49'lar Olayı

#1
QIMIL


Bi Çiya keim lo Apo,çiya melül bün rebeno
Ceh seridi lo apo,genim hür bün evdalo
Qimil hati lo apo,bi refa ye rebeno
Xwar genimi lo apo,hiştika ye rebeno
Hat gimil lo apo,ji zozana lo apo
Xwar genime me xizana lo apo
Ro hatibü lo apo wexta dana lo apo
Pez heriki lo apo ser şivana rebeno
Car kuleke me man apo li ser guhana rebeno



KIMIL
dağlara çıktım amca,dağlar üzgün gariban
arpalar talan oldu amca,buğday ufaldı fakir fukaram
amca kımıl geldi,sürüyle geldı...
buğdayları yedi amca,zavallım kuru buğdayları...

amca kımıl geldi, yaylalardan geldi amca...
buğdaylarımızı yedi,iri samanlarımızı yedi amca...
gün gelmişti amca,borç ödeme günü gelmişti...
sürü dağıldı(talan oldu) ,yoksul çobanların üzerine amca...
sürüden sadece memeli dört hayvanımız kaldı Amca...





1959 yılında Amed’de (Diyarbakır) İLERİ YURT adlı günlük gazetede Musa Anter’in yazmış olduğu bir şiirdir(ağustos 1959).Bu şiirin yayınlanmasından sonra,bir gazetede Kürtçe şiir yazılması,devlet katında ve devleti temsil eden basın ve yayın kuruluşlarında büyük tepkilere neden olur ve Musa Anter tutuklanır. Cumhuriyet Gazetesinin 6 Eylül 1959 da ‘’BİZ YAZIP BİZ Mİ OKUYACAĞIZ’’ yazısı,Kürt ve Kürtçe üzerinde nasıl bir politika takip edildiğinin ve edilmesinin gerekliliğini! Açıklar.Bu yazının ilk satırlarında ‘’Doğu illerimizin birinin merkezinde çıkan bir gazete anlaşılmaz sebeplerle Kürtçe bir şiir neşrediyor’’ diye yazmıştır.Kürtlerin sorunlarıyla ilgili İLERİ YURT gazetesinde çıkan yazılar ve aynı gazetede Kürtçe bir şiirin yayınlanması;Musa Anterin tutuklanmasında Kürt aydınlarının rahatsızlık duyması ve üniversite öğrencilerinin protesto gösterisi yapmaları;Kürtleri mevtun(ölü) sayan devlet erkanını harekete geçirir.MİT müsteşarı Ergün Gökdeniz,Kürt Sorunuyla ilgili bir rapor hazırlar ve Menderes hükümetine sunar.Cumhurbaşkanı Celal Bayar,Başbakan Adnan Menderes ve Dışişleri bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve 2.Kurmay başkanı Cevdet Sunay bu raporu inceler.Rapor şunu diyor;

‘’Eğer bütün entelektüel Kürtlerden bin kişiyi yok edersek,Kürt sorunu en aşağı otuz-kırk yıl geriye gider.Yalnız biz bu bin kişiyi öylelerinden seçmeliyiz ki,büyük tepkilerle karşılaşmayalım.Birncisi,bunlar yasal herhangi bir partiye üye olmasın;ikincisi,ailece nüfuzlu,aşiret sahibi olmasın.Biz bunlara komunist diyelim.’’

MİT raporu hükümetçe ele alınır ve 17 Aralık 1959 günü aralarında üniversite öğrencilerininde bulunduğu elli Kürt aydını tutuklanır.Tutuklamalar son derece gizli yapılır ve olayla ilgili yayın yasağı konur.Böylece zamanla bin kişiyi tamamlayacaklardır.

Harbiyede’deki bir platformda üstü açık kırk tane hücre yapılır.Musa Anter’in anlatımlarına göre,Emin Batur adında Nusaybinli bir arkadaşları hücresinde kan kusarak ölür.Onun için bu olaya ‘’Kırk Dokuzlar Olayı’’ denir.Bu olayı tüm dünya basını yazmış.Bu kırkdokuz kişi 6 ay bu hücrelerde tutulmuştur.

Bu olayı Musa Anter,Yurda Kaya ‘ya şöyle anlatır;

‘’Şimdi yavrum hadise şu,o zaman Mit müsteşerı Ergun Gökdeniz vardı,bu sonra Mardim valisi oldu.İştenbir rapor hazırlıyor,o dönemin hükümetine iletiyor.O zaman cumhurbaşkanı olan Celal Bayar,Başbakan Adnan Menderes,Dıişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve General Cevdet sunay bu raporu inceliyor.Bu anlattıklarımın hepsi gerçek.Tabi bunlar mahkeme tutanaklarına geçti.Zamanın cumhurbaşkanı Bayar ve Cevdet Sunay ‘tamam’ diyorlar.Celal Bayar,Dersimdeki tecrübelerine güvenerek ‘zaten inkıla’(köklerini kazımak gerek) diyor.Tevfik İleri,’arkadaşlar siz beni bilirsiniz,ben bir Kürt dostu değilim ama böyle bir harekette bulunursak,sakın Cezayiri Kürt coğrafyasına getirmiş olmayalım?’ diye soruyor.Fatin Rüştü Zorlu,’’böyle şey olmaz,ben şimdiden istifa ediyorum zaten dışarıda kimsenin yüzüne bakacak hlimiz kalmamıştır,ermeni soykırımıdır,tarih içinde bir parça kabuk bağlamışken yeniden bu soykırımı kimseye karşı savunamayız’ diyor.En Son Adnan Mendersde kalmış;’Peki arkadaşlar,zaten müfettiş beyin anlattığı suçlar idamlık suçlardır.Biz bunlardan elli tanesini tutuklar,mahkeme kararı ile idam ederiz.Böylece ellişer ellişer tutuklar ve mahkeme kararı ile idam edersek,bini tamamlarız’demiş.Buna karar veriliyor.Tabi öncelikle Ankara Genel Kurmay Mahkemesinde elli tane adsız tutuklama müzakeresi çıkarılarak Milli Emniyete veriliyor.Milli emniyet kimin adını koyarsa o tutuklanacak.

YÖN dergisi bu raporu yayınladı.Rapor aynen şöyleydi;’’Eğer bütün entelektüel Kürtlerden bin kişiyi yok edersek,Kürt sorununu en aşağı otuz-kırk yıl geriye gider.Yalnız biz bu bin kişiyi öylelerinden seçmeliyiz ki büyük tepkilerle karşılaşmayalım.Birincisi,bunlar herhangi bir yasal partiye üye olmasın.İkincisi,ailece aşiret sahibi olmasın,biz bunlara komunist diyelim’.

‘’Sözünü ettiğim bu MİT raporu o zamanın hükümeti tarafından ele alınır ve ilk etapta elli kişinin tutuklanmasına karar verilir.Böylece zamanla bin kişiye tamamlanacaktır.Tutuklananlar Kürtçülük,bölücülük,Sovyetler Birliğinin destegi ile bağımsız bir Mezopotamya kurmakla suçlandılar.’’Neden bu olaya 49’lar dendiğinide Anter şöyle anlatır;

‘’1950 liyıllarda,DP iktidarı zmanında elli tane Kürt aydını olarak bizi tutukladılar ve Harbiyedeki hangar binaların içine,yerine göre bir buçuk metre uzunlukta iki metre genişlikte mezar biçimi kırk tane hücreye sığdırarak 17 Aralık 1959 da 49 ların ilk tevkifatımızı yaptılar.Sonra içerde Mardnli,İstanbul hukuk fakültesi öğrencisi benim hemşerim olan Emine Batur’nun usafalgus borusu çatladı.Kan hücreden dışarı sızınca,hücrenin kapısı açıldığında Emin hücrede vafat etmişti.Bu acım sonsuzdur.O gün bu olayı kabüllenmek çok zor oldu ve Emin’in kan içindeki hücresine gittim.Ağzından gelen kan ile duvara şunları yazmıştı;’’Esaret bahçesinde bir gül olmaktansa/hürriyet bahçesinde bir diken olmayı tercih ederim’.Biz artık kırk dokuz kişi olarak kaldık.
...........

Kaynak;Türkiye’nin Asimilasyon ve Dilkırım Politikaları; Beyaz Soykırım..Gülçiçek Günel Tekin..Belge yay.s.292-296

saygı ve dostlukla
 
Son düzenleme:
#2
bu başlığın altındaki tüm ilgisiz mesajlar silinmiştir..

bundan sonra konu ile bağlantılı devam edilmesini rica ederiz..

şiirin türkçe yada başka dilde tercümesini isteyen katılımcı arkadaş varsa.. bunu belirtir ve yazıyı asan arkadaş da gerektiği gibi sunar..

konuların içeriği dışındaki tüm eleştiri-öneri-uyarıların ayrı başlık altında ve uygun olan alanda sunulmasını da belirtiriz..

şimdiye kadar bu noktada esnek bir işleyiş içinde olunmaya çalışılmıştır.. ama bu esnekliğin.., işleyişe katkı sunmadığı da görülmüştür..

bu anlamda.. yönetim olarak insiyatifin.. açık ve net kullanılacağını da belirteyim..
kısaca.., eleştiri-uyarı ve önerileri konu içeriğine dahil değil ise kesinlikle konu altına asmayınız ayrı yerde ayrı başlıkla açınız..

danışman..
 
Üst