Yazar diye ortada dolanan Kürdistan asalağı Rabia Mine

#1
Yine ve yeniden... Rabia Mine

Üst perdeden başta Kürtler ve Sosyalistler olmak üzere herkese ve herşeye sayıp söven, aşağılayan, yargılayan ve birçok insanı Faşist, Irkçı, Asalak diye hedef gösteren, hedef alan Sosyal Medya Maymunu Rabia Mine'ye haddini bildiren bu makaleyi bizzat kendisinin Ruh sağlığına katkı amaçlı yeniden yayına almayı uygun gördük.


Yazar diye ortada dolanan Kürdistan asalağı Rabia Mine’nin pespayeliği ve Kürdistan gerçekliği üzerine...

Ezen ulus çirkinliği ve aidiyeti ile ilgili güzel ve ince bir örnektir bu isim! Yoksa benim böyle isimlerle hiç işim olmaz, muhakkak benim sayfamda da mevcuttur bu asalaklar! Adı üzerinde asalaktır, ve bizlerin isteği dışında sırtımıza yapışır. Gördüğüm an, canım yanma pahasına etimden et kopsa da söker atarım tam da yapıştığı yerden! Kürtler ve Kürdistan üzerinden semirmek, entelektüel sömürü, ezen ulus kibri, ve bunu yazar, akademisyen, şair gibi ''sıfatlarla'' yapmak, hala çok moda! Moda olduğu gibi, Kürdistan'lıların karşısına çıkıp, rezilce, ezen - ezilen ulusa dair eşitlemeler yapıp, eşitsiz bir savaşta, tarafsız ''kıçlarını'' sağlama alıyorlar. Suratlarına tükürünce de ''tirübinlere'' dönüp, demagoji yapıyorlar...

Ezen ulus aidiyeti, çirkinliği ve pespayeliği bazen görünmez, ideolojik kılıflar ile, inceltilmiş - rafine bir hale büründüğü zaman Kürdistan'lıların yaralı yüreği ve işgalci sömürgecinin sırtındaki nasırlaşmış kamburu bu tip asalaklara, pespayelere, semirmiş ve fakat çok ''yağlı'' bilinçlerine, ve sömürülerine hep açıktır! Ezen ve ezilenin tarihsel mücadelesi, ezen ve ezilenin eşitsizler üzerine şekillenmiş haklı savaşı bizleri çelikleştirse de, ezen ve ezilene dair tüm kavramları bir potada eritip, o seyreltilmiş, rafine ırkçılığı fırsat buldukça Kürdistan'lılara boca eden bu tip yazar, şair, sanatçı, sinemacı, dergici, gasteci, televizyoncu, siyasetçiler dört bir yanımızı sarmış durumda! Öyle ki, kime üzüleceğimize, kimi seveceğimize, kime öfkeleneceğimize bile karar veriyorlar. İki sene önce Tarık Akan’dı! Tarık Akan ölür ölmez, bu mezarlık bekçileri parmaklarını Kürtlere çevirip, ''hadi bakalım'', ''nasıl bilirdiniz'' sorularına muhattap (!) edip, ondan sonra da ''bakın Kürt milliyetçiliği'' diye ezilen ulusa nizamat vermeye kalkmışlardı! Daha faşizmin tanımını bile bilmeyen bu yazar, o tarihte Haymatlos Aram arkadaşı teşhir etmiş, ve aslında ona ithafen bir önceki paylaşımında cilalanmış anti-faşist olduğunu düşündüğü şu ifadelerden de geri kalmamıştı, beraber okuyalım: ''Ezilenin faşizmi, muktedirin faşizminden çok daha büyük bir ihanettir hayata. Yüreğinde merhamet büyütene iyi geceler olsun. Şev baş. Kişer pari.'' Bir idama karşı mı çıkıyoruz, ''şiddet arınmaktır'' diye Sartre'den alıntı mı yapıyoruz, hemen ''şiddet nereden gelirse gelsin'' diye tarihsel referansları bile eğip bükecek denli madrabazlar! Ulus ülke gerçeğine dair küçük bir itiraza bile ''bakın Kürt milliyetçiliği'' diye ezilen ulusa nizamat vermeye kalkıyorlar! İtiraz yükselince de, ama ben yüce Türk, Kürtler ezilirken onların yanında idik,bakın enternasyonalist yoldaşlarımız ''Kürdistan''da mücadele ediyorlar diyecek kadar şuursuzlar. Sanki Kürdistan onların çiftliği, ideolojik bahçesi! Kürdistan'lılara bir lütufta bulunan bu inceltilmiş ezen ulus kibri, ezen ulus kurumsallığının damarlarına zerk ettiği o sarsılmaz aidiyeti ile tarihsel olarak da çok ilişkilidir.

Biz Kürdistan'lılar işte bu asalakları sırtımızda besliyoruz! Şiir diye size pazarladıklarını okuyup, kıymet veriyorsunuz! Ezilen ulusun yarası öyle derinlerde ki, bu yazar diye ortada dolaşan ''rantçılar'' için ''ekmek'' kapısı olmuş! Bu biraz da ''ezilenlerin pedagojisi'' ile ilişkilidir! Ama bunun ilacı da bizim itirazımız, gözlerinin içine bakıp, o merhametle bize bir kap ''aş'' vermeye yeltendikleri an, o kaba da suratlarına da tükürebilme cüretimizdir.

Neresinden tutsak elimizde kalacak bu ezen - ezilen çelişkisi üzerine bir kaç söz söyleyip, teşhir öyle değil böyle olur diyerek Kürdistan'lı yoldaş ve kardeşlerimin vicdanına fırlatıp atmıştım bu ismi... Faşizmi, sömürüyü, ezen-ezilenin tarihsel çelişkisi, o rezil ilişkisini güdük tariflemelerle ''ezilenin'' hanesine yazmaya kalkan o çürümüş bilinciniz, ''Kürdistan'lıların tarihsel haklılığının yanında imiş gibi yaparken'' üstünüze geçirdiğiniz o bilge ''tulum'', işte böylesi zamanlarda üzerinizden dökülüveriyor! Kürdistan'lıların milliyetçiliği ile ilgili etrafa salya akıtan o bilgeler, aydınlar, rezil solcular, haysiyetsiz yoldaşlar!

Ezilenin kurumsallaştırmadığı, devlet organlarına radikal milliyetçi doktrinleri ile kökleştirmediği faşist ideoloji nasıl oluyor da ezilenler ile anılıyor anlamak mümkün olmasa da, biz burada ezen ulus devlet faşizminin gölgesinde ve ancak Kürdistanlı ''müşterileri'' ile bilgelik ve yazarlık seviyesine ulaşmış bu ''asalaklara'' ezilen ulus ile ilgili gerekli dersi veririz, hiç öyle tirübinlere dönüp, destekçileriniz ve çok olmanıza güvenmeyin! Azız, Kürdistan'lıyız, marksistiz ve sizin pazarladığınız faşizme bilinçlerimizde geçit yoktur, olanları da böyle yeri geldikçe enerji israfına da yer vermeden uyarırız!

Kürdün devleti, kurumsallığı, ordusu olmadığı halde, mahkemeleri, okulları, sömürge kurumları olmadığı halde, onların milliyetçiliği üzerinden ideolojik hamlelere yeltenen tüm asalakların yüzüne tükürürken, şunları da soruvereyim, çünkü asla bizim gündemimize ve tarihsel gerçekliklerimize tecavüz edemeyeceksiniz! Sizin efendileriniz edemedi, onların çanağını yalamış olanlar hiç edemezler! Kürdistan'lı hangi kurum, asimilasyon yapmış, hangi kurum cenazeleri soyup teşhir etmiş, Kürdistan'da Türkçe mi yasaklanmış, ritüeller halinde meclislerine çıkartıp Kürt milleti adına yemin mi ettirilmiş, mezarları mı talan ettirilmiş, şarkıları mı yasaklanmış, da siz onların milliyetçiliği ile, Türk devlet kurumsallığının zerk ettiği kurumsal faşizmi kıyaslamaya yelteniyorsunuz? Kürdistanlılar, savaş suçu mu işlemiş, işgal mi etmiş, zorunlu göçe mi tabi tutmuş başka bir ulusu ya da azınlığı? Kürdistanlılar soykırım suçu mu işlemiş? İşte bizim gündemimiz budur, sırtımıza geçirdiğiniz o dişleri paramparça edeceğiz!

Soykırımcı devletinizi, şövenist zihniyetinizi, o rezil üst kimliğinizi, sömürgeci ''aydınlığınızı'' refineleşmiş ırkçılığınızı, ideolojik işportacılığınızı, cazgırlığınızı, yoldaşlık tulumu giydirdiğiniz Türk haydutluğunu, ülkemizden, ulusumuzdan söküp atacağız, özgürleşeceğiz, toprağımızı da, bilincimizi de, ülkemizi de, sizin devletinizin ve efendilerinizin sömürüsünden kopartıp alacağız! Rabia Mine şahsında, Kürdistanda yemlenen, semirmiş bilgelerin hepsinedir bu sözlerim!"

Kaynak: N. İ. Facebook Sayfası
 
Üst