Enternasyonal Forum  

Go Back   Enternasyonal Forum > EĞİTİM > Kürtçe Dil Eğitimi > Kürt Tarihi

Cevapla
 
Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01.02.2010, 10:31   #1 (permalink)
Aktif Üye
 
cengiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 415
Teşekkürler: 453
175 Mesajına 247 Kere Teşekkür Edildi
Standart Kozanoğulları Kürt Beyliği ve Sürmeli Mehmet Paşa..

Kozanoğulları Kürt Beyliği ve Sürmeli Mehmet Paşa

Kozanoğulları, Adana-Kozan (Sis) dağlık bölgesinde yaşamış bir Kürt beyliğidir. Kozan isminin, yaşadıkları dağlık ve vadilik bölgeyi tanımlamak için kullanılan, Kürtçe Kuz, Xuz kelimesinden geldiği öne sürülür.

Kürtçe çoğul eki ‘’-an’’ kelimeye eklenerek Kuzan (Xuzan) olmuş, zamanla Kozan diye anılmaya başlamıştır.



Alman araştırmacı Wolfram Eberhard, Kozanoğullarının köken olarak Kürt oldukları ve Yavuz Sultan Selim döneminde buraya sürgün edildikleri belirtir. Adana’ya Antep civarlarından geldikleri tahmin edilir.

Kozanoğulları konusunda araştırmalar yapan Dr.Celile Celil, Rusya Devlet Arşivi’nde, Kozan (Xozan) Beyi Süleyman Beyin İstanbul Konsolosluğu aracılığı ile Rusya Dışişlerine gönderdiği dilekçeyi bulur. Dilekçede kısaca Kozanoğullarının, Kürt oldukları ve yaşadıkları bölgede bağımsız oldukları, Osmanlı egemenliğini kabul etmedikleri ve aksi takdirde başkaldıracakları belirtilir. Ayrıca eski topraklarına yerleşebilmek için Rusya’dan yardım istemektedirler.

Belgede, Süleyman Bey; “Kozan ve çevresindeki bölgenin Kürdistan topraklarında ve bu bölgenin 1130 (1710) yılında beri Kürt aşiretler liderliğinin, atalarımın egemenliği altında bulunduğu herkes tarafından bilinmektedir.” der.

Kozanoğlu ailesinin, Kozan (Sis) yöresindeki hâkimiyeti Selçuklular zamanından başlar. 1830-40’lı yıllara kadar bağımsız yaşayan beyliğe sürekli seferler düzenlenir. Osmanlı zamanında Mehmet Ali Paşanın oğlu Mısırlı İbrahim Paşa da, Anadolu’ya geldiği zaman Kozanoğulları üzerine asker gönderir ve ordusu başarılı olamaz. İbrahim Paşadan sonra Osmanlı Devleti Kıbrıslı Memed Paşa komutasında Kozana büyük bir ordu gönderir, lakin bu ordu da Kozanoğulları’nın önünde duramaz ve yenilgiye uğrar.

1700’lerden sonra beylik güç kazanamaya başlar. En güçlü dönemleri Yusuf Ağa’nın zamanındadır. Sınırlarını Çukurova, İmamoğlu ilçesi, Anavarza Kalesi, Ceyhan ırmağına kadar genişletirler. Kars (Kadirli) ve Kozan (Sis) sancaklarını ele geçirirler. Kozanın büyük Beyi Yusuf ağa 1800’lü yılların başında Kozanı (Sis) iki oğlu arasında paylaştırır. Batı Kozanı büyük oğlu Ahmed Paşa’ya, Doğu Kozanı ise küçük oğluna verir. Osmaniye’nin güneyi, Kadirli’yi (Zulkadir) çeviren dağlar, Ceyhan (Çemê Cihanê) ırmağının etrafı hep Doğu Kozan toprağıdır. Doğu Kozan’da çoğunlukla Türkmen aşiretleri (Avşar ), Ermeni ve farklı Kürt aşiretleri de az sayıda da olsa yaşardı. Batı Kozan ise Ala dağ (Eladağ) ile Kozan Dağı (Çiyayê Sisê), Seyhan ırmağı arasındaki topraklardan oluşmaktaydı ve yarısı Türkmen diğer yarısı da Lek Kürtleriydi.
Çoğunluğu Avşar oymağı olan, Türkmenler savaşlarda hep Kozanoğullarının yanında yer aldı. Avşarlarla, Kozanoğullarının dostluğunu Türkmen ozanların dilinde her seferinde görmekteyiz. Örneğin 1783’te Osmanlının desteklemesiyle, Çapanoğulları beyliği Kozanoğullarına saldırır. Kozanoğullarının zaferi sonrası Türkmen ozanları şu dörtlüğü söyler;

Çapanoğlunun kurşunu çatır patır
Kozanoğlu'nunki hiç saymaz hatır su
Dağın ardında üç bin Çapanlı yatır
Yusuf beyim emme de atmış satır

Ağalıkla yönetilen Kozanoğulları ve sürekli göçe, iskâna maruz kalan Avşarlar, Osmanlı için asayişi engelleyen bir tehdit unsurudur. Bağımsız ve vergisiz yaşayan Kozanoğulları ve Avşarlar, Kırım Savaşı’nın hemen ardından iskân ettirilmesine girişilir. O dönemde Osmanlı için Kozandağı, Gavurdağı bölgelerinden Çukurova’ya ( Kilikya Ovası ) kadar olan geniş alan anarşi ve tehdit içermektedir. Göçün izlerini Avşarların ünlü ozanı Dadaloğlu’nun türkülerine yansır.
Kalktı göç eyledi Avşar elleri
Ağır ağır giden eller bizimdir.
***
Belimizde kılıcımız Kirmani
Taşı deler mızrağımın temreni
Hakkımızda devlet etmiş fermanı
Ferman padişahın, dağlar bizimdir

1865 yılının baharında Osmanlı Sultanı tarafından Muş-Eleşkirtli Sürmeli Mehmet Paşa’ya bir ferman (Fırka-ı İslahiye) gönderilir. Fermanın amacı Kozanoğullarına sefer düzenlenerek, bölgedeki derebeyliklerinin yönetim altına alınması, göçebe yaşama son verilip aşiretlerin kontrol altında tutulması, askeri kaynak sağlanması, vergiye bağlanması ve vergilerinin düzenli bir biçimde toplanmasını sağlamaktır. Bahsi geçen fermanda Sultan:

“Adana yöresinde Kozanoğlu ailesi devlete isyan etmekte. Eşkıyalık ve çapulculuğa önderlik etmekte… Şimdiye kadar devlet bu sorunu barışçıl bir şekilde çözmek istemiş, bunun için birçok defa Kozanoğluna nasihat edilmiştir. Fakat o hiçbir zaman nasihatlerimize kulak asmamıştır. Ali-Osman devleti bu çıbanı yok etmek için karar almıştır, böylece Muhammed’in şeriatını ve devletin hükmünü burada daim kılacağız.
Bunun için “fırka-i Islahiye” adında askeri bir birlik oluşturduk. Bu askeri birlik 15 yaya taburundan, 2 süvari alayından oluşmaktadır. Bir nizam(nizam-i cedit) taburu da Girit’ten gelip birliğe katılacaktır.

Bu birliğin komutanı da Rumeli kahramanı Derviş Paşa’dır. Onun komutasında Kırım Savaşı kahramanı Kürt İsmail Paşa, Mirliva Hasan Paşa, Halep komutanı Seyyid Paşa, Mirliva Hüsnü Paşa gibi becerikli subaylar ve yiğit kahramanlar vardır. Bilindiği gibi sizin ailenizde bu güne kadar Ali-Osman Devletine pek mühim hizmetlerde bulunmuştur. Devletin nazarında da senin çok kıymetli bir yerin vardır. Bu görev için de hizmetiniz bizim için önemlidir. Bunun için siz de yörenizdeki Kürtlerden en az 400 süvari toplayıp, kısa bir sürede hazırlıklarınızı tamamlayıp hemen yola çıkasınız ve Adana dolaylarında Derviş Paşa’ya ulaşasınız. Gürcü komutan Aslan Bey de Sarıkamış tarafından bir grup Çerkez ve Gürcü süvarisiyle Kozana gidecektir. Yola çıkmadan önce Erzurum valisini ve Paşasını haberdar ediniz. Sizin için ne gerekiyorsa yapsınlar.
Muvaffak olunuz
Gazanız mübarek olsun.”

Fermanın Sürmeli Mehmet Paşa’ya ulaşmasından sonra, Paşa divanını toplar ve tek tek hepsinin fikrini alır. Divanda çoğunluk “Gitme” der. Gitme diyenlerin arasında, dönemin efsanevi Kürt dengbeji (destan anlatıcısı) Evdalê Zeynikê ve Paşa’nın ilk karısı Eysan Hanım da vardır.
Eysan Hanım, Paşa’ya der ki; “Ali-Osman Devleti uzun zamandır, bu aileyi sevmiyor. Bize düşmanlığı var. Kocaman Osmanlı devleti senin birkaç süvarine muhtaç değildir. Seni tuzağa çekip öldürtmek istiyor Paşa, gitme…”

Sürmeli Mehmet Paşa Divandakilere cevap verir; “Gitmemek olmaz, gitmemenin anlamı Osmanlı Devletine karşı isyandır. Ben gideceğim, ama öyle savaşçılar götüreceğim ki yiğitliğim bundan sonra her yerde duyulsun, bilinsin…”

Sürmeli Mehmet Paşa çevresine haber göndererek, birkaç gün içinde kendi kalesi olan Toprakkale’den (Topaxqele) 400 savaşçı toplar. Savaşçıları, dayılarının yiğitliğine (Mêrxas), savaş gücüne ve at biniciliğine göre seçer. Bu seçkin savaşçılarını mızraklarıyla birlikte kendi konağının önüne toplayıp yola çıkar. Yola çıkmadan önce Paşa, Evdalê Zeynikê’ye dönerek “Evdal haydi bize bir stran söyle de yolla çıkalım” der.
Evdal, strana başlar ve devam eder:

“Heyla wayê, heyla wayê
Ezê li dihayê kela elajgirê dikevim ha li beyara
Hela mêzekin li leşkerê qerenizamiyê u li refê siyara
Çarsid xortê eşiretê berê xwe daye xeribiyê
Rebbê alemê ,mirê mira sihuda wana bişxuline”
(Çıkıp Eleşkirt diyarına baktım
Bir bakin da kara nizamiye askerlerine, süvari birliklerine
400 aşiret genci toplanmış gurbet ellere gitmekte
Âlemin Rabbi onları ve Paşaların Paşasını korusun )



Evdal’ın bu stranıyla birlikte Paşanın konağının önünde bekleyen kadın ve çocuklar ağlamaya başlar. Bunun üzerine sürmeli Mehmet Paşa Evdal’a dönüp: “Allah razı olsun, sefere gidiyoruz şenlik yapacağımıza hepimizi ağlattın Evdal, biz yas mı tutuyoruz böyle acıklı söylüyorsun? Her zamanki gibi söyle Evdal çoluk çocuğu sustur ki yola çıkalım…” der. Paşa’nı sözlerini duyan Evdal şen şakrak şarkılar söylemeye başlar.

Evdal Begê bi sê denga kire gazî,
Go Surmelî Memed Paşa bavo,
Wê hal û hewalê me çawa be ?
Li kêleka me ya rastê eskerê Romê ye
Li pêşya me eskerê Hecî Ûsiv Paşayê Sîpikî,
Sofî Paşayê Hesenî, Temoyê Cibirî ye,
Li xana Çerkeza, bi me ra hûre-hûr e, gaze-gaz e,
Surmelî Memed Paşa digo Evla Beg, lawo, tu bajo
Ez bavê te me, kilê çevê Eyşan Xanimê me
Ez xudanê şanzde agirê me, lawo tu bajo!
Bavê te yê şev -xûnê li Ereb xe,
Li warê Husên Begê ra lêxe
Di Sînega Êzdiya û Çemçê ra derbas be
Bi sibê ra konaxa bavê te Pîrkend e…

Ağlamaların kesilmesiyle Sürmeli Mehmet Paşa ve süvarileri rengârenk elbiseleri, süslü atları ve uzun Kürt mızraklarıyla Erzurum’a doğru hareket ederler. Erzurum Paşası ve valisi tarafından karşılanıp, ahalinin de ilgisiyle karşılaşan Paşa, burada üç gün kaldıktan sonra Dersim’e ilerler. Erzurum valisi, Paşayı Dersim hakkında şu sözlerle uyarmıştır; “Dersim’den geçerken çok dikkat edin Paşam çünkü oranın halkı çok asi ve yağmacı bir halktır, size saldırabilirler.”

Dersim, süvarileri doğasıyla hem etkiler hem de korkutur. Bu sıralarda Sürmeli’nin alayında bulunan Evdal da, Dersim’den etkilendiği kadar, kadınlarından da etkilenir. Ve Dersim üzerine bir stran söyler:

Dersimê xweş Dersimê
Dilêm loy lo dilêm loylo
Dilêm lo lo Dersimê xweş Dersimê
Avên çeman u kanyan tên ser me da gime gim
Lu zime zime
Ezê li Dersima jêrin rasti sê zerya hatime
Yeka tirke yeka kurmance yeka eceme
Bextê we da me birano, wana bi avirê ava ez kustime
Dilêm lo lo dilêm lo lo
Dilêm lo lo dilêm yar yar

Minê bala xwe berdayê ,yanga jê di tirke
Cotek kondirê intabê di linga da, di ber mi ra difirike
Sol u mesê wê teresê ters bavê di linga da, di çirk e çirk e
Des dav je dêmê reş gulya, di ser milanda wer dike
Ezê dikim ramusaneki li xala gerdenê kerem kim
Nizam çima bi mira xiyal u xem e, bi kin u rike…
Dilêm lo lo,
Dilêm lo lo
Dilêm lo lo ,dilêm yar yar

Ezê bi sura sibêra çume cem yanga eceme
Yeke bejin zirave navik qendile, bi xiyal u xeme
Minê bala xwe dayê, di ser me da gure gur u leme leme
Mi di teres bavê ji weda tê qutya derd u kula tev li ceme
Ezê dikim ramusaneki li xala gerdenê kerem kim
Nizam çima bi mira xiyal u xem e, bi kin u rike…

Dilêm lo lo,
Dilêm lo lo
Dilêm lo lo, dilêm yar yar

Zerya kurmanc yeke eni bi deq e, qolê zêra li seri
Di desta da kopalê zivin, li ber konê erebi pez dida bêri
Minê jê dipirsi, digo keçê kurmalê tu ezep i yan li mêri
Digo mala te şewityo, mi digo qey tu mêr i tu camêri
Miskinê mêrê mi ne li mal e, işev tu were
Ibiskênine zirza deri
Tu şeva xwe di nav taxima sing u berê mi
Zeryê da bibuhêri
Min nizanbu tu ne mêr i, tuyê ji miskinê mêrê min newêri

Dilêm lo lo,
Dilem lo lo
Dilêm lo lo ,dilêm yar yar
De dilêm lo lo wey dil
Hay de dilo lo hey dil
Xudê xirab bike dili bê dil
Fenani gaki bê weris u bê cil
Fenani kiraseki qoli bê mil
Fenani xasbaxçeki bê gul
Fenani dara bê salul u bilbil
Bira dilê merya bi dil be
Bira turê parsê li mil be
Bira tiji garis u gil gil be
Bira turê parsê qul be
Bira parsa ne li vir be
Li nava welateki gawir be
Bira ser raxa meriv guni be
Bira bin raxa meriv postê joji be
Ber serya meriv kevir be
Xurê meriv keri nanê gil gil be
Her bira dilê meriv bi dil be
Hay de dilo lo hey dil
Dilêm lo lo,
Dilem lo lo
Dilêm lo lo, dilêm yar yar



Derviş Paşa askerlerini getirip Osmaniye’de konuşlandırır, Sürmeli Mehmet Paşa ile Aslan Bey de Osmaniye’ye gelirler.

Derviş Paşa, seçkin birlikleriyle, Aslan Bey de Gürcü ve Çerkezlerden oluşan 200 atlısıyla Kozan Dağı’na saldırır. Sürmeli Mehmet Paşa ise süvarilerinin tüfeksiz olması sebebiyle, Derviş Paşa tarafından saldıraya katılmasına izin vermez.

Bu sırada Kozanoğullarının başında Yusuf Ağanın torunu Küçük Yusuf Ağa bulunmaktadır. Osmanlılar karşısında direnirken Ozanı Dadaloğlu da ona dörtlüklerle moral verir;

Aşağıdan iskân evi gelince sararıp da
Gül benzimiz solunca malım mülküm
Seyfi gözlüm kalınca kaypak
Osmanlılar size aman mı?

Kozan Dağı’nda, Kozanoğulları ve Avşar Türkmenleri, Derviş Paşa’nın ordusunu mağlup ederler. Paşa’nın süvarileri kaçar. Aslan Bey’in Çerkez süvarileri ise Türkmenlere arkadan saldırarak yenilgiye uğratır. Bunu gören Derviş Paşanın askerleri de geri dönerek Kozanoğullarının üzerine tekrar saldırırlar ve Kozanoğullarını yenerler. Kazanılan savaşın ardından Osmanlı, Doğu Kozana sefer düzenler ve kısa sürede burası da düşer. Kozan Beyleri tek tek gelip teslim olurlar. Derviş Paşa’nın askerleri bölgede daimi olarak konuşlandırılır.

Kürt Kozanoğulları ve Avşar Türkmenleri (tam olarak 50 bin kişi ), Derviş Paşa ve Kazasker Ahmet Cevdet Paşa tarafından; Çukurova, Halep, Diyarbakır, Bursa, Kayseri yörelerine sürgüne gönderilir. Kozanoğullarının bu yenilgisi ve dağılması karşısında, sürgüne gönderilenler arasında olan Dadaloğlu şunları söyler;

Derviş Paşa yaktı yıktı illeri
Soldu bütün yurdumuzun gülleri
Karalar giydik de attık alları
Altınımız geçmez akçe tunç oldu

Ağlayı ağlayı Dadal’ım söyler
Vefasız dünyayı şu insan neyler
Bin yiğidi bir kötüye kul eyler
Şimdi sonra yaşaması güç olur

Sürmeli Mehmet Paşa dönüş hazırlığı yaptığı sırada, Kozan’da kolera salgını başlar. Paşa’nın 400 seçme süvarisinden eve sadece 30’u dönebilir. Paşa’nın yiğitlerinin ölüm haberleri evlerine ulaştıkça, ağıtlar yükselir ve stranlarında Kozan ismine sıkça rastlanılır. Başta Evdal olmak üzere birçok dengbêj Kozan seferini anlatan stranlar söylerler.

Wey xozanê
Xozandaxê lê lê lê li ber topê ye
De kalmastê birano ji bextê min ali ber topê ye
Heyla di binyê da zare zara pezkuvi

Weyla vê xozanê lê lê lı me yanda
Heyla mın di sımbêl reşa palık bada
Eyşan Xanımê dıgo Memed Paşa mı ji tera nego
Berê xwe nede xozanê
Serê sıbê hetani nivro sêsıd xortê eş, ira ser pıştê hespa canê xwe da
Dılêm yar yar Dılêm yar yar
Dılêm yar yar wey xozanê
Vê xopana xozanê bışewıte lı devê dalê
Bayê samê anye qıra siyara, mina qıa sal”
Eyşan xanımê dıgo memed paşa mı ji tera nego
Berê xwe nede xozanê
Çarsıd siyarê kut e berê xwe daye xozanê, jê heftê hev vegeryaye malê
Dılêm yar yar Dılêm yar yar
Dılêm yar yar wey xozanê
……..
Heyla şewıtya xozanê, teyê alik deşte yek zozane
Heyla wêranê te lı me anye koka egit u xortane

Kozanoğulları ve Avşarlar sürgün edildikleri yerlerde, Osmanlıya direnmeye devam etmektedirler. Kozanoğlu Yusuf Bey’i Osmanlı yaralı yaralı idam eder. Dadaloğlu Yusuf Bey için türkü yakar;

Nolaydi da Kozanoğlum nolaydi
Sen ölmeden bana ecel geleydi
Bir çikimlik canımı da alaydı
Böyle rusvay olmasaydık cihanda

Derviş Paşa gayri kına yakınsın
Böbürlensin dört bir yana bakınsın
Emme bizden gece gündüz sakınsın
Öç alırız ilk fırsatı bulanda

1865 yılının Eylül ayının sonlarına doğru Kolera salgını biter. Sürmeli Mehmet Paşa, çadırını Kozan Dağı’nın eteğinde bir pınarın başına kurmuştur. Yanında birkaç adam ve eşi vardır. Derviş Paşa, Sürmeli Mehmet Paşayı İstanbul’a götürmek istemektedir. Yol hazırlıkları başlamadan, yörenin köylüleri Sürmeli’yi yöredeki devasal yılanlar konusunda uyarır.

Paşa yöre insanının söylediklerine karşılık olarak: “Eğer çadırımı buradan kaldırırsam, Kürt Sürmeli Mehmet Paşa yılandan korktu derler, ismimiz korkağa çıkar, olmaz, yılan benden korksun” der.
Paşa, yılanları merak ettiği için bir gün pusuya yatar ve dağdan su içmek için inen kocaman bir yılan yakalayıp öldürür. Başta Osmanlı askerleri olmak üzere, herkes bu üstün cesaret ve kuvvet karşısında donup kalır.

Köylüler, Paşa’ya dönüp: “ Gel inat etme Paşam, böyle dev yılanlar her zaman çift olurlar bu yılanın bir arkadaşı da vardır. Gel çadırını buradan kaldır. Yılanların öcünü bilirsin paşam.” derler. Paşa yine bu söylenenlere kulak asmaz çadırını kaldırmaz. Tam üç gün sonra Paşa, köpeğinin havlamasıyla uyanır. Bir yılan aniden çadırın içerisine girer ve Paşa’yı direğe yapıştırarak sarar. Adamları yetişinceye kadar Paşa ölür. Derviş Paşa askerlerini alıp İstanbul’a gider.

1865-1877 yılları arasında Kozan’da Osmanlı tarafından gerçekleşen iskan hareketleri ve savaş binlerce kişiyi yurdundan etmiş, ölümlerine sebep olmuştur. Kozanoğulları beyliği ve Avşarlar dağılmış, kimliklerini saklamak zorunda kalmışlardır. Bu durumu türkülerinde adeta protesto eden Dalaoğlu yakalanmış, Payas Kalesi’nde hapse atılmıştır. Avşarların uğradığı göçün ilk serüvenini, “On bir kişi Horasan’dan çıkanda…” diye başlayarak anlatır Dadaloğlu.

Taşlar Dadaloğlum bağrını taşlar
Gözümüzde akan kanı ile yaşlar
Bize yol gözüktü kavim kardaşlar
Kalmaz yanımızda öcü Avşarın

Kürtlerin Şerê Xozanê diye adlandırdığı savaş, Kürt Kozanlarla, Kürt Sürmeli Mehmet Paşa’yı karşı karşıya getirememiş, ama her ikisine de mezar olmuştur. Dadaloğlu ile karşılaşıp karşılaşmadığı bilinmeyen Evdal ise yurduna döner. Serhad bölgesinin en iyi dengbejleri arasında adı anılır. Yaşlanınca gözleri kör olur. Bir kış boyunca yaralı bir turnaya stranlar eşliğinde bakar. Turnanın kanadıyla birlikte Evdal’ın gözleri de iyileşir.

Bütün bu yaşananlardan geriye sadece Dadaloğlu’nun türküleri ve Evdalê Zeynikê’nin stranları kalır.r



Kaynaklar:
Dr.Celile celil /Kozanoğlu Kürtleri tarihi
Abdurahman Münir Kozanoğlu/ Kozanoğullari
Ahmet Özdemir /Avşarlar ve Dadaloğlu
Ahmet Aras / Evdale zeynike Kürtçeden Çeviri: Sedat Ulugana
1989 Abdullah münir Kozanoğlu : Kozanoğuları
Mehmet Bayrak / İç Toroslar’da Alevi-Kürt Aşiretleri
Öner Yağcı/ Dadaloğlu-Yaşamı ve Şiirleri


Gülay Mermer/ Sedat Ulugana
__________________
Hiçkimsenin adini bile söylemedigi bir ülkenin yurtseverligini biz yaptik,
Hiçkimsenin kimligini bile agzina almak istemedigi bir halkin gerçegini ortaya çikarttik,
Herkesin adeta utanarak kaçmak istedigi ulusal özelliklerinin gerçeklerini vurguladik.
cengiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
cengiz Kullanıcısına Bu Mesajı için Teşekkür Edenler:
tolll (01.02.2010)
Alt 20.04.2012, 20:29   #2 (permalink)
Üye
 
adanalı_varsak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2012
Mesajlar: 2
Teşekkürler: 0
0 Mesajına 0 Kere Teşekkür Edildi
Standart

Bu yazı gerçekleri yansıtmıyor. Kozanoğulları Kürt değil, Türkmen oymağıdır. Avşarların, Varsak aşiretinin Kozanlı oymağına mensupturlar. Ben kendim Varsak Türkmeniyim ve Kozanoğullarının Varsak olduğuna adım gibi eminim. Halkların kardeşliğine inanırım ama bir halka başka bir köken uydurulmasına karşıyım. Bu halk Türk ya da Kürt hangi kökenden olursa olsun.
adanalı_varsak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20.04.2012, 21:51   #3 (permalink)
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 6,987
Teşekkürler: 1,180
2,046 Mesajına 2,949 Kere Teşekkür Edildi
Standart

Alıntı:
adanalı_varsak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu yazı gerçekleri yansıtmıyor. Kozanoğulları Kürt değil, Türkmen oymağıdır. Avşarların, Varsak aşiretinin Kozanlı oymağına mensupturlar. Ben kendim Varsak Türkmeniyim ve Kozanoğullarının Varsak olduğuna adım gibi eminim. Halkların kardeşliğine inanırım ama bir halka başka bir köken uydurulmasına karşıyım. Bu halk Türk ya da Kürt hangi kökenden olursa olsun.


öncelikle hoşgeldin..

itirazına direk itiraz etmeyeceğim.. ama bir şeye itiraz ederken nasıl edilmeli noktasında., örnek ile öneride bulunacağım..

yazıyı asan katılımcı., veriler sunmuş.. bunların ne kadarı gerçek ve doğru elbette tartışılır.. ama senin itirazın.., haklı bile olsa anlamsızdır..
Ben kendim Varsak Türkmeniyim ve Kozanoğullarının Varsak olduğuna adım gibi eminim.
böyle itiraz ve ispat olmaz..

öncelikle., avşarlar ile kozanoğlu ve varsakları nasıl bir araya getirdin bu ilginç..

boy ile aşiret ayrı şeydir..çeşitli oymaklardan oluşur.. oymaklar ise obalardan oluşur..
kelimenin kullanımı çok yerde değişir.. bazı yerlerde oguz boyu denirken.,başka yerde., oguz boyları diye çoğul kullanılır..

bilinen klasik litaratüre göre., boy aşirete denk düşer., oymak kabileye., oba klana.. ama bir çok göçebe konfederasyonlarına da boy denildiği olur..

senin söylemine göre..;
Kozanoğulları Kürt değil, Türkmen oymağıdır
demekki., kozanoğulları oymak olduğuna göre., türkmenler de., boy-aşiret oluyor.. türkmen tanımı., oguzların müslüman olanlarına arapların taktığı isimdir.. türkmenler bir boy değil., üstelik konfederasyon da değil., genel bir tanımlamadır.. yani., oymak gibi aşiret-boy içinde bir topluluk değildir..
devam etmişsin..

Avşarların, Varsak aşiretinin Kozanlı oymağına mensupturlar.
avşarlar., zaten bir boy-aşirettir.. ayrıca varşaklı diye bir aşireti olamaz., olsa olsa oymağı olur.. olmadığı gibi kozanlı diye bir oymağı hiç olamaz.. ki., zaten varsaklı türkleri tanımı., kendi içine kollara ayrılmamıştır.. ve hiç bir tarihçi yada toplum bilimci bunu söylememiştir..
ahmet cevdet paşa tarihinde., kozanoğlu bir hanedan aile-ayan olarak geçer.. ve bölge isyanlarında türkmenler dahil kürtler de vardır..

kozanoğlu bir hanedan ismidir.. ama aşiret ismi olduğuda söylenir.. bu anlamda kürt aşireti olduğunu iddia eden kendince verilerle sunmuş.., sende verilerle itirazını yapar verilerle bir başka iddiada bulunursun..

yine gerek sözkonusu bölgede gerek ise başka bölgelerde., konfederasyonlar oluşmuştur.. içinde farklı etnisiteler de vardır ama etkin olanın adı ile anılabilir..


dediğim gibi itirazına itirazım yok.. asılan yazıda tam ve kesin veriler içermiyor..

Kozanoğulları konusunda araştırmalar yapan Dr.Celile Celil, Rusya Devlet Arşivi’nde, Kozan (Xozan) Beyi Süleyman Beyin İstanbul Konsolosluğu aracılığı ile Rusya Dışişlerine gönderdiği dilekçeyi bulur. Dilekçede kısaca Kozanoğullarının, Kürt oldukları ve yaşadıkları bölgede bağımsız oldukları, Osmanlı egemenliğini kabul etmedikleri ve aksi takdirde başkaldıracakları belirtilir. Ayrıca eski topraklarına yerleşebilmek için Rusya’dan yardım istemektedirler.
bunu söyleyen., o belgeyi de sunmalıydı.. bu anlamda elbette yazıdaki iddia tartışılır.. ama yöntemi ile..


kısaca., sende zahmet edip., araştırıp., karşı belgelerle gelmelisin..

tarihsel süreçler içinde bir çok topluluğun kökeni ile ilgili karşık ve net olmayan iddialar olmuştur.. hatta gerçekten köken olarak başka zeminden gelen ama geldiği yerin içinde erimiş olanlar da vardır.. bunlar çok önemli değildir..

böyle köken aramalar pek sağlıklı bir duruş da değildir.. ama senin itirazındaki hezeyanda pek olumlu değil..

daha varsak türkleri hakkında bilgin yok.. ama ben varsak türklerindenim diyorsun.. doğrudur.. ama bilgin yeterliğ ise veri ile sunmalısın..

ahıska yada misket türkleri tanımı gibi.. her iki kelimede aslında yöre ismi.. biri gürcüce diğeri rusca.. söylemdeki tek doğru türk oldukları ama köken bile karışıktır.. altın orda dan kalmadır denir.. yani moğol tatar kökenleri de vardır vs..


__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.04.2012, 00:39   #4 (permalink)
Üye
 
adanalı_varsak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2012
Mesajlar: 2
Teşekkürler: 0
0 Mesajına 0 Kere Teşekkür Edildi
Standart

Hoşbulduk Değerli Dost;

Öncelikle boy kelimesi birçok manada kullanılıyor. Türk boyları deniliyor. Birçok Türk boyundan biri de Oğuzlar, Oğuz Boyu olarak adlandırılıyor. Oğuz Boyu Üçok ve Bozok diye iki kola ayrılıyor. Sonra Bozoklar; Gün, Ay, Yıldız Üçoklar; Gök, Dağ, Deniz diye 6 kola ayrılıyor. Bu 6 kol 24'e bölündüğünde bakıyorsunuz yine tekrar boy olarak adlandırılıyor. Kayı, Bayat, Yazır, Avşar... vs.
Bu şemadakilere Türkmen deniliyor, Müslüman olmayan Oğuzlar ise bu şemanın dışında kalıyor. (Örn. Gagavuzlar, Avrupa'nın Uz olarak adlandırdıkları sonradan Hristyanlığı seçen Oğuzlar vs.)

Kozanoğulları bir beyliktir. Bu beyliğin yönetimi altında yaşayanlar arasında Türkmenlerle beraber Kürtler'de olabilir. Ya da beyliğin askerleri arasında Kürtler olabilir. Buna bir itirazım yok. Benim itiraz ettiğim nokta direk hanedanın yani Kozanoğlu ailesinin Kürt olduğuyla ilgilidir.

Kozanoğlu, Varsak ve Avşar ilişkisini de şöyle anlatayım. Belki Kozanlı'yı, Varsak'a ve Avşar'a direkt olarak bağlamam hata olmuş ama bu üçü arasında dolaylı da olsa bir bağlantı vardır. Şöyle ki; Varsaklar hakkındaki genel kanı Varsaklar'ın bir aşiretler federasyonu olduğu yönündedir. Bu federasyonu oluşturan boylar arasında Bozok kolundan Beğdilli, Kargın ve Dodurga'nın adı geçiyor. Buna karşın federasyon içinde Üçok koluna bağlı boyların da bulunduğu da söyleniyor ki Prof. Ahmet Gökbel, Aşıkpaşazade ve Hoca Sadeddin'in Varsakları direkt olarak Üçoklara bağladığını söylüyor ve farklı bir iddia olarak ayrıca şu bilgiyi de veriyor: "Varsakların menşei hakkında yazılanlardan biri de, Oğuzların Boz-Ok kolundan Avşar boyuna mensup olduklarıdır. Ancak, kaynak eserlerde ve tahrir defterlerinde bu boya bağlı olduklarına dair kayıt bulunmadığı gibi, Varsak federasyonunda Avşar adını taşıyan herhangi bir aşirete de rastlanmamaktadır. Yalnızca Varsak aşiretleri ile Avşar obaları arasında birbirine isim benzerliği bulunan teşekküller vardır. Meselâ; Varsak aşiretlerinden İmane ile Avşarların İmanlu kolu, Varsaklardan Üselü ile Avşarlardan Usalu obası gibi."

Şimdi Kozanoğullarına bakarsak, Kozanoğulları Beyliğinin halkı Avşarlar ve Varsaklardan oluşmaktaydı ama hanedanın kökeni konusunda Avşar ve Varsak olduğu hakkında iki farklı görüş var.
Faruk Sümer "Oğuzlar (Türkmenler)" adlı eserinde Kozanoğullarının Varsak olduğunu belirtmektedir.
Cevdet Paşa, "Maruzat" adlı eserinde: "Kozan sancağını oluşturan insanların çoğunu Selçuklulardan kalma Türkler oluşturur ki, bunlar da Farsah (Varsak) aşiretinden oluşan cemaatlerdir." yazmaktadır. Bu yukarıdaki bilgiler Prof. Ahmet Gökbel'in "Anadolu'da Varsak Türkmenleri" adlı eserinde de geçmektedir. Ayrıca Ahmet Gökbel Kozanoğullarından şöyle bahseder: "Kozanoğulları halkının ekseriyetini, Varsaklar, daha sonra da sırasıyla Sırkıntılar ve Avşarlar meydana getirmekteydi."

Buna karşın Avşarların web yayın organlarında Avşar Oba ve Oymakları başlığı altında sunulan listede Kozanlı adına da rastlamaktayız. O sitede yine Kozanlılar hakkındaki yukarıda Ahmet Gökbel'in de verdiği bilgilerden, Faruk Sümer'in görüşlerinden aynen bahsetmiş. Yörede Avşar köylerinde Kozanoğulları soyundan gelen ve kendilerin Avşar olarak tanımlayan insanların varlığından da bahsetmiş. Bundan anlaşılıyor ki yöredeki yaygın kanı da Kozanoğulları'nın Avşar olduğu yönünde. Adnan Menderes Kaya ve Sebahattin Küçük'ün hazırladığı "Avşar Boyları Şeması" nda da yine Dulkadir Avşarları başlığı altında "Kozanlı" adına rastlamaktayız. (Boy kelimesindeki karmaşa tıpkı Oğuz Boyları'nda olduğu gibi burda yine kendini gösteriyor. Avşar zaten kendi boysa Avşar Boyları ne anlama geliyor?)
Yazıyı burda paylaşan arkadaşın yukarıda verdiği kaynaklardan birkaç tanesi hariç diğerlerinde Kozanoğulları'nın Kürt olduğuna dair herhangibir ifade yok. Diğer bahsettiğim birkaç kaynağın tarafsızlığı konusunda da şüphelerim olduğu için okumadım çünkü milliyetçilik hangi halkın milliyetçiliği olursa olsun birçok konuda tarafsız davranmaya engel oluyor. Milliyetçiliğin verdiği romantik ve toz pembe bir bakış açısıyla herşeyi Türk ya da Kürt yapanları benden daha iyi bilirsiniz.

Sevgi ve saygıyla

Konu adanalı_varsak tarafından (21.04.2012 Saat 01:53 ) değiştirilmiştir.
adanalı_varsak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.04.2012, 11:54   #5 (permalink)
Aktif Üye
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 6,987
Teşekkürler: 1,180
2,046 Mesajına 2,949 Kere Teşekkür Edildi
Standart

merhaba.
öncelikle., ilk asılan yazıdaki iddiaları da tam kabül etmediğimi anımsatayım..
ikinci olarakda., tarihçi olarak sunulan bir çok şahsiyetin tarih yazılarına da tam itibar etmediğimi..

ama ., seninde belirtiğin., çünkü milliyetçilik hangi halkın milliyetçiliği olursa olsun birçok konuda tarafsız davranmaya engel oluyor. Milliyetçiliğin verdiği romantik ve toz pembe bir bakış açısıyla herşeyi Türk ya da Kürt yapanları benden daha iyi bilirsiniz. bu anlayışa kesinlikle karşıyım.. ve bu yüzden toplum tarihleri sürekli yanlış analiz ediliyor..

ben., her bilgiyi önce mantık ve tutarlılık süzgecinden geçiririm.. sorgularım..
adı üstünde., kozan-oğlu.. eğer bir tanım sonunda "oğlu" eki varsa., bu topluluk kesinlikle tarihsel akışı ile gelen bir kabile-aşiret değildir.. sonradan olmadır.. zaten başındaki kozan ekide bir yöre ismi.. yöre ismi de aynı zemine oturur..

kozan.,zamanının önemli bir yerleşim birimi., osmanlıda bile vilayet ve cumhuriyetin ilk yıllarında da böyle..
bölgenin., antik çağda., hititler., asurlar egemenlii altındaolduğu bilinir.. yazılı tarih sürecinde ilk bilinen etkin toplulukların ermeniler olduğu da biliniyor.. 1893 sayımlarında., ermeni nüfusu ile müslüman(türk-kürt karışık) birbirine çok yakın.. yine burada bir ermeni prensliğinin olduğu ve önemli ermeni kilisesinin olduğu da bilinir..

kozan beyliğinin aslen kürt mü? türk mü? olduğunun somuta ermesi bence zor.. çünkü beylik ile teba arasında fark olabiliyor..
bildiğim bir şey daha var., osmanlı., özellikle 1400lerden itibaren., egemenliği altında., aşiretsel yapısını korumuş türkmen beyliklerinin varlığına izin vermedi.. ama kürt beyliklerine izin verdi.. elbette bu durum kozanoğlu beyliğinin(aslında ayanlık demek gerekir)., kürt olduğunu ispatlamaya yetmez..

mısırda oluşan kavalalı hanedanı mısırlı değildir.. suriyedeki ayanların ve oluşturdukları hanedanların çoğu da arap değildir..

kozanoğlu beyliğindeki hakim etnisitenin kürt yada türk olması çok önemli değildir.. çünkü hangisi olursa olsun altındaki topluluk çok renklidir..

kozan yöresi ve beyliği hakkında yeterli bilgiye ahip değilim.. bu anlamda., iddialardan biri için taraftar olamıyorum.. her ikisini izliyorum..

varsak türkleri konusuna gelince.;
varsak türklerinin menşei ve tarihsel süreci pek bilinmez.. tıpkı tahtacılar gibi genel bir adlandırmada olabilir.. örneğin., antalyaya yerleştirilenler ile akraba oldukları düşünülen alanya afsallar bölgesi yörükleri arasında bir bağ yoktur.. yine sanırım konya kul da da varlar..

göçebe türkmen boyları., ana(etken-egemen) oymak sabit kalmak şartı ile sürekli değişkendir.. hatta ana oymak içinde bölünme olup., başkaca tanımlarla tarihlerine devam ettikleri de bilinir..

seninde belirttiğin gibi tarih ne yazıkki taraflı yazıldığından., bu tür topluluklar hakkında sağlıklı bilgilere sahip değiliz..

bir noktaya daha değineyim..
bunlara takılan isimler genelde dışardandır.. zamanla kabül görür.. yada yöre veya hanedan ismi üzerlerinde kalır.. tarihe böyle geçer..

göçebe kavimlerin aidiyet anlayışları kabileye kadar sıkıdır.. hatta oymağa kadar daralır.. bazen birleşir o oymağın yada hanedanın ismi ile anılırken., bazen dağılır., farklı kollarda farklı isimler altında ayrıca devam eder., eski ismi bırakırlar..

sonuç olarak., ilk yazıyı asan arkadaşın da kendince bir milliyet-etnisite tanımlaması "zorunluluğu" var gibi görünüyor.. kürtlerin olmadığını iddia eden bir ortamda bu tür "yaklaşımlar" olabiliyor.. itirazlarına itirazım yoktur..

sevgi saygılar


__________________
hoyratça kırdılar uzatılan zetin dalını
vurdular güvercinleri bir kuytuda..

Ey halkım..
Sen ki.., cehennem içinde yeşertin zeytin ağaçlarını şahin ile güvercini kader kardeşi yaptın..
bir tek..,
kızıl karanfiller anlamadı seni..,
çünkü çiçekçinin tezgahında duruyorlardı..
sende kızıl güllere yönel..
seni bekliyor pirler-hakiler-orhanlar-mazlumlar -mahsunlar
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
İstiyoruz…
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
suat Kullanıcısına Bu Mesajı için Teşekkür Edenler:
düşünsel (24.04.2012)
Cevapla

Etiketler
beyligi, kozanogullari, kürt, mehmet, pasa, surmeli


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mehmet atlı-wenda Ciwan Kürtçe Müzik 3 21.12.2009 03:07
Mehmet Uzun Asi Rüzgar Tarihte Bugün 1 11.10.2009 13:48
Daha yeni başladık paşa 10_eylül_1994 Politik Gündem 0 10.09.2009 17:29
Mehmet Karasungur'la anilar komutan_zeli Ölümsüzler (Devrim Şehitleri) 0 16.08.2009 21:13
Osman Paşa’nın ‘efsane’ yalanları… lokman0047 Güncel Haberler 0 15.12.2008 22:20

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:03.

Forum Bilgileri Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

Copyright 2008 - 2012
Tema Düzenleme : Enternasyonal Forum

Bir forum sitesi olan Enternasyonal Forum sitemizde, forum kullanıcıları 5651 sayılı kanun'un ilgili maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı bazlı herhangi bir durumdan enternasyonalforum.net sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimlerde bulunmak için info@enternasyonalforum.net adresi ile iletişime geçebilirsiniz bu çerçevede, enternasyonalforum.net yönetimi en geç 10 iş günü içerisinde dönüş yapacaktır.