Boykot

#1
Bir işi, bir davranışı yapmama kararı alma. Bir kimse, bir topluluk veya bir ülkeyle, amaca ulaşmak için her türlü ilişkiyi kesme.

Boykot ismi 17. yüzyılda Britanyalı kaptan Charles Cunningham Boycott ‘tan gelmektedir. Charles C. Boycott İrlanda’da insanlara zülüm eden bir arazi tüccarı olarak tanınmaktaydı. Arazisini işletenlere karşı tavırları öyle bir aşamaya gelmişti ki, hiç kimse ona çalışmamaya, andan alış veriş etmemeye karar vermişti.

Boykot kelimesinin ortaya çıkmasına neden olan Charles Cunningham Boycott ilk boykot eylemini başlatan kişi olarak değil, ilk boykot edilen kişi olarak tarihe geçmiştir.

Boycott, İngiliz bir toprak sahibi için çalışıyordu ve kiracılara çok acımasız davranıyordu. Boycott bu davranışlarından dolayı İrlandalı bir eylemci olan Charles Parnell’in hedefi haline geldi. Parnell, Boycott’un yanında çalışanları onunla işbirliği yapmamaya teşvik etti. Daha sonra dükkanlar onun ailesine satış yapmamaya başladı, ardından postane mektuplarını taşımayı bıraktı. Sonunda tüm toplum Boycott ailesine tavır aldı. Bu toplu hareket de boycott (boykot) olarak anılmaya başlandı. Bu kelime hemen hemen tüm Avrupa dillerinde ve dünyada kullanılmaktadır.

Boykotlar tarihte bir çok defa politik amaçlara varmak için kullanıldı.

Boykotlar; politik arenadaki karşıtları teşhir etmede , ekonomik cezalandırmada, değişikliklerde, reformların yapılmasında yada yapılan reformların geri alınmasında önemli bir araçtır. Boykotlar,toplumsal refleksleri hayata geçiren,onları canlandıran vicdani bir gerçekliğide beraberinde getirir.

Özellikle ulusal karar alma(yaşanılan coğrafya-farklı etnisite) mekanizmalarına etkinin amaçlandığı durumlarda, bir taraftan toplumsal dayanışma ve ortak hedefe yönelme duygusu oluşturulabilmekte diğer yandan tüm objelerin birleşmesiyle doğacak sinerjinin, karar alma mekanizmalarına etkisi daha şiddetli olmaktadır.

Boykot, Yaşanılan coğrafyada erk mekanizmalarına etki edilebildiği sürece, seçimden seçime oy vermekle sınırlı olan ''demokrasilerde'' sıçrama yaparak, katılımcı demokrasinin önü açacak ve bireylerin kendileri ile ilgili karar alma süreçlerine katılımını sağlayacak bir gerçekliktir.Boykot,bir yer değiştirme değil,bir yeri değiştirmedir.Örneğin A kentinden B kentine gitmek değil;A kentini değiştirmektir.Boykotun bu değiştirme-dönüştürme işlevi,boykotun kitleler nezdinde içselleştirilmesiyle bağlantılı olmak ile birlikte,diğer bir noktadan bakıldığında ise,boykotun bir 'saf' belirleme işlevselliğinide içinde bulundurduğu da görülmektedir.Boykotu yapan kitle-bireyin başarısı yada diğer bir deyişle değiştirme-dönüştürmeyi başaramamış olması,hali hazırda bir başarısızlık değildir.Boykota girme zaten başlı başına bir başarıdır...Bu minvalde boykot,bir post-modernist harekettir;var olanı değiştirme-dönüştürme...Siyahın yerine beyazı koyma,siyahı beyaza çevirmedir...


saygı ve dostlukla
 
Üst