aydın ve sanatçı

#1
müjdat gezen ve matin akpınar olayı gündemde.. elbette işin faşizm yanı ele alınır.. iktidarın kendilerinden olmayanlara karşı devlet terörüne karşı çıkılır ama.. bu iki sanatçının demokratlığı hatta aydınlığı tartışılır.. üstelik neredeyse devrimci yapılacaklar...

solplatform da bir yazı var.. ilke ve değerler başlığı ile..
Egemenler için sanatçı, onun çevresinde dolanan, onun verdiği nimetlerden nemalanan ve karşılığında kendisini öven, ona güzellemeler düzen, biat eden kişilerdir.
Osmanlı'dan beri bu böyledir.

O dönemde "sanatçılar" padişahın sofrasında zıkkımlanan, padişaha düzdükleri güzellemeler karşılığında, saray dışında açlık ve yoksulluk içerisinde yaşayan halkın sorunlarından bi'haber, bir eli yağda, bir eli balda yaşayan kişilerdi.

Tabi, bir de Saray dışında halkın yanında yer alarak onun sorunlarını yazdıklarında - söylediklerinde dile getiren, egemenler tarafından her tür baskı ve zulme uğrayan, halk için boynunu ipe uzatmaktan çekinmeyen sanatçılar vardı, Pir Sultan Abdal gibi!

Bu durum bugün de bir farklılık göstermiyor.

Devlet Sanatçısı ünvanı alanlar, devletin en üst yönetiminde Sanat Danışmanlığı yapanlar, görevleri sabah-akşam devletin tepesindeki kişiye methiyeler düzen Yavuz Bingöl gibi, Mazhar Alanson gibi, Hülya Koçyiğit ... sarayın kırıntıları ile beslenenler olduğu gibi, halkının yanında, ezilenin, sömürülenin yanında saf tutan Nazım Hikmet gibi, Can Yücel gibi,Ahmet Arif gibi,Yılmaz Güney gibi yaşamlarının büyük kısmını zorluklarla, sıkıntılarla, zindanlarda geçirenler de var.

Bugün kendine solum, sosyalistim, komünistim diyenlerin Metin Akpınar ve Müjdat Gezen'in uğradığı bu haksız ve hukuksuz duruma SİYASETEN karşı çıkmaları sol, sosyalist ve komünist olmalarının gereğidir.

Ancak bu karşı çıkışı kişiselleştirip, kişiler üzerinden bu tür bir tavır alıp, yalnız değilsiniz, yanınızdayız türü mesajlarla bu kişileri yüceltmeleri, işte yukarıda bahsettiğimiz ilke ve değerlerle uyuşmaz.

Uyuşmaz ;çünkü bu kişiselliğe döktüğünüz ve yanınızdayız dediğiniz, yücelttiğiniz kişi, Metin Akpınar'ın geçmişte 12 Eylül Faşist Darbesi olduğunda kendilerine sorulan soruya verdiği yanıt SURATINIZA BİR TOKAT gibi çarpar.
Ne demiş Metin Akpınar ve partneri Zeki Alasya 12 Eylül Faşist Darbesi için:

"Çok müsbet bir olaydı. Uzun süredir de bekleniyordu. Türk ordusunun disiplini Atatürkçü tavrı ve demokrasiye içten inancı 12 Eylül’ün en büyük güvencesi bize ,ki bütün dünyada tutucu olan ordu bizde devrimci."

Evet ,binlerce devrimcinin yaşamını işkencelerde, idam sehpalarında, faili meçhullerde yitirdiği, sakat kaldığı faşist 12 Eylül Darbesini gerçekleştiren orduyu DEVRİMCİ ilan eden bu zihniyetin ardından göz yaşı mı dökeceğiz?

Ekim Arkadaşım'ın dediği gibi " Böyledir işte ,12 Eylül Fırını'ndan çıkan çörekler gün gelir zehirler sizi !" demek yerine 12 Eylül Fırınında yitirilen,işkencelerden geçirilen canları unutarak, 12 Eylül'ün fırıncılarını DEVRİMCİ ilan edenlere yanınızdayız, sizinleyiz demek ne kadar komünist ilke ve değerlerle bağdaşır?
veda

http://www.solplatform.biz/index.php?topic=5337.msg11619;topicseen#msg11619

evet.. ilke ve değerler çok önemli ama bunu işletecek karakter var mı?.. veda dostum haklı olarak bu konuya değinmiş.. haksızlığa uğrayan kim olursa olsun öncelikle yapılan haksızlığa karşı çıkmak ilke ve değerler gereğidir ama aynı ilke ve değerler haksızlığa uğrayanları doğru tanımlamak için de geçerlidir.. düşmanımın düşmanı dostum diyenlerin ne ilkeleri ne de değerleri vardır..

örnek mi?..

Aynı gemide değiliz ve korkmuyoruz!

Metin Akpınar ve Müjdat Gezen, Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkça hedef göstermesinin ardından polis 'refakatiyle' ifadeye alındı. İktidarın başı tarafından hedef gösterilmelerine yol açan şey düşüncelerini ifade etmeleri. Övmek serbest, yermek suç. Tüm toplumun yakından tanıdığı iki sanatçıya reva görülen bu muamelenin biricik amacıysa sanatçılara ve sanatseverlere korku salmak.

Öyleyse açıkça söylüyoruz. Korkmuyoruz. Düşüncelerimnizi açıklamaktan vazgeçmiyoruz. Aynı gemide olmadığımızı açıkça ilan ediyoruz. Sanatçılar aydınlığa yelken açarlar, karanlığa, baskıya karşı saçtıkları ışıkla, akıntıya karşı kürek çekerler.

Metin Akpınar da Müjdat Gezen de memleketimizin tıyatro tarihinin parçasıdır. Onlara yapılan baskı ve haksızlık tüm tiyatroculara yapılmış sayılır.

Korkmuyoruz, susmuyoruz, biat etmiyoruz.

Kadıköy Tiyatroları PLatformu


Sanatçılar Girişimi: Akpınar ve Gezen'e yönelik kabul edilemez uygulamalar sonlandırılsın
...
Akpınar konuşmasında kökten dincilik ve etnik ayrımcılık gibi bugün sadece bizim ülkemizde değil, bu coğrafyada ve belli ölçülerde bütün ülkelerde var olan bölücü, ayrıştırıcı eğilim ve uygulamaların tehlikesine dikkat çekmiş ve sonucun sadece bu tür yönelimlerin sorumluları için değil, söz konusu ülkeler için de kaçınılmaz bir yok oluş olacağını vurgulamıştır.
Bunlar demokrasi ve aydınlanma yandaşlarının tek bir kişi ya da kuruma değil, tehlikenin kendisine yönelik ortak kaygı ve düşünceleridir.

Ülkemiz sanatının Metin Akpınar ve Müjdat Gezen gibi en üst düzeyde değer sahibi, saygın sanatçılarının düşüncelerinden ötürü yargılanarak adli kontrol ve yurtdışı yasağı gibi yargı kararlarıyla sanık konumuna düşürülmeleri sadece ve ancak ülkemizin uygar dünya kamuoyundaki imajında yeni yaralar açacak, kendi ülkemiz içinde de yeni bölünme ve düşmanlıklar yaratacaktır.

Sanatçılar Girişimi sözcüleri ve katılımcıları olarak Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’e yönelik bu kabul edilemez uygulamalara son verilmesini, Akpınar ve Gezen’in yalnız olmadıklarının bilinmesini istiyor, bütün sanatçı arkadaşlarımızın bu açıklamamıza destek imzalarını bekliyoruz."

Ataol Behramoğlu
Orhan Aydın
Bedri Baykam
Genco Erkal
Rutkay Aziz
Edip Akbayram
Nihat Behram
Cihat Tamer
Vecdi Sayar
imzacılara bakın kimler!!!

bu açıklamada her şey iyi güzel ama bu kişilerin ne? oldukları es geçilmiş.. hatırlatmaları gerekirdi.. işi sanatçılara baskı ile sınırlı işlemek.. dilerim işin idare-i maslahatçı yanı olmasın.. sanatçılar aydınlığa yelken açar-mış.. da bu iki sanatçı 12 eylül darbesini yelkenlerine rüzgar yaparken aydınlığa mı? yol alıyorlardı..
daha beteri var..

NHKM'den Müjdat Gezen ve Metin Akpınar'a destek açıklaması

.....
NHKM'nin açıklamasında şöyle denildi:
...

Kültür sanat alanını gericilik ve piyasacılıkla kuşatmayı, yıllardır önüne temel bir hedef olarak koyan AKP, korkuyu egemen kılıp toplumun tamamı gibi kültür sanat alanını da sindirmeyi ve boyun eğdirmeyi amaçlıyor fakat yanılıyor. NHKM olarak iki usta oyuncuya geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve bu karanlıktan ancak emekçilerin, aydınların, sanatçıların örgütlü ve kol kola mücadelesiyle çıkılabileceğinin altını çiziyoruz."

nazım hikmet vakfı!!! sahi nazım hangi karanlığın saldırısı ile tutuklandı ve yıllarca yattı ve vatan haini ilan edildi.. sahi hangi karanlığın.. ve bu iki sanatçı.. sadece sanatçı ama faşist darbe destekcisi ile nazım aynı kefede mi?..

Perinçek, sanatçılar Metin Akpınar ve Müjdat Gezen'e yönelik soruşturma süreciyle ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Her milletin büyük aydınları vardır. Her milletin büyük sanatçıları vardır. Türk Milleti’ninde aydınları, sanatçıları var. Bu aydınların, sanatçıların dokunulmazlıkları var. Yalnız milletvekilliği dokunulmazlığı olmaz. Anayasamızda milletvekili dokunulmazlığı düzenlenmiştir. Milletvekillerimizin siyasi faaliyetlerinde özgür olmaları içindir. Bu dokunuzmazlık bizim Anayasa Geleneğimizin bir ürünüdür. Aynı zamanda bizim aydınlarımızında sanatçılarımızında bir dokunulmazlığı olması gerekir. Onlara dokunulduğu zaman bir anlamda Türkiye’nin geleceğine dokunulmuş olur.

bu çakala göre.; demokrasi-özgürlük sadece kendileri için geçerli.. rahatsızlıkları bununla sınırlı..ne de olsa aynı genetik yapıya sahipler.. bu çakalın tarzı ile diğerleri farklı mı?.. hiç birisi bunları faşist darbe yanlı duruşlarına değinmiyor..

ilke ve değerler.. haliyle kontralar ve sosyal faşist devşirme-dönmeler için geçerli değil..
 
Üst