Enternasyonal Forum  

Go Back   Enternasyonal Forum > SİYASET > Makaleler

Makaleler Makale bölümü

Cevapla
 
Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21 Kasım 2017, 00:13   #1
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,381
Teşekkürler: 1,277
2,509 Mesajına 3,501 Kere Teşekkür Edildi
Standart melih pekdemir itiraf ediyor

aslında konuyu aşağıdaki linkte sunduğum bölüme ekleyecektim am ayrıca yazmayı tercih ettim.. çünkü bu "olay" üzerinden bir konuyu işleyeceğim..


Unutmayalım, Türkiye’nin NATO’ya girdiği 1952’den itibaren askeri vesayet hep NATO ve ABD vesayetiydi, Kemalist vesayet değil yani… Emperyalizmin militarist gücü olmak, Kemalizm’i de etkisizleştiriyordu. Kemalistler en son 9 Mart’ta yenilmişler, 12 Mart faşizminin NATO’cu ve Atatürkçü generalleri tarafından hapse atılmışlar ve bitirilmişlerdi. Ergenekon sürecinde ise Atatürkçü subaylar hedefe alındı. Kazanan hep NATO oldu.
https://www.birgun.net/haber-detay/n...fa-191305.html

alıntıladığım bölüm çok önemli.. bir ahmağın yazısı değil.. çok ciddi bir politik içerik taşıyor.. yani.. bu kadarlık bir fotoğraftan tarih okunur..

yazıma devam edeceğim.. yazacaklarım türkiye solunda hiç konuşulmayan.. bilerek es geçilen gerçeklerle ilgilidir.. yani.. türkiye solunun mayasında i.t. var derken havadan demiyorum.. proğramlı bir tarihsel sürecin eseridir günümüzde artık netleşmiş olan bu nasyonal faşizm..

9 mart nedir? kimlerin işidir..
9 martçıların siyasal karakteri nedir
9 martcıları kemalist saymak.. tasfiye edenleri atatürkçü ve natocu olarak ayırmak ve ilginçtir.. atatürkçüleri de en son natocular ayıkladı tespitleri siyasal olarak nasıl açımlanır..


ek alıntı..
Bir vakitler NATO alkışçısı Star gazetesi dün ‘NATO gerekçe arıyor’ manşetiyle çıktı. NATO “düşman sensin” mesajıyla Ankara’ya “yörüngeden çıkma” tehdidinde bulunuyormuş. Bunu da ilgili hükümleri Meclis’ten gizlenen ve ABD’ye işgal hakkı veren 1959 Anlaşması’na dayandırıyormuş. Kaynağı da “emekli subay ve siyasetçi” dediği aslında 27 Mayıs cuntacısı ve antiemperyalist Haydar Tunçkanat’ın 1970’de yayımlanan ‘İkili Anlaşmaların İç Yüzü’ adlı kitabı! Devrimciler işte bu bilgiden hareketle emperyalizme karşı çıktıkları için idam edilmişler, kurşunlanmışlardı.
altını çizdiğim cümlelerin siyasal açıklamaları
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21 Kasım 2017, 12:22   #2
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,381
Teşekkürler: 1,277
2,509 Mesajına 3,501 Kere Teşekkür Edildi
Standart 9 mart nedir? kimlerin işidir.. 9 martçıların siyasal karakteri nedir

9 mart nedir? kimlerin işidir.. 9 martçıların siyasal karakteri nedir



konuyu daha açık-net anlatabilmek için sürecin başına dönmemiz gerekir.. yani., 60 darbesine..
60 darbesi türkiye yazınında halen netleştirilmemiş bir olgudur.. kimileri abd-natoya teslim edilen türkiyeyi kurtarma amaçlı der ve soldan sağa vatanseverlik yükler.. ilericidir.. anti-emperyalisttir.. anayasası şahanedir.. vs. vs. sol askeri darbe diyenlerden tutun., baascı jakoben tespitlere kadar çeşitlidir..
kısaca natoya bağlılık açıklamaları ve sonrasında ortaya çıkan mhp ekibine rağmen hala sol sanılan bir darbe..
başlangıcından itibaren ve sonrası aşamalarda ortaya çıkan ayrışmalar ve kalıp değişimlerine ve şahsiyetlerdeki pozisyon-"fikir" değişimlerine rağmen., darbenin asıl sahibi belli iken., içindeki bu karmaşıklıklardan faydalanıp her kesimin kendine kılıf bularak "yazdığı" tanımladığı bir darbedir..

tıpkı... 1918-23 süreci sonrası ortaya çıkan t.c. devletinin sahiplenilmesi gibi.. isteyen istediği yerden malzeme alıp., biçim vererek tanımlar..
bu anlamda 60 darbesi süreci doğru analiz edilmeli., zaman-mekan ve şahsiyet konularındaki çarpıtmalara.. es geçmelere.. yalanlara.. dikkat edilmelidir..

ama şimdi yeni bir moda başladı.. atatürkçü ve kemalist ayrımı..

herkesin atatürkçü olduğu ve solun sahiplenebildiği bazı atatürkçülerin zamanla ipliği pazara çıktığı için sol!a sahiplenilebilecek bir atatürk tablosu kalmadı.. şimdi moda atatürkçülük ayrı., kemalistlik ayrı yemeğinde.. yeni milli yemek bu..

melih pekdemir bu "tarihi" yeniden biçimlendirmeye çalışanlardan oluyor.. neden?? bunu ayrıca açıklayacağım ama çoktan başka yazılarımda açıklamıştım..

melih pekdemir t.c. ordu yapısında tasnif yapmış..
natocu elemanları.. atatürkçü elemanları., kemalist elemanlar..
bu tasnif yeni değil.. sadece atatürkçü-kemalist ayrımı yeni.. ama bu ayrım melih işi değil.. aslı aydınlık tayfasından gelme..

hikmet çiçek 13 kasım 2017 de aydınlık da yazmış..

“Orhan Kabibay, Orhan Erkanlı… İhtilal için gecelerini gündüzlerine katmışlardı. Belki kelleleri gidecekti ama onlar yılmamış, diğer örgüt önderleriyle birlikte ihtilali örgütlemişlerdi” diye düşündü. Odadan çıkarken dudaklarının arasından bir cümle döküldü: “Dağdan gelenler bağdakileri kovdular.” söyleyen.. Kurmay Albay Suphi Karaman,
https://www.google.com.tr/url?sa=t&r...kH6v3ryLymuVlU

1 hafta sonra konuya melih pekdemir dahil oluyor... ama konuyu daha bir "netleştiriyor"-arılaştırıyor..
Kemalistler en son 9 Mart’ta yenilmişler, 12 Mart faşizminin NATO’cu ve Atatürkçü generalleri tarafından hapse atılmışlar ve bitirilmişlerdi. Ergenekon sürecinde ise Atatürkçü subaylar hedefe alındı. Kazanan hep NATO oldu.
hikmet çiçek ayrım yapmıyor.. melih pekdemir ayrım yapıyor.. çünkü türkiye soluna tutarlı bir söylem-tanım lazım!!

evet.. 14 ler tasfiyesi nedir? diye sorsam.. zamanında benim aklımın bildiği kadarıyla olduğu gibi şimdi de "sol"cularımız aynısını söyleyecek.. mgk içindeki faşistler ayıklandı.. çoğu sonrasında mhp yi yarattılar ya.. bu 9 martçılar bunlardan değil!!.. peki.. 9 martçıların tümü kemalist mi? yani atatürkçü olanı yok mu?..
ve en önemlisi 14 ler tasfiyesi yapılırken bu kemalistlerimiz naptılar??
- iyi oldu natocular tasfiye edildi mi? dediler..
ama.. tasfiye edilenler arasında chp ve tip içine dahil olanları da vardı.. ve tasfiye edilenlerin çoğu sonradan natocu faşistler diye tanımlanmadı mı?.. öyle ise..
- atatürkçüler ile kemalistler natocuları mı? tasfiye ettiler..
ama.. melih tam tersini söylüyor.. söylerken 9 mart olayına kadar bunların beraber olduğunu ve 14 ler tasfiyesini es geçiyor..

tıpkı birileri gibi..
60 darbesi sürecinde bu yollarda beraber yürümüşler natocuları(14 ler) tasfiye etmişler.. 9 martta kemalistleri tasfiye etmişler ama natocuların tasfiye edildiğine air bir "not" düşmemiş.. yani melihe göre 14 ler tasfiyesi ya olmadı ya da bunlar neci?! belli değil.. çünkü natocu değillerki tasfiye edilmemişler.. atatürkçü de değiller ki tasfiye edilmemişler 9 marta kadar gelebilmişler.. kemalist olmadıklarına da göre len bunlar neci?..

soldaki ilk kodlama..
14 ler dahil tüm 60 darbe yapıcıları(mbk) ilk etapta anti abd ci yani anti menderesçi.. tıpkı şimdiki anti Tayyipci oldukları gibi..
olmadı.. ikinci melih kodlaması..
14 ler neci? belli değil ama 9 martçılar kemalist.. kalanları ya natocu ya da atatürkçü..

oysa..
ortada sucu-bucu diye bir şey yok.. osmanlıdan süregelen cemaat(devşirme-dönme) yapıları var ve olaylar ise.; batının denetiminde yaşanan iktidar işlerindeki iç çatışmaları ve görev talepleri çatışmaları..
günümüzde yaşananlarda aynı..

mbk yani 60 darbesi mimarları.; ordu vesayetinin zorunlu sonucu olarak ortaya çıkan ordu içindeki cemaat örgütlenmelerinin konsorsiyumudur.. ideolojik yapılar değildir.. bu anlamda natocu-atatürkçü-kemalist gibi ucu ideolojik tasnife varan ayrıştırmalar amaçlıdır..

bu anlamda..
9 martcıları kemalist saymak.. tasfiye edenleri atatürkçü ve natocu olarak ayırmak ve ilginçtir..
ilginç ama zorunlu.. çünkü.. şimdi sola bir ittifaklar manzumesi sunacaksın.. sunarken geçmişe dönülmemeli güne uygun geçmiş yazılmalıdır.. bu yüzden atatürkçüler artık muteber değil., yerine kemalist diyelim ki.. anlam yükleyebilelim.

atatürkçüleri de en son natocular ayıkladı tespitleri siyasal olarak nasıl açımlanır..
öncesinde şu cümleyi ele alalım.. 1952’den itibaren askeri vesayet hep NATO ve ABD vesayetiydi, Kemalist vesayet değil yani… Emperyalizmin militarist gücü olmak, Kemalizm’i de etkisizleştiriyordu.
bu cümleye bakarsak..; 1952 yılına kadar olan vesayet sistemi askeri bile olsa kemalist değil-miş!!.. nato ile birlikte ordu yapısı değişmiş.. o zaman sormak gerekir.. 1952 yılına kadar olan vesayet nasıl tasfiye edildi.. buna yanıt., menderes iktidarı denilecektir.. ama tasfiye tam olamamış ki., 9 mart darbesine kadar kemalistler var.. direnmişler demek ki!!

emperyalizmin militarist gücü olma kararı verilmeden önce bir tasfiye gerekmez mi?.. işte burada inönü devreye giriyor... yani atatürkçü dedikleri inönücüler oluyor.. sanırım emperyalizmin miliarist gücü olmayolunu açan atatürkçler(inönücü) olurken kemalistler çaresiz kalıyor.. hem natocu değil atatürkçü hem de nato gücü olma yolunu açanlar!!!!
atatürkçüler oluyor ve böylece.. 1952 den itibaren hızla orduya natocular doluyor..
aklıma tayyip sözleri geldi.. ne istediler de vermedik ki derken gülencilerin devlete sızması anlatılıyor.. sanırım atatürkçüler tasfiye olurken aynı sözleri söylediler..
de.. verirken ne amaçla verdiniz.. kerizmi idiniz.. hiç bir şey almadan vermek allaha mahsus değil mi?...

elbette bu işler işin hikaye yanının zorunlu laubali analizleri oluyor.. çünkü ortada tutarlı-sistemli ve tarihsel gerçeklere dayalı bir analiz-tespit durumu yok.. ama ciddi bir virüs harekatı var.. zaten hastalıklı bir türkiye solu yapısı var.. üstüne yeni virüsler ekleniyor..

devam edecek..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21 Kasım 2017, 17:57   #3
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,381
Teşekkürler: 1,277
2,509 Mesajına 3,501 Kere Teşekkür Edildi
Standart melih pekdemirin önderi

Bir vakitler NATO alkışçısı Star gazetesi dün ‘NATO gerekçe arıyor’ manşetiyle çıktı. NATO “düşman sensin” mesajıyla Ankara’ya “yörüngeden çıkma” tehdidinde bulunuyormuş. Bunu da ilgili hükümleri Meclis’ten gizlenen ve ABD’ye işgal hakkı veren 1959 Anlaşması’na dayandırıyormuş. Kaynağı da “emekli subay ve siyasetçi” dediği aslında 27 Mayıs cuntacısı ve antiemperyalist Haydar Tunçkanat’ın 1970’de yayımlanan ‘İkili Anlaşmaların İç Yüzü’ adlı kitabı! Devrimciler işte bu bilgiden hareketle emperyalizme karşı çıktıkları için idam edilmişler, kurşunlanmışlardı.
altını çizdiğim cümlelerin siyasal açıklamaları

devrimciler!! bu bilgiden hareketle emperyalizme karşı çıkmışlar.. yoksa kaz gibi oturacaklar-mış!!!...

bahsettikleri 68 devrimcileri.. öyle ya.. ne m-l ne ho amca ne che ne mao.. bunlar hakkında bir şey bilmezlerdi.. bunlardan emperyalizmi de öğrenmediler kimden öğrenmişler!!.. aslında 27 Mayıs cuntacısı ve antiemperyalist Haydar Tunçkanat’ın 1970’de yayımlanan ‘İkili Anlaşmaların İç Yüzü’ adlı kitabı! ından...


birinci bölümdeki açıklamalarım ile bu son melih "açıklamasını" ele alırsak.. ortayaçıkan anafikir şu.; 68 devrimcilerini bilinçlendirip., anti-emperyalist yapan ne? ise şimdi de aynı "şey" üzerinden "yol"a çıkalım... yani kemalist olalım ama sol kanadı..

enteğre tavuk çiftliklerinden yetişme gdo lu devrimci melih pekdemir ve genetik kardeşleri aslında ideolojik olarak eleştirilecek bir mevzu değildir.. bunlar.. artık tasfiye olan ve tarihsel olarak egemenlerce son kullanma tarihi dolmuş devşirme-dönme artıkları kontralardır..

ama.. yazmaya devam etsin.. iyi itiraf ediyor..

işin komedi yanı..
Bizim ÖDP programında sadece NATO’dan çıkılması değil NATO’nun dağıtılması da yazar.
yiyeyim sizin!! ödp nizi ve proğramını.. natoyu dağıtacaklar-mış.. olur abi.. dağıtmak için ne içeceksiniz..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…

Konu suat tarafından (21 Kasım 2017 Saat 18:16 ) değiştirilmiştir.
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14 Aralık 2017, 13:00   #4
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2008
Mesajlar: 9,381
Teşekkürler: 1,277
2,509 Mesajına 3,501 Kere Teşekkür Edildi
Standart "ümmet" yorgun.. muş!!

melih pekdemir.. kudüs üzerinden bir yazı yazmış.. ama.. her zamanki gibi"aruz" vezni ve ne? anlatmak istemiş "karışık"..

pekdemir.. kudüs ile ilgili tepkilerin yetersiz olduğunu ve özellikle müslüman kesimin bu noktada duyarsız olduğunu anlatıyor ve ahmet hakan'dan veri sunuyor..
Ahmet Hakan devam ediyordu: “Bu mukayeseden çıkan tek bir sonuç var. O da şu: Ümmet Kudüs yorgunu... Ümmet neden mi Kudüs yorgunu? İslam ülkelerini yönetenlerin çoğu, pişkin bir işbirliği içinde ya... İşte bundan yorgun... En ateşli nutukları atanlar, en birinci işbirlikçi ya... İşte bundan yorgun...”
neden?? yorgun-muş.. yönetenlerin/liderlerin/önderlerin çoğu, pişkin bir işbirliği içinde ... En ateşli nutukları atanlar, en birinci işbirlikçi ya ..
ümmet derken müslümanları kasdediyor .. ben bunu türkiye soluna uyarlayayım..

türkiye solu neden? yorgun.. en ateşli nutuk atanlar aslında en büyük korkaklar.. örneğin.. savaşçı bir parti kuracağız diye yola çıkıp., kurmamak için her şeyi yapmak.. sonra yasal parti kurmak.. kadroları mücadeleye çağırıp., örgüt olarak gerekeni yapmamak., hatta yaşamını örgüte teslim edenler varken., ortada örgüt yok demek.. ve.. yıllarca oyalamak.. haliyle taban-kadro yorgun olacaktır..

melih pekdemir "yazmış"!!.. konu ne? içerik ne!!..

Yani Evanjelistler bütün bu olup bitenlerin, İsa peygamberlerine kavuşmaları için mutlaka gerçekleşmesi gereken ameller olduğuna inanıyorlar! Ve şimdi de böylece Ortadoğu’nun ‘şeriatçı’ insanları emperyalistler ve Siyonistler olmuyor mu?
türkçe meali.: evangelistler nihayi amaçları adına hareket ediyorlar.. şeriatcılar(yani radikal islamcılar)., bu amaca hizmet edecek pozisyonlar alıyorlar.. ise., bunlar aslında emperyalist ve siyonisttir..

melih biliyor.. evangelizm nedir biliyor.. yani işin dini/mezhepsel yanını değil siyasi yanını da biliyor..
evangelizm bir hıristiyan mezhebi ama asıl özelliği hıristiyan olmuş yahudiler olmalarıdır.. ve siyonist amacı farklı kelime-amaçla aynen savunurlar.. bu mezhep başından beri mali sermayenin aracı olarak işlevsel olmuştur.. tıpkı siyonizm gibi.. haliyle başka "alanlardaki" yahudi müslüman kesimler de aynı tarzı işletecektir.. tabanın gerçekten fundamantel hıristiyan ya da müslüman olması ayrıdır baştakilerin gerçekte ne? olduğu ayrıdır..
tıpkı.: sosyalist görünen ve hatta dönemde radikal görünenlerin aslında devletçi olmaları gibi.. türkiye solu nasyonalistleri ile evangelistler benzerdir.. tabana amaç için devletin/vatanın bekası derler.. ama amaçları mali oligarşi için araç olabilmektir..

melih pekdemir ve muadilleri.; thkp üzerinden en keskin olurken aslında thkp ruhunu tuz ruhuna çevirenlerdir.. 12 eylül sürecinde direnenler varken devlette zımmi anlaşma yapanlardır.. bunu da koşullar değişti "yeni yol" olarak yedirirler..


not....
melih pekdemir aslında çok önemli birkitabı örnek olarak sunmuş ama kitabın içeriğindeki asıl gerçeklere ve anlatılana değinmemiş.. bence bilerek yapmış..

kitabın yazarları da ilginçtir..

laryy collins abd vatandaşı., dominique lapierre fransız vatandaşıdır.. ve birlikte birçok kitapları vardır ve her biri aslında tarihsel belge niteliğindedir.. her ikisi iyi eğitim örmüş akademisyen ve yazardır biri gazetecidir..

kitapları şunlardır..
1964 de yazılan paris yanıyormu? nazi işgalindeki parisi anlatır..
1968 yasımı tutacaksın.. el cordebesin yaşamını anlatırken ispanya iç savaşını da anlatır..
1975 bu gece özgürlük.. hindistan bağımsızlığı ve gandhiyi anlatır..
kudüs ey kudüs 1948 den itibaren filistin ve kudüs konularını yazar ama özellikle araplar arsındaki bölünmelere yer verir..

başka kitapları da var ama benim zamanında okuduklarım bunlar..

bu iki yazarın en önemli özelliği olaya olabildiğince objektif bakmak ve verilerle yazmak..
__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
melih -perinçek- pekdemir suat Politik Portre 3 18 Eylül 2017 16:21
melih pekdemir ve chp suat Türkiye Solu 4 04 Nisan 2016 18:04
melih pekdemir ne dedi! ama demedi! suat Makaleler 5 09 Ağustos 2011 03:39
melih pekdemir'den şövenizm kılıfı suat Politik Gündem 1 19 Nisan 2011 02:27
roj baş melih pekdemir!! suat Politik Portre 2 29 Aralık 2010 18:19

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:09.

Forum Bilgileri Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright 2008 - 2016
Tema Düzenleme : Enternasyonal Forum

EnternasyonalForum.net sitemizde, forum kullanıcıları 5651 sayılı kanun'un ilgili maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı bazlı herhangi bir durumdan enternasyonalforum.net sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimlerde bulunmak için info@enternasyonalforum.net adresi ile iletişime geçebilirsiniz bu çerçevede, enternasyonalforum.net yönetimi en geç 10 iş günü içerisinde dönüş yapacaktır.