Kurtuluş cephesi 109 sayı çıktı!

#1






Kürt Ulusal Sorununda
“Tarihi Fırsat” ve Ezber

Sorunun adı, ne kadar "hoş" görünürse görünsün, yanlış konulmuştu. Dolayısıyla da buradan herhangi bir çözüm üretmek maddi olarak olanaksızdır.
Sorun, "Kürt sorunu" değil, Kürt ulusal sorunudur. 19. yüzyılda Batı Avrupa'da büyük ölçüde çözümlenen, 20. yüzyılda "sömürgeler sorunu"yla birleşen ve 21. yüzyıla gelindiğinde "mikro milliyetçilik"le şekillenen, ama hala çözümlenememiş olan bir ulusal sorun.
Ulusal sorun, eski dille ifade edersek "milli mesele", bir ulusal topluluğun kendi ulusal devletine sahip olma hakkı, kendi siyasal kaderini kendisinin belirlemesi hakkı sorunudur.


“Tarihi Fırsat”ın
Vanası​

Söz konusu olan, Kuzey Irak "federe" Kürt devletinin kendi topraklarından çıkardığı petrolün Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattı üzerinden Avrupa ülkelerine ihraç edilmeye başlanmasıydı. Bölgesel Kürt yönetimi başbakanı Neçirvan Barzani, törende yaptığı konuşmada bu durumun "olağandışı" bir gelişme olduğunu şu sözlerle dile getirdi: "Bir başka ülkede bu olay tipik bir ekonomik ve teknik bir başarıdır. Kürdistan Bölgesi içinse bu, yakın geçmişten dramatik bir ayrılık."


Kürt Ulusal Sorununda
Uzlaşma ve Devrim​

Aysel Tuğluk'un, geçen yıl Radikal-2'ye yazdığı ve "Türk" aydınlarının büyük övgülerine "mazhar" olan konuşmasının ardından yaptığı bu "devrim" vurgulu konuşma, 12 Eylül "milat"ından bugüne kadar oluşan kurgusal düşüncenin dışa vurumudur.
Aysel Tuğluk, "Kürt sorunu" konusunda "tarihsel fırsat"ın ortaya çıktığı iddiası içinde "görüşme/pazarlık" masasına en üst ve en geniş taleplerle oturma zihniyetinin yansısı olarak "devrim"den, "toplumsal devrim"den söz etmektedir. Sözcükler yalındır, herhangi bir bilimsel içeriğe de sahip değildir. "Devrim" denilen şey, bir şeylerin değişmesi, altüst olması; "toplumsal devrim" denilen şey, bir topluluğun, bir yığının bu değişim sürecine katılmasından ibarettir. Ancak "çağdışı" kaldığı ilan edilmiş, son "finans krizi"yle birlikte yeniden keşfedilmiş Marks'a, marksizm-leninizme göre, bu kavramların bir içeriği, bir anlamı ve bir açılımı vardır. Dolayısıyla bu kavramları, yani devrim, toplumsal devrim gibi kavramları marksist-leninist bağlamda düşünen, algılayan, tanımlayan insanlar için Aysel Tuğluk'un sözleri daha farklı anlamlara gelmektedir.



Dışa Bağımlılık
ve Türkiye Örneği​

Dışa bağımlı ülkeden söz etmek ne denli "çağdışı" ilan edildiyse, ülkenin dışa bağımlılığı da o ölçüde arttı.
Gerçekler yalındı. Dışa bağımlı ülke olmak, ülkenin iç ekonomik ve siyasal dengelerinin dış dinamikler ve dış güçler tarafından belirlendiği, ülke içindeki üretimin büyük ölçüde dışa bağımlı, dış sermayenin yatırım ve gereklerine göre yapıldığı bir ülke olmaktır. Böyle bir ilişki içinde, "parayı veren, düdüğü çalar" olduğundan, ülke içindeki üretimi sağlayan yabancı sermayenin, aynı zamanda sermaye birikiminin temelini oluşturan kârlarını, kendi sermayesinin "getirisi" olarak kendi sermayesinin büyümesi için kullanmasında da şaşırtıcı bir yan yoktur.

Mayınlar,
Azınlıklar,
Yabancı Sermaye ve
Toprak Reformu​

"Bu ülkenin vatan toprakları üzerinde yatırım yapan küresel sermaye, 'şu dinden bu dinden geldi' diye 'eyvah Türkiye elden gidiyor' demek. Bu kadar kolay mı? Farklı etnik kimlikte olanlar ülkemizden kovuldu. Bu aslında faşizan bir yaklaşımın neticesiydi.
Paranın dini, milleti, ırkı olmaz. Ama ne yazık ki öyle olduğunu zannedenler var. Para cıva gibidir. Kendine uygun zemini nerde bulursa oraya doğru kaçar. Şimdi ülkemizde küresel sermaye yatırım yapmak istiyor. Bakıyorsunuz birileri çıkıyor, 'O Yahudi sermayesi olmaz'. Yok arkadaş gelip ülkemde yatırım yapacak. 1 milyar dolarlık yatırım yapacak. İstemezük olmaz.
Bu yatırımı yapınca burada İzak çalışmayacak ya Ahmet, ya Mehmet çalışacak. İşte işsizliği aşıyoruz. 'İstemezük.' 'Bizim milletimizden değil siz bunu peşkeş çekiyorsunuz'. Çünkü o George. Bak kardeşim o George olsun, gelsin yatırımını yapsın. Burada fabrikayı kurduğu zaman buradan gitse fabrikayı alıp da mı gidecek? Kim yanında istihdam edilecek Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma'ya. Pazarı hazır burada ürettiğini de o pazara satacak." (Tayyip Erdoğan)


Krizin Dibi ve
Keynes’in Kemikleri​

Bugün krizin "dibi bulundu", "kriz aşılıyor", "ekonomi canlanıyor" türünden değerlendirmeler tümüyle devlet müdahalesiyle yaratılan ek talebin getirmiş olduğu canlanmadan ibarettir. Devlet harcamaları arttığı oranda bu canlanma bir süre daha devam edecektir. Ancak ne tarihler 1929'u göstermektedir, ne de dünya ekonomisi 1929-1980 dünya ekonomisidir. Çok bilinen ünlü diyalektik ifadeyle, "aynı ırmakta iki kez yıkanılamaz". 1980 sonrasında emperyalist ekonomilerin devlet müdahalesinden özel finans kuruluşlarının finansal araçlarına geçişi sağladıkları kadar kolay olmayacaktır. Çok kısa süreli canlanmayı, çok daha büyük ve enflasyonla birleşmiş yeni bir kriz dalgasının izleyeceği açıktır.


Türkan Saylan ve
Küçük-Burjuva Aydınlarının Çıkmazı​

"Öncü Savaşı aşamasında olan THKP-C'nin küçük-burjuva aydın çevrelerdeki müttefiki, ancak Kemalistler olabilir. Onlarla olan ilişkilerimizde sağ kanadın oligarşinin kesin müttefiki olduğunu, her zaman devrimci saflara, tarihi bir hareket anında ihanet edebileceğini, nedenleri ile birlikte anlatmalıyız. Ortak cephe bu kanadın, darbeciliğin çıkar yol olmadığını anlayıp, sağ kanadı artık dostu olarak görmediği zaman mümkün olacaktır." (Mahir Çayan, Kesintisiz Devrim II-III)


Taksim’in Fethi:
Makuller Taksim’e Girdi,
“Marjinaller” Çatıştı!​

Taksim "feth" edildi.
İstanbul'un fetih törenlerinde temsili "yeniçeri ve mehteran takımı" gibi Taksim'i feth eden bu "irade", Taksim'i feth etmenin coşkusuyla halaya durduklarında, "medyatik" söylemle, "marjinaller" Taksim'e ulaşabilmek için sokak aralarında çatışıyorlardı.
"Marjinaller"in sokak aralarındaki çatışmalarında polisin kullandığı "orantılı güç"ün ürünü olan gaz bombalarının kokusu bile Taksim fatihlerini huzursuz etmişse de, halaya durmaktan, "işte Taksim, işte 1 Mayıs" sloganları atmaktan alıkoymamıştır.
Tüm "makul"lükler içinde ve oyunun kuralına uygun olarak hazırlanmış derme çatma "çelenkler" eşliğinde yürütülen fetih yürüyüşü, "marjinaller"in çatışmaları ve gaz bombalarının duman "efekti" eşliğinde zafere ulaşırken, fatihler sokak aralarında çatışan, coplanan, yaralanan insanların varlığına aldırmaksızın halaya durmakta duraksamamışlardır. Ne de olsa 1 Mayıs, "işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü"dür. Onlar "makul"de birleşmişler, gaz bombalarının duman "efekti" altında dayanışmışlar ve icazet mücadelesi vermişlerdir. Halaya durmak da, onların hakkı ve görevidir!


Oya Baydar:
Pavyondaki Namuslu Kadın mı?​

Küçük-burjuva yüzsüz aydınları, siz siz olun kendinizi konumlandırdığınız saflara ihanet etmeye görün. Belki ihanetiniz bir dönem ödüllendirilecektir. Her ödül alışınızda ihanette bir adım daha ileri giderek, daha büyük ihanetlere imza atmaya can atacaksınız. Ama unutmayınız ki, bu sınıf mücadelesidir. Karşı taraf, yani burjuvazi, dört bin yıllık yönetim deneyimi ile ihanetleri ne denli özendirirse özendirsin, kendi özüne ihanet edenlerin, gün gelince kendisine de kolayca ihanet edeceğini çok iyi bilir. Eğer sizi yüz üstü bırakıyorsa, bu onun size ihanet etmesinden değil, sizin kendi özünüze ihanet etmiş olmanızdan dolayıdır.
Şüphesiz başarılı oldunuz. Otuz yıl boyunca devrimci mücadeleyi önemsizleştirerek başarılı oldunuz. Devrime, devrimci mücadeleye ihanet ettiğinizi bile söylemeye dilimiz varmadı. Ama düşman hiç de bizler kadar insaflı, bizler kadar düzeyli, bizler kadar "kaba saba" değildir; pürü pak gerçekçidir, devrim saflarını terk edişinizin adını yalın biçimde koymaktan hiç çekinmez: İhanet.
Düştünüz mü, Ahmet Altan'ın pavyonuna kadar düşersiniz. Orada "namuslu kadın" rolü kesmenize bile tahammül edemezler, düşenin dostu olmaz. Oysa sizler birer "canlı cenaze"den ibaretsiniz. Cenazenizin ardından "mevtayı nasıl bilirdiniz" diye de sormuyoruz. Saflarına geçtikleriniz, kursağınızı parayla dolduranlar bunun yanıtını açıkça verdiler. Hayırlı olsun!

TÜRKİYE HALK KURTULUŞ ORDUSU
SAVAŞÇILARI​
Sinan Cemgil, Kadir Manga, Alpaslan Özdoğan
Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan​

TÜRKİYE HALK KURTULUŞ PARTİSİ-CEPHESİ
SAVAŞÇILARI​
Hüseyin Cevahir
Leyla Doğan
Ağadede Sarıkaya​
TKP/ML Kurucusu ve Önderi​
İbrahim Kaypakkaya​

WWW.KURTULUSCEPHESİ.ORG
 
#2
"zahmet edip, siteye girdim ve yaıları okudum..
söyleyebileceğim tek şey..
yazık.. !!
harcanan emeklere..

şu an yazacaklarım tamamen kendi subjektif analizlerim sonucu olan tespittir. çok istenirse alıntılarla açıklamalarda bulunurum..
kürt sorunu yada kürt ulusal sorunu üzerinde oldukça kalıpsal ve iç çelişkilrle dolu bir bakış var.. nihayetinde u.k.k.t.h. ilkesine de bir karşı çıkış var.. bir "dizi" anlatım sonrasında..; ne demek ise, nasıl olacaksa belirtmemiş bir birleşik devrim sözü var.. bu da tek örgüt ve tek devletin soldan versiyonudur..


suat

not..; 75-80 yılları arasında çok yapılan tartışmaları bir karış bile aşamayan ve yaşanan nesnel gerçekliklerin dışında o dönemden eklektik bir mantık.. ilginç diğer yanı ise..;
* akp muhalifliğinin öne çıkması sistemin bütünsel yapısının perdelenmesidir. son zamanların ulusalcı modası da bu sanırım..
* solda var olan gariplik demekki hala devam ediyor.. türkiye yni-sömürge bir ülke ama ben doğduğumdan beri emperyalizme "daha bir" bağımlı oluyor... demekki 53 yıldır bu bağımlılık bir türlü tamamına ermemiş.. :D
 
#3
Sayın suat
Emperyalizm hala gizli işgal evresindedir.III.Bunalım sürecinde varolmaktayız.Tarih ne kadar ilerlerse ilerlesin sömürü,işgal açıkça ortadadır.Oligarşi askeriyle, medyasıyla, topu ve tüfeğiyle dört bir yana yerleşmiştir.Devrimcilerin mutlak görevi, emperyalizmi ülkeden kovmaktır.Bu sürekli ve kesintisiz bir devrimdir demokratik devrim, ardından sosyalist devrimdir.

Ağır bir söz edeceğim kusura bakmayın.Alınıyorsanızda bakabilirsiniz.
Kürt Hareketine bel bağlayanlar, kendi öncülüğünü göremeyenler ne olduğunu göremediniz ? Ülke Devrim hareketini devrimciler tayin ederler, ulusal kurtuluş hareketleri ise bunda araçtır.Bolşevik Partinin görevi Emperyalizmi ülkeden kovmak ve aynı zamanda sosyalist devrime ülkeyi hazırlamaktır.kurtuluş hareketleri ise yararlanılacak araçtır. tayin edici güç değildir.
PKK hareketi silah bıraktı, gülünç!! Ana dil, Ana dil diye nereye kadar gidecekler ? Devrim iddiasımı var HAYIR! Düzeni değiştirme çabası olmayan bir yapı tıkanır. sürekli silah bırakır. bugünki silah bırakmalarda buraya kadardır pkk görevini gayet iyi yapmıştır.
Önderimiz Mahir ÇAYAN'ı iyi kavramak gerekiyor
Küçük-burjuvası, esnafı, kemalist kanadı bolca olan bir ülkede yaşıyoruz.Devrimde sınıfların mevzilenmesinde, demokratik devrimde çıkarı olan sınıfları iyi kavramak ve te tespit etmek gerekiyor.

Sayın suat, DY savunmalarında hoş bir söz vardır her zaman hoşuma gitmiştir,

Kürt Halkı kendi kaderini tayin etmede özgürdür, devrimciler ise bir arada yaşamı savunmada özgürdür

Önderimiz Mahir ÇAYAN demiştir!

Kadınların boşanma hakkının olmaları illa boşanacakları anlamına gelmez.Emperyalizmin işine gelen işler yanlıştır.

Biz devrimciler olarak bir arada yaşamı savunmakta özgürüz, Kürt sorunundada emekçi çözüm olmadığı taktirde hiç bir çözüm olmayacaktır.
Bu işleyiş böyle gider, emperyalistlerin ekmeğine yağ sürmekten başka birşey değildir.

Régis Debray.
 
#4
sevgili regisdebray..

sözler değil var olan gerçeklikler işlevseldir. bunları yakalayamayan sözlerde kalır ve sadece söz üzerinden yürür. yani kumsalda kumdan kale yapılmaz.. yaparken zevkli ve güzel olur ama kalıcı olmaz..

PKK hareketi silah bıraktı, gülünç!! Ana dil, Ana dil diye nereye kadar gidecekler ? Devrim iddiasımı var HAYIR! Düzeni değiştirme çabası olmayan bir yapı tıkanır. sürekli silah bırakır. bugünki silah bırakmalarda buraya kadardır pkk görevini gayet iyi yapmıştır.
bu bir eleştiri olabilir ama ortada elinde silah ve dağda olmayan birinin(seni değil örgütleri kasdediyorum) bu eleştiriyi yapabilmesi için var olan süreci silah ile aşılması gerektiğini söylemekle kalmamalı aşmalıdır. eğer bu gücü yok ise elinde silah olanların sorunudur. onlar böyle aşmayı gerekli görmüşlerdir. yaşam ve zaman bunun ne derecede doğru-yanlış olduğunu gösterir. yada bu işi hala devam ettiren ve başaran gösterir.

Kürt Halkı kendi kaderini tayin etmede özgürdür, devrimciler ise bir arada yaşamı savunmada özgürdür

iki özgür kararın hangisinin doğru olduğunu kim belirleyecek..
birilerine hatırlatmıştım sana da vurgulayayım..
ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı. der lenin..
kaderleri hakkında birilerinden izin alma hakkı demez..
hak tartışılmaz.. hakkın karşısına sadece öneri getirilir.
kürt halkı hayır ben burjuva ulus-devleti kuracağım derse ne diyeceksin..
hak dedikse o kadar değil haddini bil ben abiyim ben bilirim mi.. ??!!
yada lenin gibi yaparsın.. devrimi yapar öneri getirirsin. ortak sovyetler..
şu anda hangi örgüt bu konumda da kürtlere geri gel beni bekle deme hakkına sahip,

Kadınların boşanma hakkının olmaları illa boşanacakları anlamına gelmez.Emperyalizmin işine gelen işler yanlıştır.
zamanının yanlış bir örneğidir. bu..
hiç bir koşulda kadın eşit olamayacağı bir yapıda kalmaz.. boşanma kelimesinde bile boşanmama sözü bile bir kölelik bağımsızlık içeriği taşır.
boşanma ayrılma demektir. kendini eşit gördüğün sahibi gördüğün bir yerden boşanma gibi bir olayı düşünmezsin bile ayrıca erkek neden boşanmıyor yada gitmiyor..:D
illaki boşanacak kadına neden sorusunu sormadan olmaz deme hakkı sanırım erk-eksel bir bakış olsa gerek..

Biz devrimciler olarak bir arada yaşamı savunmakta özgürüz, Kürt sorunundada emekçi çözüm olmadığı taktirde hiç bir çözüm olmayacaktır.
Bu işleyiş böyle gider, emperyalistlerin ekmeğine yağ sürmekten başka birşey değildir.

birarada yaşamayı zaten kürtler savunuyor.. bundan haberin yok sanırım..
ayrıca bir arada yaşamayı savunmak ile özgür olmayı anlayamadım.. bir arada yaşama olayı bir teklif-öneridir. önermelerde özgür olma-olmama aranmaz. öneriyi kabul etme-etmemede özgürlük aranır ki senin bunu vermediğin de belli..:D
boşanan karısını hala karısı gibi görenlere benzemişsin..:D

kürt sorunu kendi özgünlüğünde bir sorundur çözüm aşamaları da kendi özgünlüğünde ilerler..
sosyalizm ,se tüm sistemsel bir değişimdir bu anlamda ulusal sorunuda kapsar ama senin dediğin gibi de değil.

emekçi çözüm neymiş..??
bekle beni istanbul.. der gibi. o zamana kadar hiç bir şey istemesin yapmasın itiraz etmesin örgütlenmesin..
tekrar soryım..
emekçi çözüm nedir..??
emekçi çözüm olmadığı taktirde hiç bir çözüm olmayacaktır.
Bu işleyiş böyle gider, emperyalistlerin ekmeğine yağ sürmekten başka birşey değildir

ne kadar kolay suçluyorsun..
benden ayrılırsan kötü yola düşersin ona göre diyen kocalar gibi...:D
emekçi çözüm..
kürt dilini serbest mi bırakıyor..
kürt kültürünü
kürt ismini
kürtler yok diyen paradıgmayı mı çözüyor..
öyle ise kürtlerde bunu yapıyor zaten..
başka bir şey mi yapıyorlarda
emperyalizmin ekmeğine yağ sürecekler..

en "kötü"!! itham!! bölecekler.. ithamı..
yoksa bu mu emperyalizmin ekmeğinde ki yağ...
bölseler ne olur.. orada devrim yapmana engel mi var..

kısaca..
sevgili dostum..
sözlerin çok güzel olabilir ama.. bence kıyıdaki kumdan kale kadar işlevsiz..

sevgi ve dostlukla

suat
 
#5
sevgili regisdebray..

sözler değil var olan gerçeklikler işlevseldir. bunları yakalayamayan sözlerde kalır ve sadece söz üzerinden yürür. yani kumsalda kumdan kale yapılmaz.. yaparken zevkli ve güzel olur ama kalıcı olmaz..

bu bir eleştiri olabilir ama ortada elinde silah ve dağda olmayan birinin(seni değil örgütleri kasdediyorum) bu eleştiriyi yapabilmesi için var olan süreci silah ile aşılması gerektiğini söylemekle kalmamalı aşmalıdır. eğer bu gücü yok ise elinde silah olanların sorunudur. onlar böyle aşmayı gerekli görmüşlerdir. yaşam ve zaman bunun ne derecede doğru-yanlış olduğunu gösterir. yada bu işi hala devam ettiren ve başaran gösterir.


Öncelikle kendi ideolojik çizgimin silahlı mücadele anlayışından bahsedeceğim.
Biz öncü savaşının hallk savaşının I. aşaması olarak görürüz, Bir taktisel evredir.Öncü savaşı ise memnuniyetsiz-tepkisiz halk kitlelerini.Oligarşi ile Halk arasında bulunan suni-dengeyi bozacak ve halk kitlelerini proletarya partisine toplayacaktır.Ve Oligarşinin mutlak güçlü olduğu bozulacak,Önce şehir gerillası daha sonra şehir gerillası geliştirimlesi ve kır gerilla faaliyeti ardından ordu düzenine geçiştir.
Proletarya Partisi oluşmadan Öncü Savaşı uygulanamaz.Öncü savaş ise Direniş Komitlerini ortaya çıkaracaktır.
Sürecimiz ise tam burada başlamaktadır.Proletarya Partisi nasıl oluşturulacaktır.Buda LENİNİST ÖRGÜTLENME ile aşılacaktır.Devrimci Kitle Partisi oluşturulacak.Kadro saksıda yetişmez kadro eylemle yetişir.Legal alanda örgütlenemeyenler , illegal mücadelede başarılı olamazlar, kitle bir deniz gibidir kadrolar ise denizde gezen balıklardır.Legal yollarla yetişen kadrolar Proletarya Partisini oluşturacak öncü savaşı uygulanacaktır.
Sürecimiz ise Devrimci Kitle Partisinin oluşmasıdır.Elbet ki bugün bizim için silahlanmadan bahsedilemez, bahsedemiyoruz.Fakat Devrimci bir yapının silahlanması yanlış-doğru tartışılır.Hedef sosyalist devrimdir.
PKK hareketi ise sosyalist devrim iddiası olmayan bir yapıdır.Olsaydı gerilla mücadelesini emperyalizme ve onun mutlak uşağı oligarşiye yöneltecektir.Ulus Kurtuluş savaşı ise bir yere kadar gerilla mücadelesi ile devam edecektir.Nitekim böylede olmuştur.demek istediğim nokta şudur.PKK sosyalist bir kürdistan kuracaksa!! silahlı mücadeleye devam edecek ve emperyalizme karşı savaşacaktır! ama sovyetler çökmüş, mevcut eylem emperyalistlerin ekmeğine yağ sürmekse..




iki özgür kararın hangisinin doğru olduğunu kim belirleyecek..
birilerine hatırlatmıştım sana da vurgulayayım..
ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı. der lenin..
kaderleri hakkında birilerinden izin alma hakkı demez..
hak tartışılmaz.. hakkın karşısına sadece öneri getirilir.
kürt halkı hayır ben burjuva ulus-devleti kuracağım derse ne diyeceksin..
hak dedikse o kadar değil haddini bil ben abiyim ben bilirim mi.. ??!!
yada lenin gibi yaparsın.. devrimi yapar öneri getirirsin. ortak sovyetler..
şu anda hangi örgüt bu konumda da kürtlere geri gel beni bekle deme hakkına sahip,


Bir tarafta emperyalistler!
Sovyetler birliği sürecini dikkatli izlemek gerekiyor.Çarlık var ortada mutlak faşizm var. Ulus kurtuluş savaşı emperyalistlerin ekmeğine yağ sürmemekte.Sovyetler birliği olduğu dönemde pkk yi izlemek gerekiyor.ve sovyetler birliği çöktükten sonra izlemek gerekiyor.yapılan eylemlikler nereye yarıyor?
Bugün pkk-ordu çatışmasından emperyalistler gayet güzel sermaye kazanmakta ve işçi sınıfını sömürmektedir.Savaş bahane edilerek köyler boşaltılmakta, köyden şehire gönderilmekte, ucuz işçi artmakta ve işsiz sayısı yükselmekte.
Savaş bahane edilerek halka ağır vergiler yüklenmekte, grevler kırılmaktadır.1991 ss kararnamesini incelemek gerekiyor siz zahmet etmeyin diye ben vereyim!
İlk bakışta Kürt ulusal sorunu ile işçilerin ücret artışları için mücadeleleri arasında doğrudan bir ilişki yokmuş gibi görünmektedir. Ama oligarşik yönetim bunlar arasındaki ilişkiyi çok iyi bilmektedir. Onların istediği başkalarının sorunlarıyla ilgilenmeyen, kendi halinde insanların bulunduğu "sessiz" bir toplum yaratmaktır. Bunu gerçekleştirebildikleri sürece, birbirlerinden kopmuş, birbirlerinin sorunlarıyla ilgilenmeyen insanları kolayca baskı altına alabileceklerini çok iyi bilmektedirler. Aynı devlet baskısı altında ve aynı toplum içindeki insanların birbirleriyle ilgilenmez hale getirilmeleri "böl ve yönet" politikasının amacıdır da.
Her türlü ulusal baskı altında, anadillerini bile konuşmalarına, yazmalarına olanak tanınmayan Kürt halkının, verimsiz topraklar üzerinde, feodal baskılar altında, yoksulluk sınırları içersinde yaşamlarını sürdürmek durumundaki Kürt köylülerinin, "SS Kararnamesi" ile topraklarından nasıl kopartılıp sürülmeye çalışıldığı ortadadır. Onların yoksulluğu ve açlığı, aynı zamanda, işçilerin her an isten atılma tehditleriyle birlikte varedilmektedir. Böylece işçilere, bir yandan az bir ücretle yetinmeleri "öğüt"lenirken, diğer yandan Kürt halkına yönelik baskılara kayıtsız kalmaları sağlanmak istenmektedir. Aynı şekilde, toprağından, köyünden, mezrasından sürülmüş Kürt köylülerinin büyük kentlerdeki işsizliği ve sefaleti, çalışan işçilere karşı kullanılmak istenmektedir. Aynı durum ülkenin her yanındaki köylüler için de geçerlidir.


KURTULUŞ CEPHESİ!

http://www.kurtuluscephesi.com/eris/19bildiri.html
Nitekim kürt halkı özgürlük isterse verilecektir.Kürt halkının özgürleşmesi, türk halkının demokratikleşmesi demektir.Bunlar birbiriyle bağlantılıdır. Madem UKKTH den dem vuruyorsun dinle sayın suat!!

Lenin ulusların kurtuluş savaşında ezen ulusun proletaryaları, ezilen ulusun proletaryası birbirine karşıtlarsa hiç bir sonuç ortaya çıkamaz!! Devrimcilerin görevi ulusal kurtuluş savaşını Devrime kanalize etmektir, kanalize olmak değildir.Demokratik Devrimdede kullanılmaktadır mesele.

Kafa karışıklığınız burada, Demokratik Devrim olduğunda kürt halkı özgürleşecektir.İster ayrılır-ister ayrılmaz, biz devrimciler olarak Lenin gibi!! bir arada yaşamı savunacağız, Önereceğiz.Sovyetler gibi! bugün ezen-ezilen ulus proletaryaları arasında derin çizgiler varken, kapanmaz yaralar açılırken nereye??



hiç bir koşulda kadın eşit olamayacağı bir yapıda kalmaz.. boşanma kelimesinde bile boşanmama sözü bile bir kölelik bağımsızlık içeriği taşır.
boşanma ayrılma demektir. kendini eşit gördüğün sahibi gördüğün bir yerden boşanma gibi bir olayı düşünmezsin bile ayrıca erkek neden boşanmıyor yada gitmiyor..:D
illaki boşanacak kadına neden sorusunu sormadan olmaz deme hakkı sanırım erk-eksel bir bakış olsa gerek..


gerçekten güldüm sayın suat :) gerçekten harikasın..
Mülkiyet ilişkilerine girmekten kafanı kaldırsan gerçekleri göreceksin sanırsam :)
Pozitif Ayrımcılık vardır önce bunu görmeyi dene :) Erkek boşanmak istemiyor kadınla birlikte olmak istiyor olabilir.Tarih sayfasında kadınlar ezilenler olduğu için bu kullanılmıştır.kişileri değiştirirsiniz.ilişkiyi bir arada tutmak önemlidir. Hele çocuk varsa dahada küçükse tutmak gerekiyor kanımca nede olsa gelecek önemli.:):)


birarada yaşamayı zaten kürtler savunuyor.. bundan haberin yok sanırım..
ayrıca bir arada yaşamayı savunmak ile özgür olmayı anlayamadım.. bir arada yaşama olayı bir teklif-öneridir. önermelerde özgür olma-olmama aranmaz. öneriyi kabul etme-etmemede özgürlük aranır ki senin bunu vermediğin de belli..:D
boşanan karısını hala karısı gibi görenlere benzemişsin..:D
kürt sorunu kendi özgünlüğünde bir sorundur çözüm aşamaları da kendi özgünlüğünde ilerler..
sosyalizm ,se tüm sistemsel bir değişimdir bu anlamda ulusal sorunuda kapsar ama senin dediğin gibi de değil.
emekçi çözüm neymiş..??
bekle beni istanbul.. der gibi. o zamana kadar hiç bir şey istemesin yapmasın itiraz etmesin örgütlenmesin..
tekrar soryım..
emekçi çözüm nedir..??
e kadar kolay suçluyorsun..
benden ayrılırsan kötü yola düşersin ona göre diyen kocalar gibi...:D
emekçi çözüm..
kürt dilini serbest mi bırakıyor..
kürt kültürünü
kürt ismini
kürtler yok diyen paradıgmayı mı çözüyor..
öyle ise kürtlerde bunu yapıyor zaten..
başka bir şey mi yapıyorlarda
emperyalizmin ekmeğine yağ sürecekler..
en "kötü"!! itham!! bölecekler.. ithamı..
yoksa bu mu emperyalizmin ekmeğinde ki yağ...
bölseler ne olur.. orada devrim yapmana engel mi var..
ısaca..
sevgili dostum..
sözlerin çok güzel olabilir ama.. bence kıyıdaki kumdan kale kadar işlevsiz..


Bölmek!! bizi radyocularla karıştırdınız galiba!!
Özgür koşullarda haklarını aramak ve ezen-ezilen proletalarıyla hak mücadelesi verilecektir.Ama bu silahlanarak değil!! ülkeyi görmekte zorlanıyormusunuz.
Devrim iddiası olan bir yapı silahlanabilir! Fakat milliyetçiliğin, şovenizmin geliştiği bir ülkede bu kadar kıt bakmak olası olmasa gereak..
Bir taraf bölücü .. bir tarafta ekonomik haklarını veriyoruz daha ne istiyolar..
gerçekler ve doğrular vardır suat!! doğrular doğrudur! doğrunun başarılabilmesi için gerçekleri görmek gerekir!!
buda sana bir tavsiye.
Régis Debray .
 
Son düzenleme:
#6
Bölmek!! bizi radyocularla karıştırdınız galiba!!
bakalım karıştırmışmıyım..!!???:confused:

Bugün pkk-ordu çatışmasından emperyalistler gayet güzel sermaye kazanmakta ve işçi sınıfını sömürmektedir.Savaş bahane edilerek köyler boşaltılmakta, köyden şehire gönderilmekte, ucuz işçi artmakta ve işsiz sayısı yükselmekte..... Savaş bahane edilerek halka ağır vergiler yüklenmekte, grevler kırılmaktadır.1991 ss kararnamesini incelemek gerekiyor siz zahmet etmeyin diye ben vereyim!

her ulusal mücadelede, mutlaka ordu ile karşı güç çatışır..
yine devrimci mücadelede de bu böyledir.. thkp son olarak kızıldere de ordu ile çatıştı..
Bugün pkk-ordu çatışmasından emperyalistler gayet güzel sermaye kazanmakta
bu sözü şöyle değiştirsem anlam kaybı olur mu..??
Bugün thkp, thhko-ordu çatışmasından emperyalistler gayet güzel sermaye kazanmakta
yani thkp ve thhko kızıldere de nurhak da fiziki olarak bitmedi ve devam ettiler ve gerilla yaoısı yayıldı.. bu ne anlamama gelecekti.. thkp-ordu çatışmayacakmıydı.. biri çıkıp da aynı sözleri söylemeyecekmiydi ki söylediler..
özellikle uğur mumcu gibiler.. 75-80 sürecinde bunu daha bir söylediler..
oldumu şimdi.....??:(
bu ne anlama gelir..
pkk çatışmasın çatışmasa daha iyi olurdu anlamına gelmez mi..??
toplum içindeki insanların birbirleriyle ilgilenmez hale getirilmeleri "böl ve yönet" politikasının amacıdır da.
bölmek oligarşinin işidir ama yönetilmeye itiraz da dinamiklerin.. kürtler yönetilmeye evet mi dediler hayır mı..
ya seninkiler nasıl hayır diyorlar... hayır derlerse yani öncü savaşı verirlerse..
bu üçretlere yansımayacak mı,
Savaş bahane edilerek köyler boşaltılmakta, köyden şehire gönderilmekte, ucuz işçi artmakta ve işsiz sayısı yükselmekte.
yoksa öncü savaşı savaş değilmi ve ordu ile savaşmayacakmı..???
o zaman öncü savaşı da bu sonuçları yaratacaksa bu da yanlış değil mi??
Özgür koşullarda haklarını aramak ve ezen-ezilen proletalarıyla hak mücadelesi verilecektir.Ama bu silahlanarak değil!! ülkeyi görmekte zorlanıyormusunuz.
Devrim iddiası olan bir yapı silahlanabilir! Fakat milliyetçiliğin, şovenizmin geliştiği bir ülkede bu kadar kıt bakmak olası olmasa gereak..
Bir taraf bölücü .. bir tarafta ekonomik haklarını veriyoruz daha ne istiyolar..

bu sözleri bir açıklayan çıksa...:D beni kurtarsa..:D

gerçekler ve doğrular vardır suat!! doğrular doğrudur! doğrunun başarılabilmesi için gerçekleri görmek gerekir!!
buda sana bir tavsiye.
Régis Debray .

tavsiyeleri her zaman dikkate alırım.. ve tavsiyede bulunana da şöyle derim..
önce sen uy.....:D

saygılarımla

suat
 
#7
Bölmek!! bizi radyocularla karıştırdınız galiba!!
bakalım karıştırmışmıyım..!!???:confused:

Bugün pkk-ordu çatışmasından emperyalistler gayet güzel sermaye kazanmakta ve işçi sınıfını sömürmektedir.Savaş bahane edilerek köyler boşaltılmakta, köyden şehire gönderilmekte, ucuz işçi artmakta ve işsiz sayısı yükselmekte..... Savaş bahane edilerek halka ağır vergiler yüklenmekte, grevler kırılmaktadır.1991 ss kararnamesini incelemek gerekiyor siz zahmet etmeyin diye ben vereyim!

her ulusal mücadelede, mutlaka ordu ile karşı güç çatışır..
yine devrimci mücadelede de bu böyledir.. thkp son olarak kızıldere de ordu ile çatıştı..
Bugün pkk-ordu çatışmasından emperyalistler gayet güzel sermaye kazanmakta
bu sözü şöyle değiştirsem anlam kaybı olur mu..??
Bugün thkp, thhko-ordu çatışmasından emperyalistler gayet güzel sermaye kazanmakta
yani thkp ve thhko kızıldere de nurhak da fiziki olarak bitmedi ve devam ettiler ve gerilla yaoısı yayıldı.. bu ne anlamama gelecekti.. thkp-ordu çatışmayacakmıydı.. biri çıkıp da aynı sözleri söylemeyecekmiydi ki söylediler..
özellikle uğur mumcu gibiler.. 75-80 sürecinde bunu daha bir söylediler..
oldumu şimdi.....??:(
bu ne anlama gelir..
pkk çatışmasın çatışmasa daha iyi olurdu anlamına gelmez mi..??
toplum içindeki insanların birbirleriyle ilgilenmez hale getirilmeleri "böl ve yönet" politikasının amacıdır da.
bölmek oligarşinin işidir ama yönetilmeye itiraz da dinamiklerin.. kürtler yönetilmeye evet mi dediler hayır mı..
ya seninkiler nasıl hayır diyorlar... hayır derlerse yani öncü savaşı verirlerse..
bu üçretlere yansımayacak mı,
Savaş bahane edilerek köyler boşaltılmakta, köyden şehire gönderilmekte, ucuz işçi artmakta ve işsiz sayısı yükselmekte.
yoksa öncü savaşı savaş değilmi ve ordu ile savaşmayacakmı..???
o zaman öncü savaşı da bu sonuçları yaratacaksa bu da yanlış değil mi??
Özgür koşullarda haklarını aramak ve ezen-ezilen proletalarıyla hak mücadelesi verilecektir.Ama bu silahlanarak değil!! ülkeyi görmekte zorlanıyormusunuz.
Devrim iddiası olan bir yapı silahlanabilir! Fakat milliyetçiliğin, şovenizmin geliştiği bir ülkede bu kadar kıt bakmak olası olmasa gereak..
Bir taraf bölücü .. bir tarafta ekonomik haklarını veriyoruz daha ne istiyolar..

bu sözleri bir açıklayan çıksa...:D beni kurtarsa..:D

gerçekler ve doğrular vardır suat!! doğrular doğrudur! doğrunun başarılabilmesi için gerçekleri görmek gerekir!!
buda sana bir tavsiye.
Régis Debray .

tavsiyeleri her zaman dikkate alırım.. ve tavsiyede bulunana da şöyle derim..
önce sen uy.....:D

saygılarımla

suat
Ahh suat ahh, nerelere ilerteceğinizi nerelere çekeceğinizi gayet iyi biliyorsunuz.
Amaç ve Araçlar mücadelede çok önemlidir.THKP-THKO yapılarının amaçları gayet ortadadır.PKK hareketininde amaçları ortadadır.
Bu ülkede halkın direkt ilişkili olduğu AKP'ye karşı liberal tavır almak işiniz olsa gerek!! Halkın hak ve taleplerine hangi çerçeveden bakarsınız bilemem.Öncü Savaşı Politikleşmiş Askeri Savaş Stratejisidir.
Mesele ABD EMPERYALİZM'ine karşı savaşmaktadır.THKO-THKP'de Emperyalizme karşı savaş vermişlerdir.Ordusu,Polisi kolluk kuvvetidir.Bakarsınanız maoistlerde direkt orduyu hedef alıp savaşmışlardır.Fakat bu arkadaşlar oportünisttir.Direk ordu düzeni ile savaş vermektedirler.Halk savaşı olarak nitelendirikleri bu savaşta orduya karşıdır fakat yanlıştır.
PKK'de devrimci ve emekçi çözümden tavır alıp - sorunu çözmek istiyorsa - mücadele etmelidir.

Ha radyocu varsa,
Radyo gideli çok oldu, ,İnterneti çok fazla kullanıyorsun suat abi :):)

Régis Debray.
 
#8
Ahh suat ahh, nerelere ilerteceğinizi nerelere çekeceğinizi gayet iyi biliyorsunuz.
Amaç ve Araçlar mücadelede çok önemlidir.THKP-THKO yapılarının amaçları gayet ortadadır.PKK hareketininde amaçları ortadadır.
Bu ülkede halkın direkt ilişkili olduğu AKP'ye karşı liberal tavır almak işiniz olsa gerek!! Halkın hak ve taleplerine hangi çerçeveden bakarsınız bilemem.Öncü Savaşı Politikleşmiş Askeri Savaş Stratejisidir.
Mesele ABD EMPERYALİZM'ine karşı savaşmaktadır.THKO-THKP'de Emperyalizme karşı savaş vermişlerdir.Ordusu,Polisi kolluk kuvvetidir.Bakarsınanız maoistlerde direkt orduyu hedef alıp savaşmışlardır.Fakat bu arkadaşlar oportünisttir.Direk ordu düzeni ile savaş vermektedirler.Halk savaşı olarak nitelendirikleri bu savaşta orduya karşıdır fakat yanlıştır.
PKK'de devrimci ve emekçi çözümden tavır alıp - sorunu çözmek istiyorsa - mücadele etmelidir.

Ha radyocu varsa,
Radyo gideli çok oldu, ,İnterneti çok fazla kullanıyorsun suat abi :):)

Régis Debray.
:):D:):D

sevgili Régis Debray..
benden bu kadar..
biraz daha yazarsam..
ne oprtünistliğim kalacak, nr revizyonistliğim..:D
gençlerle aşık atılmaz....:eek:
Bu ülkede halkın direkt ilişkili olduğu AKP'ye karşı liberal tavır almak işiniz olsa gerek!!
hadi bakalım buna cevap versin suat... :(

ben sana başarılar dilerim..
hep solda kal.. ve esen kal..
yazına eleştirim aslında çok daha öncesi söylediğim bir şeyin tekrarıdır..
bazıları...
ne mahiri anlamışlardır, ne de mahiri tekrarlıyorlar...
bu anlamda..,
mahir sadece simge ve argüman olarak kullanılıyor..
mahiri anlamak ve devam ettirmek..;
onun yaptığı basit ama önemli bir işi yapmaktır.

mahir içinde yer aldığı, biçimlendiği, politik zemini kırmış aşmaya çalışmıştır.. mahir asla geçmişi tekrarlama yoluna gitmemiştir. tezleri bile daha önce var olanı aşma gayreti ile doludur.
buna dikkat çekmek istedim sadece..

bana kızma...:)

sevgilerimle

suat
 
#9
Ahh suat ahh, nerelere ilerteceğinizi nerelere çekeceğinizi gayet iyi biliyorsunuz.
Amaç ve Araçlar mücadelede çok önemlidir.THKP-THKO yapılarının amaçları gayet ortadadır.PKK hareketininde amaçları ortadadır.
Bu ülkede halkın direkt ilişkili olduğu AKP'ye karşı liberal tavır almak işiniz olsa gerek!! Halkın hak ve taleplerine hangi çerçeveden bakarsınız bilemem.Öncü Savaşı Politikleşmiş Askeri Savaş Stratejisidir.
Mesele ABD EMPERYALİZM'ine karşı savaşmaktadır.THKO-THKP'de Emperyalizme karşı savaş vermişlerdir.Ordusu,Polisi kolluk kuvvetidir.
Régis Debray.

Benim bildiğim kadarıyla bu ülkede abd demek ordu demek. ordu abdnin türkiye ayağı. darbelerle kore çıkartmalarıyla abdnin anti komünist jandarmalığıyla bunu ispatlamış zaten
yani ordunun abdye karşı olmasını beklemek ahmaklıktan öteye gitmez.
İkincisi madem mesele abd emperyalizmine karşı savaşmak sözde thkpclileri tutan yok ben biriktirdiğim parayı size veriririm biraz ekmekle bikaç tabanca alın gidin savaşın öyle dergilerde yazmakla olmuyor

thkpcnin amacı ortadaymış

iyi de keko ortada kendine thkpcliyim diyen dergilerde politik mas......... yapmaktan öteye gitmeyen boş insanlar mı amaçlarını gerçekleştirecek:eek:
Olmayan thkp-c mi devrim yapacak.
Yok öncü savaş verceklermiş te yok şuymuşta buymuşta :eek: yahu şu sözde thkpc dergisinin tüm serileri ben de var da gülmek istediğim de açıp okuyorum

En büyük ahmaklık altını dolduramıyacağın, pratiğe dökmek için kılını kıpırdatmayacağın laflar etmek ve hal böyleyken söylediğini yapanlara çamur atmaktır!
Dünyanın bugünki durumunu çözümleyememek dogmatizmin daniskasını yapmak ta cabası
 
#10
Benim bildiğim kadarıyla bu ülkede abd demek ordu demek. ordu abdnin türkiye ayağı. darbelerle kore çıkartmalarıyla abdnin anti komünist jandarmalığıyla bunu ispatlamış zaten
yani ordunun abdye karşı olmasını beklemek ahmaklıktan öteye gitmez.
İkincisi madem mesele abd emperyalizmine karşı savaşmak sözde thkpclileri tutan yok ben biriktirdiğim parayı size veriririm biraz ekmekle bikaç tabanca alın gidin savaşın öyle dergilerde yazmakla olmuyor

thkpcnin amacı ortadaymış

iyi de keko ortada kendine thkpcliyim diyen dergilerde politik mas......... yapmaktan öteye gitmeyen boş insanlar mı amaçlarını gerçekleştirecek:eek:
Olmayan thkp-c mi devrim yapacak.
Yok öncü savaş verceklermiş te yok şuymuşta buymuşta :eek: yahu şu sözde thkpc dergisinin tüm serileri ben de var da gülmek istediğim de açıp okuyorum

En büyük ahmaklık altını dolduramıyacağın, pratiğe dökmek için kılını kıpırdatmayacağın laflar etmek ve hal böyleyken söylediğini yapanlara çamur atmaktır!
Dünyanın bugünki durumunu çözümleyememek dogmatizmin daniskasını yapmak ta cabası
Geri bilmem ne, Zeka seviyesi bilmem kaç arkadaş!!
Birinci olarak Ordunun, ABD işbirliği ile ilgili olduğu ortadadır, THKP-C tespiti olan III.Bunalım sürecinde Emperyalizm gizli işgal halini almıştır.Önderimiz Mahir ÇAYANIN, MİHRİ BELLİ gibi oportünist akımları parçalayıp ortaya çıkmasıdır.Devrimci ideolojinin en büyük görevi, Oportünizmle mücadeledir.Ona karşı ideolojik üstünlük sağlanmassa çöküş başlamıştır.
Devrimde sınıfların mevzilenmesini tekrar tekrar oku, eğer bilmiyorsan şu silah vereceğin arkadaşlara söyleyelim dergilerine yazsınlar (!) okuma alışkanlığın yoksada sesli olarak kayıt etsinler dinle (!)
Asker-Sivil-Aydın zümreden kopuşu, Önderimiz Mahir Çayan Sağlamıştır.Milli Demokratik Devrimden, ANTİ-OLİGARŞİK, ANTİ-EMPERYALİST devrime geçiş aşamasıda burada başlamaktadır.İşçi sınıfının ideolojik önderliği köylülerin temel güç olması.Asker-Sivil-Aydın zümrenin niteliğide burada ortaya çıkmaktadır.
Abe zekadan bir haber arkadaş!!
Senin öyle internet masası üzerinde yazdığın klavye erkekliği(!) bu adamlar hayatlarını bu yola feda etmişlerdir, Erişler bu yolda düşmüştür.Öncü Savaşı uygulayıp, Şehir gerillasını oluşturmuşlardır.Kır gerilla faaliyetine geçiş aşamasında yenilgiye uğramışlardır.
Gülmek istiyorsan aynaya geç, Bilmem nerenle gülersin artık bilemem :D

Şu sivri arkadaşta geçtikten sonra yeni bir sorun olan suat abiye yönelelim.
Ordunun ABD'ye göbekten bağlı olduğunu-1
Natonun, ABD'nin ortadoğudaki jandarmalığını yaptığını-2
İşbirlikçi, Darbeci-3 vs. olduğunu düşünüyorum.Şimdi bu kafa karışıklığı daha geçecek.Orduya karşı sınıfsal mücadelede savaşım verilecektir.THKP'de THKO'da böyle yapmıştır.Ve devrimde çıkarları olan halk kitlelerini mevzilerine çekmişlerdir.Örn : 1977 1 mayısı, 1971 I eriş hükümetinin yüzünü ortaya çıkarmak ve faşizme karşı direnişi örgütlemekten ortaya çıkmıştır.
PKK orduya karşı savaşıyor, Ordu ne halt yerse yesin, bizde onlara karşı savaşacağız!
Fakat Ordu ve PKK arasındaki savaş, kürt ve türk halkı arasında derin yaralar açmaktadır.PKK eylem yaptıkça, Ordunun medyası vs. PKK eylem yaptı aha kahrolsun!
Böyle kürt sorunu çözülemez!
Politik bir amaç güdülmeden, Devrim mücadelesi olmadan bu iş yürümez!
gülen arkadaş, o etiketçi ağzını değiştir, yoksa biz değiştiririz :D

Régis Debray.
 
Son düzenleme:
#11
....

Geri bilmem ne, Zeka seviyesi bilmem kaç arkadaş!!
güzel bir başlangıç
Birinci olarak Ordunun, ABD işbirliği ile ilgili olduğu ortadadır, THKP-C tespiti olan III.Bunalım sürecinde Emperyalizm gizli işgal halini almıştır.Önderimiz Mahir ÇAYANIN, MİHRİ BELLİ gibi oportünist akımları parçalayıp ortaya çıkmasıdır.Devrimci ideolojinin en büyük görevi, Oportünizmle mücadeledir.Ona karşı ideolojik üstünlük sağlanmassa çöküş başlamıştır.
ilginç bi saptama olmuş teşekür ederim fikirlerini aktardığın için
Devrimde sınıfların mevzilenmesini tekrar tekrar oku, eğer bilmiyorsan şu silah vereceğin arkadaşlara söyleyelim dergilerine yazsınlar (!) okuma alışkanlığın yoksada sesli olarak kayıt etsinler dinle (!)
O gevezelerin dergilerini okudum bende tüm dergileri var e-kitap olarak
tabi gevezelik pratikte karşılığı olmayacak dogmatik saptamalar olduğu için pek te kaale almıyorum
malum geveze insanların yazılarını takan olmaz zaten hayata baktığında kc nin 0a 0 elde var 0 olduğunu görmek pek te zor değil
Asker-Sivil-Aydın zümreden kopuşu, Önderimiz Mahir Çayan Sağlamıştır.Milli Demokratik Devrimden, ANTİ-OLİGARŞİK, ANTİ-EMPERYALİST devrime geçiş aşamasıda burada başlamaktadır.İşçi sınıfının ideolojik önderliği köylülerin temel güç olması.Asker-Sivil-Aydın zümrenin niteliğide burada ortaya çıkmaktadır
halla halla artık işçiler köylüleri geçti diye biliyorum ben ama dogmatizm işte tek bir köylü kalana kadar köylü devrimi diye bağırır:eek:
Mahirin kendisi işçi değil bildiğim akdarıyla hani işçi sınfıı ideolojik önder olacaktı:eek:
Abe
zekadan bir haber arkadaş!!

sana adın ne diye sormadım
Senin öyle internet masası üzerinde yazdığın klavye erkekliği(!) bu adamlar hayatlarını bu yola feda etmişlerdir, Erişler bu yolda düşmüştür.Öncü Savaşı uygulayıp, Şehir gerillasını oluşturmuşlardır.Kır gerilla faaliyetine geçiş aşamasında yenilgiye uğramışlardır.

Klavye Erkekliği yapan sensin beyfendi neyse, bu adamlar dediklerine laf eden yok zaten ben Mahirlere saygısızlık mı yaptım:S
Benim karşı olduklarım dergi köşelerinde gevezelik yapan şaklabanlaradır, yapamayacağı yapmak için hiç uğraşmayacağı laflar edenlerdir bi de öyle yapmayanlara laf edenlerdir,
hayat zaten gösteriyor yok işçiymiş köylüymüş şimdi kurtuluş cephesi dergisinden haberdar olan işçilerle köylülerin toplamı parmak sayımın kaçta kaçıdır merak ediyorum:eek:
laf etmek kolayda hadi pratik için bişeyler görelim nerde kaç yıldır?
Gülmek istiyorsan aynaya geç, Bilmem nerenle gülersin artık bilemem :D
hehe çok komik


Şimdi bu kafa karışıklığı daha geçecek.Orduya karşı sınıfsal mücadelede savaşım verilecektir.THKP'de THKO'da böyle yapmıştır.Ve devrimde çıkarları olan halk kitlelerini mevzilerine çekmişlerdir.Örn : 1977 1 mayısı, 1971 I eriş hükümetinin yüzünü ortaya çıkarmak ve faşizme karşı direnişi örgütlemekten ortaya çıkmıştır.

O zaman siz de çıkın onların yapmaya çalıştıklarını yapmaya çalışın da sonra konuşun ,mahirler gevezelik yapmamış bak her şeyden önce samimiler
PKK orduya karşı savaşıyor, Ordu ne halt yerse yesin, bizde onlara karşı savaşacağız
bu palavraya kargalar bile gülmez çok duyduk biz bu lafları:eek:
Fakat Ordu ve PKK arasındaki savaş, kürt ve türk halkı arasında derin yaralar açmaktadır.PKK eylem yaptıkça, Ordunun medyası vs. PKK eylem yaptı aha kahrolsun!
Böyle kürt sorunu çözülemez!

Sizin gibi sahte solcular bu sorunun çözümü için batıdan halk muhalefeti başlatmazsa elini taşın altına koymazsa kusura bakma ama bu iş böyle gider öyle silahla bugünlere gelinmiş öyle liberal ağızlara konuşmakla olmuyor

Politik bir amaç güdülmeden, Devrim mücadelesi olmadan bu iş yürümez!
Güzel slogan

gülen arkadaş, o etiketçi ağzını değiştir, yoksa biz değiştiririz :D


ne yapçaksın öncü savaşlamı değiştiriceksin :D
 
Son düzenleme:
#12
halla halla artık işçiler köylüleri geçti diye biliyorum ben ama dogmatizm işte tek bir köylü kalana kadar köylü devrimi diye bağırır:O
Mahirin kendisi işçi değil bildiğim akdarıyla hani işçi sınfıı ideolojik önder olacaktı
Mahirin kendisi işçi değil bildiğim akdarıyla hani işçi sınfıı ideolojik önder olacaktı


Ağzın ne zaman düzelicek gör bakalım şimdi :)
1- Kökeni küçük burjuva olursa olsun, Che gibi, Castro gibi, Kendini Devrime adayan kişiler, Proleter Devrimcilerdir!
2- Küçük burjuva,işçi,köylü farketmez Öncü Parti denizden yetişmiş sağlam balıklardan oluşacaktır.Öncü Parti, Öncü savaşı uygulayacak ve sadece Halk Savaşını başlatacaktır(!)
3- Öncü Savaş Sadece halk hareketini başlatmak amacıyla yapılır.Devrim Halk Savaşı ile mutlak zafere ulaşacaktır!
4- Öncü Savaşı ile 1 Proleter Devrimciye eşit İşçi-Köylü sayısı oluşacaktır.
5- Öncü Parti olan Parti-Cephe, Cephe Demokratik Devrimde Devrimde çıkarların olan yığınları bünyesinde toplayacak.Parti, Sosyalist Devrimde İşçi sınıfının kendi diktatöryası için mücadele edecektir.
6- Demokratik Devrim ile Halk Diktatöryası, Sosyalist Devrim ile Proletarya Diktatoryası kurulacaktır.
7- Önderimiz Mahir Çayan der, %1 bile feodallik oranının olması orada işçi köylü devrimini getirecektir.Nitekim TC deki feodal unsur belli.

Klavye Erkekliği yapan sensin beyfendi neyse, bu adamlar dediklerine laf eden yok zaten ben Mahirlere saygısızlık mı yaptım:S
Benim karşı olduklarım dergi köşelerinde gevezelik yapan şaklabanlaradır, yapamayacağı yapmak için hiç uğraşmayacağı laflar edenlerdir bi de öyle yapmayanlara laf edenlerdir,
hayat zaten gösteriyor yok işçiymiş köylüymüş şimdi kurtuluş cephesi dergisinden haberdar olan işçilerle köylülerin toplamı parmak sayımın kaçta kaçıdır merak ediyorum:eek:
laf etmek kolayda hadi pratik için bişeyler görelim nerde kaç yıldır?


Birinci olarak dergi çevresi etrafında oluşup, işçilere bilinç vermeye çalışan oportünist-revizyonistlerden değiliz.Halkı bilinçlendirecek olan Politikleşmiş Askeri Savaş Stratejisidir.Ve Dergi bunun sadece bir aracıdır.
ikinci olarak dergiler, İçe dönük, dışa dönük olarak çıkarılır.İçe dönük kendi kadrolarını yetiştirmek, Dışa dönük ise halk yığınlarına bilinç vermektir.
Sanırsam benim Kurtuluş Cephesi (*) Sempatizanı filan olduğum anlaşıldı hayır ben sempatizanı değilim.Ben gelenek olarak DY hareketini benimserim.
Önderimiz Mahir ÇAYAN der ; Devrimci Partiyi parti yapan, yaldızlı laflar sözler değil, devrimci eylemdir!.
1980 Darbesinden sonra bir çok örgüt/yapı yenilgi yaşadı kimse toparlanamadı.Toparlananlar oldu fakat onlarda bir süreç yaşadılar.Tabi eski güçlerine ulaşmasada.
Şimdi Kurtuluş Cephesi, THKP-C / HDÖ'yü ele alalım.
1- Bu adamların türkiyede kimi kimsesi yok avrupadan dergi çıkarıyorlar oda internet üzerinden diye yorumlanabilir.
2- Kadroları teşir olmasın polis tarafından ortaya çıkmasın diye legal faaliyet yürütmüyorlar, Kadro yetiştiriyor olabilirler.
Bu ikisinden biri olabilir.
THKP-C/HDÖ Bazı eylemleri :
http://www.kurtuluscephesi.com/eris/1cbildiri.html
http://www.kurtuluscephesi.com/eris/eylem19.html
http://www.kurtuluscephesi.com/eris/eylem20.html
http://www.kurtuluscephesi.com/eris/21bildiri.html
http://www.kurtuluscephesi.com/eris/eylem22.html



O zaman siz de çıkın onların yapmaya çalıştıklarını yapmaya çalışın da sonra konuşun ,mahirler gevezelik yapmamış bak her şeyden önce samimiler
PKK orduya karşı savaşıyor,


Şimdi bizi ele alacağız.
Biz Partiyi oluşturduktan ve Silahlı Propaganda, Öncü savaşa başladığımızda hareketimiz ;
1- Şehir gerillasının oluşturulması,
2- Şehir gerillasının geliştirilmesi,
3- Kır gerilla faaliyetinin başlatılması.
4- Ordu düzenine geçiş.
Bizim için bu aşama böyledir.Şimdi devam edelim;
PKK hareketi ulusal kurtuluş savaşı veriyor, sosyalist devrim değil.Öncelikle burjuva-demokratik bir hak istemi var.Devrimcilerin görevi ise bunu kendi mevzilerine entegre etmektir.
Öncü Savaşı, Oligarşinin kolluk kuvvetiyle verilecektir, Ordusuyla, Polisiyle savaşmaktır.Şimdi HDÖ'ye bakarsak tarihi boyunca savaşmış bir örgüttür.1991 sürecinde şehir gerillası mücadelesi vermiştir.
Ama düşünürsek şimdi iki seçenek var demiştik yukarıda ya biri.

Sizin gibi sahte solcular bu sorunun çözümü için batıdan halk muhalefeti başlatmazsa elini taşın altına koymazsa kusura bakma ama bu iş böyle gider öyle silahla bugünlere gelinmiş öyle liberal ağızlara konuşmakla olmuyor

Kürt sorununun çözümü açıkça ortadadır.PKK silah bırakmalıdır.
Sosyalist Devrim mücadelesi verecekse, buyur hızla silahlansın! :)
Birincisinde bir kimlik savaşı.İkincisinde ise sınıf savaşımı vardır.Sınıf savaşımında ezilen ve ezenler.Fakat kimlik savaşında ezen-ezilen ulus arasındaki savaşta, ikisinin proletaryalarının kardeş ve yoldaş olması zorunludur.Şimdi bu halde derin yaralar açılmaktadır.

ne yapçaksın öncü savaşlamı değiştiriceksin :D

Sen politikleşecek kadar değerli biri değilsin :) oportünizmle mücadele ideolojiktir ;):D

Régis Debray.
 
Son düzenleme:
Üst