1918-25 arası., tarih nasıl okunmalıdır

#1
Tarih okuması nasıl yapılır sorusunun yanıtları çeşitlidir.. ama olmaz ise olmaz ilkeleri vardır.. tarih., anı-vakainüvis yazıları-mitoloji vs. her türlü belge üzerinden okunur.. söylenceler de veri sayılır.. tüm bunların doğruluğu tartışmalıdır.. hatta., bir çok resmi yazılı belgeler bile tartışmalıdır.. amaçlı yazılmıştır., yalan yazılmıştır., yada resmi belge olarak bilinçli dosyaya sokulmuştur.. bir bilgiyi yalanlayan belge yok edilmiş., yalan belge gerçek olarak kalmıştır..

Kısaca.; tarih okumaları hepsi üzerinden yapılır.. ama iş bunların analizlerine ve bu analizlerden bir sonuç çıkartmaya geldiğinde., yapılması zorunlu bir çok şey vardır.
Her bir., belge-veri-söylem-vs. tartışılmalı., sorgulanmalı., karşılaştırmalar., sağlamalar yapılmalı., dönemsel olarak ele alınmalı öncesi sonrası ve sonuçları dikkate alınmalıdır..
Tarihte kesin mutlak doğru diye bir şey yoktur.. genel kabul görmüş ve ciddi dayanakları olan bir tespit., yıllar sonra ortaya çıkan bir belge-veri ile tamamen ters bir tespiti zorunlu kılabilir.. kurgulanmış ve bir sonuç elde edilmiş., hatta genel kabul görmüş., tezleri altüst edebilir..

Yinede.; her tarih okumanın sonucu bir kurgusal sistem gerektirir.. bu kesin mutlak doğru olmaz., yanlış da olabilir.. ama önemli olan kendi içindeki iç tutarlılığıdır..
Bu anlamda., verileri-belgeleri., tartışılır., sağlamaları yapılır.. diğer noktalarla bağlantıları ve bu bağlantıların uyumu-tutarlılığı araştırılır..

Örneğin.,” sevr Osmanlıyı parçalayan bir anlaşmadır”.. bu tespit genel kabul görmüş bir tespittir.. ve bunun üzerinden anti-emperyalist bağımsızlık savaşı vs. kurgulanır.. sevr neden işlemedi sorusuna yanıt buradan verilir.. yanıt verebilmek için veri aranır.. bulunur da., tarihte., yanlışa bile ispat için veri vardır..
Arkasından., Lozan anlaşması sevr’e alternatif sonuç olarak ele alınır.. böylece., Lozan anti-emperyalist bağımsızlık mücadelesinin bir sonucu olarak tespit edilir.. tüm bunlara da veri bulunur..
Tarih okumasını doğru ve sistemli ve ilkeli yapanlar olaya farklı yaklaşır.. bir sürü sorular sorar..
Öncelikle sevr ve Lozan sürecini dikkate alır., sürecin aşamalarını ve her aşamadaki olayları-olguları inceler sorular sorar..

Sistem tarih yazılımı ve okuması genelde kişiler ve devletler üzerinden yapılır.. öncelikle bu zaaflı zeminlerden kaçınır..

Sevr Osmanlıyı parçalayan bir anlaşmadır”..
Bu tespiti bir Osmanlı paşası yapabilir., bir Osmanlı egemeni yapabilir., milliyetçiler yapabilir., halifeciler yapabilir.. kısaca., devletçiler yapabilir.. çünkü doğrudur.. 1918 öncesi Osmanlı ile sevr sonrası Osmanlı devlet egemenliği aynı olmayacaktır.. yine de bu tespitte ciddi bir yanlış vardır.. bunu da aşağıdaki sorularla bulabiliriz..

sevr.; Osmanlı devletini parçalayacak ise kalan ne? olacaktır.. kalan Lozan sonrası cumhuriyetten daha az ise doğrudur.. ama ilginçtir ki., öyle olmayacaktı..
bir çok bölge federasyon olacak ve batı denetiminde olacak ama., hukuksal olarak., Osmanlı egemenliği altında olacaktı.. yani., Lozan sonrası devlet sınırlarından daha geniş olacaktı..
ama bu tarih okuması., baştaki yanlış tespite dayanarak., sevr anlaşma metinlerini hukuksal ifadeler dışında., ötesinde yorumlayıp yapılır.. hal böyle olunca lozan daha iyi bir anlaşma ve sonuç olarak kabul görür.. kısaca., lozan ile ilgili yanlış tespite bir başka yanlış tespit önemli bir veri olur..
devletçilerin bunu yapması doğaldır.. bize kalan bizim denetimimiz altında olan ile razıyız., federasyon bize ters diyebilirler.. bu anlaşılırdır..

ya komünistlere ne demeli.. değişik argümanlar ile aynı mantaliteyi savunmaktadırlar..
“parçalanmak-bölünmek” bu olgu bir komünistin devlet üzerindeki derdi tasası olmamalıdır.. hele ki osmanlı gibi halklar hapishanesi tespitini yaptığı devlet üzerinden hiç olmamalıdır.. ama olmuştur..
Sevr nedir bakılmamıştır.. sevr., Osmanlıyı daraltmaktadır.. Osmanlının merkezi devlet egemenliğini daraltmaktadır.. bunlar doğru.. ama bir komünist için bunlar “sorun” olacak şeyler değildir.. Osmanlının federasyonlara dönüşmesi zaten bir komünistin talebi olmalıdır.. buradaki itirazları., federasyonlar üzerinde yaşayan toplumların üzerindeki batı hegomanik ilişkileri olmalıdır.. tıpkı Osmanlının hegomanik ilişkileri gibi..

Türkiye komünistleri., sevr’ bu zeminlerde yaklaşmamıştır.. emperyal-Osmanlı devletini savunma temelinde yaklaşmıştır.. bu temelde., ortaya çıkan Lozan türkiyesine de., aynı mantalite ile sahip çıkmıştır..

Lozan.; Osmanlı artığı bir erk için bir kazanç olabilir., kalana şükür kazancı olabilir.. ama bazı halklara aynı duyguyu yaşatmamıştır.. sevr., Osmanlığı “parçalayacak-bölecekti” Lozan ne yaptı?? ..
Türkiye komünistleri bu soruyu sormamıştır..
...................,
 
#2
bölüm 1 devamı

Lozan.; Osmanlı artığı bir erk için bir kazanç olabilir., kalana şükür kazancı olabilir.. ama bazı halklara aynı duyguyu yaşatmamıştır.. sevr., Osmanlığı “parçalayacak-bölecekti” Lozan ne yaptı?? ..
Türkiye komünistleri bu soruyu sormamıştır..
Lozan.; Türkleri bölmüştür.. gürcü-lazları bölmüştür.. Azerileri bölmüştür.. Kürtleri-arapları bölmüştür.. bakın sınırlara., bir adım ötesi aynı halklar., hatta aileler yaşar..

Ben de., şu tespiti yapıyorum..
Sevr emperyal Osmanlıyı bölecekti!! Lozan ise halkları-toplumları böldü..
Sevr Osmanlıyı tamamen parçalayamayacak., egemenlik işleyişini azaltacaktı ama halkların federasyon altında bütün kalmasını sağlayacaktı..
Lozan ise., hem Osmanlıyı parçaladı hem de toplumları..

Buda., benim tespitim.. tartışılır.. tarih yaşanmıştır.. sonuçları ile içindeki olaylar-olguları ile yaşanmıştır.. hangi tespit daha doğru ve iç tutarlılığı var ve yaşamdaki ispatı nedir buyurun tartışalım..

Tartışmak için haliyle.; sevr’e gelen 1918.. ve Lozan ile sonuçlanan 1925 süreci ele almak zorundayız.. bu süreç bir bütündür.. içindeki aşamalarla bir bütündür.. ortaya bir sonuç çıkartmıştır.. bu sonucu yok sayıp., eşeği at gibi tarif edip bu sonucun gerçek yüzünü değiştiremeyiz..
Eşeğinde atında kuyruğu dört ayağı var.. ama eşek at değil..
Osmanlı Türkiye karşılaştırmasını hangi mantalite ile yapıyorsan oradan olumlu olumsuz tespitler çıkartırsın..
Mutlakiyet-meşrutiyet ile cumhuriyet karşılaştırması yaparken başka., devlet karşılaştırması yaparken farklı tespitler yapılır..
Her cumhuriyet., her mutlakiyetten daha iyi anlamına da gelmez.. İngiltere de isveçte krallık hala vardır.. ama cumhuriyet olan türkiyeden daha iyidir.. bu açtığım bölümde.; tarih okuma zaaflarını ele alacağım. Ama örnek bir tarih okuma üzerinden bunu işleyeceğim.. ikinci bölümde., 1918-1923 arasını ele alacağım.. bunu da., son Osmanlı hükümetleri ve Anadolu direniş örgütlenmesi ile birlikte karşılaştırmalı-bağlantılı işleyeceğim.. “Tarih nasıl okunmalı”ya bir örnek olsun istiyorum..
 
#3
ikinci bölüm - giriş

İKİNCİ BÖLÜM
GİRİŞ
Bu bölümde., önce., 1918-23 arasındaki Osmanlı hükümetlerini., kronolojik tarih sıralaması olarak sunacağım.. hemen altında., anadoludaki faliyetleri de kronolojik tarih sırası ile sunacağım.. bunu şunun için yapacağım..
1918-23 arasındaki sürecin tarih okuması-analizi için., bu tarihler çok önemli., her bir olay bir diğerini etkiliyor., tetikliyor yada örseliyor.. bu tarihler arasında neler oldu karşılaştırmalı açıklayacağım.. elbette., yine., aynı zamanda., Avrupa-batı küresel güçlerinin yönelimlerini de ele alacağım bunlarla karşılaştırıp ilişkilendireceğim.. aynı zamanda da kendi tespitimi sunacağım..
Son olarak da., şunu belirteyim.. bırakın internet ortamından bilgi-belge almayı ve güvenirliğini., akademik doktora seviyesinde çalışmalar dahil., tanınmış tarih-araştırma kitapları bile ciddi maddi yanlışlarla dolu.. birbirini red eden birbiri ile çelişen tarihsel veriler sunmuşlar.. tarihlerin komedi derecesinde birbiri ile çakışması., birbirini yalanlaması dolu.. başka verilerle desteklenmeden anı veya söyleşilerden alıntılarla ispata kalkmalar ama alıntı yaptıkları aynı zemini toptan yanlış olarak sunma olağan işlerden olmuş.. istenirse örneklerle sunarım..

Bu yüzden., ben. Daha çok kronolojik kesin verilere dayanarak., diğer verileri sorgulayıp., karşılaştırma yaparak., ele almaya çalıştım..
En çok sorduğum sorular da şunlar idi..
Böyle ise.; diğeri., neden? böyle oldu., o zaman bu nasıl? açıklanacak.,
Amaç bu ise., ortaya çıkan sonuç ile amaç arasındaki bu boşluk yada tutarsızlık neden? oldu.. arada ne? Değişti., neden? Değişti..
Çoğaltabilinir.. kısaca sürekli sorgulama., karşılaştırma ve bir iç tutarlılık arama yöntemi ile analiz yaptım.. yine de tartışmaya açık olduğunu bu anlamda., sunduklarımın da başka bir gözle sorgulanmasını., çok isterim..
 
#4
krolonojik bilgiler

1918-23 arasındaki Osmanlı hükümetleri
14 EKİM - 8 KASIM 1918 .. AHMET İZZET PAŞA HÜKÜMETİ
11 KASIM 1918 - 3 MART 1919.. AHMET TEVFİK PAŞA HÜKÜMETİ
5 NİSAN - 15 MAYIS 1919 DAMAT FERİT HÜKÜMETİ
15 MAYIS – 20 TEMMUZ 1919 DAMAT FERİT HÜKÜMETİ
20 TEMMUZ - 30 EYLÜL 1919 DAMAT FERİT HÜKÜMETİ
2 EKİM 1919 – 3 MART 1920 ALİ RIZA PAŞA HÜKÜMETİ
8 MART 1920 – 5 NİSAN 1920 SALİH HULUSİ PAŞA HÜKÜMETİ
5 NİSAN - 7 EKİM 1920 DAMAT FERİT PAŞA HÜKÜMETİ
21 EKİM 1920 – 4 KASIM 1922 AHMET TEVFİK PAŞA HÜKÜMETİ

DİĞER BİLGİLER

30 EKİM 1918 MONDROS ATEŞKESİ

13 KASIM 1918 İSTANBUL İŞGALİ (işgal denmeden işgal)

18 ARALIK 1918 TRAKYA PAŞAELİ M.H. CEMİYETİ KURULUŞU
(aynı dönemde kuvvai seyyare örgütlenmeleri de başlar)

1918-24 güney kürdistan berzenci ayaklanmaları başladı

MAYIS 1919 M.KEMALİN UMUMİ MÜFETTİŞ TAYİN EDİLMESİ VE SAMSUNA GELİŞİ

15 MAYIS 1919 İZMİRİN İŞGAL EDİLMESİ (aynı tarihlerde italyanlar antalya-konyaya asker çıkarttı)


HAZİRAN 1919 AMASYA TAMİMİ

TEMMUZ 1919 ERZURUM KONGRESİ (heyeti temsiliye yürütmesi oluşturuldu)

4-1 EYLÜL 1919 SİVAS KONGRESİ (heyeti temsiliye içine sivas delegeleri girmedi sivas kongresine de katılmadı)

11 EYLÜL 1919 SEÇİM KARARLARININ ALINMASI SON OSMANLI MEBUS SEÇİMLERİNİN YAPILMASI

27 ARALIK 1919 HEYETİ TEMSİLİYENİN ANKARA'DA KONUŞLANMASI

28 OCAK 1920 İSTANBUL MECLİSİNDE MİSAK-I MİLLİ KABULÜ

17 ŞUBAT 1920 DE BASINDA AÇIKLANMASI


16-18 MART 1920 İSTANBULUN RESMEN İŞGALİ VE MECLİSİN BASILMASI

MART 1920 SANREMO KONFERANSI VE AKABİNDE PARİS GÖRÜŞMELERİ

3 NİSAN 1920 İNÖNÜ ANKARAYA KATILIYOR

27 NİSAN 1920 FEVZİ ÇAKMAK ANKARAYA KATILIYOR

23 NİSAN 1920 BMM AÇILMASI (ARTIK RESMEN POLİTİK MERKEZ ANKARA OLMUŞTUR..

HAZİRAN 1920 ABD SENATOSU ERMENİ MANDASINI RED EDİYOR

10 AĞUSTOS 1920 SEVR ANLAŞMASI


1-8 EYLÜL 1920 BAKÜ 1. DOĞU HALKLARI KURULTAYI

18 EYLÜL 1920 -21 ŞUBAT 1921 İLK İSTİKLAL MAHKEMELERİ
AĞUSTOS 1921 - EKİM 1923 İKİNCİ İSTİKLAL MAHKEMELERİ


21 ARALIK 1920 - 23 OCAK 1921 ÇERKEZ ETHEM TASFİYESİ

16 MART 1921 İNGİLİZ-SSCB "TİCARET" ANLAŞMASI

30 AĞUSTOS 1922 SON YUNAN ÇEKİLMESİ VE ANKARA ZAFERİ

20 KASIM 1922 LOZAN GÖRÜŞMELERİ BAŞLIYOR

21 KASIM 1922 SALTANATIN KALDIRILMASI

4 ŞUBAT 1923 DE KOZAN GÖRÜŞMELERİ KESİNTİYE UĞRUYOR..
23 NİSAN 1923 DE TEKRAR BAŞLIYOR.

TEMMUZ 1923 SEÇİMLER YAPILIYOR VE İKİNCİ MECLİS DÖNEMİ BAŞLIYOR..

TEMMUZ 1923 LOZAN ANLAŞMASI İMZALANIYOR (musul-kekkük anlaşmazlığı m.cemiyetine bırakılıyor)


1923 - 1927 ARASI İSTİKLAL MAHKEMELERİ


29 EKİM 1923 CUMHURİYET İLAN EDİLİYOR.

3 MART 1924 HİLAFET KALDIRILIYOR
.....................................................................

bu kronolojik sıralamada eksikler olabilir., tamamlayıcı bilgiler aktarılabilinir.. bu anlamda., katkı ve eleştirileri gerekli görüyor ve şimdiden önemsiyorum..
 
#5
osmanlı hükümetleri üzerinden sürecin analizi

14 EKİM 1918 - 8 KASIM 1918 AHMET İZZET PAŞA HÜKÜMETİ (25 gün sürdü)
Talat paşa hükümeti Osmanlıyı terk ettikten sonra ateş kes için oluşan bir hükümettir. Bir çeşit emanetçi-uzlaşma hükümetidir. Ama i.terakki halen etkindir. Kabinede rauf Orbay-cavit bey-fethi Okyar vardı..

Ahmet izzet paşa ilginç bir şahsiyettir.. Arnavut kökenli önemli bir ayan ailesinden gelir.. arnavudluk sorunu sırasında arnavudluğa prens olması için Osmanlı ve arnavud toplumundan kabül gördü ama batı kabül etmedi yerine İsviçreli bir aristokrat getirildi.. Osmanlının devşirme olmayan ayan aristokrasisinden bir şahsiyettir.. ama tercihini Osmanlıdaki yerine göre yapmış., gönüllü devşirme aristokrasisi arasına girmiştir.. bu anlamda., önemli olan., Osmanlının devamı ve hanedanın devamıdır..

1913 sürecinde harbiye nazırı olmuştu ama i.terakkinin isteklerini tam karşılamadığı için istifaya zorlandı.. bu da.;i.terakki ile ilişkilerinin çok iyi olmadığını gösterir.. iyi değildi ama i.terakkinin Osmanlı erki içinde yer yer tercih ettiği şahsiyet oldu.. aynı şekilde., i.terakki muhaliflerinin ve hanedanın da tercih ettiği şahsiyet olmuştur.. damat Ferit kabinesine de girdi.. Amasya protokolü gibi., içeriği olan Bilecik görüşmelerinde bulundu..

Burada., Ahmet izzet paşa değil., ortaya çıkan konsept önemlidir..

i.terakkinin ağır topları Osmanlıyı terk eti ama yine avrupaya gittiler.. batı buna izin verdi.. enverin rusyaya geçişinin bir diğer nedeni de buydu.. avrupada batı ile uzlaşma arama yerine., Sovyet devrimine ve İngiliz-sscb çatışmasına dayanarak., anadoluda hazırlık yaptıkları direnişi yükseltmek.. i.terakki içindeki ilk ama çok ses ve yıkım yapmayan çatırdama bu konsept farklılığıdır..

Enver konseptini açıkladım.. çatışarak Avrupa ile pazarlık yapmak ve Osmanlı bütünlüğünü korumak.. sscb’yi arkasına alıp., avrupayı durdurmak..

Diğer konsept ise., anadoludaki konuşlanmaları kullanarak., Avrupa ile pazarlık yapıp., uzlaşmak., bu anlamda., federasyon dahil., arap dünyasının bir bölümünü de feda ederek., balkanlarda ise., Edirne ve preferisini korumak.. avrupaya karşı daha o zamanlar., sscb önünde tek direnecek güç olduklarını söylüyorlardı.. Avrupa o sıralarda., devrimci durumların eşiğinde yaşıyordu.. almanyada ciddi bir devrimci durum zor engellenmişti..

Talat-cavit-adıvarlar-kara kemal vs. ile tanımlayabileceğim. Bu konsept ve ekibi., yanlarına., ılımlı i.terakki muhaliflerini de alarak yürümek istediler.. bu duruş., hem enveri denetleyecek-engelleyecek., hem de., avrupaya karşı bir güven verecekti..

Talat paşanın., avrupada., İngilizler ve Fransızlarla ciddi görüşmeler yaptığı sabittir. Ama ne görüştüğüne dair belgeler halen özel yasalarla gizli tutulmaktadır..

İstanbul ve meclis., i.terakkinin bu konseptinin etkisinde iken., anadoludaki direnişin özellikle askeri kanadı Enver ve teşkilatı mahsusa denetimindeydi.. bu askeri kanada karşılık cebesoy ve Karabekir denetimindeki düzenli ordu dağıtılmadı.. İngiltere bu noktada sessiz kaldı.. ya., zımmen bir anlaşma vardı., yada., geçici ortak çıkarlar çakıştı.. karabekirin., İngilizere destek olacak bazı askeri hareketleri dikkate alınır ise., ben zımmi bir anlaşma diyorum.. çünkü böyle askeri harekatlara göz yummak başkaca hareketlenmelere de meşruluk tanır..

izzet paşa hükümeti kurulduğundan itibaren., hatta öncesinde., anadoluda örgtülenmelerin başladığı bilinir.. müdafa-i hukuk., cemiyetleri ve özellikle “çeteler” kurulmuştu..

kısaca., bu “hükümetin” i.terakki gölge hükümeti olduğu biliniyordu.. a.izzet paşa zaten hükümet sırasında., hasta yattı., idare yine., i.terakkide idi.. batının baskısı ile istifa etti. Ardından İstanbul işgal denmeden işgal edildi..

Avrupa bu duruma ilk müdahaleye., hükümete itiraz etmekle ve istanbulu işgal demeden işgal etmekle başladı..

Ve hükümet düştü..
 
Son düzenleme:
#6
asıl yazı

11 KASIM 1918 - 21 ARALIK 1. AHMET TEVFİK PAŞA HÜKÜMETİ (1)

izzet paşa hükümetinden sonra daha ılımlı bir hükümet görüntüsü vermek amaçlı kurulmuştur. hariciye nazırı olarak gelen., mustafa reşit paşa(tanzimat fermanındaki mustafa reşit değil). batı için uygun görülmedi., istifası istendi.. yine aynı tarihlerde trakya paşaeli cemiyeti kuruldu., istanbul ve anadoluda protesto yürüyüşleri yapıldı. belirttiğim gibi karşılıklı güç denemeleri içinde geçen bu aşamada batının baskısı kalkmadığından vahdettin., padişah iradesi, ile meclisi 21 aralık 1918 de feshetmiştir.. buna rağmen 12 ocak 1919 da hükümet., tevfik paşa sadrazamlığında yine kurulmuştur.. ve yine haiciye nazırı m.reşit paşa olmuştur..

12 OCAK 1919 - 3 MART 1919 2. TEVFİK PAŞA HÜKÜMETİ
meclisin feshedilmesi sonucu muhalefetin sokağa ve anadoluya yayılacağını gören., ve gerek osmanlı devlet bürokrasisinde gerek ise., osmanlı devlet politik alanlarında., var olan mebusan yapısına göre bir alternatifin yaratılıp erkili olamayacağını da gören batı bu noktada sessiz kalmış., hükümeti tevfik paşa yeniden kurmuştur..

batının ısrarı sonrasında., hariciye nazırı değiştirilmiş batının onaylayacağı., yusuf franko paşa nazır yapılmıştır.. dönemin tarihçisi shaw'ın bile belirttiği gibi., var olan osmanlı bürokrasisi ve devlet politik alanı bu noktada batıya koşulsuz teslim olmayacaktı.. i.terakkinin oluturduğu erksel yapının tasfiyesine de kolay izin verilmeyecekti..

burada tartışmalı iddialardan biri de.; sadece hanedanın politik etkinliğinde bir osmanlı politik erksel., reorganizasyonuna i.terakki dışındaki bir çok güç de direnecekti.. mesele sadece i.terakki varlığı-etkisi değildi.. direk-dolaylı ilişkili olanlar da değil., i.terakki dışında kalan yada muhalif olanlar da hanedana dayalı ve batının mutlak etkin olduğu bir reorganizasyona olumlu bakmıyordu., görüşüdür.. bu görüşe ben de katılıyorum.. sonrası yaşanan., batıya en uygun damat ferit hükümetleri., bunu ispatlamıştır..

2. tevfik paşa hükümeti., batı ile uzlaşma çabaları ile restleşme çabaları içinde mayıs ayına kadar devam etti.. ve mayıs ayında istifa ettiler..






DİP NOT..;
(1) burada 1. hükümet derken., tevfik paşanın kurduğu hükümet olarak değil., 1918 süreci içindeki tevfik paşa 1. hükümeti kasdedilmiştir.. aslında ikinci sadarazamlığıdır..


AÇIKLAMA..
öncelikle katılımcılardan özür dilerim.. bir önceki bölümde asıl yazı yerine taslak çalışmamı asmışım çok eksik ve yanlış olmuş.. o gün acale ile asmış ve pc başından ayrılmıştım.. yanlışımı sonra fark ettim.. bu yüzden bu yazıyı yeniden astım.. ve eskisini bir müddet tutacak sonra sileceğim..

bu dikkatsizliğim ve aceleciliğimden dolayı tekrar özür dilerim..
 
#7
izzet paşa ve tevfik paşa hükümetleri dönemi analizleri


bu iki hükümet., 1918-23 arasındaki sürecin., başlangıcıdır. bu 6 ay süren kısa iki hükümet., osmanlının son sürecinin ve cumhuriyete akan sürecin aydınlatılmasında önemli ipuçları taşır.. ayrıca sonradan ortaya çıkan konseptlerin ve dağılan değişen konseptlerin de prototiplerini içinde taşır..

araya giren damat ferit hükümetleri de bu anlamda aynı konumdadır.. anma tarih farklı sayar.. ben katılmıyorum.. damat ferit hükümetleri i.terakki dışından bir politik zemin anlamında farklılık taşır., diğer yönlerde ise aynıdır..

osmanlı devlet yapısı artık sadece hanedana dayalı işletilemeyecektir.. tarihsel süreci ile birikip gelen bir osmanlı aristokrasisi ve bürokrasisi temelinde bir devlet olma çabasını bu savaş ve yıkım içinde yaşar..

i.terakki ve i.terakki ile yürüyebilecek muhalifleri ile i.terakkinin kesin karşıtı muhaliflerinin erksel çatışması işin bir yanıdır.

bunların hanedan karşısında konuşlanmaları ve hanedan ile ilişkilenmeleri-çelişkileri., diğer bir yanıdır ama her kesim., abdülhamid zamanı gibi., hanedan erkinin yeniden inşasını kesinlikle istemiyor..

yine her kesim., batı ile bir şekilde uzlama yanlısı ama uzlaşma sürecindeki tavizler noktasında kendi güçleri oranında., batıya karşı çıkış yada ilişkilenişleri var.

batı ise., osmanlı devlet yapısının bu şekilde bir sisteme oturmasını istemiyor., hanedan ağırlıklı bir erksel yapı üzerinden denetlenebilecek bir zayıf osmanlı devlet yapısı tercihleridir.

ama aynı zamanda batı içindeki farklı güçlerin yönelimi ve talepleri de tam olarak da aynı değildir.. bu noktada ortak bir konsorsiyum sağlayamamışlardır.. kaldıki osmanlı egemenliği altındaki topraklarüzerinde konuşlanma dahil., paylaşım noktasında bile bir anlaşma sözkonusu değil., aksine savaşa yol açabilecek kadar derin çelişkiler mevcut..
ilk iki hükümet bu sürecin özelliğinin doağl bir sonucudur.. içindeki her bir politik irade(batı ve osmanlı dahil) sürece tam oturabilmiş değildir..


Tevfik paşanın., Kırım giray han sülalesinden geldiği söylenir. 31 mart vakasında Hüseyin Hilmi paşa azledilince yerine sadrazam oldu. İsyancılar istemiyordu ama denge adına kabul gördü. Harekat ordusu gelince yerini eskisine bıraktı..

görüldüğü gibi her iki sadrazamda i.terakki dışında ama ortak kabul görecek dengeyi sağlayacak şahsiyetler olduğundan tercih edildi kabul gördü..


anlaşıldı ki., i.terakki gölge hükümetlerini Avrupa tanımayacak.. i.terakki dışında bir Osmanlı politik gücünü muhatap alacak., i.terakki bu durumu İstanbul merkezli politik zeminde fazla germedi.. çekildi.. ama anadoluyu yedek politik merkez yapma ve direniş örgütlenmelerine hız verdi..

i.terakki şunu söylemiş oldu.. Osmanlı meşru politik zemini halen benim etkimde.. bunun dışında Anadolu merkezli ciddi sorun yaratacak bir direnişi de örgütleme becerisine sahibim.. ya benimle muhatap olacaksınız yada., Osmanlı politik zemininde ve topraklarında ciddi sorunlar yaşayacaksınız..


İstanbul merkezli politik alanda., bu tehditini daha yumuşak işlerken., anadoluyu sertleştirdi.. Çerkez ethem demirci ali sarı edip efe gibi güçlerle ege de., topal Osman gibileri ile karadenizde ve Kürtlerle ilişkili doğuda ve kuzey kürdistanda., hareketlenmeler yaşattı.. elbette bunları da., damat Ferit hükümetleri sürecinde işletti.. zaten bu duruşuna karşılık olarak da bilindiği gibi., avrupanın da karşı hareketlenmeleri oldu.. belirli alanlara asker çıkartma., Yunanistan harekatı ile anadoludaki rum nüfusunun bir iç savaş süreci yaratabileceğini gösterme., gibi ..

Bir diğer önemli gelişmede., güney kürdistanda başlayan berzenci isyanıdır. . bilindiği gibi Mondros ateşkes hükümlerine göre., tarafların son elinde bulundurdukları mevziler., sınır kabül ediliyordu. İngiliz kuvvetleri., Musul-kerkük denilen güney Kürdistan sınırlarında durdurulmuştu.. bölge komutanı ali ihsan(sabis) paşa sabis bölgesinde İngilizleri durdurmayı başarmıştı.. sonradan., merkezden gelen baskı ile bu sınırdan çekilmek zorunda kaldı. İngilizler de erbil ve süleymaniyeye girdiler.. Kürtlerin talepleri karşılanmayınca., Kürtler Mahmut berzenci liderliğin de ayaklandılar., ayaklanma fasılalarla 6 yıl sürdü..
Bu durum İngilizlerin bölgedeki kozlarını olumsuz etkiliyordu.. Ankara ve sscb bu durumdan faydalanmayı “düşünmedi”ler. . oysa berzenci her iki tarafa da seslenmişti..

Yine bölgede.; İngilizlerin., Fransa ve şitayla ile ciddi problemleri vardı., abd devreye girmişti.. özellikle., İngiliz-fransız savaşı kaçınılmaz görünüyordu..

Diğer bir önemli “sorun” da., Sovyet devrimi idi.. yıkılabilir mi? Yada nerelerde sınırlanabilir konusu önemliydi.. özellikle orta-doğu gibi öenmli olan hazar havzası petrolü üzerinde hakimiyet için sscb nin yıkılması yada Kafkas ötesine itilmesi de gerekiyordu..

İzzet paşa ve Tevfik paşa hükümetleri bir ara geçiş dönem hükümetleridir. İ.terakkinin kendi varlığını batıya kabül ettirerek uzlaşma girişimlerine batının İngilizler üzerinden verdiği yanıtlarla., elense çekmeler şeklinde sürmüştür..

Damat Ferit hükümetine kadar., her iki taraf da koşulların zorunluluğundan dolayı açık net bir karşı duruş sergileyememiştir.. samat Ferit hükümeti.; Osmanlı politik erkinden., i.terakki muhaliflerinin ilk gövde gösterisidir.. batıya biz de muhatap olabiliriz çabasıdır.. haliyle batının tercih ettikleri politik güç olduklarından ilişkiler daha iyi ve sıkı idi.. ama işbirlikçi gibi bir yaftalamaya çok da denk düşmemektedir.. sırası gelince., bu noktaya da değineceğim..
 
#8
damat ferit hükümetleri

GİRİŞ

izzet ve ahmet paşa hükümetleri ile i.terakki bir çözüm arama sürecini yaşadı.. aynı zamanda., anadoluda direnişin zeminlerini de hazırladı..

burada şu soru yanıtlanmadan bu hükümetler dönemi tam analiz edilemez..
30 ekim 1918 ile 18 mart 1920 istanbulun tam işgali ve meclisin basılması olayına kadar geçen bu ara sürede., neden?.. son yapılan ilk yapılmadı..

30 ekim 1918 de imzalanan ateşkes sonrasına baktığımızda., i.terakki itirazları dışında osmanlı devletine yönelik ciddi bir işgal el koyma hareketi yok.. en önemli sayılan musul-kerkük alanı bile osmanlı ile uzlaşılarak işgal ediliyor.. yine osmanlının yunanistan harekatına kadar da bu durumlara bir itirazı da yok..

bence.; bunların nedenini., ayrı ama paralel olan iki farklı zemin üzerinden anlamlaştırabiliriz..
birincisi.; kazananlar kendi aralarında bir anlaşmaya varmış değildi ve her an çatışma çıkabilirdi..
ikincisi.; birinci saydığım koşullardan dolayı osmanlıda başlayan ve etkili olabileceği öngörülen i.terakki direniş hazırlıkları ve sscb sorunu

bu iki zeminsel nedenlerden dolayı., kendi aralarındaki çatışmalar ve işgal altındaki bölgelerde başlayacak ayaklanmalar ve savaş yorgunu toplumsal patlamaya hazır ortam bir araya gelince., haliyle uzlaşı yolları aranmıştır..

her uzlaşı süreci., aynı zamanda açıklanmamış bir savaştır da..

ilk raund diyebileceğim. izzet-tevfik paşa hükümetleri süreci., batının ısrarı sonucu i.terakkinin muhalefete çekilme kararı ile sonuçlandı..

i.terakki küçümsenecek bir güç değildir.. ki., ingilizlerde asla küçümsememişlerdir..

bence.; ingilizler., i.terakkiyi ölçtüler.. bu süreç içinde gerek osmanlı politik erksel alanında gerek ise., anadoluda varlıksal güçlerini gördüler.. i.terakki ile muhalefet olan kesimleri ve güçlerini ve i.terakki ile olan ilişkileri izlediler..

ama., ingilizler bir başka şeyi de gördüler..
i.terakki bütünsel bir yapı değildi.. güçlü-etkili idi., ama bütünsel bir yapı değildi.. içinde farklı anlayışta olanlar vardı.. ana gövdenin hakim üçlüsü talat-enver-cemal idi..

bunların içinde ama farklı durma eğilimleri de olan., nazım-adıvarlar-cavit bey ve daha., isimlerini ayrı bir yazıda ciddi verilerle tasniflemenin gerektiği şahsiyetler de vardı..

sonuç olarak.; enver konsepti ile talat arasındaki farkı gördüler.., ki., zaten talat ile görüşmeler yapılıyordu.. osmanlıda kalanların bütünlüğünü sağlayan talat paşa idi.. talat paşaya muhalif olabilecek tek güç., teşkilatı mahsusanın askeri-operasyonel kanadına hakim olan enver idi.. ama o bile talat paşaya cepheden karşı çıkmıyor., talat pşa da onu tasfiyeye yönelmiyor farklı çıkışlarına itiraz etmiyordu.. sonuç olarak., enver konsepti batının talat konseptini tercihe zorlayan bir dinamikti..

elbette bu analizleri ve tespitleri., ingilizler bir gecede yapmadı.. işte bu yüzden bu iki hükümet süreci yaşandı..

damat ferit hükümeti girişimi., ingilizlerin ve batının., i.terakki dışında osmanlı nezdinde bir muhatap yaratma girişimidir.. şunu da vurgulayayım.. damat ferit-hürriyet ve itilaf partisi her ne kadar i.terakki karşıtı iseler de osmanlı devletine sahip çıkan bir çizgiye de sahiptiler.. batının kuklası gibi sunmak içeriği tam açıklamaz.. hamasi olur.. i.terakki ne kadar batı ile uzlama yanlısı ise bunlarda bir o kadardır batıya direnişleri de güçleri ve i.terakki karşıtlığı oranındadır..
ilerleyen aşamalarda buna da işaret edecek veriler sunacağım..

sonuç olarak.; damat ferit hükümeti., batıya osmanlı adına benimle muhatapsınız görüşelim dedi..

bir not düşeyim..
bu durumu engelleme gücü varken., i.terakki neden? engellemedi.. yada direnmedi veya sorun yaratmadı..








 
#9
devamı

sonuç olarak.; damat ferit hükümeti., batıya osmanlı adına benimle muhatapsınız görüşelim dedi..

bir not düşeyim..
bu durumu engelleme gücü varken., i.terakki neden? engellemedi.. yada direnmedi veya sorun yaratmadı..

bence., ipleri daha fazla germek istemedi.. anadoludaki hazırlığın., konuşlanmanın tamamlanması gerekiyordu.. ayrıca., avrupada talat paşa girişimleri de vardı.. osmanlı politik erkindeki bu gerginlik avrupadaki görüşmeleri de olumsuz etkilerdi..


ikinci düşülen not.;
ingiltere.; bu uzlaşma hükümetlerini i.terakki etkisinde olduğu için kabül etmedi., ama tamamen de yüklenmedi.. aynı dönemde avrupada talat paşa ile dolaylı görüşmelerde sürüyordu.. ingiltere de., birinci sorunun yanıtı gibi denetim ve baskıyı sürdürürken., süreci izlemeyi tercih etti., ipleri fazla germedi..

avrupa ihtilallerle kaynıyordu.. ocak 1919 da spartaküs ayaklanması zor bastırıldı..
bolşevik devrim ile de uğraşıyordu.. yine bölgede fransa-italya ile çatışmalı haldeydi..

bence.;
i.terakki geri çekildi.. böylece., hürriyet itilaf ve damat ferit gibi muhaliflerin gelmesini ve ne etkisi olacağının görülmesini istedi.. bu aynı zamanda., kendine yakın duran., i.terakki dışındaki bazı güçlerinde nasıl adışlanacağının görülmesi demekti..

ingiltere de:; hem i.terakki ve yakın duran politik güçlerin dışında bir başka güç osmanlı erkinde ve toplumunda., etkin olabilir mi? görmek istedi., hemde., i.terakkinin anadoludaki konuşlanmasına karşı ne yapabilirim işlerini önemsedi..

kısaca., her iki tarafın., beklentilerine ve zorunluluklarına ve konuşlanmalarına denk düşen bir ara dönem başlatıldı..

bu anlamda., damat ferit hükümetlerini dikkatlice kaba ve kalıpsal tanımlar dışında analiz etmek gerekir.. diyecek ve devam edeceğim..
 
#10
1. damat ferit hükümeti

5 NİSAN - 15 MAYIS 1919 DAMAT FERİT 1. HÜKÜMETİ

bu hükümet., batının bazı isteklerini yerine getirmek üzere kurulmuştu.. birincisi ittihatçıları yargılayacak., aliye divanı harbi örfi kurulacaktı.. savaş suçları ile ilgili olan bu mahkemeler işletilemedi..
damat ferit hükümeti macliste etkin değildi., anadoludaki direniş konuşlanmasına da etkili tavır alamıyordu.. çünkü., devlet bürokrasisinde i.terakki hala etkindi..
ama hükümetin düşmesine bunlar neden olmadı..

15 mayıs 1919 da yunanistan izmiri işgal etti..
15 mayıs 1919 damat ferit istifa etti.
ve hükümetin istifasının gerekçesi de budur.. bu işgale karşı çıkmayacak bir osmanlı hükümeti meşru olamazdı..

hemen arkasından tekrar hükümet kurması istendi

15 MAYIS - 20 TEMMUZ DAMAT FERİT PAŞA 2. HÜKÜMETİ
bu seferde., amasya tamimi imzalanmış., anadoluda bir ikinci politik cephe açılmıştı.. gerek yunanistan işgali gerek ise bu gelişmeler karşısında., damat ferit., batının kendilerini dikkate almadığını ve kendileri dışında başlayan gelişmelere de farklı tavır aldıklarını gördü.. bir daha istifa eti..

yunanistan işgali., anadoludaki geliştirilmek istene direnişe karşı bir harekat idi.. aslında bundan hoşnut olamsı gerekirdi.. ama bu seferde osmanlı devletinin osmanlı memaliki üzerindeki varlığı nezdinde bir açmaz yaşıyordu..
yunanistan işgali varken hükümetin bir anlamı yoktu..

batı., hükümeti es geçip., i.terakki ile bir başka şekilde muhatap olmuş anlamına geliyordu.. çünkü aynı zamanda avrupada talat paşa ile de görüşülüyordu.. amasya tamimine ingilterenin ses çıkartmaması bu anlamda dikkat çekici idi..

bu arada sormak gerekir..
yunanistan işgakline i.terakki dahil., damat ferit hükümeti bile tepki koyarken., italyan işgaline i.terakki ve yarattığı., müdafa-i hukuk ve kuvvai seyyare karşı çıkmamıştır..

20 temuzda istifa eden damat ferit paşaya tekrar hükümet kurması talep edildi..

20 TEMMUZ - 30 EYLÜL 1919 DAMAT FERİT 3. HÜKÜMETİ

bu hükümet sürecinde çok şeyler yaşandı..
erzurum-sivas kongreleri yapılmıştı.. gayrı resmi olarak bu kongrelere abd katılmıştı.. abd heyeti olan ama aslında milletler cemiyeti adına görevli olan., iki heyet de anadoludaki oluşumla resmi görüşmeler yapmıştı..
heyetin biri., general harbourd., diğeri ise king-crane idi..

5 NİSAN-30 EYLÜL ARASI 3 DAMAT FERİT HÜKÜMETLERİ ANALİZLERİ
........ devam edeceğim..
 
#11
öncelikle., 5 NİSAN 1919 - 30 EYLÜL 1919 arasında gelişen olaylara bakalım..

bu tarihlerde., talat-enver ikilisi almanyada., almanyadaki spartaküs grubu ile ilişkililer., yine dönemin önemki bolşevik şahsiyeti radek ile görüşüyorlar.. hatta onu hapishanede ziyaret ediyorlar..

ocak 1919 da ayaklanma bastırılmış ama almanya hala kaynıyıor.. aslında tüm avrupa kaynıyor..

amiral kolçak 1919 yılı başı itibari ile sürekli güç kabetmektedir, ve 25 temmuz 1919 da kesin yenilgi yaşar.. bu ingilizler için çok önemli bir kayıptı.. daha sonra denıkın ve vrangel direnişi devam ete de artık kazanma şansları kalmamıştı..

asıl gelişmeler., anadoluda başlamıştı..

amasya tamimi.. haziran 1919
erzurum..,........ temmuz 1919
sivas............... eylül 1919

tüm bu gelişmeler olurken., ingiltere anadoludaki bu konuşlanmalara şiddetli ve askeri tepki koymadı.. yunanistan harekatı ile kaldı.. abd üzerinden de., görüşmeler sürdü..

damat ferit hükümeti., ne batıya yaranabildi.. ne de gerek istanbulda gerek ise anadoluda var olan., i.terakki politik gücünü tasfiye edebildi..

"tarihte" pek bahsedilmez., ama anadolu ve trakyada., müdafai hukuk cemiyetlerine hürriyet itilafçılardan az da olsa katılan olmuştu.. yine., diğer., i.terakki muhalifleri kesin katılıyordu..

yine aynı tarihlerde., ingiliz muhipleri(dostları) ve wılson prensipleri(amerikan) muhipleri dernekleri de faliyete başlamıştı..
kuruluş amaçlarına bakılınca pek bir fark görünmez.. osmanlının yeniden revizyonunda bir güç tercihi temelindedir..

ingiliz muhipleri cemiyeti wilson prensipleri cemiyeti kadar etkin ve yaygın olamadı.. bu aynı zamanda osmanlı politik alanında damat ferit ve h.itilafçılarında yetersiz olduğunun gösstergesi olmuştur..

batı.; osmanlı politik erkine oturan bu konseptin önünü açmak için ne yaparsa illaki i.terakkiye yarayacaktı.. örneğin askeri alanda toparlanmasına izin verse., asker kesimin tümü i.terakki denetimindeydi.. bürokrasi de öyle parlamento da öyle..

bir anlamda., ne becerebilecekseniz buyrun kendiniz ispatlayın gibi bir süreci yaşattılar.. bir yandan da., anadlu ve i.terakki içinden kendilerine kanal aradılar.. bunu da abd üzerinden işlediler..

1919 yılı sonuna gelindiğinde., gerek avrupada gerek ise., sscb de ve anadoluda., çok şey değişti..

avrupanın düzenlenmesi., savaş sürecinden çıkılması gerekiyordu. bollşevik devrimini ykmanın olanaksızlığı belli olmuş., nerede durdurulacak sorunu vardı..
yunanistan askeri harekatına karşı direniş oturmaya başlamış., ciddi bir güç haline gelmişti.. bu sürece., ne fransızlar ne de italyanlar elini sokmaya niyetli değildi..

enver paşa rusyaya doğru yola çıkmış., talat paşa görüşmelerini yaygınlaştırmıştı.. cemal-halil paşa kafkasya-afganistanda etkili olmuştu..

damat ferit hükümeti.; batının açık desteğini alamayacağını ve kendisinden istenenin de koşulsuz biat olduğunu anladı ve çekildi..

1920 ye kadar., kimse., damat ferit ve hürriyet itilafın., tamamen batı kuklası olduğunu iddia edemez., iktidarın koşulsuz devrini batıdan istedi batı sen al dedi.. yada tamamen bana biat et bende destek olayım dedi.. bence olay budur..

damat ferit ve h.itilaf bu tarihe virgül koyup çekildi..
sonrası gelişi ise., tamamen biat üzerinedir..

şunu demek istiyorum..
2 EKİM 1919 VE 5 NİSAN 1920 arasındaki alirıza ve salih hulusi paşa hükümetleri ilki gibi bir geçiş bir ara dönem hükümetleridir..
 
#12
2 ekim 1919 - 3 mart 1920 ali rıza paşa hükümeti

2 EKİM 1919 - 3 MART 1920 ALİ RIZA PAŞA HÜKÜMETİ

damat ferit hükümetinin., osmanlı politik erkinde ve bürokrasisinde etkili olamayacağı belli olunca ve damat ferit de batının açık desteğini koşulsuz alamayacağını anlayınca istifa etmiş yerine ali rıza paşa hükümeti kurulmuştu..

bu hükümet., izzet ve tevfik paşa hükümetlerinden farklıdır.. ilk iki hükümette i.terakkinin elemanları vardı ve gölge hükümeti ve etkisi ile işletildi.. ama ali rıza paşa hükümetinde i.terakki yer almamıştır.. yine de damat ferit hükümetine göre bu hükümete karşı da çıkmamıştır.. yine de harbiye nazırlığı ve genelkurmay başkanlığına güvendikleri kişilerin gelmesini sağlamışlardır..

zaten kuruylan hükümetin i.terakki ve anadolu oluşumundan farklı olduğu., kurulur kurulmaz yapılan amasya protokolünden bellidir..
hükümet., bu protokol ile anadoludaki konuşlanmayı politik olarak muhatap aldığını resmen deklere etmiştir.. buna ingilizlerin ve padişahın bir tepkisi olmamıştır.. normal olarak böyle bir girişimde bulunan hükümetin yasadışı ilan edilmesi gerekirdi..
bu anlamda., ben., alirıza paşa hükümetine.; batı ile i.terakki arasındaki arabulucu hükümet diyorum..

hükümetin kurulmasından 2 ay sonra seçim kararı alındı ve seçimler., aralık 1919 da yapıldı meclis 12 ocakda açılmıştır..
seçimleri ezici çoğunlukla i.terakki yanlıları kazanmıştır.. ermeni ve rumlar oyun olduğunu iddia ederek seçimlere katılmamışlardır.. yahudiler katılmıştır..
seçimlere resmen katılmayan., hürriyet itilaf., ortaya çıkan sonuçtan dolayı., seçilen 20 mebusunun istifa etmesini talep etmiştir..

görüldüğü gibi bu seçimlerin sonuçları göstermiştir ki., i.terakki dışlanarak osmanlıda bir organizasyon yapılamaz.. yapılacak ise., bu çatışma sonucu olabilir.. yunanistan işgaline karşı direnişin kısmi başarıları ve italyan-fransız güçlerinin karışmaması., en önemlisi abd nin ingiliz konseptini doğru bulmaması gibi etkenler sonucu., batı.; "uzlaşma-çatışma" süreçleri içinde bir çözüm yaratmayı tercih etmek zorunda kalmıştır..

kısaca., bu hükümet.; aslında., batı ile i.terakkinin bir uzlaşma denemesi hükümetidir diyebilirim.. çünkü hükümetle ilgili pazarlıklar ve çatışmalar olagelmiştir..

hükümetin kurulmasından 3 ay sonra., ingilizler tarafından., harbiye nazırı ve genelkurmay başkanının istifası istenmiştir.. çünkü., her iki kurumda., anadolu konuşlanması hesabına çalışıyordu..
hükümet önce itiraz etmiş., ingilizler ısrar edince., bu sefer., anadoluya danışmışlardır.. resmi tarihte bu görüşmelere., m.kemal ile istanbul hükümeti görüşmeleri derler ama aslında heyeti temsiliye adına m.kemal muhatap olmuştur.. zaten m.kemalin kendi sözlerindeki şu ifadeler de en iyi delildir..
Onuncu Kafkas Tümeni Komutanlığına
Hemen Rauf Bey'i bularak durumu birlikte ve güvenlik içinde izlemenizi rica ederiz. .... (belge: 223) Mustafa Kemal
Baylar, Rauf Bey'e, Bekir Sami Bey'e, Câmi Bey'e ve bütün milletvekillerine de Kafkas Tümeni Komutanı Kemal, Müstahkem Mevki Komutanı Şevket ve Harbiye Nazırlığı Başyaveri Salih Beyler aracılığıyla ve şifreyle şu bildirimi yaptım:
22 Ocak 1920
... İşte bütün bunları Rauf Bey'e yazdım. (belge: 224)
...Gene o gün, Onuncu Kafkas Tümeni Komutanına ve Rauf Bey'e şu ortak yönergeyi vermiştim:

anadolu direnişinin lideri!! heyeti temsiliyenin resmi başkanı bunları söylüyor..
bunları söylerken rauf bey ankarada değil.. rauf bey ile de., istanbul meclisi., harbiye nazırı başyaveri salih bey aracılığı ile ilişki kuruyor..

demem odur ki., osmanlı politik alanında ve anaoluda etkili olan halen i.terakkidir.. kim ne yapacak ise., i.terakki temsilcileri ile görüşecek yada çatışacaktır..
1920 nin başlarındaki "konum" budur..

.... devam edecek..
 
#13
izmir'in ve havalisinin Yunanlılar tarafından işgal-i nagihanesi misüllü hasdisat-ı elimenin aksülamelleri
memleketi serapa teheyyüç ve uruk-ı hamiyeti tahrik itmekte gecikmemiştir. Bu hal-i galeyan ve tezebzübe hitam verecek ancak sulh-ı katidir. Davet olunacağımız konferans huzurunda "Wilson" prensipleri dairesinde hukuk-u sarihe ve meşruamızın muhafazasına bezl-i makderet-i tâmme kılınacaktır. Ümit ederiz ki kavaid-i ma'delet hakkımızda payımal edilmiyerek âmâl-i milliyemiz husul bulur
bu metin., hükümetin dış politikası ile ilgili açıklamasıdır..

tekrar edeyim..; mütareke kuralları gereği., osmanlıda kalan bölgelere asker çıkartmaya pek itiraz yoktur.. ama aynı hakka sahip yunanistanın asker çıkartmasını işgal olarak tanımlamışlardır.. bu görüş tüm osmanlı politik ve bürokratik ve hanedan şahsiyetlerinin ortak görüşüdür..

çünkü., ingiliz-fransız-italyan asker işgalleri., işgal ettikleri yerlerde kendi halklarına sahip değildi.. ama yunanistanın işgale ettiği alanlarda yoğun rum nüfusu yaşıyordu. bunun anlamı çok açıktı.. yunanistan burada kalıcı olurdu.. ve zamanla yaratılan demografik(nüfus) değişimleri ile ortaya çok farklı bir sonuç çıkabilirdi.. ama öbür türlüsünde., her nekadar., manda yönetimi de olsa., osmanlı tebası olarak var olacaklardı.. wilson prensiplerine sahip çıkmaları da bu anlamdaydı.. metin dikkatlice okunur ise., içinde bir de tehdit vardır.. Bu hal-i galeyan ve tezebzübe hitam verecek ancak sulh-ı katidir bu olmaz ise direniriz savaşırız denilmektedir..

kısaca., 1920 böyle başladı..

28 ocak gizli celsede misak-ı milli kararı alınıyor.. bu karar 17 şubat 1920 de basın yolu ile kamuoyuna açıklanıyor..

ben., bu durumu., i.terakkinin batıyı zorlayan bir atağı olarak görüyorum..
zaten ne oldu ise bundan sonra olmuş., ve süreç çok hızlı-karmaşık bir şekilde ilerlemeye başlamıştır..

ingilizler., paris görüşmelerinde temsilci olan tevfik paşaya meclis toplanmamalıydı bunlar olmamalıydı yolunda itirazda bulundular.. ama hükümet düven oyunu da alınca., resmen osmanlı ütün olarak ya bu tarzda muhatap olursun yada başka tarzlarda diyerek bu aşamaya ilişkin rest sayılabilecek atağını yaptı..

bu gelişmelerin yanısıra ingilizlerin de tazzikleri arasında kalan alirıza hükümeti martın başında istifa etti..

bu istifa henüz kılıçların karşılıklı çekildiğine delalet sayılamaz..
çünkü akabinde., salih hulusi paşa hükümeti kuruldu ama buna pek de hükümet olma olarak bakmamak gerekir.. bu yüzden ayrı bir başlıkta analiz etmeye gerek duymayacağım..

çünkü.;
ingilizler., bu gelişmeler karşısında., istanbulu açık işgal etti ve meclisi basarak.,
18 mart 1920
meclisdeki önde gelen., i.terakki mebuslarını tutukladı

zaten kısa bir süre protestolarla ayakta kalan meclis de kapandı..

1 ay geçmeden., 23 nisan 1920 de bmm açıldı ve.,
bu tarihten sonra., politik merkez ankara olmuştur..

ingilizlerin bu girişimleri., bizzat ingiltere ve batı içinde., çok tartışılmış., çok da itirazlar olmuştur.. ve halen de bu noktada farklı görüşler öene sürülür..

kimileri bir hata der., kimileri ingilizler bunu bilerek yaptı derler.. bilerek yaptı ise., ankarada konuşlanmış olan politik zeminde kanallarını yaratmış ki., bunu göze almıştır.. zaten sürecin nasıl sonlandığına bakarak bunu anlamak olasıdır..

tüm bu gelişmeler içinde bir çok soru ve yanıtı zorunlu olmaktadır ama soran da çok azdır..

1- misak-ı milli kararının içeriğindeki en önemli kararın., musul-kerkük olduğunu ve bunun önemli bir "mesele" olacağını yada ingiltere çıkarlarına açık tehdit olduğunu., i.terakki düşünmemiştir diyemeyiz..
bu anlamda bu kararın alınması iel birlikte ingilizlerin bunu yapacağını da bilmemeleri olanaksızdır..
soru.; hal böyle iken., rauf orbay dahil., i.terakkinin ağır topları neden? kurbanlık koyun gibi bekledi.. kararın akabinde., anadoluya geçebilirlerdi..

soru.; bu gelişmeleri batının kalbinde izleyen talat paşa bu noktada neden? suskun kaldı..
bilindiği gibi talat paşa bu tarihlerde yaşıyor ve avrupada görüşmeler yapıyor.. işgal ve meclisi basma kararını avrupa tartışıyor., talat paşa haberim olmadı diyemez..

2- tutuklananlar., sonradan maltadan., sıra ile ya serbest bırakılıyor., yada kaçıyorlar!!?? ve anadoluya gidebiliyorlar..

soru.; ingiltere neden? tutukladı., neden? serbest bıraktı veya kaçmalarına neden? göz yumdu.., üstüne anadoluya geçmelerine neden? engel olmadı..

3- aynı tarihlerden sonra., ingilterenin., yunanistana askeri-lojistik desteği kalkıyor.. neden?

4- aynı tarihlerde., abd senatosu ermenistan ve osmanlı mandasını red ediyor.. sscb üzerinde bir anlaşmaya varılmasını zorluyor.. (burada soru yok)

... devam edecek...

 
#14
16 MART 1921 İNGİLİZ-SSCB "TİCARET" ANLAŞMASI

aynı tarihte Tbmm ile Sovyetler arasındada bir anlaşma olmuştur.Moskova Antlaşması denilen bu anlaşmanın en önemli noktasını Acaristan daha açık ifadeyle Batum oluşturmuştur...Batum'un jeopolitiği önemlidir çünkü Batum aynı zamanda bir ticaret bölgesidir.Neden aynı gün bunlar ortaya çıkıyor? diye sorulmalı...

Suat,güzel bir konu açmış...azcık merak edenin dikkatini çeken bir çalışma.lakin yaşadığımız erkte merak ta metalaşan bir yapıya büründüğünden çoklukla bulunmuyor! neyse,konuya kronolojik açıdan bir katkı sunmak istersem aklıma ilk önce şu geldi;

1-8 EYLÜL 1920 BAKÜ 1. DOĞU HALKLARI KURULTAYI

burada,bu kurultayla anti-emperyalist tüm savaşlar maddi, manevi desteklenme kararı alınıyor ve akabinde 16 Mart 1921 den sonra Tbmmye Sovyetler tarafından birçok askeri ve nakdi yardım yapılıyor.Buraya kadar bir 'sorun' denilebilir mi? hayır bir sorun yok denilecekse o zaman aynı kurultayda alınan kararların neden Berzenci ye yapılmadığıda sorulmalı? Bakü'deki kurultayın bir ikincisi yapılsaydı Berzenciyede destek verilirdi diye bir görüşte ortaya atılabilir ama o zaman bu kurultayın neden yapılmadığı sorusuda akabinde gelir...

İlerleyen zamanlarda katkılarımı daha fazla sağlamaya çalışacağım ama en sonda söyleyeceğimi en başa almak istiyorum;
-bir takım kişi-gruplar ki buna solcular demek daha doğru olur;Lozan'ı kabul etmezler ama Lozan öncesinde yaşananları kabul ederler...neden öncesini kabul eder ve sonrasını kabul etmezler? bana göre bu çalışmada bunu ortaya koymakta...merakını cezbedenlere!!!
 
#15
5nisan 1920 - 7 ekim 1920 damat ferit paşa hükümeti

bu son damat ferit paşa hükümeti.; aslında., osmanlı siyasal alanını ikiye bölme girişimi olarak da son girişimdir.. üzerinde fazlaca araştırma yapılmadan., "tarif" edilmiş bir hükümet ve ara dönem olarak da ifade edebilirim..

hıyanetçi-işbirlikçi., sevr'ci vs. olarak damgalanıp dosyası rafa kaldırılmıştır.. döneme bakıldığında., bu tariflere uyacak bir çok veri vardır.. en belirgin!! olanı da sevr anlaşmasını imzalamış olmasıdır..

ama..; aynı dönemde anadoluda neler? yaşanıyordu., damat ferit emperyalistlerle anlaşıyor., vatanı satıyorken., anadoluda kimler? kimlerle görüşmeler yapıyordu..
anadoluda., yunanlılarla olan çatışmaların dışında., ankara iktidarına isyan eden ama istanbul yanlısı da olmayan bir dizi ayaklanmalar da yaşanıyordu..
bunlar olagelirken., ne italyanlarla., ne fransızlarla., ne de ingilizlerle tek bir çatışma yaşanmamıştır.. oysa bunlarda işgalci idi.. NEDEN? ÇATIŞMA YAŞANMADI

bu soruların yanıtları aranmadan ve bulunmadan., damat ferit ve sevr anlaşılamaz.. ama yedirilir..

ingilizler.; damat ferit üzerinden sıtmayı gösterip., vereme razı ettiler..
sıtmanın gösterildiği kesim olarak bahsetiklerim., osmanlı egemenliği altında yaşayan halklar değildir.. osmanlının son egemenlik oligarşisi olan., devşirme-dönme güçlerdir..

kısaca., i.terakki ile simgelenen bu güçler., bu tarihten sonra çözülme yaşadılar., bir kaç konsepte ve bloklara ayrıştılar..

demek istediğim şudur..
bu son damat ferit hükümeti., aslında osmanlıyı temsil etme gücü olmayan ama yeni bir sürecin başlaması için gerekli olan., ön aşamadır..

bu dediklerimin daha iyi anlaşılabilmesi için., iki "konu"yu iyi çözümlemek gerekir..
birincisi.; sevr anlaşması ile lozan anlaşmasının karşılaştırılmasının yapılması gerekir.. bunu yaparken., özellikle misak-ı milli bu iki anlaşma üzerinden değerlendirilmelidir.. hangisi misak-ı milli kararına daha uyumludur..

ikincisi.; mart 1920 ile başlayan damat ferit hükümeti ve sonrası devam eden ekim 1920-kasım 1922 tevfik paşa hükümetleri arasında., neler? yaşandı..

yani., kimler? tasfiye edildi.., kimlerle? hangi açık-gizli anlaşmalar yapıldı..
sscb ile ankara ve sscb ile ingiltere arasındaki görüşmeler ve anlaşmalar
1922 sonrasında., ankara erkinde kimler kaldı ve lozan kimlerle "kotarıldı"..

bu bölümden sonrasında bunlara yanıt arayacağız.. bu anlamda yine bu tarihler arasında olan tüm olayları tarihsel kronolojik sıra ile sunacağım. sonra konuya devam edeceğim..
ve bir bölümde de., sadece sevr ile lozan karşılaştırması yapacağım..
.............


not..; düşünselin yazısına yanıt vermedim.. çünkü sonraki bölüm işlenirken bu konulara gireceğim.. yanıtları orada bulabilir..

bu bölümü biraz daha yavaş işleyebilirim.. hem işlerimden hemde daha dikkatli olma zorunluluğundan dolayı böyle olacak..

sevgilerimle..
 
#16
bu son damat ferit paşa hükümeti.; aslında., osmanlı siyasal alanını ikiye bölme girişimi olarak da son girişimdir.. üzerinde fazlaca araştırma yapılmadan., "tarif" edilmiş bir hükümet ve ara dönem olarak da ifade edebilirim..
demiştim.. buradaki asıl ifadem.; osmanlı siyasal alanını ikiye bölme girişimi olarak da son girişimdir. budur..

ingilizler., osmanlı siyasal erkini ve alanını ikiye bölmeye çalıştılar.. i.terakki dışında bu erki ve alanı temsil edebilecek bir güç aradılar.. yada yaratmaya çalıştılar diyeyim.. böylece., çatışan iki iktidar gücü üzerinden sunacakları çözüm planını işletebileceklerdi.. bu durum., aynı zamanda batılı güçler arasındaki çatışmalar karşısında resmi-meşru bir muhatapsal gerekçe zemini de olacaktı..
bunu., şunun için söylüyorum.: dikkatli izlenir ise., italyan-fransız ve abd güçleri., i.terakki ve uzantıları ile muhatap olmayı yeğlemiştir.. önemli bir çatışma yaşamamışlardır.. ingiltere., damat ferit üzerinden., bu durumu aşmayı düşündü., ama damat ferit hükümetleri bile ingilizlerin katı şartlarını kabüle pek yanaşmadı.. ingiltere bu seferde., damat ferit nezdindeki güçlere açık destek vermeyerek ve yunanistan hareketi ile iki yönlü müdahale etmiş oldu.. hem anadoludaki konuşlanan direnişleri engellemeyi hem de damat ferit hükümetini sıkıştırmayı hesapladı.. yine bu anlamda., anadoludaki gelişmelere direk ve açık müdahil olmadı.. olamayışının bir diğer nedeni de bir müdahale olur ise., özellikle fransanın da müdahalesine gerekçe olacak ve bu temelde., elde tutmak istediği musul-kerkük bölgesi tehlikeye düşecekti.., ki burada süren berzenci isyanı da zaten ayrı bir sorundu..

dikkat edilir ise., çalışmamda.; izzetpaşa ve tevfik paşa hükümetleri süreci için., i.terakki ile ingilterenin karşılıklı elense çekmeleri ve uzlaşma zeminleri arama süreçleri demiştim..

mayıs-eylül 1919 arasındaki damat ferit hükümetleri ise., osmanlı siyasal erkinde ve alanında iki ayrı zemin yaratma ve kendine meşru-resmi muhatap bulma girişimidir demiştim.. ama bu ilk damat ferit hükümetleri süreci bitimi bunun olamayacağını gösterdiği gibi., damat ferit nezdinde ifade ettiğim güçlerinde ingiltereye koşulsuz teslim olmayacağını gösterdi.. bu aşılabilinirdi.. ama i.terakki bu girişime karşılık olarak., anadoludaki konuşlanmasını istanbula alternatif iktidar havasına sokunca., ve osmanlı siyasal alanındaki etkinliğini de koruyabilince(kendine muhalif olanları da kendi cephesinde tutabildi tevfik ve izzet paşa hükümetleri vs.)., bu süreç işlemedi..

anlattığım gibi., yeniden., uzlaşma hükümeti sayılabilecek., alirıza ve salih paşa hükümetleri geldi ama ingiltere buna direk müdahale etti..

bu "saat"ten sonra ikinci süreç başladı..

fransa ve italya ve abd ingiliz konseptine karşı çıkıyor ve artık ankara ile muhatap oluyordu(ilerde açıklayacağım. fransız ankara anlaşmaları abd senatosunun osmanlı mandasını ve ermeni devletini reddi vs.).. bu muhataplığa sscb de katıldı.. ilk konsolosunu yolladı.. elbette buna konsolosluk denilemez ama bir anlamda buna denk düşer.. çok ciddi ilişkiler kuruldu ve kararlar alındı

artık..:
i.terakki.; istanbulu politik olarak terk etmiş ama varlığını illegal(karakol) olarak bırakmıştı.. politik merkez ankara olmuştu..

ingiltere.;osmanlının meşru-resmi temsilcisi olarak damat ferit hükümetini deklere etmiş oldu.. ama diğer batılı güçler bu noktada ingiltere ile aynı zeminde değildi..

belirtiğim gibi., artık osmanlıda ikili iktidar süreci başladı.. bir yanda damat ferit nezdinde istanbul., diğer yanda bmm nezdinde ankara..

bu realiteye karşın ingiltere bu bölünmenin osmanlı nezdinde ne ifade edebileceğini görmenin ötesinde bu realiteye büyük önem atfetmemiştir.. izleyelim-görelim-sonuca bakalım tarzını işletmiş., ve bu amaçla da.,


ingiltere., bu sefer., sevr gibi resmi ve ciddi bir anlaşma sürecini başlattı..
diğer güçler buna itiraz edemezlerdi ama sevr daha başından ölü doğmaya mahkumdu..
ben bu realitenin ingiltereyi de pek rahatsız etmediğini düşünüyorum.. çünkü sevr dikkatli incelenir ise., ingilterenin pek işine gelmiyor.. bu anlamda sevr yeniden analiz edilmelidir.. resmi tarihin dışında olabildiğince belgelerle analiz edilmelidir diyorum.. çünkü sevr aslında osmanlıdan öte batı içi bir uzlaşma çabasıdır..

bu temelde.., önce sevr konusunu işleyeceğim.. ama belge anlamında desteğe gereksinimim var.. sunacaklarıma bakılır., eksik yerler tamamlanır., yanlış yerler düzeltilir ise., çok daha tutarlı ve doğru analizler ve tespitler yapabiliriz..



 
Son düzenleme:
#17
Sevr ve dönemi

GİRİŞ

sevr anlaşması.; mondros ateşkes ilanından sonra gelen bir anlaşmadır.. bilindiği gibi., her anlaşmanın öncesi bir ateşkes ilanı ya da bir teslimiyet ilanı olur., sonra anlaşma yapılır..
mondros ateşkesi 30 ekim 1918 de oldu.. aşağı yukarı 2 yıl sonra sevr gündeme geldi.. yani 22 ay bir anlaşma imzalanmadı..
öncelikle bu soru sorulmalıdır..

neden? 22 ay beklenildi..

ilk olarak., 3 mart 1918 de rusya sscb olarak., osmanlı almanya bulgaristan ve avusturya-macaristan ile brest-littovk anlaşmasını imzaladı.. bu anlaşma tek taraflı sayılsa da savaşa ara verdiren(aslında bitiren ama birmemiş savaş olduğu 2. savaş başladığında anlaşıldı) önemli bir anlaşma idi..

yine bu anlaşmanın en önemli yanlarından biri rusyanın osmanlıya toprak vermesi idi.. buradaki ilginç yan atlanır belirteyim..

batum osmanlıya verildi. batum-artvin., acara olarak bilinir ve müslüman gürcü-lazların bölgesidir.. daha sonra batum sscbye geri verilirken., artvin-rize bölündü yani paylaşıldı

bu anlaşmadan sonra 1918 sonlarına doğru sırası ile ateşkesler ilan edildi..

29 eylül 1918 bulgaristan selanik
30 ekim 1918 osmanlı mondros
3 kasım 1918 avusturya-macaristan villa guisti
11 kasım 1918 almanya rethondes

aradan 7 ay geçtikten sonra paris konferanslarının ardından.
28 haziran 1919 da versailes anlaşması imzalandı.. 9 temmuz 1919 da alman parlamentosu onayladı.. 10 acak 1920 de yürürlüğe girdi

10 eylül 1919 da avusturya-macaristan ile., yine paris konferansı sonrasında., s.t germain anlaşması imzalanmıştır..

tüm bunlara karşın osmanlı ile bir anlaşmanın imzalanması için 22 ay beklendi ve bu 22 ay içinde de çok şeyler yaşandı..

herşeye karşın.. 22 ay sonra ortaya çıkan bu sevr anlaşmasını ingiltere-osmanlı ve yunanistandan başka kimse imzalamadı.. üstelik osmanlı parlamentosunda kabül edilmedi.. yani anlaşma geçersiz sayıldı..

sevr sürecine bunlardan başka katılan olmadı değil.. zaten sevr anlaşmasının ilk maddeleri mlletler cemiyeti(cmiyeti akvam) kuruluş ile ilgilidir ki., bu kuruluş bile tam teşekkül edemedi., işlemedi.. ama cemiyete kabül edilmemiş osmanlı yada ankara musul meselesini cemiyete bırakabildi..

öncelikle.; bu 22 ay neden beklenildi bunu sorgulamak gerekir.. ikinci olarak da., sevr anlaşmasının anlaşmayı imzalayan taraflar tarafından ve bu sürece direk yada dolaylı müdahil olanlar tarafından kabül edilmeyişi de dikkate alınmalı., öyle analiz edilmelidir..

... devam edecek......


not..
aşağıdaki, linkte bu konuda yazılar var okunmasını tavsiye ederim..
http://www.enternasyonalforum.org/makaleler/7486-lozan-ve-demokratik-cumhuriyet.html?highlight=SEVR
 
#18
girişin devamı

neden? 22 ay beklenildi..

öncelikle bu soruya yanıt bulmak gerekir.. osmanlı ile birlikte savaşa girmiş diğer devletlerle anlaşmalar imzalandı ve avrupa-balkanların yeniden düzenlenmesi süreci başlatıldı.. ama osmanlı ile ilgili süreç bir türlü başlamadı..

22 ay sonra ortaya sevr atıldı.. ama buraya kadar olan süreçte belirsiz bir süreç yaşandı.. osmanlı sınırları belirsiz., hakimiyet alanları ve biçimleri belirsiz.. işgal var ama ne osmanlı nede işgal edenler işgal diyor.. bir tek aynı hakka-hukuka sahip yunanistan işgaline itiraz ediliyor.. edilirken., traya da., istanbul da., akdeniz ve güney-doğu(kürdistan ve kilikya) da işgal edildi.. ama itiraz eden yok..

bu anlamda.; yunanistan işgaline itiraz dışında itirazın olmayışını
mondros ateşkesi maddelerine bakarak daha iyi anlarız.. ve sevr'in ortaya çıkışınında gerekçesini daha iyi anlarız..

1.Çanakkale ve İstanbul Boğazları açılacak,Karadeniz'e serbestçe geçis sağla-nacak ve bu yerlerdeki istihkamlar itilaf devletleri tarafından işgal edilecek.
2.Osmanlı ordusu terhis edilecek,orduya ait silah,cephaneler,itilaf devletleri tarafından denetim altına alınacak.
3.Sahil koruma için kullanılacak küçük gemiler hariç,Osmanlı donanması,itilaf devletlerinin belirlediği limanlarda gözaltında tutulacak.
4.İtilaf devletleri,güvenliklerini tehdit edecek bir durumda,istedikleri herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecekler.(madde 7)
5.Hükümet yazışmaları hariç bütün haberleşme,itilaf devletleri tarafından kontrol edilecek,Toros Tünelleri işgal edilecek.
6.İtilaf devletleri,Osmanlı demiryolları ve ticaret gemilerinden yararlanabilecek-lerdi.
7.Hicaz,Yemen,Suriye,Irak,Trablusgarp ve Bingazi'deki Osmanlı birlikleri,en yakın itilaf devletlerine teslim olacak.
8.Doğu Anadolu'daki 6 vilayette bir karışıklık çıkması halinde,itilaf devletleri,bu vilayetlerden herhangi bir kısmını işgal edebilecekler
.

bir madde de., ateşkes ilanı ile birlikte tarafların askeri olarak son konuşlandıkları yani elde tuttukları bölgeler sınır kabül edilecek osmanlı mülkü kabül edilecek..
bu noktada bir tek., musul-kerkük olarak tanımlanan güney kürdistan bölgesinde osmanlının son tuttuğu hattan çekilmesi istendi.. bu istek yerine getirildi ingilizler işgal eti.. igalden hemen sonra araplar ingilizlerle uzlaşırken kürtler isyan etti..

demek isterim ki.;
sevr anlaşmasındaki osmanlının "parçalanması" olayı mondros koşullarına uygundur.. maddeleri sunacağım.. parçalandı denilen yerler., osmanlı mülkü sayılıyor ama yönetsel yetki milletler cemiyeti yetkisinde., tayin edilmiş yetkili devletlerin etkinliğinde., ve osmanlıdan da oluşan komisyonlarla idare edilecek..

örneğin..
Madde 69 — İzmir şehri ile altmış altıncı maddede musarrah arazi hakimiyet-i Osmaniye altında kalacaktır. Maamafih Türkiye İzmir şehri ile arazi-i mezkûre üzerindeki hukuk-ı hâkimiyetinin icrasını Yunan hükümetine devredecektir. Bu hâkimiyete alâmet olmak üzere Osmanlı sancağı daimî surette şehrin haricî bir istihkâmı üzerine keşide edilecektir. Bu istihkâm başlıca düvel-i müttefika tarafından tayin edilecektir.
Madde 70 — Yunanistan hükümeti izmir şehrile altmış altıncı maddede musarrah arazinin idaresinden mes'ul olacak ve bu idareyi suret-i mahsusada bir heyet-i memurin marifetile icra edecektir.


Madde 73 — Yunanistan idaresi ile mahalli parlamento arasındaki münasebat mezkûr idare tarafından vazolunan kanun- ı esasî usul ve kavaidine tevfikan tanzim edilecektir
görüldüğü gibi mülk halen osmanlıda ama idaresi değil.. yine bu duruma tezat maddeler de var..

Madde 76 — Yunanistan hükümeti altmış altıncı maddede musarrah hudut üzerinde bir gümrük hattı tesis edebilecek ve izmir şehrile mezkûr maddede zikredilen araziyi Yunanistan'ın gümrük usulüna tabi tutabilecektir.
tıpkı kktc gibi bir ilişki oluyor.. hatta bahsi geçen bölge., kktc gibi göstermelikde olsa., devlet de değil osmanlı eyaleti oluyor.. ama ilginçtir..,
Madde 77 — Yunanistan hükümeti mevcut Türk akçesinin kıymetini tenzil edebilecek hiç bir gûna tedabir ittihaz etmemeği taahhüt eder. işbu akçe seksen üçüncü maddede münderiç kanunun suret-i katiyede (statut définitif) takarrürüne kadar mahiyet- i kanuniyesini muhafaza edecektir.
böyle de bir madde var..

sevr'in bu maddeleri mondros ateşkes hükümlerinin devamı gibi bir şey.. ayrıca ilerde ne şekil alacağı da belirsiz bir yapılaşma oluyor.. zaten sevr'i ne italya ne fransa ne de abd kabül eti.. osmanlı parlamentou da onaylamadı..

ermenistan meselesi de belirsiz.. sscb de kurulmuş olan ermenistanın hemen dibinde ikinci bir ermenistan devleti öneriliyor..

Madde 89 — Devlet-i Osmaniye ile Ermenistan ve diğer düvel-i müteakide Erzurum, Trabzon, Van ve Bitlis vilâyetlerrinde Türkiye ile Ermenistan arasındaki hududun tayini Cemahir- i Müttehide-i Amerika Reisicumhurunun hakemliğine havale ve bunun vereceği kararı ve Ermenistan'ın mahreci bahrisine ve mezkûr hududa mücavir Osmanlı arazisi üzerinde tertibat- ı askeriyenin ilgasına (demilitarizasyon) müteallik olmak üzere tayin edeceği bilcümle ahkâmını kabul etmeği kararlaştırmışlardır.

buraya dikkat edin. daha ortada bir ermenistan devleti kararı yok.. abd üzerinden bu karar çıkacak.. bilindiği gibi., zaten 1919 dan beri iki heyet dolaşmaktaır.. biri.; gnr. harbourd diğeri ise king-crane heyetleri ve iki heyette 1919 dan beri anadoludaki hereket ile görüşmeler yapmaktadır.. erzurum-sivas kongrelerine dolaylı temsilciler katılmıştır..

Madde 90 — 89 uncu madde mucibince tayin edilecek hudud mezkûr vilâyetlerin kısmen veya tamamen Ermenistan'a terkini müstelzim bulunduğu takdirde Devlet-i Osmaniye mezkûr karar tarihinden itibaren terk edilen arazi üzerindeki bilcümle hukuk ve tasarrufatından feragat ettiğini şimdiden beyan eder.
eder!? ama önce abd kararları önemlidir.. ve abd senatosunun her iki öneriyi(ermenistan ve manda önerileri)de red ettiği bilinir..

kürdistan konusu da böyledir.. hatta daha belirsiz ve ileriye atılmıştır..

Madde 64 — İşbu muahedenin mevki-i meriyete vazından bir sene sonra 62 inci maddede zikredilen havalideki kürtler, bu havali kürtlerinin ekseriyeti Türkiye'den ayrılarak müstakil olmak arzu ettiğini ispat ederek Cemiyet-i Akvam Meclisine müracaat ederler ve Meclis de ahali-i mezkûreyi bu istiklâle lâyık görür ve onlara istiklâl bahşetmesini Türkiye'ye tavsiye eyler ise Türkiye işbu tavsiyeye muvafakat ve bu havali üzerindeki bilcümle hukukundan feragat etmeği şimdiden taahhüt eder. Bu feragatin teferruatı başlıca müttefik hükümetlerle Türkiye arasında akdedilecek bir mukavelename-i mahsus ile tesbit edilecektir.
bu madde.; halamın bıyıkları olursa. amcam olur gibi bir şey..
kürtler neyi? ispat edecek!?.. bağmsız bir devlet olabileceklerini.. ettiler de yetecek mi? buna kürtler de değil., cemiyeti akvam meclisi karar verecek.. hadi verdi diyelim.. güney kürdistan doğu kürdistan(iran)., küçük güney(suriye) ne? olacak..
Bu feragat vukua gelmiş veya vukua gelecek olursa Kürdistan'ın şimdiye kadar Musul vilâyetinde kalmış olan kısmında mütemekkin kürtlerin bu müstakil Kürt devletine ihtiyarî iltihaklarına karşı müttefik hükümetler tarafından hiçbir itiraz dermeyen(fikir öne sürme) edilmeyecektir

burası çok ilginç.. kuzeyde o zamanda bir kürdistan düşünülüyor ., ve., güney., doğu ve küçük güney buraya ihtiyari iltihak(katılmayı tercih etmek) isterse., buna., itiraz edilmeyecek.. ingilterenin tek derdi., enerji yatakları olan musul-kerkük.. i.terakkinin misakkı millisi de musul kerkük..
i.terakki.; ermenistan kurulacak öcüsü ile ürküttüğü kürtleri erzurum kongresi ile çoktan keklemiş., ingiltere buna sevr ile yanıt veriyor.. oysa., aynı tarihlerde berzenci ayaklanması var..
abd heyetleri bu açmazı önceden gördü.. ermenistan ile kürdistan yanyana olamaz.. kurulacak ermenistan sscb içindeki ermenistana ihtiyari iltihak etmek istediğinde ne? olacak..

bu maddelere bakıldığında., sevr hiç bir şey.. bu anlamda sevr daha çok batılı galiplerin kendi aralarındaki sorunlara bir çözüm olabilme amacı içeriğinde.. ve ingiltere ile sınırlı zaten kabülde görmedi..

ama., tarihin o aşamasına dönersek., sevr anlaşması.; hem devletler hemde ayrıca bazı toplumlar nezdinde ne? ifade etti.. bir de buna bakmak gerekir..

... devamında buna değineceğim....
 
#19
dipnot..

ermenistan konusunda bir açıklama yapma zorunluluğu gördüm..
ermenistan meselesi de belirsiz.. sscb de kurulmuş olan ermenistanın hemen dibinde ikinci bir ermenistan devleti öneriliyor..
abd heyetleri bu açmazı önceden gördü.. ermenistan ile kürdistan yanyana olamaz.. kurulacak ermenistan sscb içindeki ermenistana ihtiyari iltihak etmek istediğinde ne? olacak..
demiştim..

şunu belirteyim..
sevr anlaşması süreci içinde., ortada bir ermenistan devleti vardı.. ama bu devlet tanınmış değildi.. sscb ile çatışmalı idi..

17 ekim devrimi sonrasında (1918 nisan) gürcistan-ezerbaycan-ermenistan ile birlikte., transkafkasya demokratik federatif cumhuriyeti kurulmuştu.. ama ömürlü olmadı mayıs 1918 de gürcistan ve akabinde ermenistan ve azerbaycan ayrıldı.. ayrı devletler ilan ettiler.. ermenistanda., taşnakyatsun liderliğinde., ermenistan demokratik cumhuriyeti kuruldu.. 2 yıldan fazla ömrü oldu.. ve., ankara kazım karabekir askeri gücü(ingilizlerin de dolaylı izni ile) ve sscb kızıl ordusu kasım 1920 de müdahale etti.. kars osmanlıya kaldı geri kalan yerde sscb ye..

görüldüğü gibi., sevr anlaşması sürecinde., ermenistan demokratik cumhuriyeti var.. ve varken., sevr anlaşmasında., ayrı bir ermenistan kuruluyor.. daha doğrusu kurulma kararı abd kararlarına kalıyor.. ermenistana soran yok..
demekki taşnakyatsun hükümetinden ingiltere de hoşnut değil..
 
#20
sevr anlaşması.; hem devletler hemde ayrıca bazı toplumlar nezdinde ne? ifade etti

sevr anlaşmasına gelmeden önce., avrupalı galip devletlerin osmanlı üzerindeki düşünce ve beklentilerini ele almak gerekir..

en yakınlarından başlarsak.; yunanistan.; savaşın eşantiyon gücü olduğunu ve ingiltereye yaslanarak var olduğunu unutup., osmanlı pastasından iri bir parça alıp., bizans hayalini gerçekleştireceğini düşünüyordu..

evdeki hesap ile bağdattaki hesabın uymadığı bilinir.. bu ironik sözümü şöyle somutlaştırayım.. avrupanın sanayi burjuvazisinin hayali., kafkas ve orta-doğu petrolü idi. bu enerji yataklarının., gelecekteki önemini biliyorlardı.. aynı şekilde., mali sermayede gelecekteki hegomanik ilişkilerin bu enerji gereksinimi üzerinden işletileceğinin farkındaydı.. para(finans) tek başına yetmeyecekti..
para!?., devletleri ve orduları satın alabiliyordu ama bu güç ile "üretici güçler ve üretim ilişkileri" üzerinde hakimiyet kurmak hem masraflı hemde oynak zeminlere sahipti.. enerji üzerindeki hakimiyet çok şeyi değiştirecekti..

bu anlamda., küresel mali sermayenin oligarşik gücünün., o çağlarda sırtında konuşlandığı küresel güç ingiltere üzerinden işletmek istediği bir konsept vardı.. kafkas-orta-doğu enerji yatakları üzerinde hakimiyet..
bu konseptin işletilebilmesi için., osmanlının bu alanlardaki hakimiyetinin kalkması gerekiyordu.. 17 ekim devrimi ile farklı bir sürece giren rusya ile ilgili de kafkaslar üzerindeki düzenlemede zorlaştı.. savaşa doğru rusya mali sermayenin denetimine girmişti.. lenin bundan bahseder..

ingiltere etkinliğindeki bu konseptin işletilmesindeki engeller fransa-italya muhalefeti ile 17 ekim devrimi rusyası olarak resmedilebilinir..

fransa-italya muhalefetindeki ağırlık., sanayi-ticaret sermayesi konseptleri ağırlığındaydı.. yani pazar egemenliği yada serbestliği üzerinden toprak egemenliği hakları..
aslında toprak egemenliği noktasında ingiltere ile aynı görüşteydiler.. ama ingiltere egemenliğinin mali sermaye üzerinden işleyeceğinin de farkındaydılar..

fransada konuşlanmış mali sermaye., enerji alanlarındaki ingiliz konseptini desteklerken., pazar egemenliği noktasında da., hakimiyet alanları olarak., fransanın., özellikle enerji alanları dışında konuşlanmasını zorluyordu.. bu politik manevralar sykes-pıcot anlaşmasında görülür.. bu anlaşmaya fransanın "aptallık" anlaşması denir.. oysa., içeriği açıktır.. enerji alanları ingiliz hakimiyetinde., diğer pazar alanları fransanın..
nedense., daha sonra bu anlaşmaya ingiltere itiraz etmiş., kabül etmemiştir.. ben bunu ingiliz sanayi burjuvazisinin itirazı ve 1917-18 deki gelişmeler bozdu olarak tanımlıyorum..

1917-18 ile., 1920-21 arasında çok fazla değişiklikler oldu.. savaşın sonlanması biçiminden tutun., savaşın sonlanmasından sonraki gelişmelerdeki farklılıklar., öncesi bütün hesapları bozdu..
işte.; bu süreç içinde., ingiltere., hesaplara uyması için bölgeyi düzenleme sürecini yaşadı-yaşattı..
bir yandan., avrupa içinde ve avrupalı müttefikleri ile olan çelişkilerine bir düzen vermek zorundaydı..
diğer yandan., 17 ekim ile ortaya çıkan ve nereye evrileceği yada nerelere sıçrayacağı meçhul rus devrimi sorunu vardı..
bu iki sorunun varlığı ve özellikle önemsediği alandaki kürt isyanı bir araya gelince osmanlı üzerindeki hesaplarını rahat işletemeyeceğini gördü..

ilk atağı., yunanistan işgal harekatı idi., beklediği başarıyı göremedi., ayrıca., diğer müttefikleri de bunu olumsuz buldu.. yine osmanlı erki bu noktada ciddi bir direniş konuşlanması yarattı ve başarılı olabileceğini gösterdi..

ikinci atağı., meclisin dağıtılması idi., bunada yanıt verildi.. osmanlı ile barış anlaşması bu anlamda uzadı..
ve son olarak damat ferit üzerinden sevr anlaşmasını dayattı..

ama., sevr'i sadece yunanistan olumladı.. diğerleri olumlamadı.. osmanlı toprakları üzerinde paylar verildiği halde., ankara ile anlaşmalar sürecine girip., çekilmeyi yeğlediler..
fransa.; orta-doğuda egemenlik alanı bırakan osmanlı ile çatışma yanlısı değildi..
italya 12 adalar ve kuzey afrika üzerinde beklentiler içindeydi.. ingiltere ile yakınlaşmış yunanistanın etkin olmasından da rahatsızdı.. zaten 2. savaşda ilk adımı yunanistan işgali oldu..

sonuç olarak.; sevr., avrupa için kurulmuş bir sofra iken sofraya., yunanistandan başkası oturmadı..
sevr.; avrupa için misafiri olmayan bir ziyafet sofrası idi.. sovyet olmuş rusya ise., zaten sevr'e çok uzak idi.. osmanlı(ankara) ile sorunlarını kendisi çözme yoluna çoktan girmişti.. ingiltereye sorun çıkartan osmanlı varken., kafkaslara hakim olabilecekti ve oldu da..

ama., sevr'in bazı toplumlar için anlamı vardı..
çünkü sevr., aynı zamanda wilson prensipleri temelinde bazı toplumlara var olma hakkı tanıyordu..

ezilen toplumlar için., osmanlı vatanının bir önemi yoktur.. bu "vatan"ın onlar üzerindeki hakimiyetinin ve onların bu hakimiyet karşısındaki özerkilk yada bağımsızlıklarının önemi vardır..
türkiye solu işe bu noktada bakmayı asla becerememiştir ve asla da beceremez..

bağımsızlık-anti sömürgecilik ve anti emperyalizmi osmanlı vatanı yada kalan bakiye türkiye üzerinden görürler.. başka toplumların anti-sömürgeci duygularından bi haberdirler.. önce vatan vardır.., gerisi teferruattır..


dip not..;
ben.: devletler üzerinden değil konseptler üzerinden ve bu konseptlerden etkilenecek., toplumlar üzerinden., tarihe bakıyorum.. ve analizlerimi bu temellerde yapıyorum..

... ermeni ve kürt toplumu nezdinde., sevr'in anlamı üzerinden devam edeceğim......
 
Üst