İtalya'da Siyasi Grup Eşcinsel İçerikli Filme Boykot Çağrısı Yaptı

#1
İtalya’daki Katolik siyasi grup “İsa’nın Milisleri”, yeni eşcinsel temalı “Sizin Kadar İyi” filminin boykot edilmesini talep etti.
Kendilerini Militia Christi (İsa’nın Milisi) diye adlandıran İtalyan siyasi grup, yeni eşcinsel içerikli bir filmin boykot edilmesini istiyor.
Mariano Lamberti tarafından yönetilen Good As You (Sizin Kadar İyi) adlı film grup tarafından, yazarın iki erkeğin arasındaki birlikteliği bir erkek ve kadın arasındaki birlikteliğe eşitlemek istemesinden dolayı, eşcinselliğin uygunsuz ve terbiyesizce bir temsili olarak tanımlandı.
Good As You altmış İtalyan sinema salonunda yayınlanmaya başlayacak ve Militia Christi, filmi yayınlayacak olan bütün sinema salonlarının sahiplerine ve filmin başrolü Lorenzo Balducci’ye boykot istekleri hakkında mektup yolladı.
Şu an Militia Christi tarafından, haftanın başında Palermo, Sicilya’da olan gala dahil, bütün İtalya’da film karşıtı protestolar gerçekleşmekte.
Film ise gey ve lezbiyen çiftlerin günlük hayat mücadeleleri hakkında dört farklı hikayeden oluşan bir komedi.
İtalya’daki Katolik Kilisesi’nin LGBT haklarına karşı uzun bir tarihi var ve Kilise açık bir şekilde eşcinsel evliliklerine karşı durmakta. Zaten Luchino Visconti ve Pier Paulo Pasolini gibi yönetmenler sayılmazsa ülkenin eşcinsel dostu ve LGBT temalı filmlerle uzun bir geçmişi yok.
Ülkenin LGBT hayatı hakkında filmler yapan en ünlü yönetmenlerinden biri ise, Roma’da yaşayan bir Türkiyeli olan Ferzan Öztepek, Hamam ve His Secret Life[1] gibi meşhur eşcinsel temalı filmleri yöneten de o. Geçmişte İtalya’da çekilen LGBT içerikli filmler arasında 1966 yapımı La Fuga[2], 1968 yapımı Teorema[3]ve 1969’da Federico Fellini tarafından yönetilen Satyricon var.
Christopher Brocklebank/pinknews.co.uk
Çeviri: Uğur Cengiz/PembeHayat.Org

Eşcinsel İçerikli Filme Boykot Çağrısı | Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği
 
#2
Eşcinseller Neden AB'den Yanadır?

--------------------------------------------------------------------------------

Eşcinseller de tıpkı kadınlar gibi eşitlikten eşit köle ya da eşit efendi olmayı anlamaktadırlar ve toplumsal değil bireyse, en iyi durumda kendi zümrelerinin heteroseksüel topluluk karşısında eşit olmasını isterler.

Ve eşitliğe ilişkin bu darlık, Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayan eşcinsellerin yaşamlarına ilişkin yanlış bilgi ile de birleşince; birden AB hayranlığı ve taraftarlığı ortaya çıkıyor.

Hâlbuki tarihsel olarak eşcinseller en büyük zulmü Avrupa'da yaşamışlardır ve bugün de durumları, hiç de boyalı basında neşredildiği gibi değildir.

Tabii ki, AB ülkelerinin bir kısmında yaşayan eşcinseller, yaşadığımız coğrafyada yaşayan eşcinsellere nazaran nispi birtakım haklara ve hareket serbestîsine sahiptirler ama bu onları, yaşadıkları ülkelerin eşit yurttaşları yapmaya yetmez.

Eğer eşitlikten, eşcinsellerin bir kısmı AB ülkelerinde ya da şehirlerinde el ele gezebilmesi, öpüşebilmesi, evlenme hakkına sahip olmasını, kendilerine ait barlara, derneklere, kulüplere sahip olmalarını anlıyorsanız; o zaman doğrudur, bu ülkelerde eşcinseller eşit yurttaştırlar.

Bunlar yasalarca tanınmış haklardır ama toplumlar heteroseksisttir ve bu toplumların eşcinsellere ilişkin bakış açışı öz itibari ile hiç de bu coğrafyadakinden farkıl değilidr.

Eğer farklı olsaydı, eşcinseller ayrı toplanma ya da eğlenme yerlerine, ayrı sokaklara kendilerini kapatmak zorunda kalmazlardı. demek ki, bu ülkelerde söz konusu olan bir eşitlik değil, kısmi hukuksal haklar ve sınırlı davranış serbestîsidir.

Eğer iddia edildiği gibi AB ülkelerinde yaşayan eşcinseller bu ülkelerin eşit bireyleri olmasalar bile, bu durum yine de gerçekte bir eşitlik olarak adlandırılamaz. Şayet eşitlik, toplumsal bir sorun ise ve eşitlikten eşit şans, imkân, herkesin kendi yaşamı ve bedeni üzerinde mutlak söz sahibi olmasını anlıyorsanız; daha da ileri gidip, eşitlikten, kimseyi mağdur etmemeyi, kimsenin mağduriyeti ile beslenmemeyi anlıyorsanız ve bu tür bir eşitlik, dünya çapında toplumsal bir özgürlüğü gerektirir; bu ise, kapitalizmin dünya çapında imhasını zorunlu kılar diyorsanız; bu durumda AB üzerinden bir eşitlenme olmayacağını teslim etmeniz gerekiyor.

Yok, eğer eşitlik derken kastedilen, AB standardı bir eşitlik ise, bu durumda AB üyesi bir Türkiye istemenizde bir mahsur yoktur ve bu anlaşılır bir durumdur.

http://www.enternasyonalforum.org/serbest-ozgur-kursu/7598-escinseller-neden-abden-yanadir.html
 
Üst