mustafa kemal olmasaydı!!!!!

#1
Mustafa Kemal olmasaydı…
kemal-i okuyan başlık atmış.. bizde olmasaydı!! sorusuna yanıt arayalım..

geçmiş bir tarihsel süreç analiz edilirken olsaydı-etseydi gibi düşünce yürütümleri yapılabilinir.. ama.. bir marksist bunu yapar mı?..
tarihsel ilerlemeye tarihin diyalektiği derler.. tarihin diyalektiğini belirleyen nesnel güç "üretici güçlerdir".. üretici güçlerin geldiği aşamaya göre ortaya çıkan dinamikler var olan üst yapıyı değişime zorlar ve tarih illaki bu değişimi yapacak dinamikleri harekete geçirir..
eme o ki., burada şahıslar değil., tarihsel ilerleme belirleyicidir ve şahısların beceremediğini illaki bir başkası becerir.. buradaki olmaz ise olmaz olan şahıslar değil., üretici güçlerin geldiği aşama ve yarattığı dinamiklerdir.. bu saatten sonra illaki olur..

ama bu zibidi mustafa kemal olmasaydı diyerek marksist temelden uzaklaşmakla kalmıyor., yaşanmış tarihi de yalan aktarıyor..

1919’da Anadolu’da kişilerin, liderlerin önemini azaltacak yaygınlıkta bir halk hareketi yoktu. Birinci Dünya Savaşı yoksul köylü yığınlarını fazlasıyla yormuş, hırpalamıştı. Galip devletlere karşı kıt kaynaklarla sürdürülecek bir silahlı mücadeleye halkın ikna edilmesi için kararlılık gösteren birileri gerekiyordu.

“Bir şeyler yapmak gerek” diye düşünen asker-sivil bürokrasi de kararsızdı, her kafadan bir ses çıkıyordu. Bu dağınıklıktan başarı çıkması mümkün değildi, kabul edecekleri ya da boyun eğecekleri bir otoritenin kararlılığına ihtiyaç duyuyorlardı.

Direnişin önde gelen kadroları içinde kimse “batı” dünyasıyla ölümüne bir savaşa, kalıcı bir düşmanlığa, o dünyadan kopmaya niyetli değildi. Ancak emperyalist ülkeler; özellikle İngiltere ve Fransa ve de uzaktaki ABD’nin masaya ancak ve ancak karşılarında kararlı bir güç gördüklerinde oturacağı açıktı.

1919 da diye başlıyor.. çünkü 1919 da mustafa kemal samsuna "çıktı" ya..

öncelikle 1919 tarihine ve samsuna çıkış olayına bakalım..
mustafa kemal ingilizlerin izni ile padişahın fermanı ile görevli olarak anadoluya geçiyor..
9. ordu müfettişliği yani olağan hal üstü bölge valisi.. amaç ne?.. bölgedeki isyan hareketlerini bastırmak..
işte zurnanın zırt dediği yer burası..

1918 mondros ateş kesi sonrası anadolu ve trakyada bir dizi cemiyetler kuruluyor.. aynı zamanda bir çok çeteler(kuvva-i seyyare) kuruluyor ve bu çeteler cemiyetlere dolaylı bağlı.. bu yapılanmaların arkasında ittihat terakki ve kontrgerilla örgütü teşkilatı mahsusa var.. sonradan tarihe efe olarak yazılanların hemen hepsi aski başçavuş ve sarı edip efe üst teğmen.. arkalarında kuşcubaşı eşref ve ethemin abisi var.. bu anlattıklarım.; 1918 mondros ateş kes öncesi başlayan ve bu aşamada resmileşen yapılaşmalar..
bu işler ola gelirken mustafa kemal nerede?..

mustafa kemal pera palasda ve ingilizlerden görev bekliyor.. aradan hemen hemen 1 sene geçiyor ve mustafa kemale görev veriliyor.. görevi ne?.. bu saydığın yapılaşmalara müdahale etmek..

şimdi.. utanmadan bu yapılaşmaların mimarı-önderi kemal demek nedir?..
hadi bunu resmi tarih nutuk atarak yazar!! da size ne? oluyor..

olmasaydı imiş!!!!!!!!
ulan i.t. olanları es geçip., olmayan üzerinden olmasaydı demenin adı ahmaklık değil i.t.liktir..

hızını alamayan bu i.t. sovyet devrimi için de kemal olmasaydı diyor..
Mustafa Kemal olmasaydı… Anadolu’daki hareket, Sovyet Rusya için yaşamsal önemdeki Kafkasya’da gerçekçi ve “devrimci” bir politika değil, yayılmacı, tutarsız ve maceracı bir politikayı zorlar, Bolşeviklerle karşı karşıya gelir, İngiltere’nin kucağına düşer, Sovyetleri de çok riskli bir sürecin içine çekerdi.
kafkasyada ingilizler faliyet içinde.. ve bu faliyetlerini 1921 ticaret anlaşması ile kesiyorlar.. ankaranın kamali ne? yapıyor..örneğin boğazlar konusunda ingilterenin yanında yer alıyor..
hadi anadolu için bu hikayeyei yazdın ve i.t. ekim devrimi 1917 de olmuş., yürüyor.. ortada ne ankara var ne kemal.. bir de olmasaydı demez mi?..

Mustafa Kemal olmasaydı…

Tarihe böyle yaklaşmak çoğu kez yanıltıcıdır, biliyorum ama her 10 Kasım’da sola bulaşık liberalizmin “Mustafa Kemal’e saygı duymak komünistlere mi kaldı” vıdı vıdısından bıktığım için bunları yazıyorum.

Mustafa Kemal olmasaydı, işler karışırdı, tahmin edilemeyecek kadar karışırdı.

karışsa ne? olabilirdi?.. üretici güçlerin geldiği aşamaya göre yazacaksak.. tarihin tekerleği geriye mi? dönerdi..
Mustafa Kemal olmasaydı, boşluğu “daha geri” unsurların dolduracağı aşikardı. Bugün “Mustafa Kemal olmasaydı” diyenlerin dedeleri…
yaa.. olmasaydı padişahlık gelir-miş.. şimdiki gibi..
sanırım.. üretici güçler tezi bunlara göre anlamsız ama kemal çok anlamlı.. sovyet devriminin olmasını sağlayacak kadar önemli..

ne diyeyim.. daha ağır hakaretler yazsam nafile.. asıl sorun bu i.t. kontralar değil., bunları dinleyen ve itiraz etmeyen riyakarlar..
 
#2
nasyonalist soldan ata incileri

Atatürkçülük bir dünya görüşü, bir politik duruş olmaktan çıkıyor, bir hissiyata, burukluğun ve küskünlüğün damgasını vurduğu bir romantizme, “geçmiş güzel günlere özlem”e, yani nostaljiye dönüşüyor.

https://www.birgun.net/haber-detay/ataturk-le-aldatmak-236398.html
evet.. atatürkçülük!!! bir dünya görüşü, yani ideoloji.. bir politik duruş ideolojik örgütsel yapı ve süreç olmaktan çıkartılı-yor-muş!!.. fatih yaşlı böyle buyurmuş..

atatürkçülük nasıl? bir dünya görüşü., yani ideoloji.. komünist mi?... burjuva mı? ya da bunların liberal ya da tutucu kesimi m?.. wc.. wc.. yaşlı fatih belirtmemiş.. tarihte belirtmemiş.. mustafa kemal ölene kadar atatürkçü ne birideoloji ne de bir örgütsel yapı vardı.. haa.. kadro harekatı desek., o da tkp dönmelerinden çıkma idi ve kemal ile bağlantılı değildi.. hatta inönü bu ne lan dedi kemal benim ideolojim-örgütüm demedi.. zaten iki parti kurma girişimi oldu inönü ikisini de tasfiye etti..kemal ne? oluyor len demedi..
siz şakamısınız..
elbette değiller..

Laik ve özgür Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 80’inci yıldönümünde tüm yurtta anıldı
tüm yurt dediği türkiye cumhuriyeti yurdu/vatanı oluyor da.. aşağıdaki ne?! oluyor..
SELANİK’TE DUYGU DOLU TÖREN
Bir tören de Atatürk’ün Yunanistan’ın Selanik kentinde dünyaya geldiği evde düzenlendi. Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi akınının yaşandığı anmada gözyaşları döküldü.


siz bir şey anladınız mı?.. tamam atatürk tüm yurtta(t.c.) anılmış.. selanik ne?! oluyor.. bu yurdun bir parçası mı?.. üstelik türkiyeden akın akın gidilmiş.. :D başka da bir yer adı yok.. neden? selanik.. atatürk burada doğdu da ondan desek doğum günü kutlanmıyor..
selanik birsimgedir.. devşirme-dönme bir devletin sahipleri anlamında bir temsiliyet tanımıdır.. beyaz türkler dediklerimiz oluyor..

alıntı birgün gazetesi yazan da sosyalist!!!..

benim için mahsuru yok.. "çalışın".. nasyonalizm bayrağı altında toplanın.. türkiye solu sizlerden temizlensin.. ama sorun bu değil., bu duruma ahmakça veya riyakarca bakanlarda..
 
#3
Uzun süredir suskundum :) malum okumak zor iş :) fakat anlamsız bir şekilde her yerde her tarafta mustafa kemale bu kadar sahiplenilmesi iki üç bir şeyler yazmama neden oldu.. çevremdeki tırşıkçıları sözde solcuları geçtim ezilen kürt halkından bile paylaşım yapıp anan ona minnettar olduğunu söyleyenler var.
Aslında toplumsal baskı yüzünden anıyorlar bunu da çok iyi biliyorum. farklı görünmeme onlardan kopmama amacı var. maalesef buna alevi toplumu da dahil. maşallahları var herkesten önce koşuyorlar..
Herhlde ezilenlerin sorunu biraz da bu.. en faşistinden bile önce sahiplenme çabası.
Dediğin gibi suat abi belkide böylesi daha iyidir.. saflar belli oluyor. gittikçe netleşiyor.. netleşsin bakalım..
 
#4
imam osurursa cemaat ne? yapar..

türkiye solunun en büyük eksikliği hatta zaafı.; kronik "damar" bozukluğu ve "uzman hekim"(önder) olarak gördüklerinin aslında ne? olduklarını görmemedir..
kronik "damar" bozukluğu.: sol dediğimizde ortada tarihsel bir tanımlama eksikliği olduğunu sürekli belirtiyorum.. fransız parlamentosunda solda oturan burjuvayı temel almak ilk sapmadır.. ikinci önemli sapma burjuvayı temel alıp sol tanımını yapmakla kalmayıp., sahiplendikleri temel ideoloji marksizmi sürekli bu burjuva değerler üzerinden okumak., tanımlamak ve yaşam pratiğine sokmaktır..

marks.; burjuva devrimi dedi.. ilerleme dedi.. dedi de ilelebet demedi.. tarihsel sürecin belirli bir aşamasına kadar nesnel(diyalektik) işleyiş dedi.. marksist ve bir de leninistsiniz.. lenin artık burjuva ilericiliği tarihsel misyonunu bırakmıştır(barut tükenmesi) dedi.. ama ortada olmayan burjuvazi üzerinden t.c. devrimi yazıyor yetmiyor hala sahipleniyorsunuz..

kemal_i okuyan demiş ya.. mustafa kemal olmasaydı.. sscb bile olmaz-mış.. olsa da ayakta duramaz-mış.. imam osurdu.. ya cemaat.:
kemal anadolu komünistlerine çok acımasız davrandı. görebildiğim kadarıyla komünistler kuruluşun bir unsuru olmak istiyorlardı, ankara meclisine yıkıcı bir muhalefetleri yoktu, lakin eleştirileri vardı.
kemal komünistlere acımasız davranmış.. neden?.. açıklıyor mu?..hayır..yaptı ama bir sor neden yaptı der gibi.. :D
kurulan cumhuriyetin sürecine bakan neden? olduğunu görür.. kuruluş amacı belli.. sovyet devrimine set olmak.. ama bu cemaat.. sı..yor..
bolşeviklik o zaman ilgi de görüyordu. MK komünistleri mücadelenin içinde bir yere koyabilir, o kadrolardan faydalanabilir, sovyet rusyayla daha samimi ilişkiler kurabilir, daha sosyalizan bir türkiye bırakabilirdi. bu kadrolar da cumhuriyet devrimlerini sürükleyebilirdi diye düşünüyorum.

sosyalizan!!! :confused: :eek: ne? demekse.., sosylizmtrak gibi demek istiyor.. :D
bu üstün zekalıya sorsak.. sınıf nedir? ne? iş yapar.. bilmez ise veya t.c. kurucularını bir sınıfa dahil edemez ise., bu kafa-lar haliyle böyle ...çar...
burjuva devrimi diyeceksin.; bu burjuva komünistleren faydalanacak ve kurulan burjuva devlete sosyalist renk katacak..
burjuva değil., devrimci küçük burjuva diyeceksin.; tamam burada istediğini uydurabilirsin.. :D

21. yy. dayız.. kapitalizmin geldiği aşama belli.. lafa geldimi., kapitalizmin tarihsel süreci bitti., krizler başladı dersin.. ama hala bitmeyen bir burjuva devrimlerine sahip çıkmayı ve feodaliteye dönme korkusunu işlersin.. siz ne? ayaksınız..

belli.. burjuva solusunuz.. da t.c. burjuva sınıfı devleti mi?.. yoksa aristokrat sınıfı devleti mi?.. bence siz.; burjuva sınıflarının bir konseptinin "kadro"susunuz.. kadro hareketi de böyle idi.. soldan devşirmelerden oluşmuştu..

bir de "!!!" akıl satmaz mı!!..

tabii her şey olup bittikten sonra bunları söylemek fantezi gibi. bu beyin cimnastiğini yapmak aslında "bugün neden bu hale geldik?" sorusunun cevaplarını sorguluyor. eğer kemal okuyan böyle bir yazı yazıyorsa bu konuya da deyinmeliydi. aynen fantezi..
"bugün neden bu hale geldik?" diye sormak amaçlı diyor ve ekliyor.. kemal okuyan böyle bir yazı yazıyorsa bu konuya da deyinmeliydi. değiniyor.. bütün yazılarında değiniyor ve sen bu noktada kraldan fazla kralcısın.. da.. ne imamını okumayı biliyor., ne de kendi yazdıklarından bi habersin..

o boşluğu devrim cephesinde doldurabilecek başka güç olduğu çok tartışmalıdır. 1920’de partimiz Türkiye Komünist Fırkası bu etkiye ve olanaklara sahip değildi. Yerel direniş odaklarının, Çerkes kardeşlerin, Ankara’da Meclis’in solcularının omuzları da bu tarihsel sorumluluğu kaldıramazdı.
neden bu hale geldiğimizi açıklamış.. kemalin yaptıklarını yapmayı becerecek allahın kulu yok-muş.. sonrasında da olmayı becerememiş ki.,
Mustafa Kemal olmasaydı, boşluğu “daha geri” unsurların dolduracağı aşikardı. Bugün “Mustafa Kemal olmasaydı” diyenlerin dedeleri…
karşı devrimciler!! tarihsel süreci geriye döndürmeyi!! başarmış..

hadi.. burjuva devrimi anlamında işi tek kişiye bağladın.. getti kemal.. işler bozuldu dedin.. ne tarihsel süreç., ne alt yapı diye bir şey yok., es geçtin.. de.. komünistlere ne oldu..
mustafa suphiler katledildi bu sayede becerme kapasitesi tartışması orada kaldı.. ya sonrası.. aradan kaç yıl geçti.. bu "memlekette" lenin demişti artık sosyalist devrim zmanı haydi yapalım diyen ve bunu başarma yoılunda ilerleyen de mi? olmadı.. olmadı ki.. sonuç bu diyorsun..

ne? yapalım.. bi kemal daha yaratalım mı?.. ne dersin.. komünistlerden hayır yok ya.. kemal olmadan sosyalizan bir şey de olmuyor.. :D

dalga geçmiyorum.. bu çağda ve bu aşamada hala getti kemal biz bittik.. olana sahip çıkalım ağlaşmaları yerine işçi sınıfı devrimini nasıl beceririz işlerine kafa yormayan-lar.. ya komünizm ve komünist olmak nedir bilmeyen bir ahmak ya da devletin kontrasıdır....
 
#5
saçmalamalaın üst boyutları

nasyonalist devletçi solun kontra şefleri iyice saçmalamaya başladı.. sorsan komünistler ve partilerinin adı da be yazık ki komünist parti ama allahına kadar kemalistler.. okuyan kemal yine saçmalamış..

Aslında bu Türkiye’nin Hindistan’ın iç politikasıyla ilk ilişkilenişi değil. Kurtuluş Savaşı’nın iki karşıt unsuru Mustafa Kemal ile Vahdettin’in yolları da Hindistan’da kesişmişti.
kemal okuyan!! sen kimsin-nesin.. ne "halt"sın.. tarih bilmiyor desem sana değil., seni takip edenlerde kabahat.. hindistan ile osmanlı arasındaki ilişkiler dediğin şeyler.; teşkilatı mahsusanın işleridir.. bunu her tarihçi bilir.. elbette devletin uşağı olanlar hariç..

1. dünya savaşı ile birlikte teşkilatı mahsusanın faliyetelri arttı-yayıldı.. hindistanla ilgili rauf orbay sorumlu idi. mustafa kemalin hindistanla ilgisi harita bilgisinden öte değildir.. daha sonraki Aslında bu Türkiye’nin Hindistan’ın iç politikasıyla ilk ilişkilenişi değil. Kurtuluş Savaşı’nın iki karşıt unsuru Mustafa Kemal ile Vahdettin’in yolları da Hindistan’da kesişmişti. de kökeninde i.t. ve örgütü teşkilatı mahsusa vardır.. yardımlar olurken ankara olarak anılsa da asıl olarak muhatap i.t. dir.. tüm bunlar bilinirken hala kemal hikayeleri yazmak artık gına getiriyor.. hele bunu kendine komünist diyen bir i.t. nin yapması dayanılır gibi değil..

şu kurtuluş savaşı ve önderliği hikayelerini de terk edin.. bahsedilen şeyin kurtuluş olup-olmadığı arı tartışma., olsa bile bu işi hazırlayanların., işletenlerin teşkilatı mahsusa olduğu bilinen bir gerçek.. varsa bile bu işler daha 1918 de başladı ve kemal gelmeden önce anadolu hazırdı.. yeter be.. bu kadar yalan-yalaka tarih yazımı baydı artık..

hele alttaki şu cümleler çekilir gibi değil..
Hindistan’da Rus Sosyalist Devrimi ve Türkiye’deki bağımsızlık hareketi emperyalizme karşı mücadeleye büyük bir enerji vermiş, Mustafa Kemal yalnız Müslümanlar arasında değil Hindular arasında da prestijli lider haline gelmişti. ben abarmaya destek sunayım.. hindistandaki öküzler ve maymunlar bile hayrandılar hatta t.c. deki öküz ve maymunlardan fazla :D Devrim cephesinin Lenin’i ve Mustafa Kemal’i vardıysa emperyalistlerin de Vahdettin’i vardı. :D:mad: güleyim m? kızayım mı? siz karar verin.. lenin kim kemal kim..
devrim cephesi diyor.. bir tarafta lenin diğer tarafta kemal değil.. aynı taraftalar.. demek ki., lenin de burjuva devrimi yaptı!!.. en azından böyle anlayayım da rahatlayayım..

yalakalık olur da bu kadar olur.. devrim cephsi!!! lenin ve kemal.. bu zibidinin de adı kemal ya ha bire kemal diyecek.. :D

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/ke...inarda-kaybedip-hindistanda-kazanir-mi-253655


pardon es geçmeyeyim.. mevzunun içinde metin akpınar da var.. eh o da devrimci.. ne de olsa 12 eylül "devrimini" selamlamış.. :D

allahım.. aklıma mukayyet ol... :p :p :p :eek:

böylesi saçma-seçmelerden sonra.. ciddi yazı yazacak durumda değilim.. anlayışınıza sığınıyorum..
 
#6
solun kırmızı çizgileri !!!!!

solun kırmızı çizgileri ne? olabilir.. her kesim kendince bir şeyler yazar ama ortak olan bir yan vardır.. mülkiyet karşıtlığı.. hegemonya karşıtlığı.. özgürlük ve emek savunusu.. bunlar ortak temel ilkeler ve değerlerdir.. bunların dışında solun kırmızı çizgileri olmamalıdır..

ama.... sol derken.; fransa 1800 ler parlamentosunun solunda oturan burjuvalar kastediliyor ise elbette bu çizgiler değişir.. bu çizgilerin sahiplerinin solculuğu komünist değerler ve çizgilerle ilişkili değildir..

ender helvacıoğlu isimli bir zibidi abc de yazmış.. hoş sol!!haber portalında da yazaıyor.. işi bilen biri.. bir yerde keskin marksist olarak yazarken başka yerde solcu-kemalist olarak yazıyor..
İki kırmızı çizgi: Bacon ve Atatürk
https://www.abcgazetesi.com/ender-helvacioglu/iki-kirmizi-cizgi-bacon-ve-ataturk/haber-118213
bu kırmızı çizgiler kemalistlerin., aydınlanmacı burjuvaların değil., solun çizgileri imiş..

Elbette kendimce Sol/Sosyalist bakış açısıyla ve Tarihsel Materyalist yöntemi kullanmaya çalışarak…

Sadece İslam’a ve İslamcılığa yaklaşım konusunda değil, çok daha genel anlamda (simgesel olarak) iki “kırmızı çizgi” önerebilirim: Francis Bacon ve Mustafa Kemal Atatürk. “Kırmızı çizgi” derken, elbette ilerisine gidilebilecek ve gidilmesi gereken, ama kesinlikle gerisine düşülmemesi gereken sınır hatlarını kastediyorum.

Bence kendisini sosyalist olarak niteleyen bir kişi, gerek felsefi ve ideolojik düzlemde, gerek politik düzlemde, gerekse esin kaynakları bağlamında, bu iki ismin simgelediği hattın gerisine düşmemeye özen göstermelidir.


dahası var..,
Dikkat edilirse, sınır çizgisi olarak, dönemlerinde tarihsel olarak ilerici roller oynadıklarını düşündüğüm, örneğin Spartaküs, Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hasan Sabbah, İbni Rüşt, Fatih Sultan Mehmet veya Şeyh Bedreddin’i önermiyorum. Bu büyük isimlerin simgelediği düşünsel akımlar ve politik hareketler artık “müzelik” olmuşlardır ve müzemizin nadide köşelerindeki seçkin yerlerini almışlardır. Ama Bacon ve Atatürk hâlâ güncel toplumsal mücadele arenasında savaşmaya devam ediyorlar; henüz müzelik olmadılar. Keşke olabilseler…

Fatih Sultan Mehmet veya Şeyh Bedreddin’i önermiyorum.
şaka gibi.. fatih sultan mehmet.. dönemlerinde tarihsel olarak ilerici roller oynadıklarını düşündüğüm biri diyor.. :confused::eek::mad:
fatih sultan ne? gibi bir ilerici rol oynadı bilen varsa bu cahile yazıversin.. 3. selim dese 2 mahmut dese neyse.. hatta abdulhamit bile uyar.. ilk üniversiteleri açan kişi.. ama fatih sultan ne!! yapmış..

yorum yazmayacağım.. bir cümle yeter..
bunlar sosyalizmin içindeki engerekler yılanlardır.. bunlar i.t. faşistleridir..
 
Üst