Muammed Üzerine (islamın Kısa tarihi)

#21
Siz beni uğraştıracaksınız anlaşılan . . . : )

evet arkadaşım,yazınızı zahmet edip okudum. . .

Şimdi,nebi as,hadis yazdırmamasının sebebi, Kuran'ın hakikatinin ortaya çıkmasıdır ve sözlerin birbirine karıştırılayıp,insanların önce Vahyin farklılığı ve çarpıcılığı ile muhatap kılınmak istenmesidir.
Hadis konusunda,bu makaleyi yazan kişi buhari için yüzbinlerce hadis arasından %80-90 ını atmış diyor. İyi ya diyoruz biz de,bir ömrü bu kadar çok söze ayırmış,hayatını adamış ve bu sözleri kişi kişi rivayet rivayet tahlil etmiş. Neden,Allah razı olsun,bizi kurtarmış belki de çok zor bir durumdan denmemiş de kalan hadislere de işgüzarlık yapıp atma gayretinde?
Bir diğer husus Türkiye'de başta yaşar nuri öztürk denen ilahiyatçı eliyle özlede,genelde de müsteşrikler hadis ile uğraşıyorlar. Sebebi Kuran'ı değiştiremeyeceklerini bildikleri için İslam nizamı'nın bir diğer sağlam ayağı olan hadis ve sünnetlere cephe alıyorlar.
Ebu hureyre ile hz ömer arasındaki durumlar ise kasıtlı olarak saptırılmış. hz ömer ebu hureyre'nin bazı hadisleri yaymasını istememiş,sebebi de insanların yanlış anlayabileceği yahut da zayıflığa düşebileceği. Örneğin " la ilahe illallah diyen kurtulmuştur " hadisinde böyle bir durum yaşanmıştır ki,buradaki durumu anlamışsınızdır. hz ömer'in istememe sebebi,insanların imanlarının taze oluşu ve bu sözle rehavete kapılabileceği idi,çünkü öncekiler çok acılar çekmişti ancak yeni ve toplu müslüman olanlar için durum biraz daha farklıydı. oysa makaleyi yazan kimse bu durumdan kendi fikrine pay çıkarmış.

Biz,Allah'ın sünneti de koruyacağına inanıyoruz,dolaylı bir şekilde. şöyle ki;

Anlaşamdığınız meseleri Allah ve resulüne götürün; ayetine binaen,insanlar,anaşaamdıkları hususları nasıl resulü'ne götürecekler? bu ayetten kasıt kitap ve sünnettir. Yine birçok alim, kurandaki " kitap ve hikmet " sözündeki hikmetten ,sünnet i anlmışlardır.

Kuran ve hadisler birbirlerine bakarlar. yani hadisler yer yer kuranı doğru anlamamıza yardımcı olurken,kuran'da hadisleri doğru konumlandırmamıza yardımcı olur zaten. tıpkı Aklın insandaki iç vahiy,kuran'ın ad dış vahiy olması gibi...

selam ile...
Elbetteki uğraştıracağız.Bizden almak zordur kızı :)

Sayın feta ;
Eğer ki içtihat ilmini tartışacaksak bunun için başka bir başlık açmak gerek.Bu ilimde bilindiği gibi kesin ve net olgular üzerinden değilde genelde günün koşul ve şartlarına uygun icmai-hadis ve kur'an dan şer-i hükümlere uygun kanaat ve delil çıkarmaktır.

Hadis ve rivayetlerin işleyişi esasen kur'anın vucuda gelmeden,tartışma konusu olması sabit olmayan öznel yargılarla ,içtimai bir işlev görmesi Kur'ana şirk koşulabileceği endişesi içinde dört hailfe döneminde özelikle yazılı bir metne dönüşmemesininde önemli bir etkendir.Çünkü Allahın kelami hala ,vahiy katiplerinin iki dudağı arasında duruken ,özünde pekte güvenilir olmayan bir kedi terbiyecisinin yada onun benzerlerinin nakilleriyle ,şer-i hükümlere gidilimesi ancak bize bir köylünün "köy şu dağın arkasında deyip, bizi yedi dağın arkasına götürmesi gibi " bir yanılsamaya sürükler.

Madem ki kur'an bize ezeli ve ebedi olan herşeyin hazinesi olarak sunuluyor.onun gizeminden hikmetinden sual edilmiyorsa onu tutarsız,isnat içeren vesveselerle çepe çeverelemin anlamı Mekkelilerin ,Medine sultasına son vermesinden başka ne olabilir.Muaviyenin Suryedeki sarayından ,Necefteki ehl-i beyte gönderme yapan ve onları "sapıklık ve küfre" düşmekle itham eden onca uydurma hadis ve rivayet orta yerde duruken sürdürülen din gerçekten Muhammedin dini mi,yoksa muaviyenin mi ? Asıl tartışılması gereken budur.

Evet muaviyeyle birlikte emevilerin islam imparatorluğu genişleyerek büyümüş ,ancak bu ruhani bir büyüme değil,istila ve talana dayanan "ganimet" büyümesidir.İş o kadar çığrından çıkmış ki ,kanlı kılıçların tepesine Kur'an dikilerek Kralların biatlık yeminleri ettirilmiştir.Ganimete ortaklık koşulmasın diye,İslama iltica eden yığınla topluluklar yine o kanlı kılıçların gazabına uğramıştır.Bunu sende benim kadar biliyorsun.

An çokta bir içtihat olarak hadislerin ve rivayetlerin ortaya sürülmeside bu dönemlerin eseridir.Bu abbasilerin sonuna kadar ,hatta nerdeyse günümüze kadar süregelmiştir.Ben 1.500.000 milyon hadis ve rivayetten bahsediyorum.Sen beni götürüp Yaşar Nuriye bağlıyorsun.O adamı bitim kadar sevmem :)

Biz,Allah'ın sünneti de koruyacağına inanıyoruz,dolaylı bir şekilde. şöyle ki;

Anlaşamdığınız meseleri Allah ve resulüne götürün; ayetine
Bu hangi ayettir.süre numarasını verirsen iyi olur.Benim böyle bir ayetten haberim yok.İmam çocuğu olsamda :)

Bu hadisler konusunda bir ittifak kuramayıcağımız açıktır.eğer yazının bütününe yöenlik siyasi -politik bir eleştiri getirirseniz.O anlamda tartışmanın devamında fayda sağlayabileceğimiz kanaatindeyim.

Dostlukla...

Hasetten selamlar :)
 
#22
teşekkürler efendim... Kızı vermezseniz kaçırırım he,gözüm karadır :) ;)
Eğer bir şey hakkında anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allah‘a ve peygambere döndürün (o hususta Kur‘an-ı Kerîm ve Sünneti Seniyye‘ye başvurun); eğer Allah‘a ve âhiret gününe inanıyorsanız. Bu hem hayırlı, hem de sonuç bakımından daha iyidir. ( Nisa 59 )

İctihad meselesinin uzunca tartışılacak bir tarafı yok. Bugün nasıl birtakım meseleleri hukukçular tartışıyorsa,bunun islam literatüründeki adıdır ictihad. Zaten anamı da doğruya isabet ettirebilmek için gayret etmektir.

Kuran'a şirk koşulmaz,Allah'a şirk koşulur. 4 halife devrinde adamakıllı mushaf dahi yeni,bahsettiğiniz süre 30 yıl sadece.

hadislerin tarihleri de belli değildir. Muaviye,hadis uydurttu gibi bir belge ya da bulgu yoktur. Bir sürü insanın çarpıtmasından bugüne gelmiştir. 1,5 milyon hadis (söz ) vardır,ama hadis azdır. Biz bunları ayırt etmesini becerebiliyoruz,sizin beceremeyişiniz sizi haklı çıkarmaz. Bugün Hadis usulü okuyan bir kişi ve bu konularda cehd eden bir kişi bu konunun üstesinden gelebilir. Uzak olduğunuz bir konu olması hasebiyle ,uzatmayacağım. öyle dışardan bakıldığı gibi değil. Bunun üzerine sadece örnek olarak vereyim, ibn-i hacer'in buhari için yazdığı kitabının (fethul bari ) muhtasarı (kısaltılmışı) 16 CİLTTİR. önemli ve geniş bir ilim deryasından bahsediyoruz,yüzme bilemyenler boğuluyor,bağışlayın ama durum bu.

Yezid'e,haccac-ı zalim'e methiye okuyan müslüman duydunuz mu? Bunlar tarihin kanlı sahneleridir. Bunun İSLAM ile ne alakası var???
 
#23
Yezid'e,haccac-ı zalim'e methiye okuyan müslüman duydunuz mu? Bunlar tarihin kanlı sahneleridir. Bunun İSLAM ile ne alakası var???
var.. dolaylı yada direk var.. bunu bilmeniz gerekir.. ayrıca methiye düzmemiş olsalar dahi.. emevi dönemini yaratan bu saydıklarınızın işlevleridir.. islamın en geniş çerçeveye yayılma dönemi de aynıdır.. siz islamın yagınlığını övün öne çıkartın ama bunu yapanları ve zalimliklerini es geçin olabilir mi..?? yayılan islam nasıl yayılmış o zaman.. tebliğ ilemi kalp ile mi..

osmanlı islam yayılması övülüyor.. kraldan halife olur mu..!!
ama kimse.. mütezile hareketini ele almıyor.. hangi hadis alimlerinde övme var.. yada halife anlamında yada islam adına yapılan yayılmalardaki olumsuzluklar üzerine..
en iyi ve güvenilir hadis alimlerinin yaşadığı döneme ve o dönemdeki halifelere.., yaşantılarına vs. bir bakın.. yeter.. bence...

saygılarımla

suat
 
#24
İslam ile alakası nedir peki?
Bu olanların yaşanması konusunda sonun kadar haklısınız,hiçbir sulüm masum olamaz. Lakin islamın yayılışını buna hasretmeniz yanlış. 120 bin civarındaki veda hutbesindeki sahabenin sadece 10 bini o çevrede. 110 bini farklı yerlerde. Japonya'dan dahi sahabe mezarı çıkıyor.
Kraldan halife olur mu? sorunuzun cevabı: evet'dir. KURAN ile hükmediyorsa. Saltanat uygun değildir o ayrı.Çünkü o türklükten gelme.
Osmanlı'ya ya da emevilere toptancı bir yaklaşımım yok. tarih övgü ya da sövgü malzemesi değildir. Tarih'ten ders alınır hepsi bu. Osmanlı'nın adaletinin yanına yaklaşamayan devletler vardır tarihte..
kuran'ın inşa ettiği mümeyyiz akıl (seçip ayıran,eleyen) ile herşey ebakmaya çalışıyoruz.

İslam adın ayapılan olumsuzluk. . . cümle kendi içinde meseleyi aydınlatıyor zaten.

Çabuk kanaat sahibi oluyorsunuz. Hayatın işleyişi bu şekilde değildir. Bugün ben Kuran ifadesiyel TAĞUTİ bir devlette yaşıyorum. Ama bu devletin içinde ya da kurumlarında insanlara teblğ için çalışabilirim. Ve yarın ki nesiller,benim bu durumu düşünürken beni siz gibi tümden gelim ile anlamaya çalışırlarsa yanılırlar. Bir dünya işte. Kuran aynı,sünnet aynı. Bu anlamda size hz. ali ile yaşanmış bir örnek vereyim. Adamın biri imam ali'ye gelerek,bu kargaşa öncekiler de yoktu,hep senin zamanında türedi diye çıkışır. İmam Ali'nin ise cevabı güzeldir. Çünkü öncekilere benim gibi adamlar biat etmişti,bana ise senin gibi adamlar...
Hayatın bir işleyişi var. Ve bu komplex... İnsanların korkuları,zayıflıkları. Fitne olur düşünceleri.

Çok çabuk karar veriyorsunuz. Şuan yaşadığınız duruma,hayata bir bakın ve iyi düşünün...

Allah zalimleri asla sevmez.

selam ile...
 
#25
teşekkürler efendim... Kızı vermezseniz kaçırırım he,gözüm karadır :) ;)
Eğer bir şey hakkında anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allah‘a ve peygambere döndürün (o hususta Kur‘an-ı Kerîm ve Sünneti Seniyye‘ye başvurun); eğer Allah‘a ve âhiret gününe inanıyorsanız. Bu hem hayırlı, hem de sonuç bakımından daha iyidir. ( Nisa 59 )

İctihad meselesinin uzunca tartışılacak bir tarafı yok. Bugün nasıl birtakım meseleleri hukukçular tartışıyorsa,bunun islam literatüründeki adıdır ictihad. Zaten anamı da doğruya isabet ettirebilmek için gayret etmektir.

Kuran'a şirk koşulmaz,Allah'a şirk koşulur. 4 halife devrinde adamakıllı mushaf dahi yeni,bahsettiğiniz süre 30 yıl sadece.

hadislerin tarihleri de belli değildir. Muaviye,hadis uydurttu gibi bir belge ya da bulgu yoktur. Bir sürü insanın çarpıtmasından bugüne gelmiştir. 1,5 milyon hadis (söz ) vardır,ama hadis azdır. Biz bunları ayırt etmesini becerebiliyoruz,sizin beceremeyişiniz sizi haklı çıkarmaz. Bugün Hadis usulü okuyan bir kişi ve bu konularda cehd eden bir kişi bu konunun üstesinden gelebilir. Uzak olduğunuz bir konu olması hasebiyle ,uzatmayacağım. öyle dışardan bakıldığı gibi değil. Bunun üzerine sadece örnek olarak vereyim, ibn-i hacer'in buhari için yazdığı kitabının (fethul bari ) muhtasarı (kısaltılmışı) 16 CİLTTİR. önemli ve geniş bir ilim deryasından bahsediyoruz,yüzme bilemyenler boğuluyor,bağışlayın ama durum bu.

Yezid'e,haccac-ı zalim'e methiye okuyan müslüman duydunuz mu? Bunlar tarihin kanlı sahneleridir. Bunun İSLAM ile ne alakası var???
Sayın feta ;

Sizden özellikle o süreyi istedim.Çünkü bir manasızlık (eksiklik) vardı .

Eğer bir şey hakkında anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allah‘a ve peygambere döndürün (o hususta Kur‘an-ı Kerîm ve Sünneti Seniyye‘ye başvurun); eğer Allah‘a ve âhiret gününe inanıyorsanız. Bu hem hayırlı, hem de sonuç bakımından daha iyidir. ( Nisa 59 )
Bu senin yorumun.Üstünü gizleyerek altını getirmişsin. Altakki farklı yorumlara bakın sizinle yada birbirleriyle herhangi bir alakaları varmı ?Demekki iyi fark etmişim :)

"Ey inananlar, Allah'a, peygambere ve içinizden emredecek kudret ve liyakata sahip olanlara itaat edin. Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız bir şeyde ihtilafa düştünüz mü o hususta Allah'a ve Peygambere müracaat edin; bu hareket, hem hayırlıdır, hem de sonu pek güzeldir." abdülkadir gölpınarlının yorumu


"Ey İnananlar! Allah'a itaat edin, Peygambere ve sizden buyruk sahibi olanlara itaat edin. Eğer bir şeyde çekişirseniz, Allah'a ve ahiret gününe inanmışsanız onun halini Allah'a ve Peygambere bırakın. Bu, hayırlı ve netice itibariyle en güzeldir.*" diyanet işeri eski yorumu.

"Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin.[123] Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir. * " Diyanet işleri yeni yorumu

"İnananlar! ALLAH'a uyun, elçisine uyun; sizden görev başında olanlara da. Her hangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz onu ALLAH'a ve elçisine havale ediniz. ALLAH'a ve ahiret gününe inanıyorsanız... Bu, sizin için daha iyi ve en güzel çözüm yoludur" Edip Yüksel yorumu.

"Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir." Elmalılı Hamdi yorumu

"Siz ey imana ermiş olanlar! Al-lah'a, Peygamber'e ve aranızdan 76 kendilerine otorite emanet edilmiş olanlara itaat edin; ve herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allah'a ve Peygamber'e götürün, 77 eğer Allah'a ve Ahiret Günü'ne [gerçekten] inanıyorsanız. Bu [sizin için] en hayırlısıdır ve sonuç olarak da en iyisidir. 78" Muhammed Essad yorumu

Yukardaki hemen hemen tüm yorumlarda ,ayetin ilk satırındaki zaafiyeti görebiliyormusunuz.Sizin bize içtihatın doğruluğu diye getirdiğiniz şey bizim ,bizden olan otoriteye ,egemenlerimize boyun eğmeyi öğütleyen,itaat etmemizi şart koşan adeta köleliği dayatan böyle bir emiri hangi sınıf çıkarına hizmet edeceği gayet açık değil mi?

Allahı ve Peygamberi bir şeklide anlarım.Her ikiside şu andaki fiili hayata mudahale edecek durumda değil.O halde müdahale edici olan güç bizi yöneten göçtür.Yani burjuvazi ,yani devlet erkini elinde tutan güç.O halde ben şunu demeliyim "Büyüklerim ne derse doğrudur.Allah devlete zeval vermesin." "Bir lokma ekmeğim olduğu için hamd-u senalar olsun" "Hamudyla götürünleride Allah bağışlasın" bunları çoğaltabilirim.

Bütün bu çarpık yorumlar değilmidir ki bu gün İslam coğrafyasında ,halkları Krallara,Şeyhliklere,Dikatörlüklere vb. Feodal derebeyliklere köleleştiren.Siz hangi argümanla direneceksiniz.Zülme ,zora ve sömürüye karşı.Yöneticilere itaat ederek mi?

"Yezid'e,haccac-ı zalim'e methiye okuyan müslüman duydunuz mu? Bunlar tarihin kanlı sahneleridir. Bunun İSLAM ile ne alakası var???" bunu suat hoca açıklamış.İsterseniz muavviye dönemindeki muavviyeyi yücelten ,ehl-i beyti küçümseyen rivayetlere bir bakın bakalım var mı yok mu ? Hepsi İslamla alakalıdır.Çünkü İslam bir nizam düzenidir.Düzen olan herşeyde ,belli bir ideolojiyle tutunur.Bu ideolojininde siyasi ,ekonomik,kültürel ve hukuksal boyutları vardır.İslamda,Hıristaynlıkta, Yahudilik te herbiri birer ideolojidir.
Kuran'a şirk koşulmaz,Allah'a şirk koşulur. Benim ordaki "şirk" kastımı siz anlmadınız galiba ben şunu demek istiyorum. Hadisler ve Rivayetler özünde Kur'ana şirktir. Ortada bir Kur'an varken siz şeriatınızı hadis ve rivayetler üzerine kurarsanız bu kur'ana şirktir! Üstelik kur'an da Allahın kelamı değil mi !

Hadisleri rivayetleri vazgeçtim eğer yukardaki gibi bir ayete getirilen yorum içindeki farklılıkları dahi herkesin kendi meşrebince kabulu bile şirk değil mi ?

dostlukla...
 
Son düzenleme:
#26
"Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir." Elmalılı Hamdi yorumu

Elmalılı Hamdi Yazır bilindiği gibi hemen hemen Türkiyedeki tüm İslam otoroitelerinin ortak paydasıdır.Ve getirdiği yoruma bakalım.

Eğer bizler yani ,yönetilinler eğer emir sahiplerimizle yani yöneticilerimizle herhangi bir ihtilafa düştüğümüzde Allaha ve Resülüne arz etmemiz isteniyor.Bu çok iyi,iyide ortada halihazırda Resül olmadığına (şimdi siz bana resül yok ama onun eseri olan kur'an var diyeceksiniz.Zaten sorunda orda Kur'nın yorumunda ) göre ,bana bir üçüncü seçenekte sunulmuş "Ahiret". Yani ben uğradığım haksızlığın hesabını sormassamda olur.Yada yaptığım haksızlığın hesabını vermessemde .Çünkü ahiret var.Oraya havale edebiliriz.Nede olsa karşılıklı muhakeme orda kurulacak.Onun için bu alemde "edenin yanında kar" kalabilir.Ve bundada hiçbir mahzur yoktur.Çünkü bana biçilen görev, ya itaatkar olmam yada ,sorgulamamdır.İşte bu nedeledir ki kendinden önceki dinler gibi egemen sınıfların tekeline ve hizmetine girmekten kurtulmayan İslam dinide ,özünde tarihin akışı içinde zorun ve zülmün aracı haline gelmiştir.

Zoru ve zülmü kutsayan.Yığınla ayetin yorumu mallesef hep çıkar guruplarının,hep düzen sahiplerinin lehine işlemiştir.Her ne kadar günümüzdede ezilenlerin umudu gibi görünsede..
 
Son düzenleme:
#27
"Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir." Elmalılı Hamdi yorumu

Elmalılı Hamdi Yazır bilindiği gibi hemen hemen Türkiyedeki tüm İslam otoroitelerinin ortak paydasıdır.Ve getirdiği yoruma bakalım.

Eğer bizler yani ,yönetilinler eğer emir sahiplerimizle yani yöneticilerimizle herhangi bir ihtilafa düştüğümüzde Allaha ve Resülüne arz etmemiz isteniyor.Bu çok iyi,iyide ortada halihazırda Resül olmadığına (şimdi siz bana resül yok ama onun eseri olan kur'an var diyeceksiniz.Zaten sorunda orda Kur'nın yorumunda ) göre ,bana bir üçüncü seçenekte sunulmuş "Ahiret". Yani ben uğradığım haksızlığın hesabını sormassamda olur.Yada yaptığım haksızlığın hesabını vermessemde .Çünkü ahiret var.Oraya havale edebiliriz.Nede olsa karşılıklı muhakeme orda kurulacak.Onun için bu alemde "edenin yanında kar" kalabilir.Ve bundada hiçbir mahzur yoktur.Çünkü bana biçilen görev, ya itaatkar olmam yada ,sorgulamamdır.İşte bu nedeledir ki kendinden önceki dinler gibi egemen sınıfların tekeline ve hizmetine girmekten kurtulmayan İslam dinide ,özünde tarihin akışı içinde zorun ve zülmün aracı haline gelmiştir.

Zoru ve zülmü kutsayan.Yığınla ayetin yorumu mallesef hep çıkar guruplarının,hep düzen sahiplerinin lehine işlemiştir.Her ne kadar günümüzdede ezilenlerin umudu gibi görünsede..
sevgili maviiada

Elmalılı Hamdi yazır'ın eserinin Anadoluda islam bünyesinde bulunan birçok evde olduğu bir realitedir.TC militer erkinin hazırladığı bir eser ve bunun gizli kapalı ama bir o kadar da büyük olan çerçevesi-düşündürdükleri!

Hep merak ettim ama bir o kadarda rahatlıktan:) araştırmadım.Elmalılının eseri,günümüze değin her hangi bir değişikliğe(içerik olarak) uğradımı uğramadı mı?Ne de olsa yıllardır bu eserlerin ihtiva ettiği anlamlar-yorumlarla milyonlarca insan yetişti...

Hep derler ya;'Türkiye bir Arjantin gibi olamaz'...Birazcıkta! Elmalı'lının payi var...!


saygı ve dostlukla...
 
#28
sevgili maviiada

Elmalılı Hamdi yazır'ın eserinin Anadoluda islam bünyesinde bulunan birçok evde olduğu bir realitedir.TC militer erkinin hazırladığı bir eser ve bunun gizli kapalı ama bir o kadar da büyük olan çerçevesi-düşündürdükleri!

Hep merak ettim ama bir o kadarda rahatlıktan:) araştırmadım.Elmalılının eseri,günümüze değin her hangi bir değişikliğe(içerik olarak) uğradımı uğramadı mı?Ne de olsa yıllardır bu eserlerin ihtiva ettiği anlamlar-yorumlarla milyonlarca insan yetişti...

Hep derler ya;'Türkiye bir Arjantin gibi olamaz'...Birazcıkta! Elmalı'lının payi var...!


saygı ve dostlukla...
Değerli yoldaşım;

Benim bildiğimde sınırlıdır.Ancak Türkiye Meclisinin Kurulmasından kısa bir süre sonra Kur'anın Türkçe çevirisi için Mustafa Kemalin, Elmalıyla görüştüğünü ve bu görüşme sonucu meclise bir önerge sunarak çevirinin Elmalı tarfından yapılmasına onay çıkarmıştır.Bu onay sonrasında, bütçesi devletçe karşılanmak üzere ,Kitap bastırılıp tüm Anadoluya dağıtıma sunulmuş ve satışı yapılmıştır.

Dönemin koşullarınıda gözardı etmezsek , bu çevirinin ,resmi idoelojinin istek ve arzuları dışına çıkma olasılığı olma ihtimali olmazsa gerek.Umarım bu konuda el-feta arkadaşlada ihtilafa düşmeyiz.Peki neden Elmalıda, bir başkası değil.

Elmalı yine bildiğim kadar gerek İslam (doğu oryantalist felsefesi ) Gerekse batı felsefesine hakim bir kişiliktir.Bu kişiliği yanında hem "hat" sanatçılığı, hemde fransız dili edebiyatını bilen biridir.Yani dönem içinde hem batıya ,hem doğuya hakim olan bu kişilik Laik Cumhurriyet için aslında tamda biçilmiş bir kaftandır.Bu kaftanı Kur'ana giydirmekte,Laik rejimin Kur'anı kendi iktidar ölçüleri içinde ,podyuma sürmesinden başkada birşey değil.

Türk İslam otoritelerinin kabülüde bu minvaldedir.Bayraktar Bayrak,Süleyman Ateşten tutunda Yaşar Nuri Öztürk gibi düzenin tüm "Din" bekçileri esasın ve öz'ün Elmalı çevirisi olduğu fikrinde buluşmalarıda zikretttiğiniz gibi "türkiye arjantin olmaz "ın kapı kilididirler.

Elmalının bu yönüne itiraz edenler elbette vardır.Yanılmıyorsam eğer (Yanılıyorsam el-feta düzeltsin) Edip Yüksel bunlardan biridir.

Saygılarımla...

Not: Özür dilerim unutmuşum,Elmalının çevirisi dönemin Türkçesiyledir.Günümüz Türkçesiyle düzenlenen çevirlier vardır.Mutlaktır ki "değişikliğe" uğramıştır.Ancak resmi Kur'an olma özelliği dahada resmileştirilerek.

"Nutuk" u bile derleyen Hıvzı Veldet Velidedeoğlunun ,ona neler yaptığını hepimiz biliyoruz.Nutuku adeta bir şovenizmin-ırkçılığın söylevine dönüştürenler.Kur'anı hay-hay dönüştürüler.
 
Son düzenleme:
Üst