi bir "mutlu" olmaya teslim olmadı.. bu noktada en inatçı çıkan kürtler oldu ve sonunda "ne mutlu türküm diyene" konseptini çatlattı.. t.c. eski konumuna döndü.. yani çok etnikli çok sosyal yapılı bir toplumsal tabana dayalı devlet olduğu gizlenemiyor..

bu gelişmeler karşısında devletin yapacağı iki şey vardır.. 1- yeniden(1923-50) zor ile eski formatı işler hale getirmek.. bu olabilir mi denendi ama olmadı aksine çözülme derinleşti.. 2- devleti bu yeni duruma göre yeniden dizayn etmek.. t.c. bu yola girmeyi denedi.. özal ve ap atakları bu anlamdadır ama devletin osmanlıdan sarkan bir iktidar nüve gücü bu dizayn işlerine direniyor..

i.t dediğimiz bu nüve güç.; aslında ilk ortaya çıkışı ile aynı değildir.. 1913 den itibaren çekirdek güç haline gelen ayrı bir konsepttir.. devşirme-dönmelerden oluşan ve mali oligarşi konseptine bağlı olan bu güç.. dönem dönem etkisiz(iktidar dışı) kalsa da derin devletin bir ana kanadı olarak sürekli var oldu..sağdan-sola islamdan(sunni-alevi-bektaşi) gayrı müslümlere(özellikle pakraduni ermeni) kadar örgütlü idi.. t.c. kuruluşunda bu güce dayanıldı.. çünkü bu güç üzerinden t.c. devlet ulusu yaratılabiliniyordu ama hiç bir zaman bu güç tam iktidar yapılmadı..

açıklarsam..
bahsettiğim güç sosyal-siyasal anlamdadır.. iktidar ise konsept anlamındadır.. sermaye., var olan sürece denk düşecek iktidara değil., iktidarın dayanacağı toplumsal taban anlayışına önem verir.. bu durum bazen iktidar ile dayanılan toplumsal taban bağlarının farklı olduğu durumlar da yaratır.. yani o toplumsal tabanın siyasal-sosyal gücü değil başka bir güç iktidar olabilir veya yanına bu toplumsal tabana sahip olanı ortak alarak iktidar olabilir.. bu bir başka güç iktidar söylemimi de şöyle anlayın.. teknoratlardan oluşan.. bu tür ekipler her renge girebilen kesimlerdir.. yeri gelir solcu yeri gelir sağcı yada islamcı ya da demokrat yada liberal ya da ulusalcı vs. olabilir..
örneğin.; inönü-çakmak ekibi ilk örnektir.. menderes-bayar- özal-tayyip gibi..
şu da olabilir.. toplumsal tabanın asıl sahipleri iktidar olur ama bu iktidar işleyişinin ana noktalarında teknoratlar vardır süreci dengelerler.. ecevit-tayyip gibi..

görülen o ki.. mali oligarşi konsepti sürecini işletebilmek için t.c. eski formatına ve bu formatın sosyal-siyasal tabanına gereksinim duyuyor.. bu anlamda 15 temmuz sonrasında i.t. ekibini iktidara ortak yaptı.. iktidarın başında görülen ekip ise ne i.t. ekibi ne de teknorat ekip., bildiğiniz pazarcı ekibi.. ne kazanırsak kar diyen bir karakter ama toplumsal tabana sahipler.. işte burası doğru analiz edilmelidir..

bu toplumsal taban gerçek sosyal-siyasal bir toplumsal taban değildir.. toplumda ne kadar çakal varsa ve yaratılmış çakallarla birlikte oluşmuş bir toplumsal tabandır.. aynı zamanda homojen değil heterojendir.. güç bittiğinde anında dağılır.. taban nereden oraya gelmiş ise eski yerine döner.. özalcılık örneği gibi.. demem o ki.. tayyip örneği ne ecevit ne özal örneğine benzer ikisinin karması bir şeydir.. tayyip dönemini akp süreci ile karıştırmayın.. akp süreci başkadır., geldiği saray aşaması çok başkadır..


t.c. sistemi-formatı değişmek zorunda.. ve değişecek.. tıpkı suriye-ırak-iran gibi..değişecek.. yani lozan süreci çoktan bitti.. tayyip boşuna lozan güncellenmeli demiyor..

uzun olacağı için ek olarak devam edeceğim..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12 Şubat 2018, 12:27   #6
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,527
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart devam ve lozan

t.c. sistemi-formatı değişmek zorunda.. ve değişecek.. tıpkı suriye-ırak-iran gibi..değişecek.. yani lozan süreci çoktan bitti.. tayyip boşuna lozan güncellenmeli demiyor..

Ben Lozan konusunda bana yöneltilen bir soruya cevaben, gerekiyorsa pekala güncelleme yapılabileceğini belirttim. Kaldı ki Lozan, sadece Türkiye-Yunanistan arasında bir anlaşma değil. Bunu orada da söyledim. Lozan, farklı devletlerin işin içinde olduğu, çeşitli meseleleri konu alan muhtelif protokoller de içeren ayrıntılı bir anlaşma. Ben gerek görülürse pekala güncellenebileceği kanaatindeyim. Bu benim düşüncemdir. Siz paylaşmayabilirsiniz . Nitekim Yunanistan Cumhurbaşkanı bu tür anlaşmaların güncellenemeyeceği kanaatinde. Bana göre ise taraflar ihtiyaç hissederlerse pekala güncellenebilir. Bunu orada Cumhurbaşkanı Pavlopoulos'a da ifade ettim. Biz parlamentolarda gerekirse anayasaları bile değiştirmiyor muyuz? Değiştiriyoruz. Dolayısıyla anlaşmalar da gerek görülürse elbette güncellenebilir. Ama bu konu biraz sanki takıntı haline gelmiş gibi. Aynı şeyi Başbakan Çipras'ta da gözlemledim. Onunla da konuştum. Lozan'ı sadece Türkiye-Yunanistan arasındaki bir konu gibi telakki etmek yanlış.

bu sözler.. tayyip aklını ve bilgisini aşan cümleler.. cümleleri siz.. konsept sahiplerinin erdoğan konuşurken suflesi(başkalarının kulağa fısıldaması) olarak görün..

güncelleme.: eskimiş-hırpalanmış olanı yeniden düzenlemek., güne uygun hale getirmek
lozan ne anlamda güncellenecek..
işte bu belli değil.. tayyip dedi bıraktı yani delinin biri kuyuya taş attı..
ama tepkiler çok..
http://www.sozcu.com.tr/2017/yazarla...lemek-2136338/

Bunlar o kadar önemli ve milli meseleler ki. Önce Mecliste tartışırsın bunu. Öyle yola çıkarken söylenecek sözler değil bunlar. Lozan’ın delinmesine izin vermek. Türkiye’nin başına yeni daireler açar. Ayrıca şu andaki ortam Lozan’dan daha iyi bir anlaşma imzalamamız için daha uygun değil.
https://www.aydinlik.com.tr/erdogan-...ka-aralik-2017

tepkilere bakıyorsun.. aman olanı değiştirmeyelim mahvoluruz diyenler var.. yani sıınırlar değişir anlamında mı?.. hayır.. dertleri sınır değil.. sınır olsa idi adalardan modalardan bahsetmezler.. lozan güncellenir ise devşirme-dönme formatı da değişecek.. yani lozan yaratımı çakma ulus devletler değişecek.. burada sınırlar olayı önemsizidr.. çünkü lozan ile çizilen sınırlar bir cetvelin aklıdır..

kentsel dönüşüm.; eskiden bir mülkiyet hakkı içeren bir semt/mahalle vs. şimdi güncelleniyor.. hem de mülkiyet hakkı gasp edilerek.. devletlerin eskiden kalma tapuları da bu anlamda güncellenebilir., yani devletsel dönüşüm olabilir..kim karar verecek.. mülkiyet hakkı olan veremiyor değimi?.. evini devlet alıyor yıkıyor sana ya para ya da başka yerden bir konut veriyor.. bana ne mal benim deme hakkın yok.. gerekçe ben asıl mülk sahibiyim diyenler var.. haliyle lozan devletleri olayı da böyledir..kim kurmuş ise o değiştirebilir..

rojava.. neden egemenlerin tümü rahatsız.. çünkü., yağma yok.. kimse mülk sahibi değil., kim-ler yaşıyor ise herkes hatta yaşamayanlar bile söz hakkına sahip diyor..

lozan yaratımı bölgede bu anlayış egemenler için sıkıntı... lozan güncellenecek ama bu anlayış varken istedikleri gibi format atamayacaklar.. afrin savaşı budur.. lozan bitti., güncellenecek ve artık kürtler de dikkate alınacak..

kürtler söz konusu ise sınırlar değişecek diyenler..; elbette değişebilir ama bu değişmeye neden sadece kürtler konu ediliyor.. afrin konumuz ya buradan bakalım..
iskenderun ile afrin ayrı mı?.. suruç ile kobane ayrı mı?.. sınır meriç nehri iken karaağaç gibi bir kasaba neden t.c. tarafında kaldı.. kaldı da burnunun dibindeki adalar neden yunanistana verildi.. ve kırcaali deliorman vs.. ve batum-artvin

türkler-araplar-gürcüler-lazlar.. hepsi bölünmüş halklar da deği laleni bölünmüş aileler oluyor.. ermenileri., rumları sürgün/katliam ile "hallettin" ama sorun bu kadar basit değildi.. yetmedi.. kalanları "ne mutlu türk" yapamadın..

yani... güncelleme asıl olarak devlet sistemleri ile ilgilidir.. sınırlarla değil.. ırak azınlık sunni-arap baas sistemi., suriye azınlık şia-arap baas sistemi., t.c. azınlık devşirme-dönme sistemi artık yürümüyor..
yerine ne? konacak.. küresel konseptler bir şekilde çatışır ama anlaşabilir.. de.. ortada halkların alternatif konsepti var.. işte sorun budur..

afrin olayına buradan bakacaksınız..
afrin olayı., egemenler için.; yeni bir vietnam-68 sendromudur.. filistin olayı bu anlamda aynı idi ama işletilemedi.. şimdi birleşti..hdp kongresinde en çok alkışlanan filistinden gelen konuk konuşmacı idi..

.................... .............
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21 Şubat 2018, 10:38   #7
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,527
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart afrin ve gelinen aşama-1

t.c. sistemi-formatı değişmek zorunda.. ve değişecek.. tıpkı suriye-ırak-iran gibi..değişecek.. yani lozan süreci çoktan bitti.. tayyip boşuna lozan güncellenmeli demiyor..
...................
yani... güncelleme asıl olarak devlet sistemleri ile ilgilidir.. sınırlarla değil.. ırak azınlık sunni-arap baas sistemi., suriye azınlık şia-arap baas sistemi., t.c. azınlık devşirme-dönme sistemi artık yürümüyor..
yerine ne? konacak.. küresel konseptler bir şekilde çatışır ama anlaşabilir.. de.. ortada halkların alternatif konsepti var.. işte sorun budur..


evet.. kimse orta doğudaki bu gelişmelere sınır değişikleri/bölme-ekleme olarak bakmasın diyorum.. "mevzu".. sistem meselesidir.. sistemsel değişime girmeyenlerin sınırlarında değişim yaşanabilir.. bunun nedeni de halklardır.. örneğin.. dibinde bir nuseyri arap devleti olacak ama sen arap yok türk var diyeceksin ve derken dibindeki devletin envanterindeki türkmene vatandaşım diyeceksin.. olacak iş mi.. olmadı da..

evet.. orta doğuda var olan devletlerin sistemsel değişimi zorunlu.. zorunlu ama bu değişim nasıl olacak.. işte "sorun" burada..

şu baş belası kürtler olmasaydı sorun yoktu.. t.c. önce tekçi olarak başladı ama zamanla bunu "tek ama altında çok" devlet ulusu olarak formatlıyordu.. tıpkı fransa ve abd gibi.. dikkat edin.. çerkes var ama sadece kendi alanında çerkes siyasi-sosyal alanda "türk" vatandaşı ve ispatı da çok kolay.. devlete/vatana-bayrağa sahip çık yeterli.. abd de göçmen biri vatandaşlığa geçerken yemin ettirilir.. ama yemini amerikanca yapmaz kendi dilinde yapar.. t.c. bu aşamaya gelecekti.. direnmesinin nedeni tarihsel.. eski devşirme-dönme iktidar direndi ama süreç ilerledi..

dedim ya sorun!! kürtler.. neden=?..neden kürtler de çerkesler gibi değişim içinde yer alamıyor..
çünkü.; kürt toplumu büyük bloklar halinde parçalanmış ve yan yana
yani.. bir arap gibi değil..

arapların azı., t.c. içinde çoğu başka yerde.. bu az olanın varlığını kabul ederek ve ve çoğunluk akrabaları ile ilişkilenmelerini rahatlatarak elde tutabilirisin.. bunun içinde bölge devletleri kendi aralarında bir çeşit ab tarzı işleyiş olmalıdır.. yani sınırsal geçişlerdeki kolaylık gibi..
ama kürtler bu noktada farklı.. özellikle üç devlet içinde bir çeşit azınlığın çoğunluğu..
t.c. içinde baktığında devşirme-dönme olanları ve diğer etnisiteleri çıkarttığında türk olanlarla ya aynı ya da fazla.. suriye-ırak içinde ise arap olarak değil., siyasi-sosyal olarak baktığında yarılmış(sunni-şia-hıristiyan) araplar yanında blok olarak çoğunluk oluyor.. çünkü kürtler arasında ulusal olarak mezhepsel farklılık büyük sorun değil.. nedeni belli.. yok sayılma ve ezilme ortaklığı..

işte mevzunun "sorunu" bu.. kürtler ne olacak..

lozan güncellenmesi ya da değişim diyeyim.. sistemsel olacak dedim ama kürtler burada "sıkıntı".. her bir devletin değişiminde kürtlerin statüsü farklı olmamalı., olursa "sıkıntı".. o zaman kürtler devlet tercihi yapabilir.. statü aynı olduğunda bölgede kürt siyasal-sosyal etkinliği artacak.. bu ayrı bir "sıkıntı".. aşılamaz mı?.. aşılır ama hangi kürtler etkin olacak sorusunun yanıtına göre sonuç değişir..
barzani tarzı olursa sıkıntı yok.. özgürlük hareketi olursa "sıkıntı"..

federasyonla idare edin olmaz.. o zaman bir devlet verelim bu hiç olmaz.. her şeye olmaz dediniz.. dediniz ne lan diyorlar.. işte "sıkıntı" burada..

kürt halkının tartışmasız temsil hakkını kazanmış olan özgürlük hareketi enternasyonalist bir karakter kazandı.. haliyle tüm halkları., özellikle azınlıkta kalan halkları kucaklayabildi.. çözüm olarak da aynı karakterde bir çözüm istiyor "sıkıntı" burada..
buraya virgül koyup güncelle devam edeyim..,,,,,

afrine suriye rejim güçleri çağrıldı ve şimdi geliyor.. hadi bakalım ne? olacak..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21 Şubat 2018, 11:03   #8
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,527
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart devamı

afrine suriye rejim güçleri çağrıldı ve şimdi geliyor.. hadi bakalım ne? olacak..

abd emperyalizmi ile ortaklık höykürmeleri yerini anti emperyalist esad ile ortaklaşmaya mı? dönecek.. hayır..
kürt hareketi sıkıştı esad yardımı bekliyor diyecekler.. devletleri aynen böyle diyor ya..

ah stalingrad.. sadece stalin övülürken anımsanır ve bu kadarı ile yetinilir.. oysa stalingrad direnişinin siyasal sonuçları çok önemlidir..
sovyetler stalingrad da direndi-kazandı.. orada olmasa da daha ilerde ve ileri bir zamanda nazileri yeneceklerdi.. işin bu yanı le meşgul olanlar., asıl yanı es geçiliyor..
stalingrad direnişi ve kazanımı olmasaydı savaş uzardı.. normandiya çıkartması olmazdı.. almanyanın sovyetlerin derinliklerinde boğulması beklenirdi.. yani.. insanlık 1-2-3 sene daha nazi zulmü altında yaşardı.. sovyetler kalmazdı.. balkanlar ve doğu avrupada uydu ama batının sömürgesi olmaktan daha iyi diyeceğim sosyalist devletler de olmazdı.. vs.

kobani direniş de böyle oldu.. kazanılacağını anlayan batı daiş karşıtı operasyonu başlattı.. t.c. bile bugünkü afrine savaş açma gerekçesi aynen varken destek(geçişlere izin) sundu..

şimdi afrin direnişi yaşandı..
3 gün en fazla 1 hafta dediler ama 1 ayı geçti çakılı kaldılar.. rusya-abd-suriye rejimi yol verdi ama başaramadılar.. özgürlük mücadelesini yenemediler.. yenemediğin gücü hizalayamazsın.. kıramadığın eli bükemezsin.. bir şekilde öpmek zorundasın..

işte suriye atağı bu anlamdadır..
afrin direndi.. suriye rejimi aynı duruşunda ısrar etse idi.. yarın bu bölge için benim tapulu arazim diyebilir mi?.. hava sahası açık ama suriye rejimi afrine giriyormuş!!!... zaten girerken bombalandılar.. demek ki.. bu atak var olan ortama göre aykırı bir atak..
bence.. ne rejim atağı ne rusya izni var.. yok ama göz yummak zorunda kaldılar.. olay bambaşka..

b-alık hafızalara anımsatılır..
Halep'te Şeyh Maksud bölgesinde bulunan PKK'nın Suriye uzantısı PYD'nin silahlı kolu YPG unsurları, rejimin saldırısıyla eş zamanlı olarak muhaliflerin denetimindeki Bustan El Başa bölgesine saldırdı.

YPG, Bustan el Başa semti ve Hüllük mahallesinin güney kısmını kontrolüne aldı. Hüllük mahallesinin geri kalan kısmına da rejim güçleri girdi.

yıl 2016 sistem basınından alıntı ve doğrudur.. başlık kirli ittifak..

yıl 2015 tıme türk..
AFP'ye göre, rejim ve YPG'nin ‘gayriresmi ittifakı' olumlu sonuç veriyor. YPG güçleri kentin güneyinde IŞİD'in kontrolündeki alanları geri alıp militanların etrafını sardı. Rejim güçleri ise Haseke'nin iç kısımlarında ilerleme sağladı.

yıl 2018.. suriye rejim yanlısı halk savunma milisleri afrine geldi ve sınırda konuşlanacak..
2015-2016 yılında heseke ve halep de yaşanan ittifakta çağıran belirleyen suriye rejimi idi ama afrinde çağıran ve belirleyen afrin yönetimi oldu..

stalingran ve normandiya örneğim ile bu iki örneği birlikte ele alın.. gelişmelere de buradan bakın diyorum..

ne olabilir..
t.c. saldırılarına devam edebilir.. hava sahası açık kalabilir.; bu durumda suriye rejimi ile destekçileri arasında sıkıntı yaşanır.. haliyle esad-rusya etkinlik kaybı yaşar.. rojava sistemi yayılır..

t.c. saldırılarına ara verir., görüşmelere başlar.. bunun için hava sahasının kapatılması ilk gösterge olur.. t.c. esad ile anlaşmaya varabilir mi?.. abd buna ne der.. t.c. abd üzerinden anlaşma masasına oturur ise rusya ne der.. hepsinden öte özgürlük mücadelesi(kürtler ve diğer halklar anlamında) ne der ve ne yapar..
???????????????????? ???????????????**
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27 Mart 2018, 11:28   #9
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,527
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart gümncelleme

*sonuç üzerinden çıkar elde etme konusu.;
1-t.c. başarı olsa.; bölgede kalacak mı? Yoksa esad rejimine devredecek mi?.. kalırsa Rusya-suriye ittifakı sarsılır ve orada yeni bir sorun çıkar.. abd anında t.c. ile anlaşıp bu operasyonları esad rejimine döndürmesi olasılık değil kesindir.. kimse t.c. zafer elde eder ise artık tamamen Rusya yanında yer alır ve afrini esad rejimine verir demesin bu eşyanın(t.c.) tabiatına aykırıdır... unutulmasın İskenderun/sancak suriyeye aitti oldu bitti ile Hatay oldu.. afrin bu oldu bittinin kalan bölümüdür..

2-t.c. başarısız olma ihtimali geliştikçe.; sınır yakınında da olsa belirli bir alanda kalıp., başarısızlığını örtmek amaçlı hava saldırılarını artırmak zorunda.. bu durum t.c. nezdinde uluslar arası sorun demektir.. yine içerde sorun demektir.. aynı zamanda esad rejimi açısından da sorun demektir ki.. korumak için adım atmadığın alanda yetki hakkı isteyemezsin.. bu durum abd nezdinde çok şey değiştirmez ama var olan ilişkilerini zedeler.. tuysa ise tamamen ilişki kaybı yaşar.. en önemlisi.; kobane sonrası bir afrin zaferi üçüncü alternatifin bir çıta daha yükselmesi demektir ki.. suriyenin geleceğinde en en etkili güç anlamına gelirken., abd-rusya etkisi zayıflar..

3-t.c. başarısı-başarısızlığı netleşmeden harekatı “bir şekilde” sonlandırmak ya da “aracıları” devreye sokmak.; ilk 10 gün bu noktaya gelineceğinin habercisidir.. sanırım soçi ve sdg tavrı bekleniyor.. bu bekleyiş.; hem Rusya hem abd nezdinde geçerli “bir bilinmeyen”.. “bir şekilde” sonlandırma olayı ilk olmayacak.. Fırat kalkanı da yüksek ses ve yüksek hedeflerle başladı ama nasıl bitti biliniyor..

Sonuç…
Görünen o ki.. afrin kantonu direnmekte kararlı.. yani ne Rusya ne de abd nezdinde bir dayatmaya razı değil.. suriyeyi müdahil olmaya çağırması anlamlı bir diplomatik dildir.. ya Suriye bütünlüğü anlamında müdahilol ya da yarın bir söz söyleme hakkın olmayacak deniliyor.. hal böyle olunca.; Rusya Suriye yeni sistemi üzerinden yeniden anlaşmaya gitmeye çalışabilir ama bu durum t.c. ile olan ilişkilerini sarsar.. zaten yakında hava saldırıları karşısında bir duruş sergilemek zorunda kalacak.. çünkü hava saldırıları olmaz ise t.c. başarısızlığı garantiler.. devam eder azarsa yine sıkıntıya girer.. sanırım soçi sonrası azaltıp çözüm bekleyebilir.. ya da artırabilir..

Abd.; her türlü kazanan olma fırsatını değerlendiriyor.. gördünüz Rusya satıyor.. ben orada yokum ama olduğum yerlerle ilgili türkiyeyi uyardım diyor.. sanırım Kürtleri ayrılma hakkını kullanmaya zorlayacak ki.. bu gelişme üçüncü alternatif dediğim şeyin sarsılması demektir.. Barzani yanlısı kesimlerin ve tırşıkcıların afrine desteğini dinliyorum bu tarz işleniyor.. devletleşme..

Gelişmeler nereye evrilir… elbette tartışmaya açıktır ve her düşüncenin olasılık oranı vardır.. aslında bölgenin yaratım süreci(Lozan) ve Kürtlerin bu süreçdeki yerleri-gelişimleri vs. ele alınmadan yapılan analizlere gerçeklere yaklaşmak yerine manüplelere yaklaşmak demektir..
Bu anlamda bu konuya dönerek devam edeceğim..
.................... .................... ............. demiştim..

evet.. kimse orta doğudaki bu gelişmelere sınır değişikleri/bölme-ekleme olarak bakmasın diyorum.. "mevzu".. sistem meselesidir.. sistemsel değişime girmeyenlerin sınırlarında değişim yaşanabilir.. bunun nedeni de halklardır.. örneğin.. dibinde bir nuseyri arap devleti olacak ama sen arap yok türk var diyeceksin ve derken dibindeki devletin envanterindeki türkmene vatandaşım diyeceksin.. olacak iş mi.. olmadı da..
.................... .................... .................. demiştim..

pyd efrini aniden boşaltmadan önce de şunları demiştim...
ne olabilir..

t.c. saldırılarına devam edebilir.. hava sahası açık kalabilir.; bu durumda suriye rejimi ile destekçileri arasında sıkıntı yaşanır.. haliyle esad-rusya etkinlik kaybı yaşar.. rojava sistemi yayılır..

t.c. saldırılarına ara verir., görüşmelere başlar.. bunun için hava sahasının kapatılması ilk gösterge olur.. t.c. esad ile anlaşmaya varabilir mi?.. abd buna ne der.. t.c. abd üzerinden anlaşma masasına oturur ise rusya ne der.. hepsinden öte özgürlük mücadelesi(kürtler ve diğer halklar anlamında) ne der ve ne yapar..
???????????????????? ???????????????**

.................... .................. demiştim.. demiştim.. de.. en son gelinen aşama ne?...
pyd efrini aniden boşalttı ve t.c. güçleri efrini işgal etti..

bu son durumu kimse beklemiyordu.. bu bir gerçeklik.. hal böyle ise bu son ani değişim ele alınmalıdır..

1- efrin işgali t.c. nezdinde efrin harekatı sürecindeki kadar abartıyı bırak çoşkuyla işlenmedi.. çanakkale hamaseti bile yapıldı geçildi.. bu durum çok ilginç.. normalde fetih duaları şenlikleri yapılması gerekirdi.. ama sessizlik sürüyor..

2- kendi "vatan" toprakları isyancılar tarafından da değil., itiraz ettiği komşu devlet tarafından işgal ediliyor ama rejim susuyor.. abisi rusya susmakla kalmıyor., işgalin yapılmasını sağlayan güç..

3- abd ne? diyor.. plan rusyanın ise ilk itiraz edecek olan olması gerekirken., ayıp oluyor ama demekten öteye geçmiyor.. membiç tartışmaları yaratıyor..

4- avrupa ülkeleri bu noktada yalandan bağıran., gerçekten itiraz eden ama itirazı pratiğe sokmayan olarak çeşitli..

5- özgürlük hareketi net açıklamalar yapmıyor.. yalan söylemiyor ama mevzunun asıl zeminine henüz erken diyerek değinmiyor..
efrin çekilme kararının salt pyd tarafından mı? yoksa ortak güç olan qsd tarafından mı? alındığı net açıklanmıyor.. hatta efrin halk meclisinin kararı olarak sunulsa da bu karara nasıl varıldı açıklanmıyor..

tek net açıklama.; çekilme yapılmasaydı., efrin yerle bir edilir halk çok zarar görürdü deniliyor.. ama.. bu açıklama doğru olsa dahi.. açık yanı var..örneğin., halk boşaltılır ama gerilla güçleri kalırdı.. elbette böylesi bir durumda kara propaganda işlerdi.. halk kaçıyor.. ve çekilme sırasında askeri gücün varlığı bahanesi ile katliamlar yapılabilinirdi..
kısaca.. bence.. çekilme kararı sadece efrin halk meclisi kararı değil., çok taraflı bir karar..

6- ve en önemlisi.. mevzuya sadece halk önderi değil., paradıgma önderi de olan sayın öcalan dahil ediliyor.. t.c. heyetinin öcalan ile gçrüşmüş olması anlaşılır bir şey ama bu görüşme ve içeriği hakkında hareketin bilgisinin olması ve ilk ifade edenin yine hareket olması çok ilginç.. bu da gösteriyor ki..görüşmeler sadece imralı ile olmamış..
tekrar edersem..
kısaca.. bence.. çekilme kararı sadece efrin halk meclisi kararı değil., çok taraflı bir karar..

şimdilik doğru analizler için gerekli zeminler anlamında maddeler olarak bunları yazdım.. eklenebilir..

devam edeceğim.....
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27 Mart 2018, 12:37   #10
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,527
Teşekkürler: 1,288
2,524 Mesajına 3,518 Kere Teşekkür Edildi
Standart güncelleme devamı..

bir önceki mesajımda yazdıklarıma bakarsak.. küresel konseptler arası bir "es" dönemi yaşanıyor.. ve bu es dönemi nasıl bitecek ve biter bitmez neler yaşanacak net değil.. üstelik bu es dönemini birileri aniden bitirebilir..

yine bazı notlar düşeceğim..

* t.c. nin efrin harekatının yaşanması olası değil iken yaşandı ama nedeni belli.. kürt halk dinamiği kendi iradelerinin etkili olamayacağı bir uzlaşmaya(bir proğrama) zorlanıyor.. bu zorlama harekatı abd-rusya ortak harekatı ama sahibi mali oligarşi konsepti.. küresel hegomanyanın muhalif konseptleri de buna pek itiraz etmedi.. ortya çıkacak duruma bakıp pozisyon kazanma olarak gördü..

soralım..
1- kürt halk özgürlük mücadelesi uzlaşma planına evet dedi mi?..
bana göre demedi.. ama içerde mutlaka tartışmalar sürüyordur..
anımsatayım.; kürt halk özgürlük mücadelesi eşittir pkk değil.. hatta kck da değil.. kck halkların ortak yapılaşmasıdır., henüz tam olgunlaşmasa da böyledir.. barzani-vs. diğer kürt güçleri de eksik-zaaflı farkı çizgiler olsa da kürt halk özgürlük mücadelesidir..
ama.. bu mevzuda ağırlıklı olarak ana özne pkk dir.. sorunun ana muhatabı da pkk dir ama pkk diğer güçlerin duruşunu ve görüşünü dikkate almadan adım atmaz..
kısaca.. genel anlamda tartışmalar sürüyor ama pkk tavrı net.. belirteyim.. bunlar benim kişisel görüşlerim.. doğruluk payı tartışmalıdır ve kesinlik ifade edemez..
çekilme kararına bakarak evet uzlaşıldı diyenler olacak-var ama bu basit ve amaçlı analiz-tespit olur..
yine sincardan çekilme kararı da bu anlamda veri sayılıyor ama yanlış..

bence.. efrin çekilme kararı ile sincar çekilme kararı birbirinden farklı elbette ortak yanları var ama ilerde olacak..

sincar çekilme kararı daha önceden konuşulan bir konu.. anımsayın ilk başta(2016) barzani ile yaşanmıştı.. barzani gerekçesi şu idi.. t.c. varlığınızı bahane ediyor.. hatta vururuz tehditi savurdu.. yetmedi bağdat rejimi ile anlaştılar rejim para veriyor., vs. dedi.. pkk ise.; öz savunma tamamlanmadan çekilmeyiz karar halkındır dedi..
şimdi çekildi.. çünkü bağdat rejimi öz yönetimi ve öz savunma yapılaşmalarını kabul etti..
not düşeyim.. bölge kürt halkının yaşadığı bölge ama ezidiler.. pkk içinde de bir hayli ezidi var.. orda kalanlar pkk olarak kalmaz ama kürt yada ezidi kürt olarak kalır.. bu noktaya dikkat çekeyim dedim..
ek not.; t.c. o zamanda efrin mevzusu gibi saldıracağım dedi ama saldıramadı.. şimdi de saldıracağım sıra buraya geldi diyor.. işte bu durum efrin çekilmesine benzese de farklı..

efrin çekilme kararı çok farklı.. demiştim.. de fark ne?.. fark süreç ile ilgili.. mali oligarşi atağı diyorum ve bu atağın aracı t.c. abd-rusya yönetimleri mali oligarşi konseptine dahil olmaya başladılar.. ab bu noktada henüz direniyor.. ama parçalı.. abd-ab arasındaki gümrük sorunları vs. mevzu oldu.. yine rusya ingiltere arsı sorunlar.. yani ortalık karman-çorman.. sincar çekilme kararı bu süreç ve dengeleri ile ilgili efrin ise farklı.. çünkü sincar çekilmesinde gelen yerel iktidar yani dışardan bir güç değil.. efrinde bu neden? yapılmadı.. çünkü teklifin içinde öz yönetim-öz savunma kabulü yoktu.. artı.. süreç t.c. noktasında tam okunamadı..

toparlarsam..
2018 süreci asıl olarak rusyaya yapılan bir operasyon olarak işleyecek.. yani mali oligarşi rusyada tam iktidar olma ya da önemli bir mevzi-irade sahibi olma sürecine girdi.. elbette bu durum., rusyanın bölgede etkin olmasını da gerektiriyor.. bu sayede abd içi operasyonlar yapılabilecek.. türkiye ve iran bu gelişmelerden sonrası hizalanacak..
bence.. t.c. kuruluşundan beri mali oligarşi denetiminde ama iran değil.. t.c. nezdinde sorun.; mali oligarşi denetimi değil., denetimi işleten sistem ve güçler nezdinde değişim zorunluluğudur.. iran ise bu noktada sistem ve iktidar anlamında büyük sorun..

orta doğuda sınırlı denetimli kalıcı bir kürt bölgesi hesaplanıyor ama bu hesaplara ters düşen şey.; kürt halk özgürlük mücadelesindeki ana etkin bir gücün varlığı.. anımsatayım..uzun zamandır bu noktada barzani üzerinden planlar yapıldı ama özgürlük hareketi aşılamadı.. aşılamadığı gibi diğer halklarla ortaklaşmayı da başardı.. şimdi bu engellenemeyen gücü sınırlama girişimi var..
bunun iki yolu var..

1- kendi içinde yarılma-zorlanma-uğraştıma üzerinden etki gücünü azaltma..
2- özgürlük hareketinin ana paradgması olan halkların ortaklaşmasında ortaklaşmayı örseleyecek kontra güçleri etkin kılma..

önümüzdeki süreç bu anlamda işleyecek.. bence.. özgürlük hareketi her şeyin farkında.. dengelerin ve dengelerin hassasiyetlerinin(va r olan diğer dinamiklerin iyilerinin henüz yeterli güce sahip olmadığının., kötülerinin ise düzelemeyecek kadar kötü olduğunun) öncelikle bu kendi iradi sürecnin dengelerine dikkat edecek ve küresel güçler arası çatışmalara ve dengelerine de dikkat edecek..

kolay değil.. mali oligarşinin rusya operasyonundaki başarı oranı süreci ne hallere sokar ortada.. yarattıklarını "feda" mücadelesi adı altında heba etmemek gerektiğinin de tecrübelerle farkında.. olanı koruyacak., koruyamadığını ileriye dönük ayağa kalkabilecek konumda tutmak gerekli..

şimdilik ara vereceğim..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…

Konu suat tarafından (27 Mart 2018 Saat 14:01 ) değiştirilmiştir. Sebep: çünkü sincar çekilmesinde gelen "t.c." yanlışı "yerel iktidar" olarak düzeltildi
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
afrin harekatı!! ve t.c. solu suat Politik Gündem 6 23 Ocak 2018 09:49
dhkp-c ve analizi suat Türkiye Solu 34 01 Temmuz 2015 16:44
hdk ve hdp/bdp seçim analizi suat Makaleler 0 03 Nisan 2014 12:38
HDK karadeniz harekatı ve yaşananlar!! suat Politik Gündem 0 20 Şubat 2013 16:54
Roj Tv: İran ordusunda kara harekatı hazırlığı düşünsel Politik Gündem 1 01 Eylül 2011 01:07

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:17.

Forum Bilgileri Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright 2008 - 2016
Tema Düzenleme : Enternasyonal Forum

EnternasyonalForum.net sitemizde, forum kullanıcıları 5651 sayılı kanun'un ilgili maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı bazlı herhangi bir durumdan enternasyonalforum.net sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimlerde bulunmak için info@enternasyonalforum.net adresi ile iletişime geçebilirsiniz bu çerçevede, enternasyonalforum.net yönetimi en geç 10 iş günü içerisinde dönüş yapacaktır.