nazım hikmet-melih pekdemir devletçi-nasyonalizm

#1
melih pekdemir kim?.. dörtnala uzak asyadan gelip bir kısrak başı gibi uzanan bu topraklara el koyanardan mı?..hayır.. muhtemelen ya devşirme ya da dönme biri.. dönmeliği thkp den dönme olarak tescilli diğer yanını siz arayın bulun..

yaşlı fatih yazdı ya.. laiklik solun merkez siyaseti olmalıymış!!.. laiklik etnik ayrımcılığı kaldıracak-mış!!.. melih pekdemir de fatih yaşlının es geçtiği devlet "türkçülüğü" yanına vurgu yapıyor.. fatih gibi ne yapmalı diye sorup.,"çare" "yazıyor...

Çare dört: dörtnala gelip uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleketi savunmaktır.
uzak asya dediği.; orta asya..
dört nala gelenler.; tatar-moğol ve türk kabileleri..
bu memleket dediği.; anadolu

bu dörtnala gelenlerden önce bu "arsa" boş mu? idi.. burada başka halklar yok mu? idi.. de dağdan gelip., bağa el koymayı sol adına savunuyorsunuz..
elbette.. daha önce gelenler de bir yerlerden geldi.. sonradan gelmiş olmak bu topraklarda yaşam hakkı olmaz diye bir zihniyeti savunmayı gerektirmez..
önemli olan.; eşit-özgür-kardeşce bir yaşamı savunmak., inşa etmektir..
sömürü-tahakküm.. bu topraklarda komünal yapılar yıkıldıktan sonra yerli!!ler ve sonradan gelenler anlamında değişmedi.. kısaca.: mesele.. kim önce geldi kim nasıl geldi değil.. nasıl bir yaşam kuruyor bu önemli..

Erdoğan, Nazım Hikmet'in 'Bu Memleket Bizim' şiirindeki "Dört nala gelip uzak Asya'dan' Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan' 'Bu memleket bizim." dizelerini hatırlattı.

evet.. iş.. devletçi ulusalcılık oldu mu? sağı-solu ortaklaşır..
burası türkiye. bizde türk’üz türk.
bu memleket bizim. bu vatan bizim.
bu toprakta doğduk, burada büyüdük.
bu memleket bizim. bu vatan bizim.
1071 malazgirt’ten bir gedik açıp girdik.
bu toprağa yurt dedik.

bunu da ozan arif dillendiriyor..
nazım şiiri ile bunun arasında fark yok mu?.. var elbette.. dört nala gelip söylemini.; asyadan avrupaya uzanan anadolu ve doğu trakya bölümü anlamında söyledi diyebiliriz..
t.c. sınırlarına bakıldığında ata benzetmek olası da.. nazım.. bu şiiri yazarken neyi amaçlamış sorma fırsatım olmadı.. kimse de sormamış.. sormamış ama.. cümleyi devletçi-nasyonalist olarak algılamayı seçmiş.. üstelik sağ ile aynı zihniyet ile seçmiş..

nazım bu şiiri kaç yılında yazmış.. ama önce yaşamını ele alalım.. t.c. kurtuluş savaşı devrim vs. diyoruz ya..

nazım.. 1921 de harbiyeden atılıyor.. 1924 cumhuriyet başlangıcında türkiyede ama şiirlerinden dolayı 15 yıl istenince sscb ye kaçıyor.. 1928 de af ile geri dönüyor.. 1938 de hüküm yiyor 12 yıl yatıyor.. çıktıktan sonra 1950.. sscb ye kaçıyor.. polonya vatandaşlığı alıyor., soy adı da borzecki oluyor.. dedesi polonyalı yahudi Mustafa Celaleddin Paşa (Konstantin Borzecki)..
nazımın bu "tarz" şiirleri "canım" atatürk türkiyesinde sıkıntılı yıllarında yazdığı şiirlerdendir.. 1960-68 arasında türk-iye solu tarafından ele alınmış baş tacı yapılmıştır.. tıpkı., 68 kuşağının devlete isyancı duruşu yerine kemalist yanının öne çıkartılması gibi..
örneğin.: kurtuluş savaşı destanı 1937 de yazılmış.. ama yayınlanması 60 lı yıllar..

kısaca.:
türk-iye solunun bu dönme-devşirme kontraları "tarihi" yeniden yazmaya kalkıyor.. 60 lı yılların devletçi-nasyonalist solunu yaratmaya çalışıyor..
çünkü.; önlerinde büyük bir "tehlike" var.. halkların birleşik özgürlük mücadelesi..

oysa nazımın kürtlerle ilgili söylemleri de var.. tıpkı "kemalist" olarak lanse edilen deniz'in idam sehpasında söylediği anlamlı ve değerli sözleri gibi öne çıkartılmıyor..

demem o ki..
bu toprakların komünistleri arınmak zorunda.. içlerine kaçmış-kaçırtılmış devletçilikten sıyrılmak zorunda.. ama önce kıavuzları olan kargalardan kurtulmaları gerekiyor..
 
Üst