köy enstitütüleri ve faşizmin nasyonal sosyalizmi

#1
GİRİŞ

türkiye solunda ciddi bir devletçi-milliyetçi damar vardır.. bu damarın bir kaynağı.; i.t geleneğinden gelme sosyal faşizmdir.. diğer kaynağı ise.; kapitalist modernite solundan gelme aydınlanmacılık-ilerlemeciliktir..
bu durum özellikle t.c. nin 1923-50 arasındaki tüm baskıcı işleyişlerine bir isim koymayı es geçme gibi karakter yaratmıştır..

tkp-tip geleneği diye tanımlayacağım çevreleri anlarım.. faşizmi dimitrov üzerinden anlarlar.. bu yüzden habire tırmandırırlar.. sadece darbe dönemlerinde geldi-gitti hesabı yaparlar hatta genelde bu darbelere faşizm de demezler.. bu yüzden 1923-50 arasına isim kayacaklarsa faşizm mevzu değildir..
ama.. radikaller(thkp-thkko-tkp-ml) geleneğindeniz!! diyenler bu konuda ya salağa yatar yada faşizmi burjuvazi ile ilişkilendirme ayağıyla o dönemlerde burjuvazi henüz iktidar değildi derler.. sonrası için teori "yazarlar"..

hadi.. olmayan burjuvazi burjuva devrimi yaptı.. ve palazlandı sonra faşizm geldi.. o aralalarda iktidarda hangi sermaye ve sınıfı vardı?.. desem !!!!!!!! susarlar.. çünkü sınıf adı bilirler ama sermaye adı bilmezler.. iktidardaki sınıfın adı küçük burjuvazi.. ama sermaye burjuvazi.. thkp-thkko gelenekcileri şöyle kıvırtır..
"küçük burjuvazi anti emperyalist bağımsızlık devrimi yaptı ama ayağı kaydı iktidarı burjuvazi kaptı".. ama... işbirlikçi olanı.. olmayanını kedi kaptı.. zaten yoktu.. küçük kardeş burjuvazi abisini yaratacaktı vs. vs.
tkp-ml ise.; öncesine patron-ağa devleti sonrasınada patron-ağa devleti der geçer.. ilk başına da ulusal halk kurtuluş savaşı deyiverir.. geleneği bozmaz..

neyse.. türkiye solunun eline kadrocular i.t. boncuğunu(devletci-ulusalcılık) tkp'liler de kapitalist modernite boncuğunu(aydınlanma-ilerleme) vermiş onunla oynar dururlar.. hala büyümezlerse onların bileceği şey..
zaten türkiye solunun bir kesimi benjamin button durumunda yani geriye gidiyor.. 68 genç ama inançlı-samimi kuşağını yaşlı başlangıç sanıyor.. ve ilerleme yerine haliyle çocukluğuna kadrocu dönemlerine dönüyor.. hayırlı dönmeler..

demem o ki., hal böyle ise., haliyle köy enstitüleri mevzusunda da nasyonal sosyalizmcilik oynayacaklardır..

köy enstitülerini ortaya atanlar nereye gitmiş., nerede inceleme yapmış da gelmiş t.c. de uygulamaya koymuş araştırmazlar..
tıpkı izcilik gibi..
 
#2
t.c. faşizminin kırsal operasyonu köy enstitüleri

köy enstitüleri orjinal yani milli bir buluş değildir.. daha öncesinden uygulanmış örnekleri mevcuttur.. türkiyeye örnek olanı ise nazi almanyasında(1934) kurulan adolf hitler okullarıdır.. başında da göbels vardır.. t.c. göbelsleri buradan esinlenmiştir.. yine italyada da örneklerini görmüşlerdir..

yine köy enstitülerinin kuruluşu resmi olarak 1940 denilse de bu yanlıştır.. öncesi denemeleri vardır.. 1937 yılında eskişehir ve izmirde iki köy eğitmenleri okulu açıldı..
haziran 1937 tarih ve 3228 sayılı köy eğitmenleri kanunun 1. maddesi..
"nüfusları öğretmen gönderilmesine elverişli olmayan köylerin öğretim ve eğitim işlerini görmek ve ziraat işlerinin fenni bir şekilde yapılması için köylülere rehberlik etmek üzere köy eğitmenleri istihdam edilir."

birgün gaztesi bu konuda yazı dizisi hazırlamış ve ikincisinde fakir baykurt'un kızından ve kitaptan referanslar sunmuş.. ama asıl kaynak tonguç'un oğlu engin tonguç'un yazdığı kitap olmalıydı.. çünkü bu kitapda babasının kimlerden etkilendiğini belirtiyor.. nazi almanyasından.. zaten o dönemler., t.c. nin nazi almanyası ile sıkı fıkı ilişkilerde olduğu dönemlerdir.. t.c. de devlet türkü!! tipi ırkçılık en üst boyuttaydı..

kısaca.. köy enstitüleri elbette eğitim anlamında kırsala yayılmadır.. aama es geçilen şey de şudur.. bu eğitim hangi rahleden verildi..

mevzu!!.. okumamış-cahil!! köylüleri eğitmek ise ne büyük bir "aydınlanma" diyelim.. ama eğitim., resmi ideolojiyi bilinçlere yerleştirmek ise buna aydınlanma denilse de toplumun bilinçlenmesi denilir mi?..

kapitalist modernite., ilerlerken topluma da bir şeyler vermek zorundadır.. şöyle ki., her köye elektirik vermezsen oraya ne radyo ne tv ne de beyaz eşya satabilirsin..
köylere elektirik geldi.. medeniyette geldi.. yaşam kolaylaştı.. beyaz eşya ile kolaylaştı radyo-tv girdi sosyalleşti!! de bilinçlere ne!! oldu..

köy enstitüleri de böyle...
içinden bir kaç solcu yazar çıkmış ne mutluluk.. hoş çıkanların hepsi resmi sol ideoloji kemalist olmuş.. olsun ilerleme ya..

ama es geçiliyor.. köy enstitüleri süreci doğru analiz edilmiyor., araştırılmıyor..

rizeden dil bilmez lazı-gürcüyü hemşinliyi alıyor eğitiyorsun.. yani "ne mutlu tırkım" yapıyorsun., sonra köyüne geri yolluyor., o köyü "ne mutlu tırkım" yapıyorsun..
fakir bay ve de kurt muş.. kitaplarını çoğumuz okumuşuzdur.. hep ağa baskısı hep imam baskısı hep cahil köylü.. ya devlet baskısı.. jandarma kaymakam baskısı.. ya o köylerdeki kendi kültürleri üzerindeki baskılar..
yazılmaz..................

köy enstitüleri o kadar devrimci bir işmiş ki., gerici demokrat parti kaldırmış.. bu da yalan.. daha önce kaldırıldı.. çünkü piyasa doydu.. işlevini tamamladı.. yerine başka araçlar geldi.. artık., eğitim seçmece karpuz sistemine dönüyordu..

köy enstitülerine sol adına sahiplenmek., italyan mussolini sosyalizmi faşizmi ve alman nasyonal sosyalist(nazi) işlerinden farksızdır..
koorparatizm işlerindendir..

aynı tarz yatılı bölge okulları ile devam ediyor..

köy enstitüleri t.c. faşizminin eğitim-toplum projesidir.. devlet türkcü solcusu harasıdır..
 
Üst